Mynet Trend

         

İşte Antalyalı Noel Baba’nın gerçek hikayesi! Noel Baba’nın mezarı nerede? Noel Baba Müzesi nerede?

İşte Antalyalı Noel Baba’nın gerçek hikayesi! Noel Baba’nın mezarı nerede? Noel Baba Müzesi nerede?

Yeni yılın yaklaşmasıyla beraber yılbaşının en önemli simgelerinden bir tanesi olan Noel Baba da gündemdeki yerini aldı. Myra Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Nevzat Çelik, yılbaşında evlere bacadan girerek çocuklara hediye dağıttığına inanılan “Noel Baba”nın, yaşamış, gerçek bir kişi olduğunu belirtti ve “Orijinali Antalyalı, Demreli olan St. Nikholaos’tur. Antalya’da doğmuş, büyümüş ve ölmüştür. Mezarı da Antalya’dadır” dedi.

Koronavirüs salgını ve beraberinde gelen çok sayıda olumsuz durum nedeniyle oldukça zorlu geçen 2020 yılının ardından şimdi tüm dünya, 2021 yılına umutla ve heyecanla girmeye hazırlanıyor. Yeni yılın en önemli sembollerinden olan ve yılbaşı kutlamalarında yerini alan Noel Baba da bu süreçte gündemdeki yerini aldı. Bu sene de Noel Baba gerçek mi sorusunun cevabı araştırılıyor. Özellikle Noel Baba Antalyalı mı şeklinde sorular soruluyor. Son olarak DHA’nın haberine göre Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Nevzat Çevik Noel Baba hikayesi ile ilgili önemli detaylar paylaştı. İşte Noel Baba memleketi ile ilgili merak edilenler...

NOEL BABA KİMDİR?

Antalya’nın Kaş ilçesindeki Patara’da dünyaya gelen ve hayatını da Demre ilçesindeki Myra’da sürdüren Noel Baba’nın (St. Nikholaos) hikayesini, Myra - Antik Kenti Kazı Başkanı, Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Nevzat Çevik DHA’ya anlattı. Prof. Dr. Çevik, Noel Baba Müzesi duvarlarındaki freskolardaki çizimlerde, gerçek Noel Baba olan Aziz Nikholaos’a ait resmin yer aldığını belirtti.

NOEL BABA’NIN GERÇEK HİKAYESİ

Noel Baba’nın artık bir dünya markası olduğunu, herkesin bildiğini ve her eve giren ve yılbaşında tüm insanların buluştuğu bambaşka bir fenomen haline geldiğini dile getiren Prof. Dr. Nevzat Çevik, “Esasında Noel Baba'nın gerçek hikayesini biliyoruz. O hikaye Patara'da başlıyor. Oralı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geliyor. Gençliği ve olgun yaşlarında Myra-Demre'ye geliyor, kilisesi ve ruhban okulunu kuruyor ve orada yaşamını sürdürüyor. İznik konsüllüğü de yapıyor. Myra bir merkez, yönetim kenti oluyor, yoğun Bizans ve Hristiyanlık yerleşimi gören bir yere dönüşüyor" dedi.Aziz Nikholaos'un 270'li yıllarda Patara'da doğduğunu ve 342 yılında Myra'da öldüğünü anlatan Prof. Dr. Çevik, “Öldüğünde Myra'ya gömülüyor, mezarı da Myra'daki kilisesindedir. Bugünkü kilise, o günkü erken kilisenin üzerine yapılmış büyük kilisedir. 6'ncı yüzyılda yine Demre - Karabelli Sion Manastırı'nın kurucusu Sionlu Nikholaos'un hikayesinde de asıl Nikholaos'un hayat hikayesini de öğreniyoruz. Kilisenin duvarlarına yapılan freskolarda da onun hayat hikayesi ve mucizelerinin işlendiğini görüyoruz" dedi.

St. Nikholaos'un Myra'da yerleşmiş, orada ekolünü yaymış ve konsül olmuş bir kişi olduğunu anlatan Prof. Dr. Çevik, “Hristiyanların cezalandırıldığı dönemde o da cezalandırılıyor, eziyet çekiyorlar. Roma pagan çünkü o sırada. Büyük Konstantin İmparatorluğu sırasında tekrar özgürlüğünü kazanıyor ve İznik Konsülü'nde üye oluyor. Ama 6'ncı yüzyılda Sion Nikholaos'un Myra'daki esas Nikholaos'un mezarını ziyaret etmesi ve Roselia bayramında sinoduların orada toplanmasıyla daha büyük bir uğrak merkezi haline geliyor ve neredeyse 1500 yıldır bir hac merkezine dönüşüyor" şeklinde konuştu.

noel baba

NOEL BABA’NIN MEZARI NEREDE?

Prof. Dr. Çevik, Myra’nın Ortodoks Hristiyanların hacı olduğu bir merkeze dönüştüğünü kaydetti ve bugün de Myra’nın bir hac merkezi olarak inanç turizminde en önemli yeri aldığını aktardı. Prof. Dr. Çevik, "Hacılar, Aziz Nikholaos'un kilisesi ve mezarını ziyaret ediyor. Demre, her zaman turist ziyaret sayılarında Antalya'da rekor kırıyor. St. Nikholaos, Noel Baba'nın esas temellerini oluşturan bu figür, gerçek bir kişidir, yaşamıştır ve Antalyalıdır. Antalya'da doğmuş, büyümüş ve Antalya'da ölmüştür. Mezarı da Antalya'dadır" dedi.

Prof. Dr. Çevik, St. Nikholaos ile ilgili olarak 1087’de bir talihsizlik yaşandığını ve İtalyan Barili tüccarların mezarından kemiklerini alarak Bari’ye götürdüklerini, ismine St. Nikholaos Kilisesi yaptıklarını belirtti. Bunun ardından Bari’nin de bir inanç merkezine dönüştüğünü ve devamında çok sayıda ülkede bine yakın St. Nikholaos kilisesi kurulduğunu anlattı. Prof. Dr. Çevik, 1087 yılında kemiklerin Bari'ye götürülmesiyle birlikte aslında St. Nikholaos'un Anadolu'daki lokal yaygınlığının ileriye taşındığını, dünyaya yayılarak evrensel bir aziz haline geldiğini aktardı.

  1. yüzyıldan sonra Hollandalıların da St. Nikholaos’u Amerika’ya taşıdığını dile getiren Prof. Dr. Çevik, “Hollandalılar kurduğu için eski adı New Amsterdam olan Newyork'a götürüyorlar. Bu şekilde Amerikan kıtasına da taşınmış. Asıl Nikholaos'un bugünkü marketing markası haline gelmesi ve kırmızılı giysiler içinde onu görmeye başlamamızın hikayesi de orada başlıyor. 1929'da büyük ekonomik kriz çıkıyor ve satış yapamayan markalar yol aramaya başlıyor. Aslında Thomas Nast 1863'te ilk karikatür çizimlerini yapıyor, çok dini mesaj vermeyen, biraz daha seküler çizimler" dedi.

Bu krizde Coca Cola'nın ekonomik darlıktan çıkmak adına yeni bir yol aradığını aktaran Prof. Dr. Çevik, Noel Baba'nın ortaya çıkışını şu şekilde anlattı: “Krizden bir yıl sonra 1930'da İsveçli sanatçı Haddon, yeni Noel Baba çiziyor. Artık Haddon'un çizdiği Noel Baba kırmızı giysiler içinde, kukuletalı bildiğiniz Noel Baba'nın rengini oluşturuyor. Giysilerin rengi, Coca Cola'nın rengi doğal olarak. O daha da tam seküler, piyasada saniyede 10 bin sattığını bildiğimiz Coca Cola meselesi aslında böyle doğuyor ve o ekonomik krizde yolunu böyle buluyor."

noel baba

ORİJİNALİ DEMRELİ

Bugün bilinen kırmızılı giysili Noel Baba’nın kapitalizmin yarattığı bir marketing markası olarak kullandığını ve dünyanın bildiği, saygı duyduğu Noel Baba figürü kullanılarak reklam yapıldığını söyledi. Özellikle yılbaşında Noel Baba’nın en çok anılan figür olduğunu belirten Prof. Dr. Çevik, “Bütün AVM'lerde, her yerde Noel Baba her şeyi satıyor. Cep telefonu ve bilgisayarları bile Noel Baba satıyor. Artık her sektörde kullanılıyor" diye konuştu.

Eski yıl bitip de yeni yıl başladığı zaman bir gelenek olarak tüm dünyada onun bir sevinç anı oluşturduğuna vurgu yapan Prof. Dr. Çevik, “Noel Baba'nın yılbaşında armağan dağıtması imajının güçlendirilmiş olması nedeniyle de böyle bir algının çoğalması anlaşılabilir görünüyor. Ama Noel Baba dediğiniz hayali bir canlı değildir. Orijinali Antalyalı, Demreli olan St. Nikholaos'tur. Mezarı da kilisesi de Demre'de olan, her şeyiyle bizim topraklarımıza ait bir kültür figüründen bahsediyoruz. Noel Baba'nın doğumu tamamen St. Nikholaos'un varlığına bağlı gelişmiştir" dedi.

NOEL BABA MÜZESİ NEREDE?

Myra’daki kiliseden çıkartılan ve bugün İtalya ve Antalya’da Aziz Nikholaos’a ait kemikler şeklinde sergilenen kemikler için, “Gerçekten St. Nikholaos’a aittr” demenin yanlış olacağına da dikkat çeken Prof. Dr. Çevik, “Çünkü ona ait bir kemiği gerçekten bilsek karşılaştıracağız DNA analizleriyle ama sonuçta kilisedeki en önemli mezar içindeki yatan kişinin St. Nikholaos olması beklenir. O mezar içindekilerin 1087 yılında Bari'ye taşınması nedeniyle St. Nikholaos olduğuna inandık. Bizde de kalan parçaları var, Antalya Müzesi'nde korunuyor ve sergileniyor" dedi.

1087 yılında Bari’ye kaçırılan kemiklerin iade edilmesi için İtalya’ya resmi yazı gönderildiğini de anımsatan Prof. Dr. Çevik, “Çünkü bir insan nerede gömülmek istiyorsa orada bulunması lazım. Adam, 'Ben Myra'da yaşadım, oralıyım, kilisem - mezarım orada, buraya gömün beni' demiş. Oraya gömmüşler ve sonra bunu alıp, kaçırmak ve ona ait olmayan başka bir ülkeye götürmek ve orada bulundurmak doğru değil. Hümanizme de inanca da her şeye aykırı bir şey. Onun için o kemiklerin geri gelmesini de istemiştim ama bunu verme ihtimalleri elbette yok. Buna izin verileceğini sanmıyorum ama onun peşinde olduğumuzu bilsinler" diye konuştu.
Aziz Nikolaos Müzesi, Antalya’nın Demre ilçesindeki Müze caddesinde bulunuyor. Müzeye Antalya-Demre otobüsleri ile ulaşım sağlanabiliyor. Noel Baba kilisesi, çeşitli dönemlerde inşa edilmiş bir kompleks görünümündedir.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön