
Aslında bu iş sandığınızdan çok daha kolay çünkü ilk iş doğru ekipmanı seçebilmektir. Mesela sert fırçalı moplar parkede çiziklere neden olur. Bunun yerine yumuşak kıllı ve mikrofiber moplar tercih etmek daha doğru bir seçim olur.


Parkeler suyu sevmez, fazla su hem kabarmaya hem de matlaşamaya neden olur. Mop için ideal ıslaklık seviyesi hafif nemli olmasıdır. Eğer mop yaptıktan sonra yerde su izi kalmıyorsa doğru su miktarı kullanıyorsunuz demektir. Bu detay parlaklık için de oldukça kritiktir.

Her yüzey temizleyici parkeler için uygun değildir. Özellikle ağır kimyasallar ve çamaşır suyundan kesinlikle uzak durun. Parkeler için asla kullanılamaz. Parke dostu, pH dengeli temizleyiciler parkeler için daha uygundur. Hatta mümkünse sadece su ve az miktarda doğal temizleyici bile yeterli gelir.


Her işin olduğu gibi, mop yapmanın da belirli kuralları bulunur. Mop yaparken gelişigüzel hareket etmek yerine parkelerin döşeme yönüne paralel hareket etmelisiniz. Bu yerlerin daha etkili bir şekilde temizlenmesini sağlarken, büyük ölçüde iz kalmasını da engeller.

Kirli suyla mop yapmak aslında zemini temizlemek yerine kiri yaymak anlamına gelir. Su bulanıklaştığı anda değiştirmelisiniz. Temiz su, daha hijyenik ve temiz bir sonuç sağlar.


Mop sonrası zeminde kalan nem, zamanla iz bırakabilir. Özellikle ışık alan alanlarda bu izlerin daha belirgin olduğunu görebilirsiniz. Temizlikten sonra mutlaka kuru bir bezle parkelerin üzerinden geçin. Bu adım profesyonel temizlik etkisi de yaratır.

Temizlik ne kadar doğru yapılırsa yapılsın, mobilya ayakları parkeleri çizebilir. Bu yüzden sandalye ve mobilya ayaklarının zemini çizmeyecek şekilde tercih etmek daha iyi bir seçim olur. Temizlik kadar zemini korumak da işin bir parçasıdır.