Türkiye’nin konuştuğu iki müthiş genç (Cavid Bayramlı ve Kerem Acar) ve akıllı şehirler için geliştirdikleri akıllı boyaları - Robust Dye

Cavid Bayramlı ve Kerem Acar… Tüm Türkiye bu iki super genci, geçtiğimiz hafta Istanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sn. Ekrem İmamoğlu’nun daveti üzerine gerçekleştirdiğimiz ziyaret ve bu ziyaret sırasında Sn. Belediye Başkanı’nın talimatıyla, projelerinin İstanbul’da kullanılacağının açıklanması ile tanıdı.

Türkiye’nin konuştuğu iki müthiş genç (Cavid Bayramlı ve Kerem Acar) ve akıllı şehirler için geliştirdikleri akıllı boyaları - Robust Dye

Gençlerin, melek yatırımcısından ziyade, bir abisi, Üniversitelerinin bir öğretim görevlisi ya da mentorleri olarak ben de bu görüşmede yanlarındaydım. Bu gelişmelerin olacağını çok önceden tahmin etmenin mutluluğuyla, projelerini anlatışlarını gururla izledim…

Cavid ve Kerem ile geçtiğimiz Nisan ayındaYıldız Teknik Üniversitesi Girişimcilik Kulübü tarafından organize edilen ve kurgusundan itibaren destek olduğum Startup MockUp yarışması sırasında tanıştım. Ancak, aslında tanışmamız biraz daha öncesine dayanıyor…

ergi

31 Mart Belediye seçimleri öncesi, dünya genelinde öne çıkan "akıllı şehir" uygulamalarını; akıllı şehir vizyonunu gerçekleştirmek için gerekli teknolojileri ve dünya genelinde akıllı şehircilik kapsamında öne çıkan stratejileri ve politikaları inceleyerek, Mynet için “Akıllı Şehir (Smart City) vizyonuna doğru” başlıklı detaylı bir analiz hazırlamıştım

Bu analizimi Linkedin’de paylaştığımda, “Robust Dye: akıllı şehirlerin akıllı boyası” şeklinde bir yorum gördüm. Açıkçası bu yorum pek hoşuma gitmedi; yazımın içeriği ile ilgili değildi, genel bir analiz yazısının altına ürün/şirket tanıtımı yapılmasından hoşlanmadım, ayrıca bir öz eleştiri ile “boya ve akıllı şehrin ne ilgisi var” diye anlam veremedim.

Yaratıcı fikirler geliştirebilmek için, sıradan görünen her şeye diğer insanlardan farklı bir gözle bakmak gerekir… (George Kneller)

Startup MockUp yarışmanın final sunumları sırasında, bu yorumu yazan gençleri, Robust Dye projeleri ile sahnede dinledim. Başlarına gelen istenmeyen, üzücü bir olaydan yola çıkıp lise çağlarında, yaşıtlarının kafaları bir ton havadayken, başladıkları projeyi sürekli geliştirerek, gerçekten dünya çapında bir inovasyon ortaya koymuşlardı. Boyayı, neden akıllı şehirler ile bağdaştırdıklarını da anladım: Sürücüsüz araçlar için şeritlerin görünürlüğü önümüzdeki dönemde çok daha önem kazanacak ve bu gençler bunu bugünden görerek, super bir motto da geliştirmişlerdi: “Akıllı şehirlerin akıllı boyası…” Robust Dye, yarışmada açık ara birinci seçildi. Sonradan öğrendiğim üzere, zaten bu yarışma öncesinde de sonrasında da pek çok ödül almışlar, Türkiye Inovasyon Haftası’nda finale seçilen tek liseli girişimciler olmuşlardı.

Yarışma sonrasında, YTU Girişimcilik Kulubu’nın yöneticilerinden bir teşekkür notu aldığımda, Robust Dye ekibi ile bir değerlendirme görüşmesi yapmaktaydım ve YTU’deki genç arkadaşlarıma şu notu paylaştım: “Bu yarışmada ekilen tohumlar, çok daha büyüyecek ve çok önemli etkileri olacak…” Bu tespiti özellikle Robust Dye ekibinin gozlerindeki isigi, araştırmacı kimliklerini ve zekalarını doğru yönde kullanma eğilimlerini görüp, onlara inandığım için yapmıştım. Geçen süre içinde, Robust Dye’a zaman yokluğunda olabildigince destek olmaya çalıştım. Çünkü bu gençlerde farklı bir şeyler vardı, sadece ticari değil "daha iyi bir dünya için insanlığa ve topuma deger katacak" mükemmel fikirler ve projeler ortaya koymaktaydılar (Robust Dye buzdağının görünen yüzü, bir de diğer projelerinizi bilseniz…)

