"NATO 70 yıl sonra geçerliliğini koruyor"

German Marshall Fonu Başkan Yardımcısı Ian Lesser: - "Güneye ve doğuya baktığımızda NATO'nun fazlasıyla geçerliliğini koruduğunu görüyoruz" -"NATO sadece askeri değil aynı zamanda siyasi bir ittifak ancak NATO'nun kritik konulardaki siyasi tartışmalarda zayıf kaldığı görülüyor" - Ghent Üniversitesi öğretim üyesi Sven Biscop: -"NATO, geleneksel rolünü koruyarak en iyi yaptığı şeye, yani topraklarını savunmaya odaklanmaya devam etmeli"

BRÜKSEL (AA) - ŞERİFE ÇETİN- Uluslararası alandaki en "başarılı" askeri ittifak olarak tanımlanan NATO 70'inci yılını doldururken, uzmanlar Sovyetler Birliği'nin yayılmacı politikalarına karşı kurulan ittifakın halen geçerliliğini koruduğunu düşünüyor.

AA muhabirine açıklamalarda bulunan German Marshall Fonunun Başkan Yardımcısı Dr. Ian Lesser, NATO'nun gerek Soğuk Savaş döneminde gerek Afganistan misyonu özelinde "dayanışma gösterme" konusunda başarılı olduğuna dikkati çekti.

NATO'nun halihazırda "Rusya ve doğudan gelen tehditlere" ve "güneyden gelen daha dağınık sınamalara" karşı başarılı bir şekilde uyum sağlayarak tepki verdiğini belirten Lesser, "Siyasi anlamda belirgin ayrışmalar bulunuyor." ifadesini kullandı.

- "NATO fazlasıyla geçerliliğini koruyor"

Lesser, "Güneye ve doğuya baktığımızda NATO'nun fazlasıyla geçerliliğini koruduğunu görüyoruz." diye konuştu.

Savunma ve güvenlik konularının müttefiklerin ulusal gündemlerinde tekrar yer almaya başladığına dikkati çeken Lesser, bu çerçevede ortak hareket etmenin önemli olduğunun altını çizdi.

Lesser, NATO'nun özellikle ortak savunma ve caydırıcılıkla nükleer ve geleneksel tehditleri kovuşturma konusunda başarılı olduğuna vurgu yaparak, Soğuk Savaş döneminin bu bağlamda önemli bir örnek olduğunu ifade etti.

- "Siyasi tartışmalar güçlendirilmeli"

NATO'nun bazı eksiklikleri de olduğuna işaret eden Lesser, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

"Oydaşmayla hareket eden bir örgüt için bazı kısıtlamalar olması doğal. Herkesin her konuda aynı fikre sahip olması zor. NATO sadece askeri değil aynı zamanda siyasi bir ittifak ancak NATO'nun kritik konulardaki siyasi tartışmalarda zayıf kaldığı görülüyor. İttifakın bu yanını güçlendirmesi gerekiyor."

Lesser, ileriye dönük ittifakın odaklanması gereken konular arasında savunma harcaması ve külfet paylaşımı olduğunu belirterek, özellikle siber alan gibi geleneksel olmayan tehditlerle baş etmek için daha fazla yatırım yapılması ve istihbarat paylaşımının artırılması gerektiğini ifade etti.

İttifakın daha fazla "küresel sorunları" gündemine alması gerektiğini savunan Lesser, özellikle Asya bağlamında artan güvenlik tehditlerinin bunu gerekli kıldığı değerlendirmesinde bulundu.

- "NATO geleneksel rolünü sürdürmeli"

Ghent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümü öğretim üyesi ve Brüksel merkezli düşünce kuruluşu Egmont Uluslararası İlişkiler Kraliyet Enstitüsü Uzmanı Prof. Dr. Sven Biscop ise "NATO, geleneksel rolünü koruyarak en iyi yaptığı şeye, yani topraklarını savunmaya odaklanmaya devam etmeli." dedi.

Biscop, NATO'yu, gündemine farklı konularak yükleyerek "daha geçerli" kılma eğiliminden vazgeçilmesi gerektiğini savundu.

Çin, iklim değişimi ve enerji gibi konuların NATO kapsamına sokulmaya çalışıldığına işaret eden Biscop, "NATO'nun bir dış politikası bulunmuyor. NATO askeri bir ittifak ve savunmaya odaklanmalı." ifadelerini kullandı.

- "Savunma ve caydırıcılık sağlamaya devam ediyor"

Biscop, NATO'nun 70 yıl sonra kuruluş amacına geri döndüğünü belirtti.

İttifakın 1949'da kurulduğunda savunmaya odaklandığını, Soğuk Savaş dönemi sonrasında kriz yönetimine yöneldiğini ve şimdi tekrar ortak savunmaya ağırlık verdiğini kaydeden Biscop, "NATO savunma ve caydırıcılık sağlayan bir ittifak olarak geçerliliğini koruyor." diye konuştu.

Son dönemlere Avrupa Birliği (AB) ve ABD arasında birçok konuda oluşan görüş ayrılıklarına işaret eden Biscop, Avrupalılar ve Amerikalıların dünyayı nasıl gördükleri konusunda ortak bir noktaya varmasının önemli olduğunu belirtti.

Biscop, "Avrupalılar Rusya nedeniyle NATO'nun gerekli olduğunu düşünüyor. Amerikalılar artık Rusya'yı değil Çin'i temel rakip olarak görüyorlar. AB, Çin'i NATO çerçevesinde kısıtlanması gereken bir düşman olarak görmüyor." değerlendirmesinde bulundu.

NATO'nun kuruluşunda henüz AB'nin bulunmadığını anımsatan Biscop, AB'nin siyasi anlamda bir güç merkezi olduğunu ve bunun ittifak genelinde daha iyi kavranması gerektiğini söyledi.

- "NATO'nun başarısı gerçek anlamda sınanmadı"

Biscop, NATO'nun "en başarılı askeri ittifak" olarak tanımlandığını ancak ittifakın ve müttefikler arasındaki dayanışmanın gerçek anlamda bir sınamaya tabi tutulmadığını, bu nedenle gerçekten ne kadar başarılı olduğunu anlamının mümkün olmadığını belirtti.

Diğer yandan NATO'nun 70 yıldır varlığını sürdürmesinin ise bir başarı olarak değerlendirilebileceğini aktaran Biscop, ittifakın temel eksikliklerinden birinin, Avrupalı müttefiklerin askeri kabiliyetlerini bütünleştirmeleri için yeterince itici güç sağlamaması olduğunu söyledi.

Biscop, NATO'nun kuruluşundan sonra "demokratik bir ittifaka" dönüştüğüne dikkati çekerek, "NATO, sadece topraklarımızı değil, aynı zamanda bu topraklarda inşa ettiğimiz demokratik yaşamı da korumalı. Bu konuda yeterince etkili olduğunu düşünmüyorum." diye konuştu.

Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler