Mynet Trend

‘Nerede kaldı o eski Ramazanlar’ dedirtecek Osmanlı Devleti’nde uygulanan 8 Ramazan geleneği!

11 ayın sultanı olarak bilinen Ramazan ayının başlangıcına sayılı saatler kaldı. Modern dünya düzeni içerisinde Ramazan gelenekleri zaman içerisinde kayboldu ya da değişikliğe uğradı. Büyüklerinizden ‘Nerede kaldı o eski Ramazanlar’ sözünü mutlaka duymuşsunuzdur. Sizleri bu sorunun cevabını olacak kadar eski zamanlara götürüyoruz.

‘Nerede kaldı o eski Ramazanlar’ dedirtecek Osmanlı Devleti’nde uygulanan 8 Ramazan geleneği!

Ramazan ayı, oruç ve iftar geleneği sadece bir ibadet değil, aynı zamanda asırlar boyu Türk milli kültürü içerisinde kendine yer edinmiş bir adettir. Bu yıl koronavirüs pandemisi gölgesinde geçecek olan Ramazan’ın Osmanlı Devleti’ndeki geleneklerini sizler için araştırdık.

KADILARIN ETKİSİ

Osmanlı döneminde Ramazan’ın ne zaman geleceği önceden belli değildi. Ramazan zamanın belirlenmesi görevi ise tamamen kadılara aitti. Ramazan aslında eskiden ayın doğuşuna bağlı olarak belirleniyordu. Kadılar ayın doğuşunu takip ediyor ve yüksek tepelere çıkarak Ramazan ayının gelişini haber veriyordu.

DİŞ KİRASI

Osmanlı Devleti’nde zengin köşk veya konaklara davet edilen misafirlerin yanında fakir halk için sofralar hazırlanıyordu. Tanrı misafiri olarak gelen davetsiz konuklar sorgusuz sualsiz buyur ediliyordu. Fakir kişilere konak sahibinin cömertliğine göre altın veya gümüş akçeler kadife keseler içinde hediye edilirdi. Buna Diş Kirası denilirdi. Bunun amacı ise konak sahibinin fakir kişinin duasını alarak sevap kazanmaktı.

ZİMEM DEFTERİ

Ramazan ayında varlıklı kişiler esnaf dükkanlarına giderek Zimem olarak isimlendirilen veresiye defterlerini isterdi. Defterin baştan, sondan ve ortadan rastgele sayfalarını açar ve “Silin borçlarını, Allah kabul etsin” diyerek sevap işlerlerdi. Ne borç sahibi ne de borcu kimin kapattığı belli olmazdı. Böylece iyilik gizli kalmış olurdu.

ÇOCUK ORUCU

İlk defa oruç tutacak çocuklara hediye verilirdi. Tam gün oruç tutamayacak çocuklara öğle vakti oruçları açtırılır ve buna ‘Tekne Orucu’ denilirdi.

RAMAZAN EĞLENCELERİ

OsmanI döneminde Ramazan ayı genel olarak bir şölen tadında geçiyordu. İnsanlar geceleri yaşarken gündüzleri dinleniyordu. Sahur vaktine kadar Karagöz, meddah, ortaoyunu gibi programlar yapılıyor, yetenekli insanlar hünerlerini sergiliyordu. Sahura doğru ortaya çıkan davul ve mani geleneği Ramazan boyunca devam ediyordu.

HUZUR DERSLERİ

Ramazanın ilk 10 veya 8 gününde yapılan bu dersler şeyhülislam tarafından ulemadan belli sayıda seçilerek günlere paylaştırılır ve en liyakatli alimin bir ayeti tefsir etmesiyle gerçekleştirilirdi. Bu olay gerçekleştirilirken padişah bile olsa cemaat ile birlikte diz çökerek derslere katılırdı.

YAZ TATİLLERİ

Osmanlı döneminde yaz tatili olarak isimlendirilen zaman dilimi İslam dininde mübarek olarak kabul edilen 3 aylara göre ayarlanıyordu. Bu tatillerde seçilmiş medrese talebeleri hem kendi bilgilerini pekiştirmek, hem de dini konularda halkı aydınlatmak için devletin farklı bölgelerine giderlerdi. Osmanlı’da bu olaya cerre çıkmak denilirdi.

NARH DEFTERİ

Osmanlı’da Ramazan ayının yaklaşmasından dolayı gerek ekmek, gerekse eşya fiyatlarının inip çıkmaması konusunda devlet tarafından sabit fiyatlar belirleniyordu. Bu fiyatların da kayda geçtiği deftere Narh defteri deniliyordu. Özellikle bu defterdeki fiyatlar fakir aileler düşünülerek düşük ücretlerde tutuluyordu.


YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 2 yorum
nerde o eski ramanlar
asya dan başlayan o yürüyüşümüz, her daim devam ediyordu.
Geri Dön