Bu süre içerisinde, sermaye sahibi, ciddi birikimi olan, hatta bir kısmı yatırımcı geçinen pek çok arkadaşıma, dostuma, tanıdığıma da projeye yatırım yaparak destek olmaları için fikri ve ekibi anlattım. Tahmin edeceğiniz üzere hiçbir pozitif dönüş alamadım, üstüne, neden bu işin olmayacağına yönelik akıl aldım çoğundan!.. (hepsine selam olsun!..). Geçen hafta gerçekleştirdiğimiz görüşme öncesinde, ortağım Onur Işık ile tüm riski üzerimize alarak artık bu gençlerin seri üretime geçmeleri ve Robust Dye’ın ticaretleşmesi için yatırım yapma kararı aldık. Tam da bu kararın ardından, IBB Başkanı Sn. Ekrem İmamoğlu tarafından proje kapsamında görüşmeye çağrıldığımızı öğrendik ve sonra…

Filmin şu ana kadarki gelişimi bu şekilde, ancak Robust Dye ekibinin çok daha iyi yerlere gelceğini biliyorum. Inancımızı, zamanımızı boşa çıkarmadiklari, dahası onlara inanmayanlara en güzel cevabı yaptıkları ile gerçekleştirdileri, bu kapsamda bizim çorbadaki tuzumuza, fazlasiyla layik olduklari icin ben bu gençlere teşekkürü borç biliyorum.

Bu röportaj benim için çok önemli… Sizleri Robust Dye’ın kurucuları, müthiş gençler Cavid ve Kerem ile tanıştırmak istedim (Cavid, Silikon Vadisi’nde olduğundan dolayı (Istanbul Ticaret Odası tarafından düzenlenen, Bilgiyi Ticaretleştirme Merkezi’nin Winglobal yarışmasını da kazandıkları için), röportajı Kerem ile gerçekleştirdik, ancak bu hiç sorun oluşturmadı, çünkü Onlar tertemiz dostluklarını, sapasağlam bir ortaklığa çevirmişler ki gerçek bir takım olmuşlar, umarım bu hiç bozulmaz; kimse bunu bozamaz…)

ergi3

Ergi Şener: Sizi tanıyabilir miyiz? Nasıl tanıştınız, birlikte proje geliştirmeye nasıl başladınız ve eğitiminiz hakkında bilgi paylaşabilir misiniz?

Kerem Acar: Merhaba ben Kerem Acar. Arkadaşım Cavid Bayramlı ile 7 yıldır yakın arkadaşız. Ortaokulda tanıştık, aynı lisede okuduk ve aynı üniversiteye devam ediyoruz. Bugüne kadar arkadaşlığımızı devam ettirmemizin en büyük nedeni aramızda her zaman birbirimizi destekleyen bir yapı olması. Şu an ikimiz de 19 yaşındayız. Ben Bahçeşehir Üniversitesi’nde İnşaat Mühendisliği hazırlık öğrencisiyim, Cavid ise Bahçeşehir Üniversitesi’nde Enerji Sistemleri mühendisliği 1. sınıfta okuyor. Türkiye’deki girişimcilik ekosistemi ile 2015 yılında tanıştık. Okulumuzda bir proje yarışmasıyla ilgili bir posteri gördük. Cavid ile çok dikkatimizi çekti, kendi aramızda bu durumu tartışarak, o yarışmaya katılmayı düşündük. Daha girişimciliğin ne olduğuna dair bilgimiz yokken Cavid ile birlikte birçok yenilikçi fikir düşünüyorduk. Katıldığımız o yarışmada mansiyon ödülünü kazandık. Bizim için heyecan ve mutluluk uyandıran bir gündü. Kendimizi o ekosistemde gördüğümüz andan itibaren sürekli girişimcilik fuarlarına, proje yarışmalarına katılmaya başladık ve yavaş yavaş girişimciliğin nasıl bir şey olduğunu öğrenmeye başladık. İçimizdeki girişimcilik ruhunu daha iyi farkettikten sonra tekrardan bir araya gelerek hayaller kurmaya başladık ve geleceğe yönelik emin adımlar atmaya başladık.

Ergi Şener: Peki, Robust Dye fikri nasıl doğdu?

Kerem: Robust Dye fikri Cavid’in kötü bir trafik kazası geçirmesiyle doğdu aslında. Bunun sebebi silinen yaya geçidiydi. Cavid karşıdan karşıya geçmek isterken araba, yaya geçidinin olduğunu fark etmeyerek, hızını kesmeden yoluna devam ediyor ve karşıdan karşıya geçmekte olan Cavid’e çarpıyor. Cavid, bu kötü süreci atlattıktan sonra, ülkemizde yol şerit çizgi boyalarının neden silindiğine dair araştırmaya başlıyoruz. Araştırma sürecinde Cavid’in katıldığı bir nanoteknoloji fuarında kullanılan yeni bir madde ilgimizi çekiyor. Cavid bu durumu bana anlattıktan sonra nanoteknolojik maddeyi daha yakından incelemeye başlıyoruz. Bu süre zarfında belediyelerden aldığımız bilgilere göre; ülkemizdeki yol şerit çizgi boyalarının 3 ile 6 ay arasında silindiğini ve piyasadaki boyaların çevreye verdiği zararları öğreniyoruz. Tüm süreçleri araştırdıktan sonra 1.5 yıllık Ar-Ge sürecinin ardından Robust Dye markasını çıkarıyoruz.  

Ergi Şener: Son dönemde Robust Dye aldığı ödüller ve başarıları ile emin adımlarla ilerliyor, sizce başarının arkasında yatan temel etmenler neler?

Kerem: Robust Dye fikrinin ilk çıktığı andan itibaren Cavid ile hep hayal kurduk. Aslında bu yola çıktığımız günden beri en büyük motivasyon kaynağımız her zaman kurduğumuz hayaller oldu. Hem girişimcilik adına hem de gündelik hayatta zorlu süreçler atlattık. Pes etmemenin bize gösterdiği gücü gördük. Sabırlı davrandık, emin adımlarla ilerledik ve en önemlisi birbirimize her zaman destek olduk. Bunun sebebi hayallerimizin aynı olmasıydı. Katıldığımız yarışmalarda, etkinliklerde büyük referanslar elde ettik ama her zaman ilk amacımız o referansları iyi değerlendirmek oldu. Her başarının arkasında bir başarısızlık vardır. Biz edindiğimiz tecrübelerle başarımızın ilk temelini attık aslında.

Ergi Şener: Şu anda ne aşamadasınız ve hedefleriniz neler?

Kerem: Robust Dye’ın tüm mali çalışmaları ve 2 yıllık plan çizelgesi hazır durumda. Şu an şirketleşme aşamasındayız (Sizin de desteğiniz ile:)). Ürettim hattımızı tamamladıktan sonra seri üretime geçeceğiz. Robust Dye projesinin pazar büyüklüğünü göz önünde bulundurarak hedeflerimiz arasında; tüm şehirlerarası yollarda, karayollarında, havaalanlarında, özel şirketlerde, okullarda otoparklarda ve site içlerinde Robust Dye teknolojik boyalarımızı kullanmak var. Hedeflerimiz doğrultusunda ilerlediğimiz bu yolda; yurtdışına açılarak farklı bir stratejiyle Robust Dye projesini farklı uygulamalarda da görebileceksiniz.

Ergi Şener: Robust Dye’i rakiplerine kıyasla farklılastıran özellikler neler? Robust Dye bir dünya markası olabilir mi?

Kerem: Robust Dye’ı piyasada bulunan diğer yol şerit çizgi boyalarından ayıran en önemli fark “yüksek mukavemet” özelliği. Nanoteknoloji ile entegre edilmiş yüzde yüz çevre dostu bir yol şerit çizgi boyası olan Robust Dye’ın dayanıklılık süresi en az 2 yıl iken piyasadaki diğer su bazlı yol çizgi boyalarının dayanıklılık süresi sadece 3 ila 6 aya kadardır. Robust Dye’ın çağın ihtiyaçlarını karşılamaya devam ederken; ticari olarak korunmaya da ihtiyaç duyduğundan ve var olan yol şerit çizgi boyalarından farklı olarak nanoteknolojik özelliği ile bir ürün olduğundan kaynaklı patentlenebilir bir üründür.

