Kıl dönmesi belirtileri nelerdir, tedavisi nasıl olmalıdır?

Pek çok kişi tarafından kıl batmasıyla karıştırılan kıl dönmesi ülkemizdeki genç erkeklerin %10’unda görülür. Ergenlikten sonra 15 yaşından itibaren sıkça görülmeye başlayan kıl dönmesi belirtilerini bilmek, hastalığın erken teşhis edilebilmesi ve cerrahi müdahaleye gerek kalmaması adına son derece önemlidir. Kıl dönmesi belirtileri nelerdir, kıl dönmesi tedavisi nasıl yapılır? İşte hastalık hakkında bilmeniz gerekenler...

Kıl dönmesi belirtileri nelerdir, tedavisi nasıl olmalıdır?

Bireylerin kilo artışı ve oturarak çalışılan işlerin giderek yaygınlaşması, kıl dönmesi görülme oranını artırmaktadır. Kıl dönmesi olduğundan şüphelenen kişilerin, hastalığın mahrem bir bölgede meydana gelmesi sebebiyle doktora gitmekten çekinmeleri, geniş spektrumlu antibiyotiklerle tedavi edilebilecek bir evredeyken, hastalığı tek çözümün cerrahi müdahale olduğu bir hale getirebiliyor. Bu yüzden kıl dönmesi belirtileri dikkate alınmalı ve tedavi için çekinilmeden gerekli adımları atılmalıdır.

KIL DÖNMESİ BELİRTİLERİ NELERDİR?

3

Kıl dönmesi başlangıcında kuyruk sokumu bölgesinde yer alan deride sivilce benzeri küçük, irinli çöküntüler haricinde başka belirtiler görülmeyebilir. Ancak bu çöküntüler enfeksiyon kaptıktan sonra kısa sürede kiste ya da apseye dönüşürler.

  • Enfeksiyon belirtileri,
  • Otururken ya da hareket ederken kuyruk sokumunda acı,
  • Kistin giderek şişmesi,
  • Bölgede kızarma, cildin çevresinde şişme ve ağrı,
  • Apse ya da kistten kötü kokulu kan akıntısı,
  • Yaradan kıl çıkması,
  • Deride birden fazla küçük yara benzeri deliklerin oluşması,
    olarak sayılabilir. Kıl dönmesi olan kişide nadiren de olsa ateş yükselmesi görülebilir.

KIL DÖNMESİ NEDİR?

kil-donmesi-nedenleri-tedavisi

Halk arasında kullanımından dolayı kıl batması (kıl dönmesi) ve kıl dönmesi gibi birbirinden farklı iki rahatsızlık aynı çağrışımı yapmaktadır. Oysaki bir cilt rahatsızlığı olmaları haricinde bu iki hastalık birbirinden farklıdır. Tıraş olurken, ağda yaparken ya da jiletle mahrem bölgelerdeki tüyleri alırken, cildin yüzeyine çıkamayan tüy yapısının yarattığı hastalığa batık ya da kıl dönmesi denir. Kıl dönmesi ise kuyruk sokumunda, halk arasında çatal diye tabir edilen bölgede meydana gelir. Duş sırasında ya da başka bir sebepten bu bölgeye inen kılların, vücut hareketi ya da dış baskı sonucu cildi delerek deri altına konuşlanması ve burada kiste sebep olmasına ise kıl dönmesi denir. Tıp dilinde bu hastalığa pilonidal sinus adı verilir.

KIL DÖNMESİ NASIL OLUR?

2
Oturmak ya da yürümek gibi sürtünme hareketi yaratan eylemler, kuyruk sokumunda çıkmakta olan ya da vücuttan dökülen başıboş tüylerin derinin altına gömülmesine sebep olur. Vücut bu gömülmeyi bir dış etken saldırısı olarak algılar ve tıpkı kıymık batımında olduğu gibi bağışıklık sistemini devreye sokar. Bağışıklık sistemi, kıl yapısının etrafında kist oluşturarak onu çembere alır. Bazen, derinin altında birleşen birden fazla kist oluşabilir. Bazı faktörler kıl dönmesi riskini artırır. Bunlar;

  • Cinsiyet (Erkeklerde daha sık görülür),
  • Yaş (Pilonidal sinus en çok 20’li yaşlardaki kişilerde görülür),
  • Obezite,
  • Hareketsiz yaşam,
  • Uzun süreli oturmayı gerektiren işler,
  • Aşırı kıllı vücut
    Yoğun ya da kalın kıl yapısı kıl dönmesi görülmesi ihtimalini artıran faktörlerdir. Bu risk faktörleri dikkate alınarak,

  • Bölgenin temiz tutulması,
  • Kilo verilmesi,
  • Uzun süreli oturmaktan kaçınılması,
  • Ağda yaptırılması sayesinde kıl dönmesi oluşması engellenebilir.

Kıl dönmesinin kesin nedeni bilinmese de;

  • Ergenlik sonrasında görünmesi sebebiyle hormonal değişiklikler,
  • Tüy oluşumu,
  • Dar iç çamaşırlarının neden olduğu sürtünme,
  • Uzun süre oturmanın kıl dönmesine sebep olduğu bilinmektedir.

KIL DÖNMESİ TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?

1

Kıl dönmesinin tedavisinde öncelikle bölgenin durumuna bakılır. Doktorunuz kıl dönmesi olan bölgedeki duruma göre sizi uygun gördüğü tedaviyi uygulayacaktır.

KORUYUCU/ÖNLEYİCİ YAKLAŞIM

Eğer durum erken seviyede tespit edilebilmiş ve kuyruk sokumunda kızarıklık, şişkinlik ya da ağrı yoksa doktorunuz geniş spektrumlu antibiyotiklerle bağışıklık sistemini kontrol altına alarak kist ve apse oluşumunu engeller.

CERRAHİ MÜDAHALE

Eğer hastalık ileri safhalara geldiyse, kıl dönmesine hangi bölüm bakar sorusunun yanıtı genel cerrahidir. Ayrıca hastalıkların çeşitlenmesiyle birlikte bu hastalıklarla ilgilenen branşlar da uzmanlık dallarına ayrılmaya başladığından bir proktoloji uzmanına da gidilebilir. Proktoloji, genel cerrahinin bir alt branşıdır ve uzmanlık olarak makat hastalıkları tanı ve tedavisiyle ilgilenirler. Kıl dönmesinde oluşan kisti ya da apseyi kendi kendinize kesinlike sıkmaya kalkmayın. Bu, size fazlasıyla acı vereceği gibi doktor kontrolü olmadan gerçekleştirilen bu eylem hassaslaşmış dokuyu diğer dış hastalıklara karşı savunmasız hale getirir.

Kıl dönmesi tedavisi için yıllar içerisinde elliden fazla cerrahi müdahale geliştirilse de bunlardan yalnızca on tanesi günümüzde sürdürülmektedir. Bunların içerisinde, kuyruk sokumunda oluşan kıl dönmesi tedavisinde kullanılan en yaygın ameliyat çeşidi Bascom’dur. Bu yöntemin en büyük avantajı, hastayı yatmak zorunda bırakmadan günlük yaşantısına devam etmesini sağlamasıdır. Bascom’un modifiye edilerek kullanıldığı bir yöntem de mikro sinüsektomidir. Ameliyathane gerektirmeyen, muayenehanede dahi yapılabilecek kadar basit bir operasyon olan mikro sinüsektomi, basit ve tehlikesizdir. Kıl dönmesinin oluştuğu yer belirlenerek yaklaşık 2 santim uzunluğunda açılan kesiden kistin ya da apsenin içi boşaltılır. Doktor kistin durumuna göre kesiği kapatmayı ya da kapatmamayı tercih edebilir.

Açık yara: Bu tercihte doktor yarayı kapatmamayı tercih eder ve içi boşaltılan bölgenin içeriden dışarıya doğru iyileşerek tamamen kapanması sağlanır. Yarayı kapatmama tercihinde iyileşme süresi daha uzun olsa da çöküntünün tamamen kapanması sağlanarak, kuyruk sokumunda yeniden kıl dönmesi oluşumu riskini minimuma indirir.

Dikişli yara: Kesinin dikişle kapatılması tercihinde iyileşme süresi çok daha kısa olsa da rahatsızlığın nüksetme ihtimali çok yüksektir. Bazı cerrahlar, iyileşmenin daha zor olduğu kenar bölgelerini yarmayı tercih ederek iyileşme sürecini hızlandırmayı tercih edebilirler.

FENOL ENJEKSİYONU

Bu tedavi yönteminde doktor öncelikle bölgeye lokal anestezi uygular. Ardından kistin içerisine antiseptik olarak kullanılan ve kimyasal bir bileşen olan fenol enjekte eder. Bu yöntem, tekrar tekrar uygulanması gerektiğinden ve hastalığın nüksetme ihtimalinin çok yüksek olması nedeniyle genelde tercih edilmez. Bunun yerine cerrahi müdahalede bulunarak kistten tamamen kurtulmayı tercih ederler.

Cerrahi müdahalenin ardından kist oluşan bölge tamamen temizlense bile bazı komplikasyonlar meydana gelebilir. Özellikle anüse yakın bir bölge olması nedeniyle dikkat edilmezse kolaylıkla enfeksiyon kapabilir. Enfeksiyonun yanı sıra:

  • Yoğun ağrı ve acı,
  • Deride kızarıklık ve şişlik,
  • 38 derece civarında vücut sıcaklığı,
  • Yaradan kan ve irin akışı,
  • Yaradan kötü kokular
    gibi komplikasyonların ameliyat sonrasında da görülmesi normal olarak kabul edilir. Ancak bu belirtiler birkaç haftalık süre içerisinde ortadan kalkmazsa yeniden doktora gidilmesi gerekir.


YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler