Bakü'de "Kafkasların Geleceği İçin Stratejik Düşünce Çalıştayı"

Eski Milletvekili Vahit Erdem: - "Kafkasya bölgesindeki ülkelerin kendilerine büyük rol düşüyor. Hepsinin samimi olması ve çatışmaların kendileri için zararlı olduğunun farkına varmaları lazım. Çünkü halkların huzuru barışın tesisiyle olur" - AMİA Tarih Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Yakup Mahmudov: - "Rusya ve Türkiye iş birliğini güçlendirmeli, Kafkasya bölgesinin sorunlarına diğer uzak ülkelerin karışmasına müsaade edilmemelidir. Bölgenin meseleleri bölgede çözülmelidir"

BAKÜ (AA) - Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de düzenlenen "Kafkasların Geleceği İçin Stratejik Düşünce Çalıştayı"nda, Kafkasya bölgesinin başlıca problemlerinin bölgenin terör merkezi gibi lanse edilmesi, bölgecilik, sınır problemleri, çatışmalar ve eğitim sorunu olduğu gösterildi.

Stratejik Düșünce Enstitüsü (SDE), Türk Tarih Kurumu (TTK) iș birliği ve Azerbaycan Milli İlimler Akademisi (AMİA) Tarih Enstitüsünün desteğiyle düzenlenen çalıştayda başta Türkiye ve Azerbaycan olmak üzere 8 ülkeden akademisyen, siyasetçi, diplomat, asker, gazeteci ve uzmanlar Kafkasya'nın sorunlarıyla ilgili görüşlerini paylaştı.

Rusya Federasyonu Çeçenistan Özerk Cumhuriyeti Ulusal Politika, Dış ilişkiler, Basın ve Enformasyon Bakanı Cambulat Umarov, terör sorununa dikkat çekerek, örgütlerden birine "İslam devleti" denilmesinin doğru olmadığını söyledi.

Bahsedilen terör örgütünün "İslam devleti" değil, "iblis devleti" olduğunu vurgulayan Umarov, hem terör ve hem de diğer sorunların eğitim yoluyla çözülebileceğini belirtti.

Eski milletvekili Vahit Erdem ise Sovyetlerin dağılmasının ardından 2. Dünya Savaşı sonrasında kurulan iki kutuplu sistemin yıkıldığını, dünya güvenlik sisteminin çöktüğünü, yerine yeni bir sistemin kurulamadığını söyledi.

Etnik, dini ve mezhepçi farklılıkların teşvik edildiğini dile getiren Erdem, "Bu teşvikten en büyük zararı Ortadoğu ve Kafkaslar gördü. Bazı devletler dünya hukuk sistemini ihlal etmeye başladı. Ülkelerin egemenliğine, sınırlarına ve iç işlerine karışmamak gibi temel prensipler ihlal edildi. Şimdi Kafkasya bölgesindeki ülkelerin kendilerine büyük rol düşüyor. Hepsinin samimi olması ve çatışmaların kendileri için zararlı olduğunun farkına varmaları lazım. Çünkü halkların huzuru barışın tesisiyle olur. Kafkasya'daki sorunların barış ve uyum içerisinde çözülmesi lazım. Bölge ülkeleri dışarının tesiri altında kalırsa bu çözümler imkansız hale gelir." değerlendirmesinde bulundu.

Eğitim sorununa da dikkat çeken Erdem, "Halkı Müslüman olan ülkeler eğitim problemini henüz çözmüş değil. Düşünen, akılcı, İslam'ın ahlak sistemiyle bağdaşan ama aynı zamanda sorgulayan, farkındalığı yüksek bir gençlik yetiştirmemiz lazım." dedi.

- "Rusya ve Türkiye iş birliğini güçlendirmeli"

AMİA Tarih Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Yakup Mahmudov ise Kafkasya bölgesinde barışın sağlanması için Rusya ve Türkiye'nin yakınlaşmasının önemli şart olduğunu vurguladı.

Mahmudov, "Rusya ve Türkiye iş birliğini güçlendirmeli, Kafkasya bölgesinin sorunlarına diğer uzak ülkelerin karışmasına müsaade edilmemelidir. Bölgenin meseleleri bölgede çözülmelidir." diye konuştu.

Gazeteci Abdurrahman Dilipak da dünyada bir adalet sorunu olduğuna dikkati çekerek bu sorunun farklı kesimlerin birbirleriyle barış içerisinde yaşama sorunuyla ilgili olduğunu söyledi.

Dünyada barış sorunu olduğunu da belirten Dilipak, "Barış yoksa bu dünyada hiçkimseye rahat yok. Adalet yoksa barış olmayacak. Adalet ve barış yoksa hiçbir özgürlüğün güvencesi olmayacaktır. Tarih bizim için kavga sebebi olmamalı. Tanıkları ve sanıkları kaybolmuş kavgaları yeniden sürdürmenin manası yok." görüşünü paylaştı.