KADIN

Sevgilinizle eve çıkmadan bunlara dikkat edin, ilişkiniz kabusa dönüşmesin

Sevgilinizle eve çıkmadan bunlara dikkat edin, ilişkiniz kabusa dönüşmesin

Çünkü ilişki başka, ev arkadaşlığı başka...

Öncelikle mutluluklar dileriz!

Ne mutlu size! Ruh eşinizi bulmuşsunuz, müthiş güzel anlaşmışsınız, iş aynı eve taşınmaya kadar varmış! Eh, belli ki ekonomik anlamda da bir şeyleri toparlamış durumdasınız. Uzatmalı devam eden öğrenci evinden çıkışı, mobilyaları, beyaz eşyaları yenilemeyi, yepyeni faturalara, üyeliklere girişmeyi göze alabilmişsiniz.

Hakikaten de ne mutlu size :)

Dileriz ki bu mutluluğunuz ömür boyu sürsün!

Tabii dilemekle olmuyor. Harika giden bir ilişki bile aynı eve çıkıldığında sarpa sarabiliyor, bulaşıkların makinaya durulamadan konmasından televizyonda açık olan kanal tercihine kadar ufacık ayrıntılar bile ne canlar yakıyor!

Tüm bunların önüne geçmek de elbette siz güzel çiftimizin elinde... Az sonra sıralayacağımız maddelere dikkat kesilseniz, eve taşınmadan önce hepsinin yanına bir tamamdır işareti koysanız yeter :)

1. Finansal durumlarda birbirinize dürüst olun.

Birlikte yaşamıyorken de birbirinize dürüst olun elbette, ancak faturalar bireysel hayatlara kesiliyorken her ayrıntıyı konuşmak zaman zaman gereksiz olabiliyor. Hayatlar aynı çatı aldığında birleştiğinde ise her ayrıntıyı konuşmamak yuvaları yıkıyor, bizden söylemesi!

Öğrencilik dönemlerinizden kalma öğrenci kredisi borcunuz mu var? Son birkaç aydır kredi kartına çok mu yüklendiniz, bütçenizde hafif bir sarsılma mı mevcut? O çok istediğiniz televizyon sehpasını aslında alamayacak durumdasınız ama sevgilinize bunu söyleyemiyor musunuz? Her şeyi söyleyin; bütçe planınız ve gelecekteki ödemeleriniz hakkında en ufak bir ayrıntıyı dahi saklamayın.

2. Gündelik işleri önceden paylaşın.

Sevgiliniz bulaşık makinasıyla uğraşmak yerine tuttuğu takımın küme düşmesini tercih ediyor olabilir... Siz ise belki de evi süpürmekten, ya da çöpleri dökmeye çıkmaktan nefret ediyorsunuz?

Evin gündelik işleri -bekâr hayatınızdan gayet iyi bilirsiniz ki, hiç bitmez. Hiçbir şey yapmadığınız, kanepeden kalkmadığınız günlerde dahi yapılacak onlarca iş vardır, değil mi? İşte bu işleri aynı eve çıkmadan önce paylaşmanız, ev arkadaşlığı esnasında sizi rahata erdirir. Bulaşıklar sizin olsun örneğin, ama kirli çamaşırları makinaya atmak, ardından sermek işlerini ona bırakın. Bırakın çöpleri o dışarı çıkarsın, eh evin viledalanması da size kalsın o zaman.

3. Eve getirilecek eşyalara karar verin.

20'li yaşlarınızın ortalarında müthiş kazanmamış, sonlarına doğru banka hesabınızda 100.000'ler biriktirmemişseniz muhtemelen orta yollu büyüklükte bir eve taşınıyorsunuz demektir... İki evden de gelecek eşyalar, bir de yeni alınan İkea ürünlerini de katalım bu karton kutu listemize; biraz sıkış tepiş olmadı mı!?

Birlikte yaşamaya yeni yaşayan bir çift için en güzel ev ferah evdir; boş alanı çok, eşyaların fazla yer kaplamadığı, baktığınızda gözünüzü yormayan, yürüdüğünüzde ayağınıza takılmayan evdir. Kendi evinizden getireceğiniz eşyaları seçerken gerçekten çok işe yarar olduğunu düşündüğünüz eşyalar, hayatta vazgeçemediğiniz biblo-vari objeler dışında her şeyden vazgeçin. İkinci elcilere satın, arkadaşlarınıza hibe edin, öğrenci evinizde bırakın ki yeni taşınanlar yararlansın...

Ayrıca bu yepyeni evinizin içini dizayn ederken konuyla ilgili websitelerine göz gezdirmenizde fayda var. Az yer kaplayan dünya kadar pratik çözüme ulaşabilir, hem bütçenizi, hem de evinizin kalabalıklığını kontrol altında tutabilirsiniz :)

4. Evde kişisel alanlar oluşturmaya özen gösterin.

Yukarıda belirttiğimiz ''hayatta vazgeçilemeyen ögeler'' var ya hani... İşte onlar sandığınızdan çok daha önemliler!

Aynı eve çıkmak yıllarca yalnız yaşamış ve kendi hayatını, hayat tarzını, psikolojisini buna göre ayarlamış her insan için biraz da tehlikelidir, korkutucudur. ''Hayat tarzım çok değişecek, istediğim gibi yaşayamayacağım'' gibi korkular yaratır, bu korkular önce önce bastırılır, çünkü aynı evde yaşamaya başlamak heyecanlıdır, yeni bir başlangıcın mutluluğu vardır.

Gel zaman git zaman bu korkular açığa çıkar, herkes üzerinde biraz da olsa bu baskıyı hisseder.

İşte tam da bunun önüne geçmek gerekli: Sevgilinizin evin bir köşesinde kendini bulabileceği, yalnız vakit geçirip kafa dinleyebileceği bir alan oluşturmasına izin verin. Aynı şekilde siz de kendi kişisel alanınızı oluşturun. Bu alana sizi dinlendirebileceğini, özgürlüğünüzü hissettirebileceğini düşündüğünüz her şeyi koyabilirsiniz; belki müzik enstrümanlarınız, belki sadece gezi kitaplarından oluşan bir kitaplık, belki öğrenciliğinizden beri topladığınız plak koleksiyonunuz, muhtemelen uzanıp dalabileceğiniz rahat bir koltuk...

5. Son olarak; florasan lambalardan uzak durun!

Böylesine havalı, Star Wars temalı florasan lambalardan bahsetmiyoruz elbette!

Beyaz florasan ampullere sürekli maruz kalmak baş ağrısına, sinire strese sebep olur. Bu renk ampuller dikkati sürekli üst seviyede tutarlar, bu yüzdendir ki hastanelerde bu ampuller tercih edilir. Tabii evinizde sürekli olarak hastane dikkatinde dolaşmak pek akıl kârı olmasa gerek; rahatlayamazsınız, gevşeyemezsiniz, en ufak bir gerginliği büyütmeye meyledersiniz.

Tuvalet, banyo ve mutfak dışında mutlaka ama mutlaka sarı ışığı tercih edin.


Kaynaklar: Nytimes.com, Elledecor.com, Lifehack.org

Okuyucu Yorumları0 yorum

Bu sayfalarda yer alan okur yorumları kişilerin kendi görüşleridir. Yazılanlardan Mynet.com sorumlu tutulamaz.