Son dakika Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Barış Pınarı Harekatı'yla ilgili yeni açıklama

Barış Pınarı Harekatı'yla ilgili son durumu açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan "Dün başlayan harekatta şu ana kadar 109 terörist öldürüldü. Yaralılar ve teslim olanlar var." ifadelerini kullandı. Harekatı kınayan Mısır, Suudi Arabistan ve Avrupa Birliği ülkelerine de tepki gösteren Erdoğan "Kapıları açar 3,6 milyon mülteciyi sizlere göndeririz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ak Parti İl Başkanları Toplantısı'nda Barış Pınarı Harekatı hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, harekatı kınayan Mısır ve Suudi Arabistan'a sert tepki gösterdi. Suudi Arabistan için "Suudi Arabistan aynaya baksın. Yemen'i bu hale kimler getirdi? Siz asıl önce bunun hesabını verin"i ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan Mısır'a "Hele Mısır sen hiç konuşamazsın. Ülkende demokrasi katili olan bir kişisin" diyerek yüklendi.

Avrupa Bİrliği ülkelerine de tepki gösteren Erdoğan, "Ey Avrupa Birliği kendinize gelin. Bizim şu andaki operasyonumuzu bir işgal hareketi diye nitelersiniz işimiz kolay. Kapıları açar 3,6 milyon mülteciyi sizlere göndeririz." dedi.

Barış Pınarı Harekatı'ndaki son durumu paylaşan Erdoğan, "Dün başlayan harekatta şu ana kadar 109 terörist öldürüldü. Yaralılar ve teslim olanlar var." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan satır başları;

AK Parti'de bayrak değişimini hayata geçiriyoruz. Herkesi partimiz saflarına katılmaya davet ediyorum. Kendisini geliştiren herkese tüm kapılar açıktır. AK Parti hiçbir zaman eskimeyecek, enerjisini, icraat kabiliyetini kaybetmeyecek bir partidir. Büyük kongre sürecini bu vasfa uygun şekilde yürütmenizdir. Partimiz şahısların partisi değildir, milletin partisidir. Asıl olan medeniyet, kültür, kalkınma davamızın güçlenmesidir. Şahıslar gelir geçer ama dava baki kalır. Kuruluşundan bugüne davamıza katkı sunan herkese şükranlarımı sunuyorum. Kongrelerimizde görev alacak tüm arkadaşlarımızın bu şuurla hareket edeceğine inanıyorum.

"DİZ ÇÖKERTEMEDİLER"

Sahip olduğumuz büyük hazinenin kıymetini bilmek zorundayız. Kendi içimizdeki kavgalarla, çekişmelerle o kadar meşguldük ki hedeflere odaklanmadık. Önce rahmetli Menderes, ardından rahmetli Özal, ardından Türkiye bu kısır adımları atabilecek hamleler yapabildi. Türkiye demokraside ve ekonomide gösterdiği atılımla bölgesinde ve dünyada etkili bir ülke konumuna yükseldi. Pek çok engeli aşmak, pek çok saldırıyı bertaraf etme mecburiyetinde kaldık. Tuzaklarla, engellerle karşılaştık. Biz tuzaklara düşmeyerek içeride neyle uğraşırsak uğraşalım asıl hedeflerimizden uzaklaşmadık. Vesayet planlarından Gezi olaylarına, 17/25 Aralık'tan çukur eylemlerine ve 15 Temmuz hain darbe teşebbüsünde bu gaye vardı. İçeride başarılı olamayınca sınırlarımızda dizayn ettikleri olaylarla çıktılar. Demokrasimize ve bağımsızlığımıza saldıran FETÖ'yle mücadelede bizi yalnız bıraktılar, ekonomiyi silah gibi kullanmaktan geri kalmadılar. Türkiye'nin dizleri üzerine çökeceklerini sandılar. Bu saldırıların hepsini boşa çıkardık.

"16 BİN TERÖRİSTİ ETKİSİZ HALE GETİRDİK"

Tehditleri kaynağında kurutmak için harekete geçtik. Sınırlarımız içinde 7 bin 500, sınırlarımız dışında 8 bin 500 toplam 16 bin teröristi etkisiz hale getirdik. Terör örgütünün merkezi yapılanmasını Kuzey Irak'ta hapsettik. Suriye'de oluşturulmaya çalışına terör koridorunu da sınırımızın batı tarafında kestik. Astana sürecinin parçası olarak İdlib'de insani trajedinin önüne geçtik. Şimdi de Fırat'ın doğusunda Barış Pınarı harekatını başlattık. Türkiye'nin yaptığı diğer operasyonlar gibi amacımız Suriye'nin toprak bütünlüğüne katkıda bulunmaktır. PKK'nın YPG'nin bu işgalini görmeyenler şu anda bizim Suriye'nin birliği, beraberliği için attığımız adıma laf ediyorlar.

DEAŞ'a karşı verdiğimiz mücadeleyi bu konuşanların hangisi verdi? Bunlar kendi ülkelerinden Suriye'ye DEAŞ'ı ihraç ettiler. Fransa'dan, Almanya'dan, Hollanda'dan Suriye'ye geldi. Biz 5 bin 500 DEAŞ'lı geldikleri yerlere gönderdik. Bunlar dürüst değil. Bunlar sadece laf üretiyorlar, biz iş üretiyoruz. Şu an bu mücaleyi tüm onurumuzla sürdürüyoruz.

"EY SUUDİ ARABİSTAN, EY MISIR..."

Önce Suudi Arabistan'dan başlayacağım. Suudi Arabistan aynaya baksın. Yemen'i bu hale kim getirdi? Yemen şu anda ne durumda? 10 binlerce insan ölmedi mi? Ey Suudi Arabistan önce siz bunun hesabını verin. Yemen fakr-u zaruret içinde. Bunun hesabını verin. Kalkıp da bizim attığımız terör örgütlerine karşı verdiğimiz mücadelede siz bize laf edemezsiniz. Hele Mısır, sen hiç konuşamazsın. Sen ülkende demokrasi katili olan bir kişisin. Yüzde 52 ile seçilmiş Mursi'yi mahkemede çırpınarak ölmesine sen neden oldun. Belki de operasyon yaptın. Ailesine bile defin için müsaade etmedin, sen böyle bir katilsin.

"KAPILARI AÇARIZ, 3.6 MİLYON MÜLTECİYİ SİZLERE GÖNDERİRİZ"

Rejimin tutarsızlıkları işimizi zorlaştırdı. Rejim 8-9 yıl önceki rejim olsaydı bugün işler belki daha kolay olacaktı. Bizlerin Suriye halkına sevdamız tartışılamaz. Bizim derdimiz DEAŞ, YPG/PYD gibi terör örgütleriyledir. Bizim Kürt kardeşlerimizle sorunumuz yok. Ey Avrupa Birliği kendinize gelin. Bizim şu andaki operasyonumuzu bir işgal hareketi diye nitelersiniz işimiz kolay. Kapıları açar 3,6 milyon mülteciyi sizlere göndeririz. Siz hiç samimi olmadınız 1963'ten bu yana oyaladınız.

Bizim derdimiz Suriye'yi işgale kalkışan terör örgütleriyledir. Bizim Kürt kardeşlerimizle de sorunumuz yok. Tamamen terör örgütleriyle sorunumuz. Biz oradaki Kürt kardeşlerimizle değil terör örgütüyle şuanda mücadele ediyoruz. Türkiye belkide bu ülkedeki topraklarındaki tek meşru güç. Eyy Avrupa Birliği kendinize gelin. Bizim şuandaki operasyonumuzu bir işgal hareketi diye nitelendirmeye çalışırsanız işimiz kolay kapıları açarız 3.6 milyon mülteciyi sizlere göndeririz. Kalkmışlar para hesabı yapıyorlar. Neymiş ikinci taksidi göndermeyeceklermiş. Biz zaten sizden bir şey alarak hareket etmedik. 40 milyar dolar harcadık. Bir o kadar daha harcar yolumuza devam ederiz ama kapıları da açarız. Siz bize hiçbir zaman samimi olmadınız 1963'ten beri oyaladınız. AB'ye aldık alacağız diye oyaladınız siz dürüst değilsiniz. Hayatınız yalan üzerine kurulmuş. İstediğiniz kadar saldırın biz bu yolda emin adımlarla yürüyoruz, yürüyeceğiz.

Suriye topraklarındaki gerçek işgalcilere ses edemeyenlerin Türkiye'nin meşru haklarını korumasına karşı çıkması bir aciziyet göstergesidir. Biz bu noktaya durduk yere gelmedik. Suriye krizinin başladığı 2011'den beri bu ülkedeki sorunun tüm kesimlerin haklarını güvence altına alan demokratik bir yol için gayret gösterdik. Bizzat Beşar Esed'e bu konuda telkinlerde bulunduk. Ancak Beşar Esed 1 milyon insanı Suriye'de öldürdü. Kendi halkını öldüren bir insanla karşı karşıyayız. Hala o giderse yerine kim gelir sorusunu soran liderler var. DEAŞ gelirse ne olur? DEAŞ'ı sen getirirsen benim buna söyleyecek bir şeyim yok. Suriye halkı DEAŞ'ı getirecek kadar aklını peynirle yememiştir. Bunu da bilelim.

Şuanda sadece Kobani'den ülkemize gelen 300 bin Kürt hala misafir olarak yaşamaktadır. Önce bunu konuşalım. Bunu niye konuşmuyoruz. Amerika bunu görmez, AB bunu görmez ee biz kime neyi anlatacağız? Hiç olmazsa bunu kendi milletimiz bunu görsün. Ama göstereceğiz öyle ya da böyle göstereceğiz. 3 milyon Suriyeliye de kendi toprakları içinde hayatlarını sürdürmeleri için yardım yapıyoruz. Dünyada hangi ülke bunu yaptı? DEAŞ'a karşı biz Türkiye'nin verdiği mücadeleyi verdik desin. Kimse yapmadı. Bizi eleştiren Arap ve Avrupa ülkesi acaba kaç tane Suriyeliye kapıları açtı?

NATO'DAKİ ÜLKELERE ÇAĞRI

Sorunu çözme kararlılığımızı en başından beri anlatıyoruz. Bu mücadelenin altında güneyimizde bir terör örgütünün kurulmasını engellemek var. Biz buna çalışıyoruz. Buna fırsat veremeyiz. Aradan geçen uzunca bir zaman boyunca maalesef beklediğimiz adımlar atılmamış sadece ülkemizi oyalama taktiklerine başvurulmuştur. Şimdi buradan tüm NATO ülkesi olanlara sesleniyorum. Başta Amerika... Biz Türkiye'yiz. Biz bir NATO üyesi ülkeyiz. 5'inci maddeyi gayet iyi biliyorlar. Terör örgütleri NATO üyesi olan Türkiye'ye saldırırken siz sessiz kalamazsınız. NATO ülkeleri içinde NATO'ya karşı olan yükümlülüklerini yerine getiren ülke Türkiye'dir. Siz Türkiye'yi bir kaç tane zibidi terör örgütüne tercih etmeyeceksiniz öyle mi? Buna eyvallah edemeyiz. Bunun da gereğini yapmaya mecburuz.

OPERASYONDA SON DURUM

Barış Pınarı harekatına böyle bir sürecin sonunda ulaştık. Harekat başladığı saatten şu saate kadar 109 terörist öldürüldü. Terör örgütü ve yandaşları yalan yanlış bir sürü haber devreye sokmak istedi. Harekatımız şuanda devam ediyor. 109'un dışında yaralılar ve teslim olanlar da var. Kara propaganda makinesine karşı gerekli tedbirleri aldık. Askerimizin karşısına çıkacak yüreği olmayanlar boş buldukları yerlerde sivillere saldırarak gerçek yüzlerini ortaya koydu. Çocuk katili sizsiniz. Kadınlara saldıran sizsiniz. Biz öyle bir milletiz ki bizim savunma imkanı olmayanlara, kadına, çocuğa asla elimiz kalkmaz. Ama inşallah bu yılanların hepsinin başını en kısa sürede ezeceğiz hiç endişeniz olmasın. Suriyeli kardeşlerimizin huzuru için, Kürt kardeşlerimizin huzuru için bunu başaracağız.

