KADIN

Dedikodu Psikolojisi: İnsanlarla İlgili Kötü Konuşmak, Neden Bu Kadar İyi Hissettiriyor?

Aramızda biraz gıybete hayır diyecek yoktur herhalde...

Dedikodu Psikolojisi: İnsanlarla İlgili Kötü Konuşmak, Neden Bu Kadar İyi Hissettiriyor?

Dedikodunun Bağımlılık Yapmasının Nedenleri

Dil, sosyalleşmenin en temel halidir. İnsanları bir araya getiren ve ortak noktalar bulmalarını sağlayan şeydir. Biriyle rahatlıkla konuşabiliyorsanız, onunla başarılı bir ilişki kurabilmişsiniz demektir. Dil, mesajlaşma üzerinden de olsa, Gchat veya birkaç kadeh içki eşliğinde de yapılsa, her haliyle bizi etrafımızdakilere yakınlaştıran bir araçtır.

Büyüklerimiz her ne kadar çektiğimiz selfie'lere veya Instagram yorumlarımız burun kıvırsalar da, dilin gücünü kırdığımızı iddia edemezler. Y jenerasyonu muhabbeti her şeyin üstünde tutan bir jenerasyon. Bizler sürekli düşüncelerimiz ve inançlarımız üzerine bütün dünyayla muhabbet etmek için yanıp tutuşan bir jenerasyonuz.

Çoğunlukla, dil olduğundan daha sabit ve durağan bir anlam kazanıyor ve dedikodunun faydaları küçümsenebiliyor. Dedikodu dürüst olmamakla özdeşleştiriliyor, dedikodu yapmak adi ve bayağı bir şey olarak algılanıyor. Yine de, gizli bir kahve buluşması ya da bir sohbet uygulaması aracılığıyla da olsa, hepimiz dedikodu yapıyor ve bundan keyif alıyoruz.


Psycology Today'in de altını çizdiği gibi, diğer insanlarla ilgili edindiğimiz bilgiler, sosyal ağımızı oluşturan insanlarla ilgili özel ayrıntılara erişimimizi sağlıyor. Bu erişim daha kolay ilişki kurmaya ve bizi birbirimize yakınlaştırmaya yarıyor.

Gelişimsel psikolog Robin Dunbar, " dedikoduyu kişisel bakımla özdeşleştiren hipotez dilin gelişimini kavramsaldan ziyade sosyal bir bağlamda ele alan teorilerden biri" diyerek, birbirimizle sözel iletişim kurma ihtiyacımızı, kişisel bakımı bir sosyalleşme aracı olarak kullanan şempanzelere benzetiyor. Konuşmanın içeriğinden daha çok, bize anlamlı gelen şey biriyle konuşma eylemini kendisi.

Dedikodu ise, anlamlı, zihinsel açıdan besleyici diyaloglardan farklı bir biçimde ilişki kurmanın sosyal bir yolu. Hayatın sıradan etkileşimlerini tat ve heyecan katan bir eylem. Ne kadar inkar etmeye çalışsak da, hepimiz doğuştan dedikoducu varlıklarız ve insanlarla ilgili kötü konuşmaya programlıyız. Dedikodu yapanlar illa ki yalancı ve arkadan konuşanlar olmak zorunda değiller, onlar sadece sosyal ağı diğerlerinden daha iyi takip eden bireyler. Asıl bilgiyi ellerinde tutanlar onlardan başkası değil. - - - - - -

Onun sayesinde arkadaş sahibi oluyoruz.

En iyi arkadaşlıklar manasız muhabbetlerle başlar. Ortak bir ilgi alanı bulursun, onun hakkında konuşmaya başlarsın ve çok geçmeden bir ilişki kurarsın. Ortak arkadaşlar, iş partnerleri ve tanıdıklarla ilgili konuşmak karşıdaki insanla sağlam bir bağ kurmak için yardımcı olan konulardır.

Biriyle resmen arkadaş olduğunuzda ise, ona başkalarından bahsetmeniz kaçınılmaz olandır. Onunla başka insanların bilgilerini paylaştığınızda, aslında bu bilgileri başka kimseyle paylaşmayacağından emin olduğunuz bir güven bağı kurmuşsunuz demektir.

Yani, dedikodu bir bakıma karşınızdakini test etmenin bir yoludur. - - - - - -

Onun sayesinde birbirimizle ilişki kuruyoruz.

Dedikodu, dostluğun gelmiş geçmiş en gerçekçi formudur. Ofisteki Merve'nin o günkü kütüphane görevlisi kıyafetine beraber gülebileceğiniz ya da Selin'in korkunç erkek arkadaşıyla ilgili sizi anlayacak ve acınızı paylaşacak birine sahipseniz, bu tarz şeyler o kişiyle daha yakın bir ilişki kurmanızı sağlayacaktır.

Ne kadar rahatsız edici olursa olsun, bizimle ortak görüşlere sahip olan insanlarla ilişki kurmak isteriz. Voltaire'le ilgili tartışmıyor olabilirsiniz, ama diğer insanlardan çok daha fazla eğlendiğiniz kesin. - - - - - -

Sürüye kabulümüzü sağlar.

Her ne kadar Bayan Bağımsız olmaya çalışıyorsanız bile, yine de grup tarafından kabul görmeyi ve arkadaşlık kurmayı arzuluyorsunuzdur. Çok fazla göze batmıyor da olsanız, grubun lideri de olsanız grup içersindeki yerinizi ve diğerleri tarafından gördüğünüz kabule önem verirsiniz. Ve başkalarıyla ilgili bilgi sahibi olduğunuzda bu sizi dahil olmuş hissettirir.

Arkadaşlarınızın bitmeyen konuşmalarına katılım sağlayabilmek gruba kabulünüzü gerçekleştirecek unsurlardan biridir. - - - - - -

Başkalarıyla ilgili kişisel bilgilere sahip olmak güçlü hissettirir.

Alice Roosevelt Longworth demiş ki, "Eğer bir başkasıyla ilgili söyleyecek güzel bir sözün yoksa yanıma oturabilirsin."

Başkalarıyla ilgili konuşmanın hangi tarafı bize kendimizi bu kadar güçlü hissettiriyor olabilir? Başkasının hataları ve kusurlarıyla ilgili özel detayları bilmek bizim hayatımıza ne katıyor? Dedikodu yaptığımızda "sosyal sermaye" elde ederiz, etrafımızdakilere karşı kullanabileceğimiz bir tür gizli silah.

Bu bilgileri zarar verici bir şekilde kullanmaya niyetimiz olmasa bile -o kişinin şanını lekelemek gibi bir arzumuz hiç olmasa da- o bilgiye sahip olmak tatmin olmak için yeterli. - - - - - -

Başkalarının dedikodu malzemeleri onları insanlaştırır.

Bir ünlünün gizli ilişkisini veya politik bir figürün tatsız bir skandala karıştığını öğrendiğinizde, bu bilgiler onları daha ilişki kurulabilir kılmıyor mu?

Bir başkasının da sizin gibi kusurlu olduğunuzu öğrendiğinizde o kişi sizin tarafınızdan daha sevilebilir birine dönüşür çünkü hayatın acı gerçeklerine karşı o da en az sizin kadar kırılgandır. Birinin hiç de gurur duymadığı kişisel bir bilgiye sahip olmak kadar o insanı daha az göz korkutucu kılan başka bir şey daha yoktur.

Bu kulağa duygusuz gelebilir, ama bir üstle, bir çalışanla, bir ünlü veya tanıdıkla ilgili bilgiye sahip olmak o kişiyi sizin gözünüzde daha çok insan yapar. Biz insanlar güce sahip olanları putlaştırmaya eğilimliyizdir. Bir kere ayakları yere bastı mı, çok daha ulaşılabilir olurlar.

Kaynak: http://elitedaily.com/life/culture/gossip-born-to-talk-sht/972434/

Geri Dön

En Çok Aranan Haberler