HABER

Hollandalı seçmenler aşırı sağcı lider Wilders'in 'Müslümanlara daha iyi davranmasını' istiyor

Hollanda'da 15-17 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek milletvekili genel seçiminin favorilerinden biri olan aşırı sağcı Özgürlük Partisi'nin (PVV) seçmenleri, Genel Başkan Geert Wilders'in, Müslümanlarla ilgili sert üslubunu yumuşatmasını istiyor.

Hollandalı seçmenler aşırı sağcı lider Wilders'in 'Müslümanlara daha iyi davranmasını' istiyor

Hollanda'da 15-17 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek milletvekili genel seçiminin favorilerinden biri olan aşırı sağcı Özgürlük Partisi'nin (PVV) seçmenleri, Genel Başkan Geert Wilders'in, Müslümanlarla ilgili sert üslubunu yumuşatmasını istiyor.

Ancak kamuoyu yoklamalarına göre partisi ikinci sırada bulunan Wilders, İslam ve Hollanda'daki Müslümanlar konusundaki sert söylemini sürdürüyor. Hollandalı hukukçulara göre bu, üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir anayasa ihlali.

Koronavirüs salgını önlemleri nedeniyle Hollanda'da oy verme işlemi 3 güne bölündü. Pazartesi, Salı ve Çarşamba günü yapılacak oy verme işlemi öncesi, anketlere göre en büyük ikinci parti, aşırı sağcı PVV.

Hollanda'da "İslamlaşmayı durdurma ve camileri kapatmayı" vadeden Wilders'in partisinin, 21-24 arası milletvekilliği kazanması ve 150 sandalyeli mecliste ana muhalefet rolünü üstlenmesi bekleniyor.

Ancak PVV seçmeninin bir bölümü, İslam ve Müslümanlar konusunda partinin tek üyesi ve lideri Wilders ile aynı fikirde değil. Aşırı sağcı her 3 seçmenden biri, Wilders'in Müslümanlar konusunda biraz daha yumuşak davranmasını istiyor.

Hollanda Televizyonu'nda yayınlanan (NOS) Nieuwsuur (Haber Saati) programının Ipsos'a yaptırdığı araştırmaya göre, PVV seçmeninin yarısı Wilders'in İslam ve Müslümanlar konusundaki görüşünü destekliyor. Yüzde 19'u ise bu konuda tarafsız.

Hollanda'daki tüm seçmenlerin yüzde 60'ı da, aşırı sağcı liderin Müslümanlar hakkında daha hoşgörülü konuşmasını istiyor. Toplam seçmenin sadece yüzde 17'si, bu konuda Wilders'i haklı buluyor.

'İslamlaşmayı durdurma'

Aşırı sağcı seçmenin önceliği İslam değil. Wilders destekçileri, sağlık hizmetlerinin daha ulaşılabilir olması ile göç ve ilticanın önlenmesini daha önemli görüyor.

Ancak Wilders, seçmenin aksine, bu seçimde de, politikalarını "İslamlaşmayı durdurma" üzerine kurdu. Seçim programına göre Wilders, iktidara gelmesi durumunda Hollanda'daki camileri ve İslam okullarını kapatacak. Çifte uyruklu kişilerin Hollanda'da seçme ve seçilme hakkını yasaklayacak. "Göç ve İslamiyet'ten Kurtulma Bakanlığı" kuracak.

Hollandalı hukukçuların deyimiyle, Wilders, ülkedeki Müslümanları "ikinci sınıf vatandaş" konumuna düşürecek. Müslümanların evlerinde ibadet edebileceklerini savunan aşırı sağcı lider, İslam'ı kamusal alandan tamamen çıkaracağını söylüyor.

Wilders'e göre bu bir varoluşsal sorun. Aşırı sağcı lider, "Özgür bir Hollanda'nın hayatta kalması, İslam'ı ne ölçüde geri püskürtmeyi başardığımıza bağlıdır" diyor.

Wilders, İslam'ın bir din değil, "tehlikeli, totaliter bir ideoloji" olduğunu savunuyor. Bu nedenle camileri kapatmanın anayasaya aykırı olmadığını öne sürüyor.

Hollandalı profesör: 'Wilders'in vaatleri anayasaya aykırı'

Ancak hem siyasi rakipleri hem de Hollandalı hukukçulara göre bu tamamen saçma bir fikir. Amsterdam Üniversitesi'nden anayasa hukuku uzmanı Prof. Dr. Leonard Besselink, Hollanda medyasına İslam'ın, Yahudilik ve Hıristiyanlık gibi, kutsal kitaba sahip en büyük dinlerden biri olduğunu vurguluyor.

Hollandalı profesör, Wilders'in vaadlerinin, ancak anayasa maddelerinin ortadan kaldırılması; Hollanda'nın, Avrupa insan hakları anlaşmalarını ve Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Sözleşmesi'ni feshetmesi durumunda uygulanabileceğini söylüyor. Yani, bu planın uygulanmasının olanaksız olduğuna işaret ediyor.

Leiden Üniversitesi'nden Prof. Dr. Bastiaan Rijpkema da, aşırı sağcı liderin vaatlerini, "safsata" olarak değerlendiriyor. İslam'ın dini yönünü inkar etmenin yanlışlığına vurgu yapan Rijpkema, "Artık belirli temel haklarla korunmayı hak etmeyen yurttaşlar topluluğu olduğu" fikrine hazırlanan Hollandalı seçmenlerin varlığını "endişe verici" olarak görüyor.

Hollandalı profesör, Wilders'in İslam ve Müslümanlarla ilgili seçim vaatlerinin, "ayrımcı ve anayasaya aykırı öneriler" olduğunun altını çiziyor. Rijpkema, seçim öncesi liderler oturumlarında asıl bu sistematik ayrımcılık konusunun tartışılması gerektiğini söylüyor.

Leiden Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden İslam ve Batı uzmanı Prof. Dr. Maurits Berger de, nu.nl adlı haber portalına, Wilders'in İslam ile Müslümanlar arasında keskin bir ayrım yaptığını söyledi.

Berger'e göre, Hollanda'da İslam'a hakarete izin veriliyor ancak Müslümanlara hakaret yasak. Wilders'in, "Hollanda'da daha az Faslı" söylemine karşı açılan davada mahkeme bu kararı vermişti.

Bu nedenle aşırı sağcı lider, İslam'ı hedef alıyor. Bu konuda Wilders'in çok iyi bir hukuki tavsiye aldığını düşünen Hollandalı profesör, şunları söylüyor:

"Ancak Müslümanlar ile İslam'ı birbirinden ayırmak zor. Müslümanlar olmadan İslam olmaz. Wilders, İslam'a hakarette oldukça tutarlı ve bu da Müslümanları etkiliyor. Ancak kanun tarafından özenle korunuyor."

Başta Başbakan Mark Rutte olmak üzere, Hollanda Temsilcileri Meclisi'ndeki siyasi parti liderlerinin tamamına yakını, seçimlerden sona Wilders ile olası bir koalisyon hükümetinde yer almayacaklarını açıkladı.

Geri Dön