KADIN

İşte en çok tercih edilen erkek isimleri

İşte en çok tercih edilen erkek isimleri

Ebeveynlerin çocuklarına koyabileceği en güzel erkek isimlerini derledik. Anne ve babaların erkek bebekleri için tercih edebileceği en popüler erkek isimleri haberimizde...

Bebeğinize isim bulmakta kararsızlık çekiyorsanız haberimiz size yardımcı olacak. En popüler erkek isimlerinin yer aldığı haberimizde. Ayrıca geçen yıl çokça tercih edilen erkek isimleri ve nüfusa kayıtlı olan en çok kullanılan erkek isimleri de aşağıda yer alıyor. İşte ebeveynlerin çocukları için tercih edebileceği en güzel erkek isimleri...

EN ÇOK KULLANILAN ERKEK İSİMLERİ

Nüfus kütüklerine kayıtlı olan en çok kullanılan erkek isimlerinde ilk sırada Mehmet var. Onu, Mustafa, Ahmet, Ali, Hüseyin, Hasan, İbrahim, İsmail, Osman, Yusuf, Murat, Ömer, Ramazan, Halil, Süleyman, Abdullah, Mahmut, Recep, Salih, Fatih, Kadir, Emre, Mehmet Ali, Hakan, Adem takip ediyor.

GEÇEN YIL EN ÇOK TERCİH EDİLEN ERKEK İSİMLERİ

2014 yılında erkek bebeklerine verilen isimler söyle; Yusuf, Berat, Mustafa, Ahmet, Emir, Ömer, Mehmet, Muhammed, Emirhan, Eymen.

ÜNLÜLERİN ÇOCUKLARINA TERCİH ETTİKLERİ ERKEK İSİMLERİ

Çağla Şikel ve Emre Altuğ, çocuklarına Uzay Tuncer ve Hüseyin Kuzey isimlerini verdi. Simge Tertemiz ise oğlu için Nail ismini tercih etti. Rafet El Roman'ın Edvan adında bir oğlu var. Emre-Tuğba Belözoğlu çifti, oğullarına Ömer Akif ismini verdi. Ünlü sunucu Esra Erol-Ali Özbir çifti, oğullarına İdris Ali ismini verdi. Tarık Akan'ın Özgür, Özlem ve Barış adında 3 çocuğu bulunuyor. Nükhet Duru'nun oğlunun ismi ise Cem. Hüsnü Şenlendirici, çocuğuna Ergün ismini verdi. Burak Hakkı ve Sema Şimşek'in oğullarının adı Rüzgar. Eski manken Yüksel Ak ise oğlu için Can Ares ismini tercih etti. Bergüzar Korel ve Halit Ergenç'in oğullarının adı Ali. Özge Özberk'in oğlunun adı ise Leo.

-A-
Abidin: Dua eden / Duacı, Acar: Becerikli, yetenekli, Acaralp: Cesur, yiğit kişi, Acarsoy: Yiğit, güçlü soy, Acun: uzay içindeki gök varlıklarının tümü, evren, Adem: Allah'ın yarattığı ilk insan, Adil: Adaletli, hakça davranan, Adnan: İki gökyüzü, iki cennet, Agah: Bilgili, bilen, haberli, uyanık, Aktuğ: Değerli, önemli, Ali: Yüce, üstün, Alican: Yüce insan, Alp: Yiğit, Arat: Yürekli, cesur, Arda: Asa anlamını taşır.
-B-
Baha: Değer, güzellik, Bahadır: Yiğit, kahraman, Bahri: Denizle ilgili, denizci, denizin gücü, sonsuzluğu, Balaban: Bir tür yırtıcı kuş. İri cins birtür Doğan (kuş), Barbaros: "Barba Rosse" Kırmızı sakal. Asıl adı Hızır olan büyük Türk amiraline Avrupalıların taktığı ad, Barış: Savaştan ya da dargınlıktan sonra, iki yanın uzlaşması, anlaşması, Barlas: Savaşçı yiğit, Baran: Yüksek, iri, Barın: Güç, kuvvet, Bartu: En eski Türk hanlarından birinin adı, Batu: Güçlü, Birkan: Soylu, Boğaç: Dede Korkut hikayelerindeki bir kahraman, Bora: Şiddetli fırtına, Buğra: Erkek deve, Bülent: Yüksek, ulu
-C-
Cahit: Çok çalışan, Can: İnsanın kendi varlığı, yaşam, birey kişi, ruh, güç kuvvet, Candemir: Canı demir gibi sağlam, demir gibi kimse, demir canlı, Caner: Yürekten sevilecek kimse, Cankut: Kutlu kimse, uğurlu can, Canol: "Yaşamım ol, canım ol, bana can ol", Canpolat: Canı polat gibi sağlam, canlı, çelik gibi kimse, Cansın: Çok cana yakınsın, Cantekin: Biricik can, can şehzade, Cengiz: Yılmaz, dönmez, yumuşamaz kimse, güçlü kimse, asıl adı Timuçin olan Ve Büyük Moğol İmparatorluğu'nun kurucusu Türk hanı, Cengiz Han, Ceyhun: Orta Asya'da bir ırmak, Coşkun: Coşmuş olan, kabına sığmayan, Cem: Hükümdar, Cemil: Güzel erkek, iyilikle anma, Cihan: Dünya
-Ç-
Çağan: Mutlu gün, bayram, Çağatay: Cengiz Han'ın oğlu, Çağdan: Çağın içinden, Çağdaş: Aynı zamanda yaşayan, çağımıza uygun, çağımıza yaraşır, Çağlar: Çağıl çağıl akar, çağıldar, çağlayarak akar, Çağlayan: Bir akarsuyun yükseklerden köpürerek düştüğü yer, çavlan, Çakır: Doğan ya da atmacaya benzeyen bir avcı kuş, ela gözlü kimse, Çelebi: Bey, ağa, görgülü ve ince kimse, Çelik: Su verilip sertleştirilen demir, polat, Çınar: Uzun yıllar yaşayan geniş yapraklı ağaç demektir.
-D-
Dağhan: Oğuz Han'ın oğlu, eski Türk inanışına göre doğa tanrılarından, Dağtekin: Yalnız, ıssız dağ, Deha: Dahi, zekaca çok üstün olan, Demirel: Güçlü el, Demirkan: Sağlam ve güçlü kan, Demirol: Demir gibi güçlü ol, Deran: Güzellik, Dinçer: Güçlü, yiğit kişi, Doğan: Yırtıcı bir kuş, Doğuş: Hayata geliş, Doruk: Zirve anlamını taşır.
-E-
Ecevit: Açıkgöz, afacan, ele avuca sığmaz, çok yaramaz, Edip: Edepli terbiyeli / Edebiyatla ilgilenenkişi, Edis: değerli, ulu yüce, yüksek, Ediz: Değerli yüksek, Efdal: En değerli en yüksek, Efe: Ege yiğidi, Efehan: Yiğitlerin başı, Ege: Ulu, büyük, Türkiye ile Yunanistan arasındaki denizin adı, Egemen: Bir yere hakim olan, Ekber: Kebir kelimesinden, En büyük, Ekrem: Pek cömert, iyiliksever, Emin: Güvenilen, inanılan kimse, Emir: Reis, aşiret başı, emreden, Emrah: Saz çalıp oynayan, Emre: Aşık, dost, beylerbeyi, büyük erkek kardeş, Ender: Seçkin, eşi benzeri az bulunan, Enes: Peygamberin komutanı, Enez: Secereli Arap atı, Eray: Yiğit kişi, Erdinç: Sağlam, güçlü esen, Evren: Kainat
-F-
Fahir: Övünülecek kadar, övünen, gösterişli ve değerli, Fahrettin / Fahri: Karşılıksız kabul edilen görev, iş, Faik: Başkalarından daha ileri, üstün, Faruk: Bir işi sonuca ulaştıran, Fazıl: Erdemli, manevi değerce üstün, Fehmi / Fehim: Anlayışlı, çabuk kavrayan, Ferdi: Bireysel, tek başına, Ferhat: Rahatlık, Feridun: Tek başına, eşsiz, Ferit (d): Eşsiz benzersiz, Ferruh: Kutlu, uğurlu, aydınlık yüzlü, Fethi: Fethiye ilişkin, Fevzi: Kurtuluş ve zafere ilişkin. Selamet, Feyyaz: Bereketli, gür, verimli. Eli açık, Feyzi: Verimlilik, bolluk, Fırat: Bir nehir adı. Türkiye'den geçip Basra'ya dökülür, Fikri: Düşünce ile ilgili / fikir sahibi, Fuat: Yürek, kalp, gönül
-G-
Galip: Yenen, üstün gelen, Gani: Zengin, cömert, bol çok, elindekiyle yetinen, Gazi: Savaşta yara alan, Gediz: Su birikintisi, gölcük, Ege Bölgesi'nde bir akarsu; adını bu akarsudan alan bir ilçe, Gencer: Delikanlı, genç yiğit, Gençay: Yeni doğan Ay, ilk ay, Giray: Uygun, eskiden Kırım hanlarına verilen unvan, Gökalp: Gök gözlü yiğit, Gökay: Gök ve Ay gibi güzel olan, Gökbay: Gök yüzlü ve zengin kimse, Gökçe: Gökrengi, göğce, Gökhan: Göklerin hükümdarı, Güralp: Yiğit
-H-
Hakan: Eski Türk imparatoru, büyük han, hanlar hanı, Haldun: Kalp, yürek, Halil: İçten, dost çok yakın arkadaş, Halim: Yumuşak huylu, sakin yaradılışlı, Halit: Süregelen, sürekli, geç yaşlanan, Haluk: Herkesle iyi geçinen iyi ahlaklı, Hamit: Şükredici, hamdedici, Hamza: Aslan, Harun: Huysuz at / Postacı / İnatçı, Hasan: Güzellik, iyi davranma, iyilik, Hayati: Yaşamsal, yaşamla ilgili önemli olan, Haydar: Aslan / Çok cesur, Hayrettin: Hayır eden, hayır sahibi, Hayri: Hayırla, iyilikle ilgili, Hazar: Barış / Bir yerde oturma hali, Hıfzı: Saklamak, korumak, hafızaya almak, Hıncal: Öc al, intikam al anlamında, Hüseyin: Güzellik, iyilik
-I-İ-
Ilgaz: Batı Karadeniz Bölgesi'nin en yüksek dağlar topluluğu, İbrahim: İbranice'de hakların babası, İdris: Beyaz renkli çiçek açan bir ağaç cinsi, İhsan: Bağışlamak, yardım etmek, iyilik etmek, İldeniz: ülkenin, yurdun denizi, İlhami: İçine doğmakla ilgili, İlhan: Bir ülkenin egemen hanı, İlkay: Ay'ın ilk günlerindeki durumu, hilal, İlker: Birinci yiğit, ilk yiğit, ilk erkek, İlyas: Mersin ağacı
-K-
Kaan / Kağan: Hükümdar, hanların hanı, Kadir: Değer, onur, incelik, Kadri: İtibar, değerle ilgili, Kahraman: Savaşta yiğitlik gösteren, cesur, Kamer: Ay ışığı, Kamil: Tam, eksiksiz, olgun, Kandemir: Sağlam kan, kanı sağlam olan kimse, sağlam demir, Kasım: Bölen, kısımlara ayıran, Kaya: büyük ve sert taş kütlesi, pek sert, Kayahan: Kaya gibi sert hakan, Kazım: Kızgınlığını, öfkesini belli etmeyen, Kemal: Bilgi ve erdem bakımından olgunluk, Kerem: Soyluluk, eli açıklık, Kerim: Kerem sahibi, cömert
-L-
Latif: Allah'ın kulu, Levent: Eski deniz eri, Lütfi: Cennette ölümsüzlüğe kavuşan
-M-
Macit: Şan ve şeref sahibi, Mahir: Usta, elinden her iş gelen, Mahmut: Övgüye değer, Mahzun: Hüzünlü, duygulu, üzgün, Malik: Sahip, efendi, Malkoç: ünlü bir akıncı soy olan Malkoçoğulları'nın atası Malkoç Mustafa Bey'in adından, Mazhar: Bir şeyin göründüğü, ortaya çıktığı yer, Mecnun: Deli, aklı başında olmayan, Mehmet: Aslı Arapçada Muhammed, çok övülmüş anlamında, Melih: Güzel, şirin, Melik: Hükümdar, han, Memduh: Övülmüş, övülmeye değer, Menderes: Ege bölgesinde bir ırmak adı, Mert: Sözünün eri, sözünde duran, Mesut: Mutlu, sevinçli, neşeli, Mete: Büyük Hun imparatoru, Metin: Sağlam, dayanıklı, Murat: İstek, arzu
-N-
Naci: Kurtulmuş, selamete kavuşmuş, Nail: Ele geçiren, muradına eren, Naim: Uyuyan, uykuda olan, Namık: Yazar, yazan kişi, Nazım: Düzenleyen, tanzim eden, Nazmi: Vezinli, kafiyeli sözle ilgili, Necat: Kurtuluş, selamet, Necati: Kurtuluşa ermek, Necdet: Güçlü ve korkusuz, Necip: Soyu temiz, cömert, Necmi: Yıldızlarla ilgili, yıldızlara ait, Nedim: Yakın dost, samimi arkadaş, Nejat: Soy, asıl, hesap, Neşet: Yetişme, meydana gelme, Nevzat: Yeni doğmuş çocuk, Nezih: Temiz, pak, seçkin, Nihat: Tabiat, huy, Niyazi: Yalvarma, yakarma, Nizam: Sıra, dizi, düzen, kural, Nizami: Kurallara uygun, düzenle ilgili, Nuri: Işıktan gelen, ışıklı
-O-
Oben: Erkek deve, o benim, Ogün: Belirli gün, bilinen, beklenen gün, Oğulcan: Can oğul, Oğuz: Doğru ve iyi adam, sağlam, güçlü, Okan: Akıllı, anlayışlı, öğrenen, Okay: Beğenme, takdir etme, Oktay: Çok hiddetli, kızgın, Okyar: oku parçala, Olcay: Rastlantıları düzenlediği, böylece de insanlara iyi ya da kötü durumlar hazırladığı sanılan şey, şans, talih, Olcayto: Bahtı açık, talihli, Olcaytuğ: Hulagu'nun torunlarından Argun'un oğlu, İlhanlı hükümdarı, Ozan: Şair, halk şairi
-Ö-
Öcal: Öc almaktan, intikal alan, Öğüt: Birine, yapması ya da yapmaması gereken şeyler üzerine söylenen söz, Ökmen: Akıllı, zeki, Ömer: Dirlik, canlılık yaşam gücü, Önal: Daima önde olmak, Önay: Ay'ın ilk günlerindeki hali, hilal, Önder: Lider, yönetici, şef, Öner: Önde gelen yiğit, önde giden erkek, Övünç: Bir niteliği nedeniyle övünme işi, sevinme, sevinç, kıvanç, Özalp: Özü yiğit, Özgür: Hür
-P-
Pars: Etoburlardan, sıcak ülkelerde yaşayan, derisi benekli, yırtıcı bir hayvan, Paşa: Bir askeri unvan, ağabey, erkek kardeş, Peker: Güçlü erkek, Polat: Sertleştirilmiş, su verilmiş demir, Poyraz: Kuzeydoğu yönünden esen rüzgar
-R-
Rafet: Merhamet etme, esirgeme, Ragıp: İçtenlikle isteyen, özleyen, Rahman: Acıması bol olan, Raif: Acıyan, esirgeyen, Rakım: Yazan, çizen, yükselti, Ramazan: Doğruluk gösteren-Adaletli davranan, Rami: Atıcı, mermi atan, Ramiz: Akıllı, zeki. İşaretlerle gösteren, Rasim: Çok övülmüş, methedilmiş, Rasin: Beyaz ay, dolunay, Raşit: Doğru yola giden, Rauf: Çok acıyan, esirgeyen, Recai: Güçlüklerden yılmayan, hızlı, Recep: Beyaz taç, gelin tacı, Refik: Arkadaş, yoldaş, eş, koca, Reha: Candan, cana yakın, Remzi: İşaret ve gizliliğe ait, Renan: İnleyen, çınlayan, Reşat: Aklın gerektirdiğini yapan, Rıdvan: Cennetin kapıcısı olan melek, Rıfat: Yücelik, büyük aşama, Rıfkı: Yumuşaklıkla, sükunetle ilgili, Rıza: Hoşnutluk, memnunluk, Rüzgar: Yel, esinti
-S-
Sabri: Sabırla ilgili, sabırlı, Sadi: Baht açıklığı, Safa: Saflık, berraklık, gönül rahatlığı, Samet: Sonsuz, ebedi, Sancar: Eski Türk adlarından, kısa kama, Savaş: Barışın olmadığı çatışma ortamı, Sedat: Doğruluk, haklılık, Semih: Bol, cömert gönüllü, Sercan: Canların özü, canın başı, Serdar: Komutan, önde giden asker, Serhat: Sınır boyu, Serkan: Baş han, Soner: Sonuncu yiğit, Suat: Mutlu, mutlulukla ilgili, Sarp: Çetin, dik, ulaşılması güç
-Ş-
Şadi: Sevinç, neşe, mutluluk, Şafak: Güneş doğmadan az önce ufukta görünen ağartı, Şahan: Şahin, Şahin: Bir tür yırtıcı kuş, Şansal: Adını, şanını her yana duyur, şan ver, Şefik: Şefkatli, Şemsi: Güneşe ait, güneşle ilgili, Şener: Neşeli yiğit, şen yiğit, şen erkek, Şengül: Neşeli ve gül gibi kimse, Şenol: Her zaman neşeli ol, Şeref: Onur. Manen yüksek ve erdemli olmak, Şerif: Kutsal, mübarek
-T-
Tahsin: Beğenip, alkışlanan, kale gibi sağlam, Talat: Yüz, surat, çehre, Talip: İstekli, isteyen, talep eden, Talu: İyi, güzel, seçilmiş, seçkin, Tamer: Bütünüyle yiğit, tam yiğit, Tandoğan: Şafak vakti doğmuş olan, Taner: Aydınlık erkek, Tanju: Çince imparator, tanrı, Tarık: Sabah yıldızı, Tarkan: Ayrıcalıklı, saygın, Tayfun: Şiddetli rüzgar, Teoman: Duman, Timuçin: Sağlam, demir gibi, Tufan: Çok ağır yağmur, Tuğrul: Yırtıcı bir kuş, Tümer: Her şeyi ile yiğit kişi
-U-
Ufuk: Yerle göğün birleşmiş gibi göründüğü sınır, Uğur: Halkın kimi olgularda gördüğü iyilik müjdesi, Uğurcan: Uğur getiren, uğurlu kimse, Uğurtan: Uğur getiren şafak vakti, Ulaş: Amacına, hedefine erişme, Ulu: çok büyük erdemleri olan, yüce; erişilmez derecede yüksek ve büyü, Uluç: Büyük Türk Denizcisinin adı (Uluç Ali Paşa), Umut: Ümit edilen, beklenen şey, Uras: Saadet, mutluluk
-Ü-
Ümit: Umulan, beklenen şey, Ünal: Ad sahibi ol, ünlen, tanın, Ünalan: Ad sahibi olan, ünlenmiş kişi, ünü olan kimse, iyi ad sahibi, Ünalp: Ünlü yiğit, Üner: Ünlü yiğit, Ünol: Şan ol, ünlü ol, Ünsal: Her yana adını duyur, Ünver: Her yana adını duyur, çok tanınmış biri ol, ünlen
-V-
Vahdet: Bir ve tek olma, Vahit: Tek, bir, Vargın: Giden, varan, Varol: Var olmakla ilgili / yüceltme ünlemi, Vecihi: Soylu, asil, Vedat: Dostluk, sevme, sevgi, Vefa: Sözde durma, Vehbi: Tanrı vergisi, Veli: Sahip, eren, ermiş, Volkan: Yanardağ, Vural: Vurarak al, vurup al
-Y-
Yağız: Yiğit, esmer, Yağmur: Havadaki su buharının yükseklerde soğuyarak yoğunlaşması sonucu yere düşen su, Yalçın: Sarp, dik, Yalın: Sade, gösterişsiz, Yalvaç: Tanrı'nın habercisi, Tanrı elçisi, Yaman: Güç etki ve beceriklilik sahibi, Yamaner: İşbilir yiğit, becerikli yiğit, Yankı: Sesin bir yere çarparak dönmesiyle duyulan ikinci ses, Yaşar: Doğan çocuğun ölmemesi için konulan adlardan, Yavuz: Çok sert, yaman, yürekli, korkusuz, Yener: Oyun, yarış, savaş gibi şeylerde karşısındakine üstün gelir, Yetkin: Olgunlaşmış, kemale ermiş, Yıldıray: Ayla ilgili / yıldır yıldır parlamak ay gibi, Yıldırım: Buluttan buluta ya da yere elektrik boşalması, Yılmaz: Hiçbir şeyden korkup çekinmez, Yiğit: Güçlü ve yürekli; delikanlı, genç, genç adam, Yunus: Bir takım yıldızının adı / Denizde yaşayan bir memeli türü, Yurdakul: Yurda hizmet eden, yurda kul olan kimse, Yusuf: Eklenecek, ilave edilecek, Yücel: yüce bir duruma gel, yüceleş, büyüdükçe büyü, yükseldikçe yüksel, büyük ol, ulu ol, Yüksel: Manevi anlamda yüce ol anlamında
-Z-
Zafer: Savaş ve uğraşla elde edilen başarı, sonuç, Zeki: Akıllı olan, Zihni: Zihnin gücüyle, kavrayışla ilgili, Zikri: Zikirle, ayinle, ilgili, zikreden, Ziya: Aydınlık, ışık