Bilgi'liler Akademisyen Zeynep Sayın Balıkçıoğlu'na sahip çıkıyor

Bilgi Üniversitesi'nin Cumhurbaşkanına hakaret ettiği gerekçesiyle okulla ilişkisini kestiği akademisyen Zeynep Sayın Balıkçıoğlu'na öğrencilerinden destek geldi.

Bilgi'liler Akademisyen Zeynep Sayın Balıkçıoğlu'na sahip çıkıyor

Ali Halit Diker / Mynet Haber

Bilgi Üniversitesi, ders sırasında bir öğrencisinin aldığı ses kaydında Erdoğan'a hakaret ettiği gerekçesiyle Zeynep Sayın Balıkçıoğlu'nun okulla ilişkisinin kesildiğini duyurdu.

Bilgi Üniversitesi tarafından yayınlanan açıklamada, Zeynep Sayın Balıkçıoğlu'nun 15 Haziran 2016 tarihli dersinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a bazı medya ve yayın organlarında yer alan, cumhurbaşkanına hakaret içeren ifadeler kullanması sonucu üniversiteyle ilişkisinin kesildiği yazıyor.

Sabah'ta yayınlanan iddiadan sonra yayınlanan açıklama kamuoyundan tepki çekmeye başladı.

Bilgi Üniversitesi'nin 16 Haziran'da yayınlanan duyurusunun ardından haber ana akım medya kanallarına da taşındı. Olayın duyurulmasının ardından Zeynep Sayın Balıkçıoğlu'na yapılanın bir haksızlık olduğunu düşünen kişiler Bilgi Üniversitesi'ne tepkilerini bireysel olarak dile getirmeye başladılar.

Şair Akif Kurtulmuş, derste söylediklerini kaydeden öğrenciye muhbir olarak seslendiği bir mektup yazdı.

Osman Karakülah, T24'te yayınlanan blog yazısında 2012-2013 yıllarında dersini aldığı Zeynep Sayın Balıkçıoğlu'nun “dersteki öznel ve kapalı kendi alanında söyledikleri yüzünden Bilgi Üniversitesi'nden” uzaklaştırıldığını belirtiyor ve yazısında Zeynep Sayın Balıkçıoğlu'nun derslerde, öğrencilerle olumlu ilişkisinden ve akademik kimliğinden bahsediyor.

Bireysel tepkilerin yanında Bilgi Üniversiteli akademisyenler 17 Haziran 2016'da, Zeynep Sayın Balıkçıoğlu'nun üniversiteden uzaklaştırılmasını kınayan bir bildiri yayınladı.

“Öğrencilerimize, Mezunlarımıza ve Kamuoyuna,
Dün sabah bir meslektaşımıza ait olduğu iddia edilen ve gizlice alındığı söylenen bir ses kaydına ilişkin haberlerin yayınlanmasını takiben, Bilgi’de yarı zamanlı olarak ders veren Prof. Dr. Zeynep Sayın ile Üniversitemizin ilişiğinin Rektörlük tarafından kesilmiş olduğunu üzülerek öğrendik.
Biz, İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde çalışan bir grup akademisyen, üniversite yönetiminin muhbirlik müessesesini özendiren ve sınıf içindeki akademik ifade özgürlüğünü boğma riskini taşıyan bu tavrını kabul edilemez buluyoruz. Üniversite yönetiminin sorgusuz sualsiz aldığı ve yargısız infaz şeklinde kamuoyuna duyurduğu "ilişkiyi kesme" kararının haksız, hukuksuz ve her şeyden önce Üniversitemizin yıllardır benimsemiş olduğu özgürlükçü akademik ve insani değerlerle çelişen bir nitelik taşıdığı kanaatindeyiz. Alınan bu kararı da, bu kararın alınış ve duyuruluş biçimini de kınıyoruz.
İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin tarihine bir utanç lekesi olarak geçecek bu kararı alanlar ve uygulayanlar bilsin ki bir üniversiteyi üniversite yapan, siyasi baskılara, ticari kaygılara veya kariyer hırslarına yenik düşerek hukuksuz kararlar alan ve uygulayan akademik ünvanlı memurlar değil, ifade özgürlüğüne sahip çıkan ve bu uğurda mücadele vermekten kaçınmayan akademisyenlerdir. İfade özgürlüğünün siyasal saiklerle boğulduğu bir kurum, üniversite adıyla anılmaya layık değildir. Biz, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin özgürlükçü ruhunu ve değerlerini taşıyan bir grup akademisyen, bu kurumun bir üniversite olma iddiasını kaybetmemesi için mücadele etmeye kararlıyız ve üniversite yönetiminin aksine, Zeynep Sayın ile ilişkimizi kesmediğimizi, kesmeyeceğimizi ve onun yanında durmaya devam edeceğimizi öğrencilerimize, mezunlarımıza ve kamuoyuna duyururuz.”

18 Haziran'da Bilgi Üniversiteli öğrenciler de hocalarına sahip çıkacaklarını belirten bir bildiri yayınladı. Öğrencilerin yayınladığı bildiri de Zeynep Sayın Balıkçıoğlu'nun okuldan ilişkisinin kesilmesine neden olan ses kaydının hukuka aykırı bir şekilde elde edildiği belirtiliyor.

HÂLÂ İMKAN VARKEN KAMUOYUNA DUYURULUR
Biz, İstanbul Bilgi Üniversiteliler olarak, Prof. Dr. Zeynep Sayın Balıkçıoğlu’nun, basında çıkan haberlere ve hukuka aykırı olarak elde edilmiş bir ses kaydına istinaden 16.06.2016 tarihinde üniversitemiz ile iş ilişkisinin kesilmesini utanç, üzüntü ve şaşkınlıkla karşılıyoruz.
İfade özgürlüğü, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10. maddesi ve Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 25, 26 ve 27. maddeleri ile güvence altına alınmış olup bu özgürlüğün en geniş koruması akademik çalışmalar bakımından, en dar koruması ise politikacılar ve devlet yetkilileri bakımından söz konusudur.
Üniversite yönetiminin ifade özgürlüğünü hiçe sayıp, hukuka aykırı bir ses kaydına dayalı olarak hocamız ile iş ilişkisini sonlandırmış olması, bünyesindeki akademisyen ve öğrencileri devamlı otosansür uygulamaya mecbur bırakacak ve hatta akademiye karşı başlatılan cadı avına katılmaya özendirecek olan endişe verici bir hadisedir. Henüz olaya ilişkin soruşturma yapılmamış olması ve hukuki sürecin yaptırım uygulandıktan sonra başlatılacağının duyurulması daha da üzücüdür.
İstanbul Bilgi Üniversitesi, kaynağı ve amacı şaibeli gazetelerin kapkara puntolarına teslim olmaktadır. Akademisyenleri uluslararası ifade özgürlüğü ödülü alan üniversitemizin, hak ve özgürlükleri hiçe sayan bu tutumunu kabullenmiyoruz.
Üniversite olmanın özgür ve eleştirel bakış açısı ile ifade özgürlüğünden yana olmayı gerektirdiğini düşünüyor; yuvamız kabul ettiğimiz İstanbul Bilgi Üniversitesi’ni, güç odaklarının uyguladığı baskıların aracı haline gelerek insan haklarını ihlal etmesinden ötürü kınıyoruz. Bu korkakça tutum, akademik ifade özgürlüğü temeline dayanan “üniversite”nin kendi varlık amacını inkar etmesinden başka bir anlam taşımamaktadır.
Üniversitemizin bu baskıcı, sansürcü, akademik özgürlükleri sınırlandıran tutumundan derhal vazgeçmeye ve karanlığa cesurca sırt çeviren lise öğrencileri gibi baskılara karşı dimdik durarak bünyesindeki tüm hoca ve öğrencilere özgür bir akademik ortam sağlamaya, yeniden “bilgi”ye hizmet etmeye davet ediyoruz.
Bizler Bilgi’de “Okul için değil hayat için” öğrendik. Tam da bu sebeple “bilginin”, hukukun ve hocamızın yanında olduğumuzu kamuoyuna saygılarımızla bildiririz.
İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTELİLER
‪#‎BilgiyeOzgurluk‬
‪#‎BilgiZeynepSayininYaninda‬

Öğrencilerin birdiri ile ilgili oluşturdukları hashtag'le paylaşılan birkaç twitter iletisi şu şekilde:

Prof. Christoph K. Neumann Bilgi Üniveristesi yönetimine yazdığı mektupta üniversitenin tavrının akademik özgürlük ve hürriyetin varlığıyla bağdaşmadığını belirtiyor ve üniversite ile ilişkisinin kesilmesini talep ediyor.

Barış Akademisyenleri de Balıkçıoğlu'na desteğini twitter üzerinden duyurdu.


YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 9 yorum
BİR ÜLKENİN CUMHURBAŞKINA ALENEN HAKARET EDECEKSİN ONDAN SONRA İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ DİYEREK BUNU SÖZÜM ONA ANLI ŞANLI ÜNİVERSİTE ÖĞRETİM ÜYELERİ OLARAK KORUYACAKSINIZ İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ İLE HAKARETİ BİLE AYIRT EDEMEYEN AKADEMİSYENLERİN OLDUĞU BİR ÜLKEDEDE EĞİTİMİN DURUMUNU SİZ DÜŞÜNÜN
Ses kaydı delil olmaz diyen bilalin babasına hatırlatmak gerek, Bir öğretim üyesini ses kaydından dolayı görevden alabiliyorsak, bilalin babasınında bulunduğu maakamı derhal terketmsi gerek,
Hoca ses kaydında neler demiş bilemiyorum ama Recep İvedik'in Karate hocasına küfür ettiği sahne aklıma geldi. Hani başı sıkışınca ifade özgürlüğü diyen insanlar hakarete maruz kalsalar sükunetlerini o karate hocaı kadar koruyabilirler miydi acaba? Hiç sanmam. Muhafazakar olmayan kesim, muhafazakar kesime istediği gibi hakaret edebileceği düşüncesinden hemen kurtulmalı.
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler