Araştırmanın temelini, 1975 yılında Finlandiya’da yaşayan yaklaşık 15 bin ikizin dahil edildiği geniş ölçekli bir anket çalışması oluşturdu.

Bilim insanları bu verileri uzun yıllar boyunca izleyerek, özellikle kadınların doğurganlık geçmişini ve yaşlanma süreçlerini detaylı biçimde analiz etti.
Nature Communications dergisinde yayımlanan çalışmanın sonuçlarına göre, 24 ile 38 yaşları arasında hamile kalan kadınların hem daha uzun yaşadığı hem de daha sağlıklı yaşlandığı tespit edildi. Bu yaş aralığında yapılan doğumların, vücudun biyolojik dengesi açısından daha avantajlı olduğu ifade edildi.

Araştırmada çocuk sayısının da önemli bir faktör olduğu vurgulandı. İki ya da üç çocuğu olan kadınların, hem çok çocuklu ailelere sahip olanlara hem de yalnızca bir çocuk sahibi olanlara kıyasla daha uzun bir yaşam süresine sahip olduğu belirlendi. Buna karşılık, ilk çocuğunu çok genç yaşta dünyaya getiren kadınlarda daha hızlı bir yaşlanma eğilimi gözlemlendi.
Araştırmayı yürüten bilim insanlarından Mikaela Hukkanen, elde edilen bulguların biyolojik enerji dengesiyle yakından ilişkili olduğunu belirtti.

Hukkanen, "Organizmaların zamanı ve enerjisi sınırlıdır. Doğum için aşırı miktarda enerji harcandığında, bu durum vücudun kendini onarma ve sağlıklı şekilde işleme mekanizmalarından ödün verilmesine yol açabilir. Bu da uzun vadede yaşam süresini kısaltabilir" değerlendirmesinde bulundu.
Uzmanlar, araştırmanın sonuçlarının hamilelik zamanlamasının yalnızca doğurganlık değil, aynı zamanda kadın sağlığı ve yaşam süresi açısından da önemli bir unsur olduğunu gösterdiğini ifade etti.

Çalışma, anne olma yaşına dair tartışmalara bilimsel bir perspektif kazandırırken, dengeli doğurganlık planlamasının önemine de dikkat çekti.
Okuyucu Yorumları 0 yorum