Mynet Trend

Spiritüel dünyanın kapılarını araladığı iddia edilen tarihin en tartışmalı medyumu: Mina Crandon

19.yüzyılın sonu 20. yüzyılın başlarında insanlar ruhani varlıklara inanıyordu. Hatta yaşanan savaşlardan sonra ortaya çıkan bunalım ve belirsiz havada bazı sorularının cevaplarını bulabilmek için medyumlara danışıyorlardı. Medyumluk aslında o yıllarda 10-12 yaşındaki iki kızın yaptığı bir şakayla başlamasına rağmen sonrasında adeta bir mesleğe dönüştü.

Spiritüel dünyanın kapılarını araladığı iddia edilen tarihin en tartışmalı medyumu: Mina Crandon

Popülerliği her geçen gün artan medyumluk önlemez bir inanış halini aldı. O yıllarda Sherlock Holmes’un fikir babası yazar Arthur Conan Doyle bile kendisini medyum olarak tanıtan kişilere inanıyordu. Yükselme döneminin sonrasında sorgulanan ve savunmasız kişilerden faydalanan sanatçılar olarak nitelendirilen medyumlara tarihe damga vurmayı başardı. Sizler için spiritüalizmin odağında adı geçen Mina Crandon’un hikayesini araştırdık.

1920’li yıllarda yaşayan Mina Crandon, Margery veya Lime Street’in Sarışın Cadısı olarak biliniyordu. Kendi döneminin en çok tanınan ve tartışılan medyumlarından biriydi. Kanada’da bir çiftçinin çocuğu olarak dünyaya gelen Margery sonraki yıllarda Boston’a taşındı. İlk başlarda sekreterlik, oyunculuk ve ambulans şoförlüğü yaptı. İlk eşinden boşandıktan sonra ise Harvard’da çalışan bir cerraj Dr. Le Roi Goddard Crandon ile evlendi. Bu evlilik ve eşi sayesinde Mina Crandon medyum olma yolunda ilerledi.

Mina Crandon’un şovu diğer medyumlardan oldukça farklıydı. Crandon arkadaş canlısı ve güzel bir kadındı ancak şovunun bir parçası olan kardeşi Walter’ın hayaleti ise onun tam tersiydi. Medyum Crandon, erkek kardeşinin ruhu çağırarak şova başlardı. Ardından ise hayaletin ağzından çıkan mesajları katılımcılara iletirdi. Hayalet masaları devirir ve katılımcılara bağırırdı. Genellikle ektoplazma Margery’nin kulaklarından, burnundan, ağzından ve elbisesinden sızardı. Gizemli madde bazen bir el şeklini alıp (sözde) zil çalardı veya katılımcılara dokunurdu. Performansı o kadar inandırıcıydı ki Boston’ın seçkin insanlarını ve hatta Arthur Conan Doyle‘u bile cezbetti. Popülerliği arttıkça duaları ABD Ordusu tarafından bile okundu.

Ancak Harry Houdini isimli bir kişinin, Mina Crandon’un gerçek yüzünü ortaya çıkartmak için çalışmalarını başlatması meydumluk kariyeri sona erdi. Harry Houidini, 1923 yılında gerçek medyumu bulmak için The Scientific American tarafından oluşturulan bir bilim paneline katıldı. Medyumların bu paneli ikna etmesi durumunda 5000 dolar ödül verilecekti. Panel aslında Mina Crandon’un gösterisine ikna olmuştu. Ancak Houdini medyuma kendisi de bakmak istedi ve 1924’te Boston’a gitti.

Seans başladığında Houdini elleri birleşmiş, ayakları ve bacakları birbirine değecek şekilde Margery’nin yanına oturdu. O günün erken saatlerinde şüpheci bütün gün dizinin etrafına bir bandaj geçirmişti, bu da onu dokunmaya aşırı duyarlı hale getiriyordu. Artan hassasiyet sayesinde Margery’nin planını çözdü ve sahtekarlığa ikna olup halka açık olmak istedi. Panelin üyeleri Houdi’ye güvenmelerine rağmen kararsızlık içinde kararı erteledi.

Kasım ayında Houdini, “Houdini Boston Medyumu Margery Tarafından Kullanılan Hileleri Açığa Çıkarıyor” adlı bir broşür yayımladı. Ardından şüphecileri eğlendirmek için Margery’nin hilelerini yeniden yaratan performanslar sergiledi. Küçük düşürülen ve para ödülünü kaybeden Margery, 1926’da bir kehanet ortaya attı. Walter, “Houdini Cadılar Bayramı’na kadar ölecek” dedi. Tesadüfen, Houdini 31 Ekim’de peritonit sebebiyle hayatını kaybetti.


YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön