Havaların soğumasıyla birlikte daha doyurucu ve kalorisi yüksek yiyeceklere yönelmek kolaylaşıyor. Ancak kilo kontrolü sağlamak için ağır yemeklerden vazgeçmek, lezzetsiz beslenmek anlamına gelmiyor. İskandinav ülkelerinde uzun yıllardır uygulanan beslenme düzeni, sağlıklı ve dengeli beslenmek isteyenlere alternatif sunuyor.

Tam tahıllar, kök sebzeler, yeşil sebzeler, balık, kümes hayvanları, meyveler ve otlara dayanan İskandinav diyeti, Akdeniz diyetiyle benzer özellikler taşıyor. Bu beslenme düzeninin kalp sağlığını desteklemeye, bağırsak sağlığını korumaya ve kolesterol seviyesini düşürmeye yardımcı olabileceği belirtiliyor.
Diyetin bir diğer dikkat çeken özelliği ise uzun süre tok kalmaya yardımcı olması. Beslenme yazarı ve şef, 2023 yılında 59 yaşındayken kendi beslenme alışkanlıklarını değiştirdiğini ve atalarının geleneksel beslenme düzenine döndüğünü anlatıyor. 61 yaşında sağlıklı kilosunu koruduğunu belirten yazar, kalori saymadan ve katı diyetler uygulamadan kilo verdiğini ifade ediyor.
İskandinav diyetinin temelinde işlenmiş gıdaları azaltmak ve doğal besinlere yönelmek bulunuyor. Tam tahıllar, sebzeler, balık, meyveler ve fermente gıdalar günlük beslenmede önemli bir yer tutuyor.
Bu beslenme düzeninde öğünler arasında yaklaşık dört saat bırakılması ve günde iki ila üç öğün tüketilmesi öneriliyor. Amaç, gün boyunca sürekli atıştırmak yerine ana öğünlerle yeterince beslenmek ve tokluk hissini korumak.
Yazar, kilo vermek isteyenlerin haftada yaklaşık 500 gram ile 1 kilogram arasında kayıp hedefleyebileceğini belirtiyor. Ancak kilo verme hızının kişiden kişiye değişebileceği unutulmamalı.
İskandinav diyetinde yulaf, çavdar, arpa ve kavuzlu buğday gibi tam tahıllar önemli bir yer tutuyor. Lif bakımından zengin bu besinler, tokluk hissinin daha uzun sürmesine yardımcı oluyor.
Tam tahıllar salatalarda, kahvaltılık lapalarda veya akşam yemeklerinde tercih edilebiliyor. Beyaz ekmek yerine tam tahıllı ekmek tüketmek de öneriler arasında yer alıyor.
Özellikle yulaf, içerdiği çözünür lif sayesinde kolesterol seviyesinin düşürülmesine katkıda bulunabiliyor.

İskandinav beslenme düzeninde sebzelerin ağırlığı oldukça fazla. Lahana, kara lahana, Brüksel lahanası ve kırmızı lahana gibi sebzelerin yanı sıra pancar, turp, şalgam ve havuç da sık tüketiliyor.
Beslenme yazarı, günlük 300 ila 500 gram sebze tüketilmesini öneriyor. Sebzeler lif, vitamin ve mineral içerikleriyle hem sindirim sistemini hem de genel sağlığı destekliyor.
Sarımsak ve soğan da İskandinav mutfağının temel malzemeleri arasında bulunuyor.
Somon, ringa ve uskumru gibi yağlı balıklar, İskandinav diyetinin önemli parçalarından. Morina, midye ve diğer deniz ürünleri de beslenme düzeninde yer alıyor.
Balık, protein içeriği sayesinde tokluk hissini desteklerken vücudun ihtiyaç duyduğu bazı besin ögelerinin alınmasına da katkıda bulunuyor. Bu nedenle haftada en az iki kez balık tüketilmesi öneriliyor.
Et tüketiminde ise mümkün olduğunca yağsız seçeneklere ve kaliteli ürünlere yönelmek tavsiye ediliyor. Tavuk ve diğer kümes hayvanları da dengeli beslenme planında yer alabiliyor.
İskandinav mutfağında yaban mersini, kızılcık ve diğer orman meyveleri sık tüketiliyor. Antioksidan içeren bu meyveler, günlük beslenmeye çeşitlilik katıyor.
Dereotu, maydanoz, frenk soğanı, nane, kekik ve biberiye gibi taze otlar da yemeklerde bolca kullanılıyor. Salatalara, çorbalara ve soslara eklenen bu otlar, yemeklere lezzet katarken besin çeşitliliğini de artırıyor.

İskandinav diyetinde bağırsak sağlığını destekleyen besinlere de önem veriliyor. Yoğurt, İzlanda'ya özgü yüksek proteinli skyr ve fermente lahana bu beslenme düzeninde öne çıkan yiyecekler arasında bulunuyor.
Fermente gıdalar, bağırsak mikrobiyotasının desteklenmesine yardımcı olabiliyor. Öte yandan hazır yemekler, şekerli içecekler, paketli atıştırmalıklar ve aşırı işlenmiş ürünlerin azaltılması öneriliyor.
1. Yemekleri evde hazırlayın: Hazır yemekler yerine taze malzemelerle yapılan öğünleri tercih edin.
2. Yavaş yiyin: Bir öğünü en az 20 dakikada tüketmeye çalışın. Tokluk hissinin oluşması zaman alabilir.
3. Öğünlerinizi önceden planlayın: Haftalık yemek planı hazırlamak, gereksiz atıştırmaların ve plansız alışverişin önüne geçebilir.
4. Hareket etmeyi ihmal etmeyin: Açık havada yürüyüş yapmak ve günlük fiziksel aktiviteyi artırmak sağlıklı yaşamı destekler.
5. Uykunuza dikkat edin: Yetersiz uyku, açlık hissini ve şekerli, yağlı yiyeceklere duyulan isteği artırabilir.
İskandinav diyetinde sağlıklı besinler tüketmek kadar porsiyonlara dikkat etmek de önem taşıyor. Öğünleri yavaş yemek, tokluk hissini fark etmeyi kolaylaştırabiliyor. Kuruyemiş gibi besinler de sağlıklı yağlar ve lif içerikleri sayesinde ara öğünlerde tercih edilebiliyor.
Okuyucu Yorumları 0 yorum