HDP İÇİN ÇOK SERT SÖZLER

Terör örgütünün desteği ile parlamentoya girmiş olan sözde siyasi partiye sesleniyorum. Benim ordumu işgal gücü olarak gösteremezsin bu edepsizliğin, ahlaksızlığın daniskasıdır. Siz bulunduğununuz yerde işgal kuvvetleri olarak binaları kendi içinden tünellerle açmak suretiyle oradalarda sorgulama hücreleri kuracak kadar alçaksınız. Tabii artık oraları kaybettiniz Türkiye'de bu tarz yerleriniz kalmayınca Suriye'de açtınız. Oraları da yıkacağız. Oralarda da bu tünelleri bulamayacaksınız. En büyük teşekkürümüz bu harekatı canı gönülden destekleyen milletimizedir.

"TÜRKİYE'NİN HİÇ KİMSENİN TOPRAĞINDA GÖZÜ YOKTUR"

Planımız herkesin evine dönmesi. Kendi ülkesine dönmek isteyip de artık oturacak evi olmayanlar var. 1 milyon kişilik yeni yerleşim yeri inşa etmeyi planlıyoruz. Suriye'nin herkes için geri dönülebilir bir hale gelmesini temin etmiş olacağız. Türkiye'nin hiç kimsenin toprağında, malında, mülkünde gözü yoktur. Suriye Milli Ordusu'nun da böyle bir niyeti yoktur. Türkiye olarak bölge halkına en küçük bir taşkınlığa izin verilmeyeceğinin bilgisini veriyoruz.

DEAŞ'LA MÜCADELE

Harekatı Suriyeli kardeşlerimizle birlikte yapıyoruz. Harekat bşalar başlamaz pek çok kanaat önderi ülkemize destek açıklaması yaptı. İnşallah çok kısa bir sürede Münbiç'ten Irak sınırına kadar tüm bölgeyi huzura kavuşturup Suriye halkının üzerinde 8 yıldır dolaşan kara bulutları dağıtacağız. Stratejik hedefimiz Münbiç'ten 90 günde çıkılacağının sözünü vermiş olmalarına rağmen çıkmadılar. Münbiç'i terör örgütlerine bıraktılar bunları da gayet iyi biliyoruz. Suriye'de tüm kesimlerin katılımıyla tesis edilecek meşru yönetimin atacağı adımlara destek vereceğimizi söylemek istiyoruz. DEAŞ'ın en çok tehdit ettiği ülkelerden biri Türkiye'dir. DEAŞ'a karşı yine en somut başarıları kazanan ülke Türkiye'dir. Ülkemiz bugüne kadar DEAŞ'la bağlantılı olabileceğini düşündüğü 17 bin kişiyi gözaltına almıştır. Bunlardan 5500'e yakını hala cezaevlerinde tutuklu veya hükümlü olarak bulunuyor.

Suriye'de hiçbir zaman Türkiye terör örgütlerini kullanma yoluna gitmemiş tam aksine hepsinin başını ezmiştir. Barış Pınarı harekatından sonra DEAŞ'lılara ne yapacağımız soruluyor. Biz sorumluluktan kaçan bir ülke olmadık. DEAŞ'ın başımıza bela olmasını istemediğimiz gibi dünyanın de böyle bir müsibetle uğraşmasını istemeyiz. DEAŞ'lılara ne yapılması gerekiyorsa onu yapacağız. Kalması gerekenler cezaevlerinde kalacak, uyruğu olduğu ülkelerin kabul etmesi durumunda bir kısmı da kendi ülkelerine gönderilecek. Türkiye'nin bu bölgenin kontrolünü ele aldıktan sonra DEAŞ'ın bu topraklarda yeniden varlık gösteremeyecek.