Bir ritüel haline gelen deri kazıma yöntemi, Afrikalı kabilelerin favori yöntemlerinden. Yüzlerine ve bedenlerine bıraktıkları izlerin anlamları, oldukları kabile ve coğrafyaya göre değişim gösteriyor.
Bu acı verici uygulamaya tahammül etmek için kökenler önem teşkil ediyor. İnsanlar ait oldukları etnik grubu veya aileyi belli edecek belli sembolleri vücutlarına kazdırıyorlar. Gün geçtikçe azalan bir uygulama olmasına rağmen hala popülerliğini koruduğu kabileler var.
Batı Afrika'nın kendine örnek aldığı Batı dünyası'ndan etkilenerek artık daha da azalan bu gelenek, kentin içinde 'garip' gözüktüğü için için tercih edilmiyor. Önceleri güzel bir aidiyet ritüeli gibi duran gelenek, şimdilerde toplumda dışlanan ve fazlaca 'kırsal' bulunan bir sembole dönüşmüş.
Çocuklara isim verildiği sırada sivri uçlu aletlerle yüzlerinde ve bedenlerinde iz bırakılmaya başlanıyor. Ait oldukları aile 3 çizgiyse 3 çizgi, yuvarlak bir damgaysa o damga vücuda uygulanıyor.
Bu izleri kalıcı olarak bedende bırakmak elbette kolay bir yöntemle olamazdı. Sıcak demir kullanarak bastırılan deri yakılıyor, ya da bıçakla şekil veriliyor. Tabii ki bunlar yapılırken hijyenik olmayan koşullar varlığını sürdürüyor. Bu geleneğin, insan bedenine zarar verdiği çok açık.
Bu yöntemle vücutları kazınan insanlar, genellikle çocuk yaşta bunu deneyimliyor. Çocukluğun da verdiği korkuyla bunu bir vahşet olarak algılıyorlar. Sürpriz şekilde ritüele sokulan çocuklar, hayatları boyunca unutamayacakları bir travmaya sahip oluyorlar.
Batı Afrika'da yer alan bu kabile yüz ve deri kazıma geleneğinin son kuşağı olarak düşünülüyor. Çocuklarına uygulamaktan sakındıkları bu yöntemi, yüzlerinde taşıyorlar. Fotoğrafçıların da ilgi odağı haline gelen bu kabileyi ziyaret eden edene. Son 3 senedir dünyada farklı kaynaklarda bu kabilenin üyelerinin fotoğraflarını görüyoruz. Artık hijyenik olmayan ve bir işkenceye dönüşen bu yöntemi sonlandırma niyetindeler.