HABER

BABASI İLE YAŞAYABİLMEK İÇİN HAKİME MEKTUP YAZDI

İSTANBUL'da yaşayan Murat B.(45), 2013’te boşandığı eşi K.Y’den (39) olan ve annesi ile İzmir’de yaşayan 11 yaşındaki kızı I.B’nin kendisiyle yaşamak istediğini belirterek açtığı velayet davası açmıştı.

Beyza Nur GÜLER-Harun UYANIK/İSTANBUL, (DHA) İSTANBUL'da yaşayan Murat B.(45), 2013’te boşandığı eşi K.Y’den (39) olan ve annesi ile İzmir’de yaşayan 11 yaşındaki kızı I.B’nin kendisiyle yaşamak istediğini belirterek açtığı velayet davası açmıştı. Mahkemenin istediği pedagog raporunda, çocuğun dava süresi boyunca babası ile yaşamasının uygun olduğu, 4 ay sonra ise yeniden görüşülmesi gerektiği belirtildi.

Mahkeme, Medeni Kanunun 169. Maddesi gereğince tedbir talebi doğrultusunda pedagog görüşü istedi. Pedagog raporunda “Çocuğun dava sürecinde tedbiren 4 ay babanın yanında kalması çocuğun üstün yararına uygun olabilir” ifadelerine yer verilmesine rağmen, tedbir kararı mahkeme tarafından reddedildi.

“BABAMIN YEMEKLERİNE YE YE DOYAMAZSINIZ”

Kızı I.B’nin hakime bir mektup yazdığını ifade eden Murat B. şöyle konuştu:

"Aldığı notlardı onlar. Notların içinde her şey yazıyor. Baba ve anneyi kıyaslamış. Evde yaşadıklarını yazıyor. Babam yalan söylemez, o söyler. O öyle yapar, babam şöyle yapar… Devamlı kıyas ile gitmiş. Onun yanında hayalleri var. 'Babamla artık istediğimiz yere özgürce gidebileceğiz, özgür olacağız' gibi şeyler yazmış. Biz hiçbir zaman haber yapılmasını istemedik ama ortada bir adaletsizlik ve çaresizlik var. Ben devletime güveniyorum. Ben 6 yıldır bunu takip ediyorum. Biz o mektubu vermeyi hiçbir zaman düşünmedik, vermedik de. Kızım 'baba hakim kadın mı erkek mi? Beni götürür müsün ben konuşacağım onunla' dedi. Sonra mektup fikri aklına geldi. En çok hoşlandığı şeylerden biri de saçı ile oynanması. Saçı ile oynanmasını çok sever. Saç böyle yapılır gibi siteler var. Onlardan baktım. Gerek peruk ile gerek kızım yanımdaysa, devamlı yapıyordum. Onlardan bahsetmiş. Kızım görevlendirmeyi çok seviyor. Bu yemek olur, bir yerleri toplamak olur, masayı kurmak olur. Ben de yemek yapmayı çok severim. Onlardan bahsetmiş. “Ye ye doyamazsınız” diyerek. Yemeklerimizi biz onunla yapıyoruz.”

“DİLEĞİN NE DEDİĞİMİZDE SENİNLE YAŞAMAK DİYOR”

Kızının annesi K.Y’nin yanında mutsuz olduğunu ve kendisiyle yaşamak istediğini söyleyen baba, velayet davasını kazanmak için elinden geleni yapacağını ifade ederek , şunları söyledi:

“2013 yılında annesiyle anlaşmalı olarak boşandık. Velayet normal olarak anneye verildi. Bu 6 yıllık süreçte tabii ki bir takım sıkıntılar, sorunlar yaşandı kızım ile alakalı. Her iki haftada bir görüş zamanlarımda gittim gördüm. Cuma günü okuldan aldım, Pazartesi günü okula bıraktım. İstanbul’a geri döndüm. Son 2-3 yıla yakındır kızımda ciddi sıkıntılar artmaya başladı. beni bırakmak istemiyor. Seninle kalmak istiyorum diyor. Bir sürü şiirler yazıyor. Benimle ilgili hayaller kuruyor. Geleceğim yanına, yaşayacağız birlikte gibi. 'Dileğin ne' dediğinde seninle yaşamak gibi...”

“VELAYET DAVASI KAÇINILMAZ OLDU”

Kızının annesinin yanında yaşadığı sorunlar nedeni ile babasının yanında yaşamak istediğini vurgulayan Murat B., şöyle devam etti:

"Geçen sene biz çocuk psikiyatristi ile birlikte bir rapor almak istedik. Nedir durum, diye. 10 seans yaşadı kızım. Onun akabinde evde ciddi huzursuzlukları olduğu, yaşama ayak uyduramaması olduğu bulguları çıktı. 3 yıl önce de annesi, yeni bir evlilik yapmıştı. Onunla ilgili sorunları var. Artık Temmuz ayında velayet davası kaçınılmaz oldu. Bu süre zarfında biz zaten sadece kızımın öz iradesini bekledik. Öz iradesi ile karar verip böyle bir yola girmeyi. Yoksa ben de çok istiyorum kızımla yaşamayı. Hayatım onun üzerine kurulu. Her şeyim ona dair. Biz davamızı açtık, kızımın konuşması lazım. Nerede mutlu? Mutlu olduğu yeri seçecek ve bitecek. Bu doğrultuda mahkemeden tedbir velayetini talep ettik. Mahkeme kabul etti ve bir uzmana yönlendirdi bizi. Bilirkişiye. Anne, kızım, benimle kızım, anneyle kızım... ayrıntılı bir şekilde incelendi. En son 9 Eylül’de raporumuz çıktı. Raporda bu süreçte kızımın babasıyla kalması gerektiği söylendi ama 4 ay sonra 'yeniden dinlensin' denildi. Bazı kişiler diyebiliyor ya çocuktur, fikri değişir vs. bizde korkunç bir sevinç tabii. Sevinçten iki gün boyunca ağlar mı bir insan? Ağlar. Hemen burada eğitimi bozulmasın diye İzmir’de gittiği okulun Florya’da bir kampüsü var. Oraya gittim, orada bir kontenjan açıldı. İki gün sonra akşamüstü avukatım aradı. Hakim ret kararı vermiş pedagog raporuna. Ne için? 'Eğitimi engellenebilir diye. Düşünüyorsunuz, nasıl eğitimi engellenebilir? Aynı okuldan aynı okula geçiyor. İkincisi bu çocuk 5 senede 6 tane okul değiştirdi. Bu da yeni okulu. 3 yıldır aynı okula gitse anlayacağım ki kızım bunu da istemiyor. Raporda var. O da yazılı zaten. Her şey sorulmuş. Üçüncüsü eğitim diyorsunuz, bu çocuk mutsuz, huzursuz. Neyin eğitimi? Eğitim tabii ki her şeyden önemli ama bu psikolojideki çocuk için nasıl eğitim cevabı yazılabilir?”

“BU YANLIŞTAN DÖNÜN”

Tesadüfen sosyal medyada, karşı tarafın avukatı ile hakimin arkadaş olduğunu fark ettiklerini iddia eden Murat B, "Bunları belgeledik. Bu belgeler ile birlikte hakimin şüphe uyandıracağını, mahkemeye bakamayacağını düşünüyoruz. Huzursuzuz çünkü. Reddi hakim talebinde bulunduk. 2 gün içinde benim raporum imzalanıyor el yazısı ile ama benim reddi hakim talebime neredeyse 1 ay 15 gün oldu, bir cevap yok. Tekrar tekrar seslenmek istiyorum. Adalet Bakanlığı’na, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na, Cumhurbaşkanlığı’na, gerekli olabilecek her yere seslenmek istiyorum. Lütfen bu yanlıştan dönün” dedi.

Geri Dön