Mynet Trend

YAZARLAR

İklim krizinde eko-kaygı ve eko-suçluluk

Eriyen buzullar, orman yangınları, kirlenen su ekosistemleri ve rekor sıcaklık değerleri... Her yeni gün iklim krizine dair iç açıcı olmayan haberlerle karşılaşıyoruz. Siz de bu gelişmelere üzülüyor ya da plastik ambalajlarla dolu sepetler yaptığınızda kendinizi suçlu hissediyorsanız, yalnız değilsiniz çünkü birçoğumuz farkında olmasak da artık iki yeni duyguyla iç içe yaşıyoruz: eko-kaygı ve eko-suçluluk.

Eko-kaygı nedir?

İklim krizinde eko-kaygı ve eko-suçluluk 1

İklim kaygısı veya eko-kaygıyı en basit şekliyle iklim krizinin yarattığı kronik çaresizlik ve gelecek korkusu olarak ifade edebiliriz. Belirsizlik hissi ve felaket senaryoları arasında sıkışıp kalmak özellikle de gençleri duygusal olarak tüketebiliyor. Bu anlamda iklim kaygısı, kartopu etkisi gibi kontrol edemediğimiz ve bizden bağımsız şekilde ilerlemeye devam eden iklim krizinde yaşadığımız etkisiz olma hissinin bir özeti gibidir.

Eko-suçluluk nedir?

İklim krizinde eko-kaygı ve eko-suçluluk 2

Eko-suçluluk alışkanlıklarımız ve tercihlerimizin doğaya zarar verdiği düşüncesiyle kendimizi yargılamamızı anlatır. Tek kullanımlık çay-kahve bardaklardan marketten aldığımız plastik poşete kadar bu gibi pek çok eylem sırasında yaşadığımız suçluluk hissi bu kavramı tanımlar. Yeterince doğa dostu yaşamadığımızdan yakınmaksa devamında yetersizlik hissinin altında kalmaya yol açar.

Bu hislerle nasıl başa çıkılır?

İklim krizinde eko-kaygı ve eko-suçluluk 3
Eko-anksiyete ve eko-suçlulukla baş etmenin yolu aslında bu duyguları dengeli bir şekilde hayatımıza dahil etmekten geçiyor. Bu açıdan belki de her şeyden önce kusursuz bir çevreci olma fikrinden vazgeçerek eksileri ve artılarıyla alışkanlıklarımızı değiştirmek için çaba göstermemiz gerekiyor. Bunun yanında sivil toplum kuruluşlarına katılmak ve zaman zaman dijital detoks yaparak doğada vakit geçirmek gibi yolları da deneyerek yapıcı adımlar atabiliriz.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum

En Çok Aranan Haberler