Mynet Trend

YAZARLAR

Fatma Melike Durmaz

Yazarın Diğer Yazıları

Beğenmediği geline tacını devredecek

Düşünsenize; yıllar önce, birisine "bu kadın bu aileye giremez, çok sıradan" diyorsunuz. Aradan on beş yıl geçiyor.

O "çok sıradan" kadın, ailenin en sevilen, en parlak, halkın gözünde en değerli ismi haline geliyor. Üstelik siz bir gün başınızdaki tacı bizzat ona devredeceksiniz. Ve bunu gülümseyerek yapacaksınız, çünkü başka seçeneğiniz yok.

Hayat bazen böyle tatlı döngüler kuruyor.

Beğenmediği geline tacını devredecek 1

'Çok sıradan' meselesi

Christopher Andersen'in yeni kitabı "Kate! Kraliçe Olacak Kadının Cesareti, Zarafeti ve Gücü" piyasaya çıktı ve içinden ilginç bir iddia gündeme geldi. İddiaya göre; Kraliçe Camilla, Prenses Catherine'in William ile evlenmesine başından beri karşıymış.

Andersen bunu şöyle aktarıyor: "Başlangıçta Camilla, Catherine'in en sert eleştirmenlerinden biriydi. Onun yeterince iyi olduğunu düşünmüyordu. Kate sıradan biriydi ve aristokrat kanı taşımıyordu."

Burada durup düşününce bu düşünceleri dile getiren kişinin bizzat kendisinin de bu aileye alışılmışın dışında bir yoldan girdiğini unutmamak gerek. Zira, Camilla'nın hikayesi zaten biliniyor. Prenses Diana hayattayken yıllarca süren gizli ilişki, kamuoyunun önündeki aile yıkımı, akabinde gelen yeniden yapılanma. Bunun "aristokrat kanı taşımamak" mevzusundan çok daha ağır bir sosyal yük taşıdığını söylemek yanlış olmaz.

Beğenmediği geline tacını devredecek 2

Camilla soylu mu?

Şunu da eklemek lazım, Camilla'nın soyu gerçekten köklü. Kendisi bir baronun torunu, Stuart hanedanıyla bağlantılı, üstelik büyük büyükannesi Alice Keppel, Kral Edward VII'nin en yakın arkadaşıydı. Yani Camilla, kraliyet eşrafını yabancı bir dünya olarak değil, neredeyse doğduğu çevre olarak görüyor. Buradan bakılınca Catherine onun için farklıydı; Berkshire'lı, havayolu pilotu babanın, uçuş hostesi ve girişimci bir annenin çocuğu.

Ama işte burada işin ironik kısmına geliyoruz. Camilla, Catherine'in annesinden de çekiniyormuş. Carole Middleton, basında "kızını kralla evlendirmek için her şeyi yapan anne" olarak yıllarca hedef alınmıştı zaten. Camilla da bu tabloyu izlerken kendi geçmişinde benzer bir kararlılık görmüş olacak ki huzursuz hissetmiş.

Beğenmediği geline tacını devredecek 3

Halktan olmak bir güç

Şimdi gelelim bugüne. Catherine o "çok sıradan" geçmişiyle ne yaptı? Hata yapmadan, tökezlemeden, sesi yükseltmeden tam ortada durdu. Ve halk onu bağrına bastı. Öyle ki Andersen kitabında bunu neredeyse hayret içinde aktarıyor: Catherine aileye girdikten sonra bir şekilde hiç hata yapmadı ve bugün neredeyse dünya çapında hayranlık duyulan biri haline geldi.

Üstelik Catherine sadece sevilmekle kalmadı. Kraliyet ailesine yönelik her eleştiri dalgasında, onun varlığı bir denge unsuru oldu. Halk ona kızmıyordu. Halk ona güveniyordu.

Tacını bizzat devredecek

Camilla, doğal olarak şu an taç giyiyor. Ama bu taç bir gün catherine'e geçecek. William kral olduğunda Catherine, Kraliçe Consort olacak. Ve o tören günü, Camilla o tacı bizzat devredecek.

Beğenmediği geline tacını devredecek 4

Bunu yaparken ne hissedecek bilemiyoruz. Belki artık hiçbir şey hissetmiyordur, belki de yıllar içinde bu fikre alışmıştır. Andersen'in kitabına göre iki kadın şimdilerde gerçekten iyi geçiniyor. Camilla, Catherine kanseri atlattıktan sonra ona yakınlaştı ve o dönem aralarındaki ilişkinin daha sıcak bir hal aldığı söyleniyor.

Belki de Camilla, tüm bu yıllar içinde şunu anladı: "Sıradan" olmak bir eksiklik değildi. Halkın içinden gelmek, halkla konuşabilmek, onlara dokunabilmek... Bunlar öğretilemez ve çok daha önemliydi.

Hülasa taç, sonunda doğru yere gidecek.

En Çok Aranan Haberler