KADIN

Anti aging nedir? Anti aging terapisi ile yaşlanmayı da hastalıkları da durdurun

Anti aging, yaşlanma karşıtı bir tıp dalı olduğunu söyleyen Jinekolog ve Antiaging Uzmanı Dr. Ali Fuat Aytekin, Anti aging açılımının; önleyici, koruyucu ve yineleyici hekimlik olduğunu söyledi. Türkiye'de koruyucu hekimlik söz konusu olmadığını söyleyen Aytekin, koruyucu hekimliğin, bütün hekimlik dallarından önde gelen bir dal olduğuna dikkat çekti. "Koruyucu hekimlik iyi yapılabiliyorsa, bir çok hastalığın erken teşhisi sağlanır ve önlenebilir" diyen Aytekin konu hakkında bilgi verdi.

Anti aging, insanın yaşlanmasıyla beraber ortaya çıkan fonksiyon bozukluklarının giderilmesi, tedavisi, geriye döndürülmesi için modern tıbbi imkanları kullanan bir tıp dalıdır.

Anti aging'de 3 tane temel prensip vardır. Birincisi hastalanma, ikincisi yaşlanma, üçüncüsü ölme. Eğer insanlar hastalanırsa yaşlanır, yaşlanırsa da ölür. Buradaki amaç insanların mümkün olduğu kadar hastalanmalarının önlenmesidir. Bu yaşlanmayı hızlandıran faktörlerden bir tanesidir.

ANTİ AGIGN İÇİN HASTA NASIL DEĞERLENDİRİLİR?

Hasta, anti aging için kliniklere başvurduğunda, önce hastayla bir tanışma toplantısı yapılır. Şikayetler doğrultusunda bir soru kitapçığı verilir.

Hasta, jan testine girmeden önce soru kitapçığı doldurur. Sorulara cevap verdikten sonra, tekrar kliniğe başvurur. O sırada şikayetler doğrultusunda kan testi yapılır, cevaplanan sorular değerlendirmeye alınır. Dolayısıyla hastanın sabah kaçta kalktığı, kahvaltısı, beslenmesi, spor yapması, şikayetlerini detaylı olarak öğrenilmiş olur.

Diğer laboratuvar testleri de üzerine eklendiğinde, hastanın aşağı yukarı yaşam profilini değerlendirmiş olmaktayız. Bunun sonucunda eksik olan maddeleri yerine koymayı, tedavi etmeyi hatta geri döndürmeyi planlarımız içerisine almaktayız.

ANTİ AGING TERAPİSİ NASIL YAPILIR?

Anti aging tedavisinin yüzde 50'lik kısmı hormonaldir. Diğer yüzde 50'lik kısmı da ufak parçalara bölmek mümkündür. Bunlar kozmetik, diyet, spor yaklaşımı olabilir, psikoloji, ortopedi, diş hekimliği gibi bölümlerin yardımları alınabilir.

Anti aging çok daha geniş bir daldır, geniş bölümleri kapsamaktadır. Bir anti aging uzmanının her konuda bilgi sahibi olması, hormonlar konusunu da çok iyi bilmesi gerekmektedir. Türkiye'de şimdiye kadar koruyucu ya da yenileyici hekimliğin hormon kısmı tamamen bırakılmıştır.

ANTİ AGING TERAPİSİ NELERİ KAPSAR?

Anti aging tedavisinin yüzde 50'lik kısmı hormonsal yapıları kapsar, diğer yüzde 50'lik kısım da fonksiyon bozukluklarının tedavisiyle beraber mümkündür. Kliniklere başvuran hastaların çoğunluğu, menopoz ve andropoz gibi hormonsal değerlerin bozuk olmasından şikayetçi olarak başvurmaktadırlar.

Menopozda olan hastalara, tedavi sürecinde kişiye özel hormon kremleri yapılır. Bu kremler rahatlıkla kola sürülebilir. Bu tedaviyle kişinin hormonsal yapısı daima 30-35 yaş civarına getirilir. Yaş kaç olursa olsun aynı amaç güdülmektedir. Hormonsal yapıların düzeltilmesi ve eski haline getirilmesi için Türkiye'de birçok imkan bulunmaktadır.

Eksik olan vitaminler yerlerine konur, tiroid fonksiyonlarının çalışmasını düzenlemek açısından anti aging önemli bir yer kapsamaktadır. Tiroid fonksiyonlarının bozulması beslenmeyle yakından ilintilidir.

Tiroid bezinin iyi çalışması düzenli uykuyla mümkündür. Öğün atlamalarını mümkün olduğu kadar azaltmak gerekmektedir. Süt ve süt ürünlerinden, kafein türlerinden uzakta durmak, bol sebze ve meyve tüketmek, yüksek derecede proteinden kaçınmak ve kan - demir eksikliğini düzeltmek gerekir.

YAŞLANMAYI GECİKTİRMEDE ANTİOKSİDANLAR NASIL KULLANILIR?

Ortadan kesilmiş bir elma parçalarının dış rengi, 10 dakika içerisinde kahverengi olmaya başlar. İşte bu oksitlenmenin en tipik örneğidir. Bunun aynısı bizim vücudumuzda olmaktadır. Dışarıdan alınmış olan asitli gıdalar, trans yağlar, kızarmış ürünler ne kadar çok tüketilirse, vücutta o kadar çok atık madde birikmesi olacaktır. Serbest oksijen, serbest azot, serbest nitrojen gibi bir takım maddelerdir.

Enzimler bu atık maddeleri dengelemekte, nötralize etmektedir. Böylelikle hücre için bazik değerlerde bir ortam oluşur. Bu çok önemlidir, çünkü insanoğlu günlük yaşam içerisinde çok fazla asit tüketmekte ve kan asit haline gelmektedir. Kan ne kadar asitleşirse kemik erimesi o denli yüksek olmaktadır.

O yüzden de antioksidanlar kullanılır. A vitamini, çinko, selenyum, C vitamini, E vitamini gibi antioksidan maddeler kullanılır. Bunu kullanmaktaki amaç hücreden çıkan atıkların temizlenmesi ve serbest maddelerin temizlenerek hücrelerin çok daha sağlıklı bir ortamda bulunmasıdır.

Antioksidan tedavileri periyotlar halinde yapılmaz. Yaşam bir bütündür. Antioksidan tedavisi yapıldıktan sonra sigara içiliyorsa, alkol alınıyorsa, çok yemek yeniyorsa, serbest maddeler anında ortaya çıkacaktır.

O yüzden bunu bir kaç defa yaptırmak yerine, yaşamı buna göre planlamak ve buna göre bir sisteme oturtmak çok daha mantıklı ve akılcı olacaktır.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön