"Çok su içmek şeker habercisi"

14 Kasım Dünya Diyabet Günü dolayısıyla bir açıklama yapan Dahiliye Uzmanı Prof. Dr. Birsen Kavaklı, diyabet hastalığı hakkında vatandaşları uyardı.

Son güncelleme: 18 Kasım 2010 10:30

BURSA (İHA) -Diyabetin, pankreastan salgılanan insülin hormonunun azlığı, yetersizliği ya da etkinliğinin azalması sonucu ortaya çıkan ve kan şekerinin yüksekliği ile seyreden bir hastalık olduğunu söyleyen Kavaklı, gün içinde aşırı yemek yiyip bol su tüketen kişileri uyararak bunun diyabet belirtisi olabileceğini söyledi. Prof. Dr. Kavaklı, ailesinde diyabet hastası olanların ortaya çıkan belirtiler konusunda titiz davranmaları gerektiğini belirterek, ''Ailesinde diyabet hastası olanlar özellikle dikkat etsinler'' dedi.

Kavaklı, diyabet hastalığına yatkın olan kişileri şöyle sıraladı:

"Yakın akrabalarında diyabet olanlar risk altındadır. Yaş artışıyla beraber diyabet gelişme riski artar. 40 yaşın üzerinde ve fazla kilolu kişiler diyabete yatkındır. Vücut Kitle İndeksi (BMI) 30 ve üzerinde olanların diyabete yakalanma riski normal kişilere göre 5 kat fazladır. Gebelikte diyabet gelişen veya iri bebek doğuran kadınlarda ileriki yıllarda tip II diyabete yakalanma sıklığı fazladır. Eğer bir kişi de tip II diyabet varsa ailenin diğer üyeleri de risk altındadır. Stres hiperglisemisi geçirenler, stres hiperglisemisi geçirenler ve hipertansiyonu olanlar da risk grubundadır. 'Açlık kan şekeri 126 mg/dl'den fazla çıkarsa, diyabet belirtileri bulunur. Rastgele ölçülen kan şekeri 200mg/dl'den yüksek olursa, şeker yükleme testi sırasında kan şekeri seviyesi 200mg/dl veya üzerinde ise veya diyabet semptomlarından herhangi biri mevcutsa, bu kişiler doktora başvurmalıdır.''

ŞEKER HASTALARI HAREKETSİZ HAYATTAN KAÇINMALI

Diyabet hastalığı olanlara tavsiyelerde bulunan Kavaklı, ''Bu hastalıkla yaşamayı öğrenin ve bu konuda eğitim alın'' dedi. Diyabeti kontrol altına almak için muhakkak evde şeker ölçümü yapılması gerektiğini hatırlatan Kavaklı, hasta hekim işbirliğinin önemini işaret ederek şunları söyledi: ''Genellikle hastaların en sık yaptığı hata, evde şeker ölçümü yaparak kendi kendilerini takip etmeleri ve doktora çok nadir gitmeleridir. Halbuki evde şeker ölçümünün amacı, hasta kendini kötü hissettiğinde doktora

gidene kadar şekerini ölçüp şeker düşüklüğünü ya da yüksekliğini tespit edebilmektir. İyi bir diyabet takibinde her 3 ayda bir hastalığa özel testlerin tekrarlanması ve yine düzenli aralıklarla hastanın göz, nöroloji ve kardiyoloji uzmanları tarafından muayene edilerek değerlendirilmesi lazım.'

TEDAVİNİN EN ÖNEMLİ AYAĞI DİYET

Diyabetle mücadelede en önemli ayağın diyet olduğunu kaydeden Prof. Dr. Kavaklı, sözlerine şöyle devam etti: ''Diyetine uymayan bir hastanın yalnızca ilaçlara güvenerek şekerini düzenlemek hiçbir şekilde mümkün olmaz. Günde 3 ana ve 3 ara öğünden oluşan, hekim, hasta ve diyetisyenin birlikte belirleyeceği diyet listesine uymak, tedavinin en önemli kısmıdır. Bunun dışında ağızdan alınan ilaçlarda, aç ya da tok alınması önerilenlerde bu kurala uyulması, insülin kullanan hastalarda ise insülin enjeksiyonunun her zaman yemekten önce yapılmasına ve insülinden sonra her zaman yemek yenilmesine dikkat edilmesi önemlidir.''

Hareketsiz hayat tarzını yenmenin diyabet riskini azaltmada çok önemli olduğunu söyleyen Kavaklı, sözlerini şöyle tamamladı: ''Haftada en az üç gün 45 dakika tempolu yürüyüş yapmak, yürüme mesafesindeki yerlere araç yerine yürüyerek gitmek, mümkün olduğunca asansör kullanmamak gibi gündelik yaşantımızda hareketi artıracak faaliyetlerde bulunmak, bilinçsiz diyet yapmamak, şekerli yağlı gıdaları diyetimizde sınırlı olarak bulundurmak lazım. Kendisinde hastalığın belirtilerini fark edenler ve ailesinde diyabet hastası olan kişilerin mutlaka düzenli aralıklarla doktor muayenesi olmaları gerekir."

İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Site Haritası

Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir