Kontrol edilemeyen alışveriş psikolojisi

Günümüzde hemen hemen birçok insanda alışveriş bağımlılığına rastlıyoruz. Kendimizi durduramama gibi ciddi bir sorunumuz var. Bu kontrol problemi konusunda Uzman Klinik Psikolog Melda Yakupoğlu, alışveriş yapma, satın alma ve tüketim isteği konusunu birlikte ele alarak son derece faydalı bilgilerde bulundu.

Kontrol edilemeyen alışveriş psikolojisi

Özellikle sanal alışverişin yaygınlaştığı bir dönemde reklam ve pazarlama tekniklerinin oldukça geliştiğini söyleyebiliriz. Alışveriş yapma nedenlerinden bir tanesi satın almayı teşvik eden pazarlama yöntemleri. Bu pazarlama yöntemleri aslında kişinin hayal kurmasını teşvik ediyor. Satın alınacak üründen çok satın aldıktan sonra ne olacağı ile merak uyandırıyor.

Ürünü kullandıktan sonra nasıl bir kimlik içerisinde olacağını hayal edebiliyoruz. Mesela bir mobilya reklamı daha sıcak bir aile ortamı sunarak, satın alındığında daha mutlu bir aile ortamı algısı yaratır. Bir krem, kozmetik ürünü daha genç, güzel ve çekici olacağınız, bir araba prestijli ve güçlü görünebileceğiniz bir elbise zevkli olduğunuz algısı ortaya çıkartır.

İNSANLAR HAYALLERİNİN GERÇEK OLMASINI İSTER

İşte burada yaratılan algılara topluluk içerisinde ihtiyacınız olduğunu düşünürsünüz ve o kendinizi o ürünü satın alırken bulursunuz. Çünkü üründen çok yaratılan algıyı satın almak istersiniz. Aslında mutlu bir aile, gençlik, güç ve zevk satın aldığınızı düşünürsünüz. Çünkü size buna dair hayal kurdurur ve insanlar hayallerinin gerçek olmasını isterler.

Satın almaya teşvik eden en önemli şeylerden bir diğeri de duygusal boşluktur. Duygusal boşluğunu gidermek için bazen takıntılı bir şekilde alışveriş yapabilirsiniz. Üstelik de duygusal olarak boşlukta olduğunuzu bilmezsiniz ve harcama yaparsınız. İhtiyacınız olduğu hissine kapılırsınız. Ardından aslında bir süre geçtikten sonra pişman olursunuz ya da yeni bir satın alma döngüsü içerisinde bulursunuz kendinizi.

PSİKOLOJİK BOYUTU

Elbette satın almak yaşamın içindendir. Ancak burada bahsettiğim şey satın alırken kendini durduramamak, aslında ihtiyacı olmasa da almak istemek gibi bir ayrımdır. Çünkü bazı durumlar maddi olarak sıkıntıya düşmenize, bunu telafi edebilmek için daha çok çalışmanıza, çalıştıkça ödemelere yetişememeye ve strese girmeye, stresi gidermek için de tekrar satın almayla sonuçlanır. Özellikle kadınların kendilerini daha mutlu hissetmek için daha çok alışveriş yaptıkları dönemler satın almanın psikolojik boyutunu gösterir.

Birçok satın alma ve tüketim alışkanlığınızın öncesinde duygularınızı fark ederseniz. Tüketim alışkanlıklarınızı ve içgüdüsel olarak satın alma istediğinizi bir nebze de olsa azaltabiliriz. Bazen insanlar bazı davranışları otomatikleştiği için yaparlar. O davranıştan önce ne düşündüklerini yada hissettiklerini fark edemezler. Sadece yapmaya alıştıkları için yaparlar. Satın alıma alışkanlıkları da bu tiptendir.

Terapilerde de özelliklede işlevselliği bozacak bir şekilde alışveriş ve tüketim yapan kişilerde bu satın alma isteklerinin hatta bağımlılıklarının önüne geçme ile ilgili çalışmalar yapılır. Bir ürüne, ihtiyaca nasıl karşı koyulabilir gösterilir.

BİZİ NELER SATIN ALMAYA TEŞVİK EDER?

Yine farkında olmadan da birçok yöntem sizi satın almaya teşvik eder. Birçok firma sizin sıklıkla kullandığınız cep telefonu vb. uygulamalara reklam verebilir, televizyonda rastlayabilirsiniz, bloggerlar üzerlerinde görebilirsiniz, arkadaşınız önerebilir, yolda trafikte her yerde karşılaşabilirsiniz.

Çok karşılaşmak satın almayı tetikler. O yüzden satın aldığınız şeylerin ne kadar popüler olduğuna, rastlantılarınıza dikkatinizi verdiğinizde göreceksiniz ki sıklık satın almada etkilidir. Oyun oynamak için açtığınız programın köşesinde, iş yaparken web sitelerin içeriklerinde, dizilerde örtük şekilde satın almayı tetikleyen bir reklam çıkıyor ve sizde de satın alma duygusu beliriyor.

DUYGUSAL BOŞLUK

Sosyal medyada en çok influencer paylaşımlarını görüyorsunuz. Aslında sonuç hiç de ihtiyacınız olmayan bir şeyi satın alırken kendinizi bulmuşsunuz. Özellikle ay sonunda kredi kartı ekstreniz geliyor ve bir bakıyorsunuz yine bir sürü masraf çıkmış. Bu tarz durumlar diyetteki kişilerin kendisini durduramadan sürekli yemek isteğine benzer. Kişi sürekli bir şeye ihtiyacı olduğunu düşünür ve ona sahip olduğunda bu ihtiyacının gideceğini zanneder.

Aslında gerçekte ihtiyaç duygusal boşluğun dolmasıdır. Duygusal olarak tatmin olmadığınızı hissederseniz sürekli tüketmek istersiniz ve bir zaman sonra satın alma ve alışveriş bağımlılığı ortaya çıkar. Eğer yaptığınız harcamalar sizin günlük yaşamınızı, bütçenizi bozuyorsa gerçekten ihtiyacınız olmadığı halde satın almak istiyorsanız ve kendinizi almak konusunda durduramıyorsanız özellikle aldıktan sonra da pişmanlık hissediyorsanız destek almanız önerilmektedir.

Uzman Klinik Psikolog
Melda YAKUPOĞLU

Instagram: @uzm.psk.meldayakupoglu
www.meldayakupoglu.com

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler