
Hatırlayın, Donald Trump 2018'de Londra'ya gittiğinde herkes olası protokol krizlerine kilitlenmişti. Kraliçe ise her zamanki gibi konuşmadı ve broşlarını taktı. Trump’la geçirdiği üç gün boyunca üç farklı broş seçti.
Bu broşlardan en çok konuşulanı ise, merhum Kraliçe'nin Trump'ı karşıladığı an taktığı palmiye yaprağı şeklindeki broşu oldu. Bu broş, ilk önce Obama'ların hediyesi sanıldı ve bu yüzden sosyal medyada viral oldu.
Ancak sonradan Elizabeth'in broşunun annesine ait olduğu ve cenazelerde taktığı ortaya çıkmıştı. Sanırım Kraliçe, "sizinle olmaktan dolayı 'yas' tutuyorum" demenin en zarif yollarından birini seçmişti.

Kraliçe, broşlarını sadece kriz zamanlarında değil, destek verirken veya bir ülkeye jest yaparken de kullanırdı.
Prens Harry ve Meghan Markle'ın düğün gününde taktığı broşu Meghan Markle'ın taktığı taç ile aynı koleksiyondandı. Yeni gelinini desteklemek için sözsüz zarif bir bağlantıydı.
Kanada ziyaretleri sırasında omzundan hiç çıkarmadığı elmas Akçaağaç yaprağı broşu, Kanada bayrağına zarif bir selam gönderiyordu. Elizabeth, binlerce sayfalık diplomatik raporların başaramadığını tek bir broşla hallediyordu.
Pandemi sırasında Nisan ayında yayımlanan dayanışma konuşmasında turkuaz renkli bir broş yakasını süslüyordu. Kraliçe'nin, bu broşu turkuazın huzur ve sakinlik uyandırma özelliği nedeniyle seçtiği söylenir.

Tabii her şey sadece politika değil. Kraliçe, eşi Prens Philip’e olan aşkını da çoğu zaman omuzunda taşıdı. Evlilik yıl dönümlerinde veya Philip ile olan özel anlarında taktığı böcek broşu, Philip’in ona bir hediyesiydi.
Moda tarihi açısından Elizabeth aslında "statement" aksesuar kavramını icat eden kişilerden biriydi. Sözcüklerin tükendiği yerde, o ışıltılı taşları devreye sokuyordu.
Onun stili hiçbir zaman "trend" peşinde koşmadı, çünkü o zaten trendin kendisiydi. Kraliçe Elizabeth aslında bize gerçek stil sahibi bir kadının, ne giydiğinden çok, o giydiğiyle ne anlatmak istediğini bilmesinin önemli olduğunu anlattı.
O parıltılı taşların arkasında bir strateji, ince bir zeka ve bazen de çok tatlı bir "gönderme" yatıyordu.