AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten önemli açıklamalar

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik MKYK sonrası açıklamalarda bulundu. Çelik, "Türkiye'nin gündeminde seçim yok. Herkes önüne bakıyor" dedi.

Çelik'in açıklamalarından satır başları:

Son darbe girişimi de bu bilinçle birlikte püskürtüldü. Çok büyük bedeller ödedik. Hak edilmiş bir demokrasiye sahibiz. Her türlü tartışma olabilir ama demokrasimizi terör örgütü unsurlardan, her türlü tehditten korumak gibi bir vazifemiz vardır. Bunun da en iyi yolu demokrasiyi ve hukuk devletini geliştirmektir. Fiziki saldırılara da cevap vermektir. Diyarbakır'daki annelerin çocuklarına kavuşmak için başlattıkları vicdan eylemi var. Kendilerini bir kez daha selamlıyoruz, annelerin ellerinden öpüyoruz.

"ANNELER ONURLU GELECEK VE HAYSİYETLİ HAYAT İSTİYOR"

Türkiye'de en ufak gelişmelere geniş geniş yer veren bazı yabancı basın yayın organlarının annelerin ortaya koyduğu duyarlı duruşa sessiz kalması dikkat çekicidir. Vicdanı duyuş ve duruş göstermesi gerekenlerin hükümeti ve devleti suçlamaya girmeleri bu asil duruşa gölge düşürücü bir yaklaşımdır. Türkiye teröre büyük bedeller ödemektedir. Devlet bütün gücüyle mücadele ediyor. AK Parti hükümetleri döneminde güçlü bir şekilde verilen mücadeledir. Bu vicdani duruşun hasasiyetin yanında olmaktır yapılması gereken. Annelerin ortaya koyduğu yaklaşım tüm dünyada teröre karşı en güçlü sestir. Anneler onurlu gelecek, haysiyetli hayat isteyerek bunu ortaya koyuyorlar.

"AK PARTİ KESİNTİSİZ REFORM ANLAYIŞINI ORTAYA KOYMUŞTUR"

Reform dönemi askerlik kanunu ile başladı. Askerlik kanunu Cumhuriyetin kuruluşunda mevzuatı oluşmuştu. Toplumdan, vatandaşlarımızdan, genç kardeşlerimizden gelen istekler doğrultusunda kapsamlı değerlendirmeler yapıldı. Sosyolojik gerçeklere uygun bir düzenleme yapıldı. Yargı Reformu Stratejisi, AK Parti'nin kesintisiz reform anlayışını ortaya koymaktadır. Bunların hepsi milletimizin ihtiyaçları için, sokaktaki vatandaşımızın yargıyla ilişkisinde adaletin yükselmesi için ortaya konulan yaklaşımlardır. Demokrasi, insan hakları, adalet taleplerini dikkate alan, onların merkezlerinde şekillenen reform anlayışı olacaktır.

"KESİNTİSİZ REFORM ANLAYIŞIMIZIN İKİNCİ ADIMIDIR"

Adalet Bakanlığımız süratle mevzuatla ilgili idari faaliyetle sonuçlanabilecek konuları gündemine aldı. Hak ve özgürlükler, adalet sisteminin daha genişletme konusunda atılacak adımların halledilmesini temin ederek gerçekleştirmeye çalışıyorlar. İfade özgürlüğü, savunma hakkıyla ilgili son derece şeffaf ve kapsayıcı yaklaşım ortaya koyuyor. Uygulamadaki alternatif çözüm yolları da gündeme gelecektir. Caydırıcılık yeni infaz gibi konular ele alınacaktır. Kesintisiz reform anlayışımızın ikinci adımıdır.

