Glütensiz beslenmesi gereken bireylerin büyük bir bölümünü çölyak hastalarının oluşturduğunu ifade eden Prof. Dr. Münir Anıl, "Fbromiyaljide, bağırsak sendromlarında, otizmin bazı gruplarında, haşimatonun bazı durumlarında, glüten alerjilerinde ve sebebi açıklanmayan bazı özel durumlarda glütensiz beslenme gerekiyor. Ancak son dönemde sadece moda veya trend olduğu için glütensiz beslenmek isteyenleri duymaya başladık. Glüten, buğdayın içinde bulunan bir proteindir ve teşhis konulan kişilerin tüketmemesi gerekir, aksi halde rahatsızlık verir" açıklamasında bulundu.

Yaklaşık 15 yıldır glütensiz beslenme üzerine bilimsel çalışmalar yürüttüğünü belirten Prof. Dr. Anıl, bilinçsiz glütensiz beslenmenin tehlikelerine dikkat çekerek, "20 miligramlık glüten bile bu bireylerde zor anlar yaşatabiliyor ve hastalığı ilerletebiliyor. Ancak diyet yapmak isteyen bazı kişiler ‘glütensiz besleniyorum' diyerek bunu bir trend haline getirdi. Bu çok sıkıntılı bir durumdur. Eğer herhangi bir hastalık teşhisi konulmadan glütensiz beslenmeye devam edilirse, bazı vitaminler, mineral ve besin bileşenleri gıdalardan alınamaz. Bu da uzun vadede sağlığa zarar verir" ifadelerini kullandı.

Glütensiz ürün geliştirme çalışmalarına da değinen Prof. Dr. Anıl, "Bilim durmuyor. Bazı baklagillerden ve mısır unundan iki farklı tarhana geliştirdik. Glütensiz ürünlerde aynı lezzeti yakalamak zordur ama biz bunu bilimsel ortamda aslında uygun hatta daha üstün özelliklerde geliştirdik. Özellikle çocuklar için glütensiz cips ürettik. Ayrıca fonksiyonel özellikleri yüksek bir ürün elde ettik. Tatlı ihtiyacına yönelik olarak da bakla şekeri üzerinde çalışıyoruz" açıklamasında bulundu.
Okuyucu Yorumları 0 yorum