Olay ABD’nin orta batı eyaletlerinden birinde yaşandı. Evini ve bahçesini düzenleyen bir kişi, yıllar önce topraktan çıkarılmış ağır bir bronz heykeli işe yaramaz bir metal parçası olarak değerlendirdi. Oksitlenmiş yüzeyi ve belirgin olmayan detayları nedeniyle heykelin sanatsal bir değeri olmadığı düşünüldü.

Eser, hurda metal alım satımı yapan bir aracıya yalnızca ağırlığı üzerinden satıldı. Değeri, bronzun kilogram fiyatına göre hesaplandı ve oldukça düşük bir bedelle el değiştirdi. O an için kimse bunun antik dünyaya uzanan bir geçmişi olabileceğini tahmin etmedi.
Yıllar sonra heykel bir koleksiyonerin eline geçti. Yüzeyindeki işçilik izleri ve bronz alaşımın yapısı, modern dökümlerden farklı görünüyordu. Bunun üzerine eser bağımsız sanat tarihçileri ve arkeologlar tarafından detaylı incelemeye alındı.
Yapılan teknik analizlerde döküm yöntemi, alaşım oranları ve stil özellikleri değerlendirildi. Uzmanlar, eserin Roma İmparatorluğu dönemine ait olduğunu ve yaklaşık 1800–2000 yıllık bir geçmişe sahip bulunduğunu belirledi. Böylece sıradan sanılan metal parçasının aslında antik bir bronz heykel olduğu kesinleşti.
Eserin kimliğini belirlendikten sonra yapılan incelemeler sonucunda, heykelin 1960'lı yıllarda Burdur'da bulunan
Boubon Antik Kenti'nden yasa dışı yollarla kaçırıldığı ortaya çıktı. ABD resmi makamları ve Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın ortak yürüttüğü çalışmalar ile 'imparator' heykelinin eve dönüşü için resmi iade süreci başlatıldı.
Roma İmparatorluğu dönemine ait bronz heykeller günümüze çok az sayıda ulaşabildi. Bunun en önemli nedeni, bronzun tarih boyunca eritilip yeniden kullanılması. Savaş ve ekonomik kriz dönemlerinde metal eserler çoğu zaman ham maddeye dönüştürüldü.
Sağlam şekilde korunmuş her bronz heykel, sanat tarihi açısından son derece nadir kabul ediliyor. Uluslararası müzayede kayıtlarında benzer dönem eserlerinin milyon dolarlık bedellerle alıcı bulduğu biliniyor. Uzmanlara göre ABD’de ortaya çıkan bu heykelin piyasa değeri de '20 dairelik servet' olarak nitelendirilebilecek seviyede olabilir.

Figüratif ya da simgesel bir form taşıyorsa
Topraktan ya da eski yapı alanlarından çıkmışsa
Objede belirgin el işçiliği izleri varsa
Ağırlığı ve alaşımı sıradan demirden farklıysa
Tarih en beklenmedik yerde karşınıza çıkabilir.
Okuyucu Yorumları 0 yorum