"ÜÇ LİDERİN 'AYRILIKÇI GÜNDEM'E VURGU YAPMASI ÖNEMLİDİR"

Üçlü zirveden çok önemli bir ortak bildiri yayınlandı. Özellikle burada iç savaşın çıkmasından sonra terörle mücadele kisvesiyle yeni unsurlar ortaya çıktı. Bunlar YPG-PYD'nin fiili durumdur. Üç liderin de 'ayrılıkçı gündeme' vurgu yapması son derece önemlidir. Soçi muhtırasını rejim defalarca ihlal etti. Bir sürü göç oldu, 600 binin üzerinde insan yerinden edildi. Burada esas mesele insancıl hukuk çerçevesinde insanlar için kötü durumların ortaya çıkmamasıdır. zirve kapsamında BM Güvenlik Konseyi tarafından terörist olarak tanımlanan DEAŞ, Nusra gibi örgütlere karşı ortak t utumun altının çizilmesi önemlidir.

"İNSANLAR AHLAKSIZ BİR ŞEKİLDE AKDENİZ'DE ÖLÜME TERKEDİLDİ"

İnsanlara ülkenize dönün demek kolay. Avrupa'nın yaptığı gibi insanları ahlak dışı ölüme terketmek gibi ahlak dışı uygulamalar Türkiye'nin benimseyeceği politikalar değildir. Sayın Cumhurbaşkanımız Suriye'de güvenli bölge kurulmasını önermişti. Türkiye'yi de aşan, Avrupa'yı da etkileyen sonuçlar doğurmaya başlayınca sesler yükselmeye başladı. Bir kısım ülkeler çözüm üretirken diğerleri bu insanları Akdeniz'de ölüme terk etti. Avrupa'daki bazı ülkelerin aşırı sağ, göçmen düşmanı tutumlarıyla ikinci parti haline geldi, parlamentolara tekrar girmeye başladılar. Çözümün en iyi adresi güvenli bölgenin kurulması vasıtasıyla Avrupa ve İslam dünyasının elini taşın altına koymasıyla bu insanların kendi topraklarına dönmesidir.

"ANAYASA KOMİTESİ'NİN KURULMASI ÖNEMLİ BİR AŞAMADIR"

Burada Türkiye iki şey yapmıştır. Birincisi Cenevre ve Astana sürecinde konuyla ilgili olanların tamamıyla temas halindedir. En önemlisi milli çıkarlarından, güvenliğinden asla taviz vermeyeceğinin altını çizmiştir. Siyasi çözüm ajandasını güçlü tutmuştur. Anayasa Komitesi'nin kurulmasıyla ilgili olarak herhangi bir pürüz kalmamıştır. Bundan sonrası da BM misyonuna uygun olarak konu takip edilecektir. Türkiye ABD ilişkileri hiçbir zaman gündemden düşmüyor. Bir konu kapanıyor, yeni konu açılıyor.

"TÜRKİYE GÜVENLİ BÖLGE İÇİN GEREKLİ ADIMI ATACAKTIR"

Türkiye güvenli olarak önüne bir tablo gelmezse bununla ilgili olarak bir iki hafta içinde atacaktır. Türkiye tabii ki müttefikleriyle beraber bu işleri yapmak istiyor. Bu mümkün olmadığı durumlarda egemen ve kudretli bir devlet olarak kendi halkının, bölge halkının çıkarlarını koruyacak kapasiteye sahiptir. Sayın Cumhurbaşkanımızla sayın Trump arasında aradaki ticaret hacmi revize edildi. 100 miyar dolarlık ticaret hedefine ulaşmak için somut bir yol haritası çıkmış olmuştur. Türkiye NATO içerisinde taahhütlerini en üst düzeyde yerine getiren ülkedir.

ERKEN SEÇİM İDDİALARINA YANIT

Öncelikle erken seçim diye bir şey yok. Seçimler bitti. Türkiye'de siyasetin patronu vatandaştır. Vatandaşımızın beklentisi reformların yapılması, devletin, milletin olağan işlerinin görülmesi, önümüze bakacak şekilde Türkiye'nin gelişmesi için çeşitli politikalara imza atılması. Gündemimizde erken seçim yok. Bunu gündeme en son getirecek kişi sayın Kılıçdaroğlu'dur. Hükümet gündemine hakimdir. Etrafımızdaki tablo konusunda, dünyanın gittiği yer konusunda daha hassas olmalıyız. Vatandaşımıza daha kaliteli hizmet götürmek için yeni politikalar üretmeliyiz. Gündemimiz bununla ilgilidir.