Bakan Gül, AA Editör Masası'na konuk oldu

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül: (3) - "(Yargı Reformu Stratejisi) Bu belge AK Parti'nin, Sayın Cumhurbaşkanımızın, Adalet Bakanlığının değil Türk milletinin, 82 milyonun belgesidir" - "Atılacak adımlarla hem vatandaşın yargıya güvenini tesis hem de daha hızlı, makul sürede yargılamayı takip edeceğiz" - "2019'dan itibaren artık vatandaşımızın davası 'Bugün git, 6 ay sonra gel' çerçevesinde olmayacak"

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Yargı Reformu Stratejisi'ne ilişkin, "Bu belge AK Parti'nin, Sayın Cumhurbaşkanımızın, Adalet Bakanlığının değil Türk milletinin, 82 milyonun belgesidir." dedi.

Bakan Gül, AA Editör Masası'nda Yargı Reformu Strateji Belgesi ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

"Yargı sisteminin en büyük sıkıntılarından biri yargılamaların makul sürede tamamlanamaması. Yeni stratejiyle bu konuda neler yapılacak?" sorusuna Gül, 2019'dan itibaren vatandaşların davasının ne zaman biteceğini öngörebilmesi ve yargıya güveni artması için bir uygulama başlattıklarını belirtti.

Hakim savcı sayısının, personelin, mevzuatın yetersizliği ya da bilirkişiden, taraflardan kaynaklı gecikmelerin söz konusu olabildiğine işaret eden Gül, "Şu anda bu işin başındayız. Ama çok önemli ilk dönüşler oldu. Biz bu belgemizde, istinaf mahkemelerinde de hedef sürenin ortaya konmasını, hedef olarak belirledik." diye konuştu.

Hakim ve savcının çok çalışmasının yeterli olmadığını, dosya adli tıbba gittiğinde uzun süre verilmesi halinde dava, soruşturma ve kovuşturmada olumlu sonuçların alınamadığına dikkati çeken Gül, "Adli tıpta, bilirkişilik kurumlarında dosyanın gecikmemesiyle ilgili çalışmalar söz konusu ve özellikle personel, diğer mevzuattaki usul hükümlerine yönelik, görevsizlik kararları, yetkisizlik kararları gibi usulden kaynaklı gecikmeler de söz konusu." ifadelerini kullandı.

Bu süreçte FETÖ'cülerin tasfiye edilmesiyle birlikte hakim savcı sayısına ihtiyaç duyulduğuna işaret eden Gül, bazı yerlerde hakim yetersizliğinin de davaların uzamasına sebebiyet verdiğini hatırlattı.

"2019'dan itibaren artık vatandaşımızın davası 'Bugün git, 6 ay sonra gel' çerçevesinde olmayacak." diyen Gül, şöyle devam etti:

"Eğer duruşma 8 ay sonraya verildiyse, 'Bu dava niye bu kadar uzamış, davanın aslında şu tarihte bitmesi gerekirdi' diye sistem kendinden takip ediyor. Hakimler Savcılar Kurulu bu performansı değerlendiriyor. Bilirkişiden kaynaklıysa eğer, normalde iki ayda gelecek bir dosya 6 ayda gelmediyse o kişi bilirkişi olamayacak. Taraflar uzatmışsa bunlarla ilgili ikazlar olacak. Personel eksikse Bakanlık personel verecek."

Gül, davaların belge eksikliklerinden uzadığını da ifade ederek, mahkemelerin bu belgelere hızlı erişmesi, avukatların belge tedarik etme yetkisi gibi hususların da dün açıklanan Yargı Reformu Strateji Belgesi'nde yer aldığını söyledi.

Davaların bir an önce sonuçlanmasına yönelik adımlar olduğunu anlatan Gül, "Atılacak adımlarla hem vatandaşın yargıya güvenini tesis hem de daha hızlı, makul sürede yargılamayı takip edeceğiz." dedi.

Hakim ve savcıların performans ölçümü, ihtisaslaşması alanlarında atılacak adımların neler olduğuna ilişkin bir soruya ise Gül, "Türkiye'de özellikle hakim savcı sayısında 21 bine yaklaştık, nicelik itibarıyla iyi bir noktaya ulaştık. Arkadaşlarımızın meslek içi eğitimlerini de çok önemsiyoruz. Dün Sayın Cumhurbaşkanımızın söylediği önemli hususlardan birisi de ceza hakimi, hukuk hakimi ayrımını sıkı takip edeceğiz." ifadelerini kullandı.

Hakim ve savcıların ihtisaslaşmasını önemsediklerini vurgulayan Gül, ihtisaslarına, dosya sayılarına, ihtiyaca göre özel eğitimler verileceğini anlattı.

- "Adliyelerin vatandaş dostu olmasını istiyoruz"

Adliye mimarilerinde bir değişiklik olup olmadığına ilişkin soru üzerine Gül, "Adliyelerin vatandaş dostu olmasını istiyoruz. Böyle 'adliye duvarı gibi soğuk, mahkeme duvarı gibisin' tabirlerinden, gerçekten daha organik, insana dokunan bir mimari önemli." dedi.

Gül, "Duruşma sonrası görüşürüz" gibi bir takım temasların olmayacağı ayrı bekleme salonları, çocukların, kadınların, engelli ve yaşlıların hak arama özgürlüklerinin daha iyi sağlanabileceği bir mimari yaklaşımı önemsediklerini ifade etti.

Ankara'da 6-7 yerde adliye olduğunu ve bunların hepsini bir yerde toplamayı düşündüklerini belirten Gül, "Mimarinin şu anda vatandaşımıza yaraşır bir çerçevede olmasını planlıyoruz." dedi.

Gül, bu mimaride mağdurların faillerle mümkün olduğunca bir araya gelmeyeceğine de işaret etti.

- "Bu belge Türk milletinin, 82 milyonun belgesi"

Yargı Reformu Strateji Belgesi'nin açıklanmasının ardından Türkiye Barolar Başkanı Metin Feyzioğlu'nun desteği ve CHP'den yapılan açıklamalara ilişkin görüşleri sorulan Gül, şunları kaydetti:

"Bu öneriler ve destekler çok önemli. Elbette genel itibarıyla çok önemli destekler var. Bu çok anlamlı. Burada temel yaklaşımımız şu, bu belge AK Parti'nin belgesi, Sayın Cumhurbaşkanımızın belgesi değil, Adalet Bakanlığının belgesi değil. Bu belge Türk milletinin, 82 milyonun belgesi. 82 milyonun hazırladığı bir belge. Biz 7 bölgede anket yaptık. Van'daki teyzeye de 'Nasıl bir yargı olması lazım' diye sorduk, Trabzon'daki bir büyüğümüze de esnafımıza da sorduk, İstanbul'da bir öğrenciye de sorduk. 'Nasıl bir yargı istersin, Türkiye'de yargı nasıl olmalı?', herkese sorduk. Dolayısıyla burada herkesin bir ortak aklı var."

Olumlu değerlendirmelerin bu çalışmanın başarıya ulaşmasında katkı sağlayacağını vurgulayan Gül, ortak aklın ürünü olduğu için bu çerçevedeki önerilerin önemli olduğunun altını çizdi.

Bakan Gül, yargıyı, sandıktan çıkmayan belli güçlerin bir güç manivelası olarak kullandığını kaydederek, "FETÖ bunun örneği. Buna son verecek şekilde Türk milletinin yargısı olacak." ifadesini kullandı.

(Sürecek)