HABER

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay'dan canlı yayında önemli açıklamalar

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay'dan canlı yayında önemli açıklamalar

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, CNN Türk'te Tarafsız Bölge'de Ahmet Hakan'ın sorularını yanıtladı. Oktay, "Azerbaycan'dan bir askeri talep olsa Türkiye karşılayacak mı?" sorusuna "Cumhurbaşkanımız bunu ilk günden belirtti. Türkiye tereddüt etmez, Cumhurbaşkanımız hiç tereddüt etmez." yanıtını verdi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, CNN Türk’te katıldığı canlı yayında sunucu Ahmet Hakan’ın Azerbaycan’ın asker talep etmesi durumunda Türkiye’nin bu talebi karşılayıp karşılamayacağı sorusuna şu yanıtı verdi:

“Cumhurbaşkanımız bunu ilk günden açık bir şekilde ifade etti. Azerbaycan ve Türkiye arasında askeri anlaşmalar mevcuttur zaten. Askeri işbirliği anlaşmaları mevcuttur. Eğer ki beklemediğimiz bir gelişme yaşanırsa Ermenistan tarafından ve Azerbaycan'dan böyle bir davet gelirse Türkiye tereddüt etmez, Cumhurbaşkanımız hiç tereddüt etmez.”

DOĞU AKDENİZ'DE SON DURUM NE?

*İşte Fuat Oktay'ın açıklamalarından öne çıkanlar:

"Lokasyona takılmamak lazım. Bizim kararlılığımız şu. Kıbrıs’ta dahil. Bizim kıta sahanlığımız var. Kendi bulunduğumuz alanda araştırmamızı yaparız Karadeniz’de nasıl yapıyorsak burada da yaparız.

Yaptığımız şey kimseden izin almaya ihtiyaç duymadığımız yerdeki çalışmalara dışarıdan bir müdahaleden bahsediyoruz. Biz istediğimiz yerde araştırma yapıyoruz. Kıta sahanlığımız pembe alan. Biz burada istediğimiz herhangi bir yerde araştırma yaparız. Biz çalışmalarımıza devam ederiz. Biz Libya ile yaptığımız anlaşma dahil hemen Grit’in güneyinde olan bölgelerde buna dahildir.

Marmara’dan çıktınız, Ege’de İzmir’de hiç fark etmez herhangi bir ilinizde ticaret yapıyorsunuz askeri boyutu bırakın, üç tarafı deniz olan bir ülkede bu kadar uzun kıyılarının olduğu ülkeden açık denizlere hareket edemeyecek bir haritadan bahsediyorsunuz. Anakaraya hapis olmak, tam olarak bu. Kıbrıs’ın neden bu kadar önemli olduğunu anlıyor musunuz? Adacıkların kıta sahanlığı diye bir konu söz konusu olamaz. Değil Yunanistan kim olursa olsun Türkiye denizindeki bir damla suyunu, gelecek nesillerin hakkını hiç kimseye vermez. Bu kadar nettir.

SOKAK KISITLAMALARI BAŞLAYACAK MI?

Şu anda sokak kısıtlamaları gündemde değil. Süreci çok şeffaf götürüyoruz, Cumhurbaşkanımız çok açık bir şekilde paylaşıyor. İl il hatta ilçe ilçe veriler toplanır ve detay analizler yapılır. Dolayısıyla gidişat ile alakalı almamız gereken tedbirler varsa alırız. Bizim yaklaşımımız olabildiğince normal şartlar altında götürüyor olmak. En tepenin olduğu dönemde biz birkaç hafta sonu belirli sınırlamalar dışında ileri gitmedik. Mayıs sonrası normalleşme planı çerçevesinde ilerledik. İlave tedbirler gerekirse düşünülebilir. Her bakanlık ve kabinede veriler gelir tekrar değerlendirilir ve o çerçevede tamamen veriye dayalı kararlar veriyoruz. Bölgesel yoğunluk yaşıyoruz. Tedbirlere uyulduğu zaman mutlak düşüşün yaşandığını görüyoruz.

"IŞIKLI" DARBE İMASI TARTIŞMASI

Bazı kavramlar vardır ki ne anlama geldiğini bırakın o seviyedeki arkadaşları ilkokul çocukları bile bilir. Kabul edilebilecek ve tolerans gösterilecek değildir. Buradaki hassasiyet haklı bir hassasiyettir. Gerekli tepki verilmiştir. Pardon deyip geçilecek bir konu değildir. Şık bir tartışma değildir. Böyle bir sistemin Türkiye’deki anayasal rejimin hukuk devleti olmanın gereğinin garantisi olması gereken yerden bunun çıkması üzüntü verici. Sorumlusu sorumluluğunu taşımak zorunda. Talihsiz bir açıklama. Cumhurbaşkanlığı hükümet sitemine baktığımız zaman 3 erkin olabildiğince birbirinden bağımsız bir yapısı olduğunu görürsünüz.

15 Temmuz’dan sonra en hassas olduğumuz şey güvenlik boyutlu olarak gidiyorduk ardında ülkeyi normalleştiriyorduk. FETÖ'de yaşadığımız en büyük sıkıntı her alan kadar girilmesiydi. Kamuya alınacak her bir personel ile ilgili bir liyakat 2 yerli ve milli olması konusunda çok ciddi hassasiyet oluşması gerekti. Bununla ilgili bütün kararlar AYM tarafında iptal edildi. Yeni düzenleme ile getirmeye çalışıyoruz. Öyle bir yere geliyor ki çalışmalar izah etmekte zorlanıyoruz. Türk milletin ve devletin bekası için aynı geminin içerisindeyiz. Bağımsız dene erkler birbirlerini de çok iyi anlamak durumunda."

Geri Dön