KADIN

Kış aylarında neden ılık suyla duş almalıyız? Herkes bu hatayı yapıyor

Kış aylarında neden ılık suyla duş almalıyız? Herkes bu hatayı yapıyor

Kış aylarında hassaslaşan cildimiz, daha çabuk kuruyor ve çeşitli cilt rahatsızlıkları sık bir şekilde görülebiliyor. Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Özlem Ekiz, cildin kurumasını engellemek için, kış aylarında ılık duş almanın faydalı olabileceğini söyledi. Kış aylarında bazı cilt hastalıklarının daha sık ve şiddetli seyrettiğini söyleyen Doç. Dr. Ekiz, yağ içeriği zengin nemlendiricilerin kullanılmasını tavsiye etti.

Havaların soğuması, rüzgarların şiddetlenmesi, güneş ışınlarının azalması, hava kirliğinin artması, kapalı ortamlarda daha çok vakit geçirilmesinin cilt sağlığını olumsuz yönde etkilediğini söyleyen Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Özlem Ekiz, bazı cilt hastalıklarının kışın daha sık ve daha şiddetli seyredebildiğini söyleyerek, cilde iyi gelebilecek tavsiyelerde bulundu.

VÜCUDUNUZU GÜNDE 4 KEZ NEMLENDİRİN

Havaların soğuması ile birlikte özellikle vücudun açık olan yerlerinde daha çok olmak üzere tüm vücutta yaygın bir kuruma başladığını ifade eden Dermatoloji Uzmanı Doç. Dr. Özlem Ekiz, ayrıca kışın artan hava kirliliği, kapalı ortamlarda daha çok vakit geçirmek, kalorifer ve soba gibi ısıtıcıların kullanılmasının da cilt kuruluğunu ve buna bağlı olarak da kaşıntıyı artırdığını söyledi.

Doç. Dr. Özlem Ekiz, “Kışın ortaya çıkan cilt kuruluğu ve kaşıntıyı önlemek için düzenli olarak tüm vücudumuzu günde 3-4 kez düzenli olarak nemlendirmeliyiz. Ayrıca kış aylarında kurumayı engellemek için kısa ve ılık duş alalım, her banyodan sonra da mutlaka yağ içeriği zengin nemlendiriciler ve vücut yağları kullanmalıyız” diye konuştu.

TEMAS EGZAMASINA KARŞI ELDİVEN VE ATKI GİYİN

Kış aylarının gelmesiyle birlikte temas egzaması (kontakt dermatit) sıklığında da artış görüldüğünü kaydeden Doç. Dr. Özlem Ekiz, şu bilgileri verdi:

“Özellikle soğukla çok sık temas eden ellerde ve yüz bölgesinde kuruma, çatlama, kızarıklık ve kaşıntı gibi belirtiler ortaya çıkarak hastaların yaşam kalitesini önemli derecede bozmaktadır. Temas egzamasından korunmak için soğuk havalarda dışarı çıkarken mutlaka eldiven, atkı gibi koruyucu kıyafetler giyilmelidir. Ellerimizi yıkarken cildimizi kurutmayan zeytinyağlı veya gliserinli el sabunları kullanılmalıdır. Ellerimizi yıkadıktan sonra hemen nemlendirici el kremleri sürülmelidir. Temizlik yaparken veya kimyasal ürünlere temas ederken de mutlaka içi pamuklu eldivenler kullanılmalıdır. Egzama belirtileri ortaya çıkınca en yakın zamanda dermatoloğunuza başvurmalısınız.”

SEDEFTEN KORUNMAK İÇİN GÜNDE 15 DAKİKA GÜNEŞLENİN

Havaların soğuması, güneş ışınlarına daha az maruz kalınması, kalorifer, soba veya klima ile ısıtılan ortamlarda daha uzun süre kalınması ve banyoda sıcak su ile banyo yapılması gibi faktörlerin sedef lezyonlarında artma veya yeni sedef lezyonlarının ortaya çıkmasına sebep olabileceğinin altını çizen Doç. Dr. Özlem Ekiz, sedef hastalığını kontrol altında tutabilmek için kış aylarında havanın güneşli olduğu dönemlerde günde en az 15 dakika düzenli olarak güneş ışınlarından faydalanılması ve en kısa sürede dermatoloğa başvurarak uygun tedavilerin alınması gerektiğini belirtti.

RÜZGAR YAĞLI EGZAMAYI ARTIRIYOR

Soğuk hava, nem kaybı, aşırı rüzgâr ve uzun süren sıcak suyla yapılan banyolar nedeniyle kışın saçlı deride, yüz bölgesinde, erkeklerde ise göğüs bölgesinde kaşıntı, kızarıklık ve pullanma şeklinde oluşan belirtilerin seboreik egzama (yağlı egzama) olarak adlandırıldığını vurgulayan Doç. Dr. Özlem Ekiz, seboreik egzaması olan hastaların dikkat etmesi gerekenleri ise şöyle sıraladı: “Çok soğuk ve aşırı rüzgârlı havada mümkün olduğunca dışarı çıkılmamalıdır. Her gün düzenli olarak seboreik egzemalı ciltler için uygun olan nemlendirici kremler sürülmelidir. Eczanelerden seboreik egzamaya yönelik özel krem ve şampuanlar alınarak kullanılmalıdır. Düzenli olarak doktorla iletişim kurularak hastalığın kontrol altında tutulmasına dikkat edilmelidir.”

SOĞUK YARALANMASINA KARŞI ÖNLEM ALIN

Kış aylarında havanın soğuması ile birlikte genellikle el ve ayak parmak uçları, kulak ve burun gibi vücudun uç bölgelerinde kızarıklık, morarma, yanma hissi, karıncalanma ve bazen de kabuklanma ile seyreden pernio (soğuk yaralanması) denilen cilt hastalığının da ortaya çıkabildiğini belirten Özlem Ekiz, bu hastalığı kontrol altında tutmak için de şu uyarılarda bulundu:

“Soğuk havalarda dışarıya çıkarken mutlaka ellerinizi ve ayaklarınızı soğuktan korumak için eldiven ve yün çoraplar giyin, el ve ayak parmak uçlarınızdaki dolaşımı artırmak için ara sıra nemlendirici jel ile masaj yapın, sigaradan uzak durun, kan dolaşımımızı bozabilecek çok sıkı kıyafetler giymeyin, kan dolaşımınızı arttırmak için düzenli olarak egzersiz yapın.”

Kışın soğuk günlerinin gelmesiyle birlikte cilde daha sıkı özen gösterilmesi gerektiğini ifade eden Doç. Dr. Özlem Ekiz, “Soğuktan ve kuruluktan korunmak için düzenli olarak cildimizi nemlendirmeliyiz. Eğer herhangi bir cilt hastalığına ait belirtiler ortaya çıkarsa en kısa sürede dermatoloğunuzla irtibata geçmelisiniz” ifadelerini kullandı.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön