Plaj, sit alanında olduğu için kapatıldı, habersiz olanlar kapıdan döndü

 İZMİR'in Seferihisar ilçesinde doğa ile iç içe olan ve cenneti andıran Ekmeksiz Plajı, Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından arkeolojik sit alanı olduğu gerekçesiyle geçen yıl kapatıldı.

Plaj, sit alanında olduğu için kapatıldı, habersiz olanlar kapıdan döndü

Umut KARAKOYUN/İZMİR, (DHA)- İZMİR'in Seferihisar ilçesinde doğa ile iç içe olan ve cenneti andıran Ekmeksiz Plajı, Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından arkeolojik sit alanı olduğu gerekçesiyle geçen yıl kapatıldı. Aynı zamanda tabiat parkı olan bölgeye giriş çıkışlar da yasaklandı. Tatilcilerin plaja ve tabiat parkına girmemesi için, koya giden yol, demir bariyerin yanı sıra kum dökülerek kapatıldı. Plajın kapatıldığından habersiz olan tatilciler, kapıdan döndü.
Seferihisar ilçesinde bulunan ve tertemiz suyu, eşsiz doğası ile cenneti andıran Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'ne ait Ekmeksiz Plajı ile tabiat parkı, 2018 yılında Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından arkeolojik sit alanı olduğu gerekçesiyle kapatıldı. Bunun üzerine İzmir Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü, karara itiraz ederek dava açtı ancak davayı kaybetti. Bir firma tarafından işletilen plaj, tahliye edildikten sonra atıl kaldı. Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü de plaj ile parkın yeniden açılması için 'Gelişme Planı' hazırlayarak kurula sundu. Betonarme olmayan yapıların kurularak alanın yeniden açılmasını öngören proje, kabul edilmedi. Kurul, milli parkların alandan tamamen çıkmasını istedi. Bunun üzerine Doğa Koruma ve Milli Parklar Müdürlüğü plajı ve parkı kapattı. Plajın kapatılmasına rağmen tatilciler koya girmeyi sürdürdü. Müdürlük de can ve mal güvenliği gerekçesiyle, giriş ve çıkışları engellemek için alanın çevresini tel örgülerle kapattı.
PLAJA GİDEN YOL, DEMİR BARİYERLERLE KAPATILDI
Plaja giden yol da demir bariyerlerin yanı sıra kum dökülerek kapatıldı. Kapının üzerine de 'Giriş yasaktır. Bu alan Milli Parklar Kanunu'na tabi korunan alan olup, izinsiz girişlerde yasal işlem uygulanacaktır' yazılı uyarı levhaları asıldı. Tüm bu önlemlere rağmen, tatilcilerin plaja girmek için tel örgüleri kestikleri ve girişi için alternatif bir kapı açtıkları görüldü. Öte yandan Doğa Koruma ve Milli Parklar Şube Müdürlüğü, plajın ve parkın açılması için hazırladığı projeyi genel müdürlüğe gönderdi. Gelişme Planı'nın kabul edilmesi halinde, bölgenin yeniden açılması sağlanacak.
TATİLCİLER KAPIDAN DÖNDÜ
25 yıldır Seferihisar'da yaşadığını söyleyen Mehmet Baki Özalp (72), "Burası milli parktı. Bir sürü hayvan yaşıyordu. Vahşi bir tabiatı vardı. Domuzlar, tilkiler, hatta ceylanlar bile vardı. Ekmeksiz Plajı da eşsiz bir yer. Kumu çok güzel. Buraları kapattılar, barikatı koydular. İzmir ve çevre halkı bu plajı çok iyi bildikleri için sürekli buraya gelirler. Fakat böyle bir barikatla karşılaşınca sorunlar çıkmaya başladı. Biz buranın yeniden açılmasını istiyoruz" dedi. Özalp, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Buraların tamamen tatil sitesi olacağı konuşuluyor. Bu plajı iki tatil sitesi kullanacak, vatandaşlar faydalanamayacak. İnsanlar böyle mağdur edilir mi, yazık günah. Zaten girdiğimiz bir tane belediyenin plajı var. Onun dışında başka plaj yok. Akkum Plajı paralı. Diğerleri yıllardır tatil sitelerinin. Ne olacak bunun sonu, buradaki vatandaşlar ne yapacak? Yine de vatandaşlar yasak dinlemiyor. Tel örgülerin üzerinden atlayıp giriyordu. Bir ara polis geldi. İnsanlar korktu ve gelmemeye başladı. Bir an evvel düzeltilmesi lazım."
Ailesi ile birlikte İzmir'e tatile gelen ve plajın kapısından dönen Gevork Özkaragöz de, "Plajın doğal ve bakir bir bölge olduğunu duymuştum. Kendi alanı içerisinde kıymetli bir yer. Ailemizle birlikte tatile geldik. Bu güzel koyu da görmek, denemek istedik ama ne yazık ki kapalı. Giremiyoruz. Artık alternatiflere bakacağız. Bölgedeki diğer plajlara gideceğiz ama buraya kadar gelmişken bunu görmekte fayda vardı" dedi.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 3 yorum
1-) birincisi arkeolojik sit alanı ile ilgili kararı Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Komisyonu vermez veremez.. Alan belli ki Doğal Sit Alanı.. ikincisi alan aynı zamanda Kıyı Kenar Çizgisinin deniz tarafında kalıyor.. Kıyı Kenar Çizgisinin deniz tarafı tüm ülkemizde Devletin Hüküm ve Tasarrufu Altındadır.. yine Kıyı Kenar Çizgisinin deniz tarafında hiçbir mülkiyet olamaz.. Kıyı Kenar Çizgisi onaylandıktan sonra varsa mülkiyetler devlet eli ile terk ettirilir.. ben söylemiyorum.. 3621 sayılı Kıyı Kanunu söylüyor...
2-) Alanın Milli Park olması Turizm alanı olması veya aynı zamanda Arkeolojik veya Doğal Sit Alanı olması bu gerçeği değiştirmez.. Bahsi geçen alan tüm Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarınındır.. Bunu da ben söylemiyorum Anayasanın amir hükmüdür.. Şimdi gelelim aradaki çekişmeye.. Madem öyle iki kurum neden anlaşamıyor? . 02.05.2013 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmelik ile Doğal Sit Alanları ile Özel Çevre Koruma Bölgelerinde Devletin Hüküm ve Tasarrufu Altındaki Bölgelerin Tasarrufu Çevre ve Şehircilik Bakanlığına bırakılmıştır..
3-) Ancak Doğa Koruma ve Milli Paklar Genel Müdürlüğü çalışanları maalesef bu gerçeği bir çoğu bilmesine rağmen sit alanında izinsiz kiralamalar geçekleştirmişlerdir.. Sadece burda değil birçok ilde var buna benzer örnekler.. işte orda kurum amirleri aman medyaya düşmesin diye ses çıkarmamışlar.. Ancak burada olay ayyuka çıkmıştır.. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı da haksız ve izinsiz kiralamaya müsaade etmemektedir.. Rant kavgası ortaya maalesef böyle olaylar çıkarmaktadır.. Ancak bir kez daha vurgulayalım ki Kıyılar hepmizin.. alın yanınıza jandarmayı gidin denize paşalar gibi girin..
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler