Mynet Trend

Firar edilmesi imkansız olarak görülen Alcatraz’dan kaçmayı başaran Frank Morris ve ekibinin ilginç kaçış hikayesi

Amerika’nın en iyi korunan hapishanesi olarak kabul edilen Alcatraz, tarih boyunca pek çok azılı suçluyu misafir etti. Bu hapishane birçok film ve kitaba da konu oldu. Hapishanenin en büyük özelliği bir adada inşa edilmiş olması ve firar etmenin neredeyse mümkün olmamasıydı. Ancak Frank Morris, Clarence Anglin, John William Anglin isimli mahkumlar tüm dünyayı şaşkına çevirerek kaçmayı başardı.

Firar edilmesi imkansız olarak görülen Alcatraz’dan kaçmayı başaran Frank Morris ve ekibinin ilginç kaçış hikayesi

Sahile 2.4 kilometre uzaklıkta bulunan Alcatraz Adası, 1861-1963 yılları arasında hapishane olarak kullanıldı. Hapishane olmadan önce askeri amaçlar için kullanılıyordu. 1868 yılında yerli isyancı liderlerinin tutulduğu hapishane, yapılan ek binalarla büyütüldü. 1934 yılında ise federal bir hapishaneye dönüştürüldü. Alcatraz tarih boyunca Al Capone, Doc Barker ve “makineli tüfek” George Kelly gibi birçok ünlü suçluyu ağırladı.

Alcatraz’da temel gereksinimlerin dışında hiçbir ayrıcalık yoktu. Hapishanenin kitaplığından kitap almak isteyen bir mahkumun en az 5 yıl boyunca bir sorun çıkarmaması gerekiyordu. Mahkumların büyük bir çoğunluğu 23 saatini hücresinde geçiriyordu. Ancak sadece temizlikçi olan mahkumlar, bir saatliğine avluya çıkma şansına sahip oluyordu. Hapishanedeki her pencere demir parmaklıklarla kaplıydı. Hapishanenin içinde ve gözetleme kulelerinde silahlı görevliler vardı. Ayrıca adanın etrafındaki körfez suları çok soğuktu ve bu sularda köpekbalıkları yüzüyordu.

mahkum

Frank Morris, Clarence Anglin ve John William Anglin her mahkum gib Alcatraz’a gelir gelmez kaçmanın planlarını yaptı. Kaçış planı Frank Morris’e aitti ve o grubun lideri konumundaydı. Frank Morris, kaçış planı yapmak için uzun süre gözlem yaptı. Yaptığı gözlemler sonucunda Alcatraz’ın duvarlarının eskidiğini ve denizinde duvarlara vurmasıyla duvarların aşındığını fark etti. Daha sonra bir alet ile duvarı kazıdı ve böylece kaçış planının ilk adımını attı.

Frank Morris oldukça zeki bir adamdı ve hücreden çıkmanın bir yolunu bulmuştu. Kaçmayı kafaya koyan mahkumlar, hücredeki duvarı deldier ve buradan çatıya çıktılar. Sürekli kendilerini kontrol eden gardiyanlar için yataklarına hapishanede topladıkları malzemeler ile yaptıkları mankenleri yerleştirdiler. Morris’in kaçış planındaki en önemli nokta çatıya ulaşmaktı. Çünkü çatıya çıktıktan sonra soğuk körfez suları tam karşılarında olacaktı. Morris ve ekibi çatıdan inmek için ısıtma borularını kullandılar. Fakat bundan sonrası çok daha zordu.

Üç mahkum çatıdan indikten sonra kayalıklara ulaştı. Sahil yolunu kullanmaları güvenli değildi. Bu nedenle köpekbalıklarının yüzdüğü soğuk ve dalgalı körfezi kullanmaları gerekiyordu. Üç mahkum karşıya geçmek için bir bot yapacaktı, elbette bu oldukça zaman aldı. Yaklaşık 50 tane yağmurluktan bot yaptılar ve bir daha dönmemek üzere Alcatraz’dan kaçtılar.

Hapishaneden kaçan mahkumlar hiçbir zaman bulunamadı. Bu nedenle de Frank Morris ve ekibinin kaçarken boğularak öldüğü düşünülüyor. Fakat körfez sularında ve sahil kısımlarında cesetleri bulunamadı. Soruşturmayı yürüten ekipler, onların köpekbalıklarına yem olduklarını düşündüler. Herkesi şaşırtan kaçış olayının 1979 yılında filmi çekildi. İzleyicilerden tam not alan filmde Frank Morris’i Clint Eastwood canlandırdı. 8 milyon dolarlık bütçeyle çekilen film, 43 milyon dolar hasılat elde etti.


YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön