Gelin, modern bir kraliyet ikonunun stil kodlarını, gökyüzünün o meşhur "Büyük Üçlüsü" (Güneş, yükselen ve ay burcu) üzerinden çözelim.

Prenses’in o meşhur "hatasız" ve zamansız görüntüsünün asıl mimarı, haritasındaki baskın Oğlak etkisidir. Astrolojide Oğlak; hiyerarşiyi, geleneği ve en önemlisi "kalıcılığı" temsil eder. Zira Satürn'ün yönettiği bir burç olmasıyla zamana direnmeyi ve sağlam yapıları da temsil eder.
Kate Middleton'ın neden 15 yıl önceki ceketlerini hâlâ büyük bir özgüvenle, sanki ilk kez giyiyormuş gibi taşıdığını şimdi daha iyi anlıyoruz. Çünkü bir Oğlak kadını, geçmişteki gibi kaliteli parçaların önemini bilir. Keskin omuz hatları, milimetrik dikilmiş palto-elbiseler ve o meşhur diz altı etek boyları aslında onun üniforması.
Renk paletinde ise riskli neonlar yerine lacivert, kahverengi, bordo, orman yeşili ve antrasit gibi güven veren renklerin hâkim olması tesadüf değil; bu tamamen Satürn’ün ağırbaşlı şıklığı.

Peki, Catherine bir merdivenden inmeye başladığında neden herkesin nefesi kesiliyor? İşte burada devreye Aslan yükseleni giriyor. Aslan, haritaya doğuştan gelen bir sahne ışığı, aura ve kraliyet karizması katar.
Bir Aslan yükseleni, kişiye sadece bir duruş değil, bir "hükümdar" yüz hattı da bahşediyor. Kate’in o belirgin elmacık kemikleri, yüzüne derinlik katan o keskin çene hattı ve bakışlarındaki "buradayım" diyen güvenli ışık, tamamen bu Aslan enerjisinin eseri.
Yüzünü çevreleyen saçları ise bu tablonun en görkemli detayı; o dünyaca ünlü, her daim hacimli ve parlak "fönlü dalgaları", aslında bir aslanın yelesini temsil ediyor.
Makyajındaki vazgeçilmezi olan dumanlı gözler, o derin ve hükmedici bakışları vurgularken; cildindeki o güneşten öpülmüş, her daim aydınlık ışıltı, tam bir Aslan imzasını taşıyor.
Ayrıca Catherine ne zaman ışıltılı, altın detayları bulunan elbiseler tercih etse onu Hollywood yıldızlarına benzetiyoruz. Yükselen burcunu en iyi yansıtan Kraliyet üyelerinden biri kesinlikle...

Catherine'in haritasındaki en duygusal ve "insani" nokta ise Ay burcunun Yengeç olması. Onun halkla kurduğu o samimi, içten bağın ve stilindeki o yumuşak dokunuşların kaynağı tam olarak burası.
Yengeç’in metali gümüş, taşı ise incidir. Prenses’in neden gösterişli elmaslardan ziyade inciye bu kadar çekildiğinin cevabı burada saklı. Özellikle Lady Diana’dan devraldığı o yadigar parçaları takması, sadece bir saygı duruşu değil; geçmişe ve aile köklerine olan o derin Yengeç bağlılığının bir simgesi.
Stilindeki o sert Oğlak hatlarını, Ay Yengeç’in getirdiği bu romantik ve şefkatli dokunuşlarla dengeliyor.
Bu Yengeç enerjisi, onun parfüm seçimlerinde de kendini belli ediyor. Ay Yengeç kadını, temiz, pudralı ve nostaljik çiçeksi kokulara çekilir. Kate’in favorisi olarak bilinen Jo Malone - Orange Blossom veya düğün günü tercih ettiği Illuminum - White Gardenia Petals tam bir Yengeç ruhudur.
Hülasa, Oğlak’ın sarsılmaz disiplini, Aslan’ın o büyüleyici aurası ve Yengeç’in zarif şefkati Galler Prensesi'nin stilinde öyle bir harmanlanmış ki, karşımıza modern bir kraliyet arketipi çıkmış.
Onun gardırobunda tesadüflere yer yok. Her bir ceket düğmesinden seçtiği kokuya kadar her şey, gökyüzünün yeryüzündeki o kusursuz yansımasının bir parçası.