Ergi Şener: “Akıllı şehirlerin akıllı boyası mottosu" ile ilerliyorsunuz bu mottoyu biraz daha açıklar mısınız?

Kerem: Robust Dye projesinin en büyük etkeni sürdürülebilir olması. Birleşmiş Milletleri’nin 2030 yılına kadar "Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin arasında olan sürdürülebilir şehir ve yaşam alanlarını göz önünde bulundurarak böyle bir motto ortaya çıkardık.

Ergi Şener: Gectigimiz hafta IBB Baskani Sn. Ekrem İmamoglu’nun daveti uzerine, kendileri ile bir görüşme de gerceklestirdiniz. Bu görüşmenin detaylarını ve çıktılarını paylaşabilir misiniz?

Kerem: İBB Başkanı Sn. Ekrem İmamoğlu’nun daveti üzerine, o görüşmeye katıldık. Heyecanın yanı sıra içimizde bir umut vardı. İlk başta projemiz hakkında tüm bilgilendirmeyi yaptıktan sonra, Sn. Ekrem İmamoğlu’nun projeyi çok beğenmesi ve ülkemiz adına yararlı olacağını söylemesi bizleri çok mutlu etti. Görüşme esnasında, Sn. Ekrem İmamoğlu, Genel Sekreter Yardımcısı’na telefon açarak: “Bu gençlere destek olalım” diyerek talimat verdi. Genel Sekreter Yardımcısı ile irtibat kurduktan sonra boyalarımızın İstanbul’da kullanılması üzerine bir sürece başladık. Yakın zamanda Robust Dye boyalarını tüm İstanbul’da görebileceksiniz…

Ergi Şener: Robust Dye dışındaki farlı projelerinizden de bahsetmek ister misiniz?

Kerem: Şöyle bir projemiz daha var:) Wastespresso. Kısaca projemizden bahsedersek: Her yıl açık sularda 8 Milyon ton plastik açığa çıkmaktadır. Bunların büyük bir kısmını “tek kullanımlık plastikler”oluşturmaktadır. Sürekli olarak tüketilip doğaya bırakılmakta. En büyük tehlike ise içerdikleri mikroplastikler. Mikroplastikler, besin zinciri yoluyla aktarılmakta olup, en küçük balıktan son tüketici insana kadar tehlikeli bir döngü içermekte. Biz ise Wastespresso olarak; doğa dostu, sürdürülebilir ve daha dayanıklı tek kullanımlık formlardan biri olan “pipet” üretmeyi başardık. Bunu da en çok kullanılan tüketim maddelerinden biri olan “kahve atığı”ndan yapıyoruz. Kahveyi de bir atık olmaktan kurtarıyor; çevreye ve başta sulara olan zararını önleyerek, aynı zamanda atık yönetimi için de uygun biz çözüm olmayı hedefliyoruz.

Ergi Şener: Genç girişimciler olarak, Turkiye'de girişimci  ekosistemini nasıl değerlendiriyorsunuz? Eksikler neler, hangi konularda desteğe ihtiyaç olduğunu düşünüyorsunuz?

Kerem: Türkiye’deki girişimcilik ekosisteminde genç girişimcilere yeteri kadar olanak sağlanmasına rağmen bu durum sadece İstanbul çevresinde sınırlı kalıyor. Genç girişimcilere daha fazla destek verilmesinin yanı sıra girişimcilerin bu fırsatı iyi değerlendirmesi gerektiğini düşünüyorum. Fikirlerinin sözde kalmayıp bilinçli bir şekilde eyleme dökülmesi yolunda doğru yönlendirmeler yapacak daha fazla mentora ihtiyaç var.

Ergi Şener: Kendi girişimlerini kurmak isteyen gençlere önerilerileriniz neler? Daha az hata yapmaları, doğru yönde ilerlemeleri adına tavsiyeleriniz ne olur?

Kerem: Genç girişimcilerin çoğu inovatif düşünceye açık insanlar olmalarına rağmen durumun heyecanına kapılıp gerekli araştırmaları tamamlamadan hareket ediyorlar. Bu durum da hata yapmalarına sebep olur. Sabırlı olup doğru kaynaklar doğrultusunda ilerleyen genç girişimcilerin daha sağlam adımlar atacaklarına inanıyorum.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler