HABER

Necef taşı ile işlenmiş! Türkiye'de bulundu: Bir benzeri daha yok

Çorum'daki kaçak kazıda üzerinde Hazreti İsa'nın necef taşına işlenmiş figürünün bulunduğu altın madalyon bulundu. Çorum Müzesi'nde muhafaza edilen altın madalyon, müzenin en nadide eserleri arasında yer alıyor. Bir benzeri daha bulunmayan madalyon, 2017 yılında define avcıları tarafından yurt dışına kaçırılmak üzereyken düzenlenen operasyonla ele geçirilmişti.

Necef taşı ile işlenmiş! Türkiye'de bulundu: Bir benzeri daha yok

Arkeologlarca yapılan incelemede yaklaşık 1500 yıllık olduğu belirlenen madalyon, Çorum Müzesi envanterine kaydedildi. Müzedeki özel bir vitrinde sergilenen madalyon, ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.

Çorum Müzesi arkeologlarından Resul İbiş, AA muhabirine, madalyonun müzedeki en nadide eserlerden biri olduğunu söyledi.

"Pantokrator İsa madalyonu" adı verilen madalyonun bilinen bir benzerinin olmadığını belirten İbiş, "Eser üzerinde Hazreti İsa sol elinde Kitab-ı Mukaddesi tutarken, sağ elinde takdis (kutsama) işareti yapar şekilde tasvir edilmiştir. Bu sahne, Hristiyan sanatında en çok kullanılan sahnelerdendir. Genellikle kiliselerde, ikonalarda, mozaiklerde gördüğümüz bu sahneyi ilk kez altın telkari üzerinde necef taşına işlenmiş halde, bir altın madalyonun üzerinde görmekteyiz." dedi.

'PANTOKRATOR İSA MADALYONU' MÜZEDEKİ EN KIYMETLİ ESERLERDEN BİRİ

20210503_2_48096033_64780540_Web

Çorum Müzesi'nde tarihe ışık tutan binlerce eser bulunduğunu, madalyonun ise müzedeki en kıymetli eserler arasında yer aldığını dile getiren İbiş, şöyle devam etti:

"Bu eser, kutsal olanı anlatmaya ya da içselleştirmeye yönelik insan biçimli, resimli anlatım sanatının güzel bir örneğidir. Ortodoks inancında ayinlerin vazgeçilmez parçası olarak kabul edilen bu tür ikonografi eserlere, Hazreti İsa, Hazreti Meryem, kilise büyükleri, yani azizler konu edilmiştir. Hristiyan sanatının birçok dalı gibi bu tür ikonografi eserler de geçmişten ta Hitit’ten gelen, pagan, ilk çağ geleneklerinden kaynaklanmaktadır."

20210503_2_48096033_64780541_Web

Kutsal kişilere ait dinsel betimlemelerin 4. ve 5'inci yüzyıllarda çoğaldığının bilindiğini anlatan İbiş, bu tür eserlerin bir yandan kutsal kişilerin anısını yaşatıp, onlarla ilgili bir yüceltme duygusunu uyandırma görevi görürken diğer yandan da inananlara dini öğretmek için kullanıldığını vurguladı.

20210503_2_48096033_64780542_Web

Bunun gibi tarihi eserlerin bulunması sayesinde geçmişe yönelik bilgiler edinebildiklerinin altını çizen İbiş, "Bu yönden bu eser çok önemlidir ayrıca bilinen bir benzerinin olmaması da bu eserin önemini artırmaktadır. Gerek altın işlemesi gerekse taş üzerindeki oymalardaki işçilik kalitesi de dikkat çekmektedir." ifadelerini kullandı.

20210503_2_48096033_64780543_Web

20210503_2_48096033_64780544_Web

20210503_2_48096033_64780545_Web

AA

Geri Dön