Normalleşme sürecinde psikolojimiz nasıl etkilenir? Bu dönemde neler yaşıyoruz?

Küresel salgın sonrası, 'yeni normal' olarak adlandırılan sürece girildi. Peki, yeni dönemle birlikte psikolojik olarak ne gibi değişikler yaşayabiliriz? Uzm. Klinik Psikolog, Aile ve ilişki Terapisti, EMDR Uzmanı Pelin Özaydın yeni normal hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Normalleşme sürecinde psikolojimiz nasıl etkilenir? Bu dönemde neler yaşıyoruz?

Hiç ummadığımız bir anda önce Uzakdoğu’da başlayıp sonra da ülkemize kadar gelen bir hastalıkla karşı karşıya kaldık. Bütün dünyayı etkisi altına alan, yakalandığımızda iyileşip iyileşmeyeceğimizin muamma olduğu, özellikleri, tam olarak nasıl ve ne şartlarda bulaştığı sürekli değişik yorumlarla açık, yeni bir hastalık.

Sonrasında yaşlılarımız sürekli, bizler de belirli sürelerde uzun bir süre evde kalmak zorunda kaldık, çünkü bu hastalığın şakası yoktu. Evde kalma sürecinde hepimiz çok sıkıldık. Bu dönemde, biz uzmanlar, yaptığımız canlı yayınlar ve önerilerle evde kalma sürecini biraz daha kolaylaştırmaya çalıştık. Birçok kişi kendine yeni ve değişik uğraşlar bulmaya çalıştı. Bu süreç, aramızdan, harika aşçılar, müzisyenler, sosyal medyacılar, reklamcılar, canlı yayın uzmanları, spor dehaları, ressamlar ve birçok yetenek çıkardı.

Evde kaldığımız dönemde belki de yoğun çalışma hayatında yapmaya vakit bulamadığımız, normalde bize yük gelen ama yapılması gereken bir çok şeyi yapabildik, online spor yapmayı, terapi almayı, alışveriş yapmayı, belki 15 kişi birden görüntülü sohbeti, dışarda yaptığımız bir çok şeyin evden de keyifle yapılabileceğini öğrendik.

Şu anda ise, yavaş yavaş normalleşme sürecine giriyoruz. Tabi ki hala çok dikkatli olmak, hem kendimizi hem büyüklerimizi korumak zorundayız, hastalık bitmiş değil. Ayrıca bu kadar süre evde kalmak ve kendimize evde yepyeni bir hayat kurmaya çalışmak bizi birçok alışkanlığımızı değiştirmek zorunda bıraktı ve şimdi tekrar bu alışkanlıkları değiştirmek durumunda kalma düşüncesi birçok kişide gerilime sebep oluyor. Şimdi bu durumu biraz Ruh Sağlığımız açısından değerlendirelim;

KAYGI BOZUKLUĞU YAŞAYANLAR DİKKAT!

Kaygı bozukluğu grubu hastalıkları yaşayanlarda bu süre,ç daha sancılı geçecektir. Öncelikle evde kendilerini daha güvenli hisseden kaygılı kişiler, dışarı çıkmak istemeyecek, çıktıklarında anksiyete yaşayacak, bu da kaygılı duygu durumlarını tetikleyecektir.

Panik Bozukluk hastalarında, dışarı çıkma korkusu, çıkamama, çıktıklarında ise aşırı kaygı, beden duyumları, atakların artması gibi semptomlar görebiliriz. Evde kaldığı süreçte bile obsesyonları çok artmış olan OKB Hastaları ise, dışarı çıktıklarında özellikle temizlik obsesyonunun ve başka obsesyonların çok arttığını görebilirler.

Depresyon hastaları için durum biraz daha karışık. Kişiye, keyifsizlik, mutsuzluk, hiç birşey yapmama, sürekli evde yatma vb duyguları yaşatan depresyon hastalığıyla mücadelede, biz, hastaları değişik etkinlik ödevleriyle evden çıkartmaya çalışırken, hastalık sürecinde zorunlu olarak eve kapanan hastaların depresif duygu durumunda bununla bağlantılı olarak artış görülmesi durumu çok muhtemel.

İlişkileri çok yıpranmış, destek almamış, artık birbirlerine tahammülü kalmamış, iş hayatı ve sadece akşam görüştükleri için biraz daha birbirlerine katlanabilir görünen çiftler, sürekli evde bir arada olduğu için kopma noktasına gelebilirler.

KARANTİNA GÜNLERİNİN POZİTİF ETKİLERİ

Bu sürecin hiç mi faydası olmadı dersek, faydalı olduğu durumlar da oldu tabii ki, mesela Panik Bozukluk Hastası olup Somatizasyonları ( psikolojik kaynaklı bedensel rahatsızlıklar) çok fazla olduğu için her gün, ne hastalığım var diye hastane kapılarında olan hastalarımız evde zorunlu kalma sürecinde bu dürtülerini mecburen ertelemek ve zorunlu maruz bırakma yaşadıkları için de bu ataklarında gerileme yaşadılar.

Ben kendi adıma alışverişkolik derecesinde sevdiğim AVM dünyasından, bu süreç sayesinde, internetten sadece ihtiyaca yönelik alişveriş yapma durumuna harika bir dönüş yaptım ve çok mutluyumJ

Bahar ve yaz döneminde manik atakları yükselen Bipolar Hastalarımızı evde kalma sürecinde kontrol etmek daha da kolaylaştı. Yoğun iş temposu yüzünden birbirlerine vakit ayıramayan birçok çift bu dönemde birlikte vakit geçirmenin keyfini yaşadı.

Zararlarıyla, faydalarıyla bu evde kalma sürecinden çıkmaya başladığımız bu dönemde, öncelikle ruh sağlığı rahatsızlığı olan kişilerin bu süreci yavaş ve devreler halinde geçirmesini tavsiye ederim.

Birden bütün tedbirleri bırakıp daha sonra eyvah hasta olacak mıyım kaygısı yaşamaktansa; tedbirli, kademeli, ağır ve emin adımlarla bu sürece geçmek çok daha sağlıklı olacaktır.

Evde edindiğimiz güzel faaliyetleri (yemek, müzik, sanat, vb beceriler) dışarda da devam ettirmek için çalışmalar yapmak bu sürece adaptasyonu daha keyifli bir hale getirecektir.

SPOR YAPMAK KAYGILARI AZALTABİLİR

Evde spor alışkanlığı kazandıysak bunu mutlaka devam ettirmeli, evde spor yapmadıysak bu süreçte kaygılarımızı kontrol etmemize çok yardımcı olacak sporu mutlaka hayatımıza almalıyız.

Kuralımız evde edindiğimiz güzel ve faydalı alışkanlık ve becerileri dışarda daha da kapsamlı devam ettirmek, edindiğimiz zararlı alışkanlıklardan da (tembellik yapmak, aşırı yemek yemek, aşırı temizlik yapmak, birlikte yaşadığımız kişilere tahammülsüz davranışlar gibi) bir an evvel kurtulmaya çalışmak olmalıdır.

Kendi kendimize yetemediğimiz durumlarda bir uzmandan destek almak zayıflık değil tam tersine cesaret ve erdemdir.

Herkese sağlıklı ve neşeli günler dilerim.
Uzm. Klinik Psikolog, Aile ve ilişki Terapisti, EMDR Uzmanı,
Pelin Özaydın
İnstagram

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler