Rengi aynı, topuk yüksekliği aynı, tokası aynı. Değişen hiçbir şey yok.
Çevrenizde herkes "bu sezon şu trend, o sezon bu çıktı" derken siz sadece hafifçe gülümseyip o siyah ayakkabınızı çekiyorsunuz dolabınızdan.
Batı Londra'da, 1922'de kurulmuş küçük bir atölye: Anello & Davide. Dışarıdan bakınca sıradan bir ayakkabı firması gibi görünebilir. Ama bu atölye onlarca yıl boyunca hem Beatles'ın ikonik botlarını hem de Indiana Jones'un filmlerindeki ayakkabıları yaptı. Ve bunların yanı sıra, çok daha seçkin bir müşteriye de hizmet etti: Kraliçe Elizabeth.
Merhum Elizabeth, elli yılı aşkın bir süre boyunca Anello & Davide'nin özel yapım ayakkabılarını giymişti. Genellikle siyah, alçak topuklu ve üzerinde altın tokalı olan bu ayakkabıları neredeyse her kıyafetiyle giyiyordu. Resmi törenden özel geziye, saray bahçe partisinden devlet ziyaretine kadar.

Peki bu ayakkabılar nasıl yapılıyordu? İşte bu kısım gerçekten ilginç. Her bir çift, özel bir ekip tarafından el yapımı üretiliyordu. Bu ekipte desen kesici, deri seçiminden sorumlu "clicker", ayakkabının üst kısmını diken ve sertleştiren "closer" ve son olarak taban ile topuğu ekleyen bir usta yer alıyordu. Her çiftin tamamlanması ortalama altı ay sürüyordu. Evet, yanlış okumadınız altı ay. Bir ayakkabı için.
Son rötuşlar ve cilalama için Buckingham Sarayı'nda özel bir deneme seansı yapılıyordu. Yani ayakkabı, kraliçenin ayağına tam oturana kadar işi bitmiyordu.

Ama en ilginç detay şu, Kraliçenin "Cinders" lakaplı bir görevlisi vardı ve bu kişinin asıl görevi, yeni ayakkabıları Kraliçe için giymekti. Yani Elizabeth hiçbir zaman sert ve sıkı bir ayakkabıyla halkın karşısına çıkmadı. Birisi onu önceden yumuşatmıştı.
Elizabeth'in topuk yüksekliği konusunda da katı bir kuralı vardı: Hiçbir zaman 2.25 inçi, yani yaklaşık 5.7 santimetreyi aşmıyordu. Takoz topuklu ayakkabıya ise hiç sıcak bakmıyordu. Üstelik bu kural sadece Elizabeth için değil, tüm kraliyet ailesi için geçerliydi. Takoz topuk, bu ailede bir tabu.
Tabii ki her kuralın bir istisnası var. 2018'de Windsor Kalesi'ndeki Garter Töreni'nde Elizabeth, herkesi şaşırttı. O gün o tanıdık siyah Anello & Davide'lerini değil, gümüş askılı topuklu ayakkabılarını tercih etmişti. Sosyal medya o gün bu fotoğrafı konuştu. Yıllarca aynı siyah ayakkabıyı giyen bir kadından gelen bu küçük sürpriz, herkesi hem güldürdü hem duygulandırdı. Sanki "ben de bazen değişmek istiyorum" demişti, ama en kibarca mümkün olan şekilde.
Elizabeth'in ayakkabılarından bu kadar bahsetmek saçma geliyorsa, şunu söyleyeyim: Her büyük ikonun bir imzası vardır. Coco Chanel'in küçük siyah elbisesi, Diana'nın rövanş elbisesi, Audrey Hepburn'ün babetleri... Elizabeth'in imzası ise o siyah, alçak topuklu, altın tokalı ayakkabıydı. Onlarca yıl değişmeyen, modaya tabi olmayan, sadece kendine ait bir tercih.