İtalya’nın Sicilya Adası’ndaki Gangi kasabası, bu politikanın en dikkat çeken örneklerinden biri. Belediye, yıllardır boş duran taş evleri ya sembolik 1 euro bedelle ya da tamamen ücretsiz şekilde yeni sahiplerine devrediyor.
Ancak bu cazip teklifin önemli bir şartı var: Alıcılar, harap durumdaki yapıları en geç 3 yıl içinde aslına uygun biçimde restore etmek zorunda. Yerel yönetim, restorasyonun tamamlanacağına dair banka teminatı ya da depozito talep ediyor. Yetkililer, ev bedava olsa bile yenileme maliyetlerinin on binlerce euroyu bulabileceğini hatırlattı.

İrlanda hükümeti de nüfusu azalan adaları canlandırmak için "Yaşayan Adalarımız" projesini hayata geçirdi. Program kapsamında, 1993’ten önce inşa edilmiş metruk bir evi satın alıp adaya yerleşmeyi taahhüt edenlere 84.000 euroya kadar hibe veriliyor.
Bu destek, yalnızca yapısal onarım, yalıtım ve restorasyon için kullanılabiliyor. Amaç, adaların kültürel dokusunu korurken kalıcı yerleşimi teşvik etmek.

İsviçre’nin Valais kantonundaki Albinen köyü ise daha doğrudan bir yöntem benimsedi. Nüfusu 250’nin altına düşen köy, taşınanlara nakit ödeme yapmayı kabul etti.
Köye yerleşen her yetişkine 25.000 İsviçre Frangı, her çocuğa ise 10.000 Frang veriliyor. Ancak başvuranların 45 yaşın altında olması, en az 10 yıl Albinen’de yaşamayı taahhüt etmesi ve belirlenen asgari tutarda mülk yatırımı yapması gerekiyor.

Uzmanlar, bu tür teşviklerin yalnızca nüfusu artırmayı değil, aynı zamanda yerel kültürü, mimari mirası ve kırsal yaşamı korumayı hedeflediğini belirtti. Avrupa genelinde benzer projelerin artması, 'büyük şehre göç' trendine karşı yeni bir kırsal yaşam dalgası yaratabilir.
Okuyucu Yorumları 5 yorum