İnsan ömrünü çok daha uzun hale getirmek artık yalnızca bir hayal olmayabilir. Rusya'daki Skolkovo Bilim ve Teknoloji Enstitüsü'nden bilim insanlarının yaptığı araştırma, yaşa bağlı hücre ölümlerinin sınırlandırılması halinde insan ömrünün 194 yıla kadar çıkabileceğini öne sürdü.
Uzmanlara göre genetik ve biyolojik yaşlanmayı tamamen durdurmak mümkün olmasa da doğru alışkanlıklarla hücrelerin erken yaşlanmasının önüne geçmek mümkün. Böylece yalnızca daha uzun değil, daha sağlıklı bir yaşam sürmek de hedefleniyor.
Koruyucu sağlık uzmanı Dr. Clare Nieland, uzun yaşamın yalnızca yılları artırmak anlamına gelmediğini belirterek, "Önemli olan yıllara hayat katmak" mesajı veriyor.

Uzmanın dikkat çektiği en basit yöntemlerden biri yere oturup yeniden ayağa kalkmak.
Gün içinde uzun saatler boyunca oturmak bacak, kalça ve pelvis bölgesini olumsuz etkileyebiliyor. Yerden desteksiz şekilde kalkmak ise bacak gücü, kalça hareketliliği, denge ve koordinasyonu aynı anda çalıştırıyor.
Uzmanlar bu hareketin düzenli yapılmasının yaş ilerledikçe hareket kabiliyetinin korunmasına yardımcı olabileceğini belirtiyor.
Televizyon izlerken yere oturmak, çocuklarla yerde oyun oynamak veya yerde oturarak esneme hareketleri yapmak günlük rutine eklenebilecek basit yöntemler arasında.

Uzun ve sağlıklı bir yaşam için ağız ve diş sağlığı da büyük önem taşıyor.
Diş etlerinde oluşan kronik enfeksiyonların vücutta iltihaplanmayı artırabileceği ve bunun yaşa bağlı bazı hastalıklarla ilişkili olabileceği belirtiliyor.
Bu nedenle yalnızca günde iki kez diş fırçalamak yeterli görülmüyor. Diş ipi veya diş arası fırçalarının kullanılması, düzenli diş hekimi ve diş temizliği kontrollerinin ihmal edilmemesi öneriliyor.
Lif açısından zengin meyve, sebze ve tam tahıllı ürünlerin tüketilmesi de vücuttaki yararlı bakterilerin desteklenmesine yardımcı olabilir. Uzman ayrıca sigara ve elektronik sigaradan uzak durulması gerektiğini vurguluyor.

Uzun yaşam söz konusu olduğunda dikkat edilmesi gereken bir diğer ölçüm ise kalp atım hızı değişkenliği, yani HRV.
Kalbin her zaman aynı ritimde atması sanılanın aksine ideal durum değil. Kalp atışlarının kişinin aktivitesine ve stres seviyesine göre milisaniyeler düzeyinde değişmesi gerekiyor.
Yüksek HRV, daha iyi kalp-damar sağlığıyla ilişkilendiriliyor. Düzenli kardiyo egzersizleri ve ağırlık çalışmaları ise kalp sağlığını destekleyen aktiviteler arasında gösteriliyor.

Uzmanın bir diğer önerisi ise oldukça basit. Diş fırçalarken tek ayak üzerinde durmak.
Denge yeteneği 30'lu yaşlardan itibaren azalmaya başlayabiliyor. Dengenin zayıflaması ise ilerleyen yaşlarda düşme riskini artırabiliyor.
2022 yılında yayımlanan bir araştırmada, orta ve ileri yaştaki kişilerin 10 saniye boyunca tek ayak üzerinde duramamasının takip eden 10 yıl içinde herhangi bir nedenle ölüm riskinin yaklaşık iki katına çıkmasıyla ilişkili olduğu bildirildi.
Bu nedenle diş fırçalama gibi her gün yapılan bir aktivite, denge egzersizi için fırsata dönüştürülebilir. Ancak hareketin güvenli bir ortamda yapılması önem taşıyor.

Uzun yaşam için her zaman çok yoğun egzersiz yapmak gerekmiyor. Uzmanlar, özellikle Zone 2 egzersizlerine dikkat çekiyor.
Zone 2, kalp hızını maksimum seviyenin yaklaşık yüzde 70'inin altında tutan, 30-45 dakika süren orta tempolu aerobik aktiviteleri ifade ediyor. Tempolu yürüyüş ve bisiklet bu egzersizlere örnek gösteriliyor.
Bu seviyedeki egzersizlerin yağ yakımını desteklediği ve kardiyorespiratuvar kapasiteyi geliştirdiği belirtiliyor.
Düzenli aerobik egzersiz ise kalp-damar hastalıkları, tip 2 diyabet, bazı kanser türleri ve erken ölüm riskinin azaltılmasıyla ilişkilendiriliyor.
Uzmanlara göre uzun ve sağlıklı bir yaşam için büyük değişiklikler yapmak yerine hareket etmek, dengeli beslenmek, ağız sağlığına dikkat etmek ve dengeyi korumak gibi küçük alışkanlıkları erken yaşta kazanmak önemli bir başlangıç olabilir.
Okuyucu Yorumları 0 yorum