HABER

5 soruda Astana görüşmesi: Ahrar'uş Şam Astana görüşmelerine katılmayacak

Suriye'nin en güçlü muhalif gruplarından, muhafazakar İslamcı Ahrar'uş Şam grubu dün yaptığı bir açıklamayla 23 Ocak'ta Kazakistan'da yapılacak Suriye barış görüşmelerine katılmayacağını bildirdi.

5 soruda Astana görüşmesi: Ahrar'uş Şam Astana görüşmelerine katılmayacak

Suriye barış görüşmelerine geri sayım sürerken Astana’ya gidecek heyetler şekillenmeye başladı. Önde gelen muhalif grupların bazıları Pazartesi günü görüşmelere katılma kararı almıştı.

Reuters'ta yer alan açıklamaya göre, gruptan yapılan açıklamada her ne kadar görüşmelere gitmeseler de faydalı bir sonuç alındığı sürece, katılan grupların destekleneceği belirtildi.

SURİYE ORDUSU VE RUSYA'YA TEPKİ NİTELİĞİNDE

Ahrar'uş Şam bu duruşlarının, Suriye ordusu ve Rus hava kuvvetlerinin devam eden saldırılarına bir tepki niteliğinde olduğunu ve görüşmeleri destekleyen gruplar ile desteklemeyenler arasında daha fazla bölünmenin engellenmesini amaçladığını söyledi.

Grup, eski El Kaide bağlantılı Fetih el Şam Cephesi gibi diğer cihatçı gruplar ve Türkiye, Körfez ülkeleri ve ABD tarafından desteklenen milliyetçi gruplar ile ilişkileri iyi tutmaya dikkat etti ancak IŞİD örgütü ile bu yöntemi uygulamadı.

ASTANA'YA KİMLER KATILACAK?

Suriye rejimi Suudi Arabistan ve Katar'ı, İran ise ABD'yi Astana'da istemediğini açıkladı.Kazakistan’ın başkenti Astana’da Türkiye, Rusya ve İran öncülüğünde 23 Ocak’ta başlayacak Suriye barış görüşmelerine katılacak heyetler şekillenmeye başladı. Adının açıklanmasını istemeyen Suriye hükümetine yakın bir kaynak, Şam hükümetinin Astana’daki görüşmelere Suriye'nin BM nezdindeki daimi temsilcisi Büyükelçi Beşar El Caferi başkanlığında 10 kişilik bir heyet göndereceğini kaydetti. Suriyeli kaynak, heyette siyasiler ve diplomatların yanı sıra ordu ve güvenlik birimlerinde yetkililerin de bulunacağını belirtti.

Diğer yandan Suriye Dışişleri Bakan Yardımcısı Faysal Mikdat, bir Lübnan televizyon kanalına verdiği demeçte Suriye hükümetinin Astana’daki görüşmelere Suudi Arabistan ve Katar’ın katılmasına karşı olduğunu söyledi. Mikdat “ Ne zaman Katar ve Suudi Arabistan terörü desteklemeye son verirse o zaman onların da barış görüşmelerine katılmasını tartışmaya başlayabiliriz” diye konuştu.

SURİYELİ MUHALİFLERİN HEYETİ

Suriyeli muhaliflerin çatı örgütü Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu’ndan Ahmed Ramazan, muhalif heyette ise isyancı gruplardan 8 kişiyle, 10 siyasi, hukuki ve teknik danışmanın yer alacağını bildirdi.Ramazan, heyetin başkanlığını ise Ceyş’ül İslam (İslam Ordusu) adlı muhalif grubun önde gelen isimlerinden Muhammed Alluş’un yapacağını belirtti.

Koalisyon heyetine siyasi temsilci olarak katılacak isimlerden Hişam Merve “Görüşmelerde başlıca hedefimiz ateşkesin konsolidasyonu. Eğer bu gerçekleşirse Cenevre barış görüşmelerini yeniden başlatmanın ilk adımı olabilir”diye konuştu.

Beşar El Caferive Muhammed Alluş, BM öncülüğünde geçen yıl Şubat ve Nisan aylarında Cenevre’de yapılan ve başarısızlıkla sonuçlanan Suriye barış görüşmelerinde de heyetlerin başkanlığını yürütmüşlerdi.

İRAN: ABD’Yİ ASTANA’DA İSTEMİYORUZ

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, salı akşamı yaptığı açıklamada İran hükümetinin Kazakistan’daki Suriye barış görüşmelerine ABD’nin katılmasını istemediklerini belirterek, "ABD’nin katılmasına karşıyız ve onları biz davet etmedik" demişti.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi de çarşamba günü AFP haber ajansına yaptığı açıklamada görüşmelerin Türkiye, Rusya ve İran öncülüğünde yapıldığını hatırlatarak, “Bu aşamada üçlü düzeni korumak zorundayız. Bu düzenin herhangi bir şekilde

genişletilmesi, başarısızlık riskini beraberinde getirebilir. Bizim politikamız bu safhada başka bir ülkenin dâhil edilmemesi yönündedir” diye konuştu.

Astana'daki görüşmelere kimlerin katılacağı konusunda Türkiye, Rusya ve İran arasındaki görüşmelerin devam ettiğini kaydeden Kasımi, bu "ilk adımın” başarılı olması durumunda görüşmelerin bir sonraki turuna diğer ülkelerin de davet edilebileceğini ifade etti.

RUSYA VE TÜRKİYE ABD'NİN KATILMASINDAN YANA

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, salı günü düzenlediği basın toplantısında, Suriye barış görüşmelerine ev sahipliği yapacak Astana'ya Donald Trump yönetiminin de davetli olduğunu kaydetmişti.

Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da salı günü yaptığı açıklamada Astana'daki Suriye barış görüşmelerine ABD'nin katılması konusunda Rusya ile hemfikir olduklarını söylemişti.

Çatışmaların başladığı 2011 yılından bu yana Suriye’de barış çabalarına ilişkin yapılan müzakereler göz önüne alındığında Astana’daki görüşmelerde ABD ilk kez merkezi bir rol oynamıyor.

ASTANA GÖRÜŞMELERİ HAKKINDA MERAK EDİLENLER

Türkiye ve Rusya'nın girişimiyle Kazakistan'ın başkentinde düzenlenecek olan Suriye görüşmeleri 23 Ocak'ta başlıyor. Görüşmeler ve katılan taraflarla ilgili beş önemli soru ve yanıtını derledik.

Suriye'de 2011 yılından bu yana devam eden iç savaş ülkede birçok yerleşim yerinin yıkılmasına neden oldu

Türkiye ve Rusya'nın girişimleriyle Astana'da düzenlenecek olan Suriye görüşmeleri 23 Ocak günü başlıyor. Görüşmelere hem Suriye hükümeti hem muhalefeti katılıyor.

Astana görüşmeleri, daha öncekilere siyasi muhalefetin katılmasına karşın bu kez doğrudan silahlı muhalif grupların davet edilmesi ve bu grupların da kabul etmesi nedeniyle ayrıca önem taşıyor.

Ancak taraflar masaya farklı gündemler oturmaya hazırlanıyor.

Suriye hükümeti, iç savaşı sona erdirecek kapsamlı bir çözümün üzerinde müzakere etmeyi isterken, muhalifler ise masadaki konuların ateşkese uyulması ve kuşatma altındaki bölgelere insani yardım götürülmesi olduğunu söylüyor.

Astana görüşmeleriyle ilgili beş önemli soru ve yanıtları:

ASTANA GÖRÜŞMELERİ NEDİR, NE ZAMAN YAPILACAK?

Suriye'nin en önemli kentlerinden Halep'in tamamı, Aralık ayı içerisinde ordunun yönetimine geçti.

Halep'in alınması, iç savaşın başlangıcından bu yana Suriye hükümetinin Rusya'nın havadan ve İran ile Hizbullah'ın da karadan sağladığı güç desteğiyle birlikte savaş alanında elde ettiği en önemli kazanım olarak gösterilirken, muhaliflere ciddi bir darbe indirdi.

Halep'in hükümet tarafından geri alınması sürecinde kentinden doğusundan muhaliflerin çıkarılmasında kilit rol oynayan Türkiye ve Rusya, önce ülke genelinde ateşkes ilan edilmesini, ardından da tarafların müzakere masasına oturmasını sağlamaya odaklandı.

İki ülkenin girişimiyle, 2016'nın son günlerinde eski adı El Nusra olan Fetih el Şam Cephesi ve Irak Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) hariç tutulduğu Suriye genelinde geçerli bir ateşkes ilan edildi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Aralık ortasında yaptıkları bir telefon görüşmesinde Suriye'de tarafları bir araya getirecek bir toplantının Kazakistan'ın başkenti Astana'da yapılması konusunda görüş birliği sağlandı.

Yapılan bir dizi hazırlık görüşmesinin ardından Astana'daki toplantının 23 Ocak'ta yapılmasına karar verildi.

Görüşmelerin yüz yüze mi, yoksa farklı odalarda aracıların mekik diplomasisi yöntemiyle mi yapılacağı ise henüz bilinmiyor.

Halep, dört yılı aşkın bir süredir devam eden çatışmalardan dolayı ağır hasar aldı.

GÖRÜŞMELER NEDEN ASTANA'DA YAPILIYOR?

Suriye ile ilgili görüşmeler şu ana kadar BM nezdinde başta Cenevre olmak üzere Avrupa kentlerinde yapıldı.

Cenevre sürecinin yeniden canlandırılmaya çalışıldığı bir dönemde, Türkiye ile Rusya'nın Astana'da Suriye hükümeti ile muhalefetini bir araya getirmesi, sahadaki değişen durumun da bir yansıması olarak görülüyor.

Son dönemde yaşanan gelişmeler arasında Türkiye ile Rusya'nın Kasım 2015'te yaşanan uçak krizinin ardından ilişkilerinin yeniden düzelmesi ve Suriye hükümetinin hem Rus ordusunun hem de İranlı Şii milisler ve Hizbullah gibi destekçilerinin elde ettiği askeri kazanımlar yer alıyor.

Ayrıca, görüşmelerin Astana'da yapılmasının ABD'nin Suriye iç savaşındaki etkinliğinin azalmasının ve Rusya'nın etkinliğinin artmasının bir sonucu olduğu yorumları da yapılıyor.

Moskova'da yapılan üçlü görüşmenin ardından sekiz maddelik bir deklarasyon yayınlandı

GÖRÜŞMELERDE HANGİ KONULAR ELE ALINACAK?

Halep'teki muhaberenin sona ermesinin ardından Suriye'deki bundan sonraki süreci görüşmek üzere Türkiye, İran ve Rusya arasında Moskova'da bir toplantı düzenlendi.

Bu toplantının ardından sekiz maddelik bir bildiri yayımlandı. Bildiride, görüşmelerin Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin Aralık 2015'te kabul ettiği kararına göre yapılacağı belirtildi. Bu kararda, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'ın görevden ayrılmasıyla ilgili herhangi bir ifade yer almıyor.

Kararda ateşkes ilan edilmesinin ardından siyasi geçiş sürecinin başlaması ve 18 ay içerisinde de BM denetiminde seçimlere gidilmesi öngörülüyor.

Ancak, toplantıya gelmeye karar veren taraflardan gelen açıklamalar ise kendi gündemlerinin farklı olduğunu gösteriyor.

Esad, 9 Ocak'ta Suriye resmi haber ajansı Sana'ya yaptığı açıklamada, Astana görüşmelerinde "her şeyin masada" olduğunu söyledi. Esad, "Suriye'deki çatışmayı sona erdirmeyi ve ülkenin geleceğini tartışmayı müzakerelerden basediyorsak, her şey de masada olur" dedi.

Bununla birlikte, muhalifler ise iç savaşı bitirecek kapsamlı bir çözümü değil, ülke genelinde ilan edilen ateşkese yönelik ihlallerin görüşüleceğini söylüyor.

AFP'ye konuşan Suriye Ulusal Konseyi Sözcüsü Ahmed Ramadan ise, "Bizim için en önemli gündem maddeleri arasında ateşkesin güçlendirilmesi, zorla yer değiştirmelerin durdurulması ve herhangi bir sınırlama olmaksızın kuşatma altındaki bölgelere insani yardım gönderilmesi yer alıyor" dedi. Ramadan'a göre, muhalifler iç savaşı bitirecek siyasi çözümün İsviçre'de yapılacak görüşmelerde ele alınmasını istiyor.

Türkiye ise Astana görüşmelerini BM sürecinin tamamlayıcı bir unsuru olarak görüyor ve esas görüşmelerin BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura önderliğinde Cenevre'de yapılması gerektiğini savunuyor.

SURİYE HÜKÜMETİNİ VE MUHALEFETİ HANGİ HEYETLER TEMSİL EDECEK?

Taraflar, kısa bir süre önce Astana görüşmelerinde kendilerini temsil edecek heyetlerin ayrıntılarını açıkladı.

Hükümetin gönderdiği heyete, Suriye'nin BM Büyükelçisi Başar el Caferi başkanlık ediyor.

Muhaliflerin baş müzakerecisinin ise yine İslam Ordusu'nun önemli isimlerinden Muhammed Alluş olacağı açıklandı.

Her iki isim de birbirlerini yakından tanıyor. Caferi ve Alluş, BM nezdinde en son Nisan 2016'da yapılan görüşmelerde de iki karşıt tarafı temsil ediyordu.

Bu ikilinin toplantılarda zaman zaman sert tartışmalara girdiği ve Caferi'nin birkaç kez Alluş'a "terörist" dediği belirtiliyor.

Alluş, BM nezdindeki görüşmelere katıldığında Suriyeli muhaliflerin oluşturduğu Müzakere Yüksek Komitesi'nin (MYK) başmüzakerecisiydi ve görüşmelerin sonuçsuz kalmasının ardından görevinden istifa etmişti.

Suriyeli muhalif gruplar, önce Astana görüşmeleri için yapılan hazırlıkları durdurmuş ancak daha sonra toplantılara katılma ve heyete Alluş'un başkanlık etmesine karar vermişti.

GÖRÜŞMELERE SURİYE HÜKÜMETİ VE MUHALEFETİ DIŞINDA KİMLER KATILIYOR?

Suriye hükümeti ile muhalefetinin önemli bir kısmının katıldığı görüşmeleri organize eden Türkiye ve Rusya da masada yer alacak. Ayrıca İran'ın da görüşmelere katılması planlanıyor.

Türkiye ve Rusya, ABD'nin de Astana'ya davet edileceğini söyledi. ABD'nin ne yanıt vereceği henüz bilinmiyor.

Rusya, Washington'daki yeni yönetimin görüşmelere katılmasını "umduğunu" açıklarken, İran ise ABD'nin katılımına karşı olduğunu ilan etti.

Türkiye ve Rusya'nın BM'yi de davet etmeleri bekleniyor. BM Temsilcisi de Mistura da "Astana da dahil, siyasi çözüme yönelik tüm çabaları memnuniyetle karşıladıklarını" ve görüşmeye katılacaklarını söyledi.

Ancak Mistura, Astana'ya kendisini temsilen yardımcısı Ramzy Ezzeldin Ramzy'yi gönderiyor.

Suriye'deki Kürt gruplar ise Astana görüşmelerinde yer almıyor. Türkiye, Kürt Savunma Birlikleri'nin (YPG) terör örgütü olduğu gerekçesiyle görüşmelere davet edilmeyeceğini açıkladı.

Suriye barış görüşmelerine geri sayım sürerken Astana’ya gidecek heyetler şekillenmeye başladı.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 2 yorum
Aramızda 4 şeytan türü var .. 1. Zındık 2. Mal 3. Soyunmaya meraklı fahişe 4. Isırma eğitimli kuduzlu köpek ..
Umarım o görüşmede ağzınızdan çıkacak her söz ve alacağınız her kararın milyonlarca incanı etkileyeceğini unutmazsınız. Bu yükün farkındasınızdır inşAllah..
Diğer Haberler