İlişkilerinizde bu 8 maddeye uyabiliyorsanız, güven hesabınız artıyor demektir

Güven tıpkı bir banka hesabı gibi, her bir ilişkimiz için ayrı ayrı tutulan, yaptıklarımızla ve yapmadıklarımızla biriken veya azalan bir hesaptır. İlişkilerimizde şu 8 maddeye imza atabiliyorsak, güven hesaplarımız artıyor demektir.

İlişkilerinizde bu 8 maddeye uyabiliyorsanız, güven hesabınız artıyor demektir

Güven tıpkı bir banka hesabı gibi, her bir ilişkimiz için ayrı ayrı tutulan, yaptıklarımızla ve yapmadıklarımızla biriken veya azalan bir hesaptır. İlişkilerimizde şu 8 maddeye imza atabiliyorsak, güven hesaplarımız artıyor demektir.

1. Dinleme ve Takdir

Hızlı yaşantılarımızda en dikkatli şekilde dinlesek bile dinleme eylemimiz üstünkörü olabiliyor. Asıl konu dinleyip dinlemediğimiz değil, dikkatimizi nereye odakladığımız ve dinlememizin karşımızdaki kişiye olan etkisidir. Dinlememizin kalitesi ve odaklanması sayesinde, iletişimde olduğumuz kişi dinlendiğini bilir ve bizim kendisiyle olduğumuzu hisseder.

İletişimde bulunduğunuz kişinin iyi yaptığı veya iyi olduğu şeyler için onu takdir etmeniz, onda sizin kendisini anladığınız hissini uyandırır. İyi yaptığı veya iyi olduğu şeylerin birisi tarafından görülüyor olması hem kendisini iyi hissettirir hem de sizinle daha içten bir ilişki kurma ve size güvenme konusunda yolu açar. Dinleme ve takdir etme, güven ilişkisi kurmak niyetinden daha öteye gidip çıkar ilişkisi kurmak niyetine büründüğünde ise yağcılık olarak ortaya çıkacaktır. Bu da güveni sarsacaktır.

2. Açık Konuşmak

Açık konuşmak dürüstlüğün somut bir adımı ve güvenin önemli bir temel taşıdır. Çoğu insan açık açık yalan söylemez, sahte bir açık sözlülük sergiler. Oysa, dolambaçlı konuşmak, karşı tarafı ilgilendiren bilgiyi kendine saklamak, her yöne çekilebilecek ifadelerde bulunmak veya rol yapmak da açık konuşmanın karşıtıdır.

3. Özgüven

Bir ilişkide karşı tarafın bize güven duymasında, öncelikle bizim kendimize güven duymamız yani özgüvenimiz önemli rol oynar. Kendisine güven duymayan birine başkalarının güven duyması mümkün değildir. Bir savaş komutanının, savaştan önce ordusuna “Bu savaşı kazanmakta size iyi bir başkomutanlık yapabilir miyim bilemiyorum” dediğini düşünün. Ordusu bu komutana güvenir mi? Onun arkasından gider mi? Cevap şüphesiz hayırdır.

Özgüvenin aşırı ifadeleri kibir olarak ortaya çıkacaktır ki bu da karşı tarafla olan ilişkideki güveni zedeleyecektir.

4. Yargılamamak

Karşımızdaki bireyleri bizden farklı oldukları için, bizden farklı değerlere sahip oldukları için veya bizden farklı yöntemler kullandıkları için yargıladığımızda, bu birleştiren değil ayrıştıran bir tavır ortaya koymamız anlamına gelir. Kendimizi bu şekilde ayrıştıran tavırların altında çoğu zaman bizim daha iyi olduğumuz varsayımı dolayısı ile bir karşılaştırma yatar. Karşılaştırma tavrı da rekabet ve tehdit duygularını tetikler. Dolayısı ile tehditin olduğu yerde güvenden söz etmek mümkün değildir.

5. Niyet (Karşı Tarafın İyiliğini İstemek)

İnsanlara ve kurumlara olan güvenimiz büyük ölçüde onların bizi gerçekten önemsediğini bilmekten kaynaklanır. En çok güven uyandıran yöntem, karşılıklı yarar arayışıdır. Konuyla ilgili herkes için en iyisini yürekten istemektir. Kendimiz için bir kazanç istememiz doğaldır. Ama hayatta her şeyin birbirine bağlı olduğunu fark ettiğimizde, güven yaratan ve herkesin yararına olacak çözümler ararız.

6. Sonuç Üretmek

En hızlı şekilde güven oluşturmanın yollarından biri sonuç üretmektir. Değer kattığımızı gösterdiğimizde inanılırlık ve güven kazanmaya başlarız.

Sonuç üretmenin sahtesi çok konuşup az iş yapmaktır. Heyecan verici vaatlerde bulunup zamanı gelince ortaya hiçbir şey koyamamaktır. Bu er ya da geç aradaki güven ilişkisini zedeler.

Bazen iyi sonuçlar ürettiğimiz halde, karşı tarafta tahmin ettiğimiz şiddette güven oluşturamadığımız durumlar da olabilir. Bunun nedeni genellikle, en baştan beklentileri ve zorlukları açık açık konuşmamaktır.

7. Sözünü Tutmak

Bir vaatte bulunduğumuz zaman umut uyandırırız, sözümüzü tuttuğumuzda ise güven uyandırırız.

Sözünü tutmak bütünlük, performans ve cesaret temellerine dayanır ve sonuç üretmek ve açık konuşmak meta yetkinlikleriyle güçlü bir bağı vardır.

Sözünü tutmamak gibi, hiçbir söz vermemek de; yani hiçbir taahütün altına girmemek de güven ilişkisini zedeler.

8. (Mesleki) Bilgiyle Katkıda Bulunmak

İş ilişkilerimiz için daha fazla geçerli olan bu yetkinlik, en temelde o ilişkinin varlığının sebebidir. O ilişki bizim mesleki bilgi ve becerimize olan ihtiyaçla ilişkili olarak ortaya çıkmıştır. Dolayısı ile sonuç üretmeye ek olarak, mesleki bilgimizle karşı tarafa faydalı katkılar yapmak aramızdaki güven ilişkisini güçlendirecektir. Şüphesiz ki mesleki yetkinliğimizin gerekli seviyede olması da güven ilişkisinin en temelinde yer almaktadır.

Kişisel gelişiminiz için her zaman bizi arayabilirsiniz

Kariyer ve Yönetici Koçu Yeşim Yerli
**Website: http://youlabcoaching.com/tr/


Facebook: facebook.com/YesimYerli-YouLab-KoçlukDanışmanlık
Instagram: instagram.com/yesimyrl**

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler