Detaylı Parkinson Hastalığı Rehberi: Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Dopamin sentezindeki problemlere bağlı olarak motor sinir hücrelerinde yaşanan sıkıntıyla ortaya çıkan bir çeşit hastalık olan Parkinson; titreme, denge kaybı gibi belirtilerle kendisini göstermeye başlayan ve ilerlediğinde çok ciddi sorunlara yol açabilen bir rahatsızlıktır.

Detaylı Parkinson Hastalığı Rehberi: Nedir? Belirtileri Nelerdir?

Parkinson hastaları ileri evrelere geldikçe iyice elden ayaktan düşmeye başlarlar ve günlük yaşam kaliteleri ciddi anlamda kaybolur. Yemek yerken bile başkasının yardımına gereksinim duyacak hale gelen Parkinson hastalarının belirtilerinin kesinlikle hafife alınmaması ve en erken şekilde bir uzmandan destek alınması gerekir. Aksi halde zaman geçtikçe yürüme zorlukları daha da ileri seviyeye gelecek, hasta denge kurmakta iyice güçlük çekecek, konuşmada sıkıntı yaşayacak, titremeler yüzünden çatal kaşık bile kullanamayacak hale gelecektir. Çok kesin bir tedavisi hala bulunmadığı için hastalığın belirtilerinden olabildiğince erken şekilde kurtulmak her zaman daha garanti bir çözüm olacaktır. Kaslardaki problemler ve fonksiyon kayıpları fizik tedavi ve egzersiz gibi yöntemlerle ve uzmanın yapacağı yönlendirmelerle ortadan kaldırılabilir ya da en azından şikayetlerin seviyesi azaltılabilir.

PARKİNSON HASTALIĞI NEDİR?

Beynin içinde dopamin sentezinden sorumlu olan bazı merkezler bulunur. Substantia nigra ismiyle bilinen bu bölgelerdeki hücrelerin zarar görmesi halinde dopamin salgılanmasıyla alakalı bazı problemler ortaya çıkar. Motor sinir hücreleri arasındaki iletişimden sorumlu olan dopaminin iyi bir şekilde salgılanmaması halinde ya da yanlış salgılanması durumunda nöronlar arasındaki etkin iletişim zorlaşmaya başlar.

Substantia nigra bölgesinde hastalık yüzünden hasar oluşunca dopamin salgılanmasına yönelik bir engel meydana geldiği için pek çok fiziksel harekette yavaşlamalar meydana gelir. Beden sabitken ya da dinlenme halindeyken aniden ortaya çıkan titremeler kişiyi rahatsız etmeye başlar. Sinir iletiminde bir yavaşlık olduğu için bu durum hareketlere de yansır. Kasların sertleşmesi ve hareketlerin yavaşlamasıyla başlayan süreçte zamanla hastalık daha hızlı ilerleyebilir. Eğer doğru ve zamanında tedavi gerçekleştirilmezse dopamin eksikliği yüzünden ilerleyen dönemlerde kişi kendi hareketlerini kontrol etme noktasında çok ciddi sıkıntılar yaşayabilir.

PARKİNSON NEDEN OLUR?

Parkinsonun nedenleri üzerindeki araştırmalar hala devam ediyor. Bununla birlikte parkinsona sebep olan kimi faktörler ise bilim insanları tarafından gün yüzüne çıkarılmış durumda. Hastalığın önemli sebeplerinden birisi olarak dopamin eksikliği gösteriliyor. Bulaşıcı bir hastalık olmayan parkinson, dopamin hormonunun az salgılanması nedeniyle ortaya çıkabilir. Ayrıca motor sinir hücreleri arasında yeterli seviyede iletişimin olmamasına bağlı olarak da hastalığın ortaya çıktığını söylemek mümkündür. Eğer dopamin salgısındaki bozulmalar normal seviyede olursa kişinin parkinson yaşama ihtimali oldukça düşük olacaktır.

Buna ek olarak uyuşturucu bağımlısı olan bireylerde ve depresyon ilacı, uyku hapı gibi sentetik ilaçları sürekli kullananlarda da dopamin salgılanması ile alakalı problemler meydana gelebilir. İlaçların kimyasal yapısı beyindeki sinir hücrelerinde tahribata yol açar ve parkinson hastalığı ortaya çıkabilir.

PARKİNSON HASTALIĞI GENETİK MİDİR?

Çoğu hastalıkta olduğu gibi parkinsonda da genetik faktörler son derece önemli rol oynar. Gen diziliminde meydana gelen mutasyonlar yüzünden parkinson ortaya çıkabileceği gibi aile geçmişi de son derece önemli bir faktördür. Eğer kişinin aile geçmişinde parkinson hastalığı yaşayan bireyler mevcutsa söz konusu kişinin de hastalığa yakalanma riski normalden daha fazla olur. Bu noktada önemli olan; yakın akrabalardan herhangi birisinin ya da birkaçının parkinson olması halinde kişinin kesinlikle parkinson olacağı yönündeki yanlış algıya kapılmamaktır. Genetik faktörler kesin bir hastalık oluşturmaz, sadece kişinin diğer insanlara kıyasla bu hastalığa yakalanma ihtimalinin daha yüksek olduğunu ortaya koyar.

PARKİNSON BELİRTİLERİ NELERDİR?

Görsel 1

1. Titreme
Parkinson hastalığının en yaygın ve bilinen belirtisi titremedir. Çok sık rastlanan bir belirti olan titreme; genelde elde, parmaklarda ya da bacakta istemsiz bir şekilde ortaya çıkar. El parmaklarında meydana gelen ve kontrol edilemeyen titreme yüzünden el becerisi gerektiren işlerin gerçekleştirilmesi hususunda birtakım zorluklar yaşanır. Bu titremeler sadece vücut yorgunken değil aynı zamanda dinlenme halindeyken de ortaya çıkabilir. Yüz bölgesinde ise dudakta ya da çene bölgesinde istemsiz titremeler ve kasılmalar oluşabilir. Bacaklarda ise genelde seğirmeler şeklinde meydana gelen bu titremeler, huzursuz bacak sendromu olarak da kendisini gösterebilir.

2. Hareketlerin yavaşlaması
Motor sinir hücrelerini ele geçiren bir hastalık olması sebebiyle, parkinson şikayeti yaşayan kişiler günlük işleri bile yaparken zorluk çekebilirler. Hastalığın ilerlemesi ile birlikte en basit fiziksel hareketler bile daha zor ve yavaş bir şekilde yapılır. Yürürken atılan adımlar küçülmeye ve yürüme hızı düşmeye başlar. Bunlara ek olarak yürüme esnasında hasta ayağını kaldırmaya zorlanır ve ayaklarını yere sürterek yürüyebilir. Hasta için yokuş ya da merdiven çıkmak son derece zordur.

3. El yazısının bozulması
El yazısında meydana gelen ani değişimler de parkinson belirtisi olabilir. Ani bir şekilde ortaya çıkan yazı esnasında parmakların titremesi, kalem kavramada zorlanma gibi durumlar hastalığın bir sonucu olabilir. Genelde parkinson hastalarının yazılarında kelimeler bitişik halde olur ve okunması oldukça güçtür.

4. Konuşmanın değişmesi
Parkinson, konuşma yetisi üzerinde de etkili olan bir hastalıktır. Bu hastalık yüzünden normalden daha hızlı konuşma söz konusu olabilir. Kişi, cümleler arasında duraksamadan konuşabilir. Tüm bunlarla beraber kişide alçak sesle konuşma arzusu ile konuşma esnasında takılma ve tekleme gibi problemler de gözlenebilir. Ayrıca konuşma esnasında yüzdeki mimiklerin sabit olması sebebiyle ciddi bir ifade de ortaya çıkar.

5. Kasların sertleşmesi
Dopamin salgısı azaldıktan sonra kasların uyarımında da azalma oluşur. Bu sebeple kullanılmayan kaslarda sertleşmeler ortaya çıkar. Kas sertleşmesi parkinson hastalarının vücudunda herhangi bir bölgede söz konusu olabilir. Sertleşen kaslar yüzünden hareket özgürlüğünde bir kısıtlanma meydana gelir ve zaman zaman kas ağrıları ortaya çıkar.

6. Denge kaybı
Parkinsona bağlı olarak ortaya çıkan bir diğer şikayet ise denge kaybıdır. Duş yaparken, yürüyüş esnasında ya da başka bir aktivitede bir denge kaybı meydana gelebilir. Bu denge kayıpları yüzünden düşmeler, etraftaki nesnelere çarpmalar ortaya çıkabilir ve bu durum ciddi yaralanmalara neden olabilir. Buna ek olarak gülümseme ve el sallama noktasında da hastalarda bir yetersizlik ortaya çıkabilir.

7. Duruş bozukluğu
Parkinsonlu bireylerde sertleşen kaslar ve dopamin salgılanmasındaki azalma nedeniyle hareket esnasında vücudun öne doğru eğilmesi söz konusu olabilir. Bu da kişilerin duruşunda ciddi bir bozulmaya sebep olur. Uzun vadede hastalarda boyun kireçlenmesi, sırt ağrıları ve kamburluk gibi problemler ortaya çıkabilir.

8. Düşünsel süreçte problem yaşama
Parkinson hastalığının ilerleyen evrelerinde meydana gelen bir diğer problem ise düşünürken yaşanan zorluklardır. Kişi düşünme eylemi esnasında problem yaşamaya başlar ve bazı şeyleri hatırlamakta güçlük çeker. İleri evre parkinson hastalarında daha ağır unutkanlık vakalarına rastlanabilir.

9. Yutkunmada zorluk çekme
Ağızdaki herhangi bir besini yutmak, motor sinirleri tarafından yönlendirilen bir refleks olduğu için parkinson hastaları yutkunmada problem yaşayabilirler. Dopamin salgılanmasına bağlı problemlerin olması ve motor sinir hücrelerinin iletişim konusunda sıkıntı yaşaması sebebiyle yutma refleksi de zarar görür. Hastalar bazı durumlarda bir şey yerken ya da içerken ağızlarındakini yutamaz hale gelebilirler. Ağız içinde her daim tükürük sıvısı bulunur ve hastanın farkında olmadığı anlarda ağızdan su ya da salya gibi sıvılar akabilir.

10. Uyku problemi
Parkinson hastalarında geceleri uyku problemleri oluşabilir. Sürekli uyanma gibi rahatsız edici durumlar yaşayan parkinson hastaları, gündüz vakitlerinde de istemsiz şekilde uykuya dalabilirler. Buna ek olarak hastalar uykuları esnasında farkında olmadan yumruk atmak, tekme savurmak gibi istemsiz eylemlerde bulunabilirler.

11. Mesane problemleri
İdrar kesesi olarak da bilinen mesane, beyin tarafından kontrol edilen kaslı bir yapıdır. Normal şartlar altında idrar birikmesi halinde mesane kasları beyne sinyal gönderir ve kişi ihtiyacını gidermek için tuvalete gider. Fakat parkinson hastalarında ise kasların sertleşmesi ve motor sinir hücrelerinin kontrol edilememesi sebebiyle idrarı kontrol etmekte güçlük çekme gibi problemler meydana gelebilir.

12. Kabızlık
Parkinson yüzünden mide ve bağırsak faaliyetlerinde sıkıntılar gözlenebilir. Sindirim sisteminin yavaşlaması sebebiyle kabızlık problemi ortaya çıkabilir.

13. Depresyon
Parkinson hastaları, hastalık sebebiyle yaşam kalitelerinin düşmesine bağlı olarak psikolojik problemler yaşayabilirler. Hastalık esnasında pek çok hasta anksiyete, depresyon ya da diğer mental problemlerden şikayetçi olur. Duygusal anlamda zor bir dönem geçirme ihtimali yüksek olan parkinson hastaları, vücutlarında meydana gelen bu değişimler yüzünden psikolojik anlamda desteğe ihtiyaç duyabilirler.

14. Hipertansiyon
Hastalığın bir diğer göstergesi de tansiyon dengesinde meydana gelen değişimdir. Tansiyon seviyesinde gözlenen ani artışlar, hastanın daha sık denge kaybı yaşamasına ve ayakta kalmakta güçlük çekmesine neden olur. Bu süreçte hasta ani bir şekilde ayağa kalkmaktan kaçınmalı, tansiyon konusunda tedavi görmelidir.

15. Duyu kaybı
Motor sinir hücrelerinin zarar görmesine bağlı olarak parkinson hastaları bazı duyularında kayıp yaşayabilirler. Görme ve dokunma reflekslerinde azalma meydana gelen parkinson hastalarının en çok koku alma duyuları hasar görür. Çok keskin kokular bile bazı durumlarda hissedilmeyebilir.

PARKİNSON HASTALIĞI EVRELERİ

Hastalık genelde 45-74 yaş aralığında görülür. Genç yaşta parkinson çok rastlanmasa da mümkün olan bir durumdur. Bu hastalığın başlangıç evresi hariç toplamda beş evresi bulunuyor.

0. evre (başlangıç aşaması): Başlangıç evresinde hastalığa ilişkin herhangi bir vital bulguya rastlanmaz. Çünkü erken evrelerde rahatsızlık vücudun yalnızca bir tarafında ortaya çıkar.
1. evre: Bu evrede hastalığın tek taraflı belirtileri oluşmaya başlar. Genelde vücudun belli bir bölgesinde yoğun şekilde bulgulara rastlamak mümkündür. Titreme, denge kaybı, hareketlerin yavaşlaması bu evrede sık görülür.
2. evre: Hastalık vücudun iki tarafında kendini hissettirmeye başlar. İlk evredeki belirtiler devam eder.
3. evre: Yürüme güçlüğü belirtileri yavaş yavaş ortaya çıkar. Birden çok bölgeye hastalık yayılır.
4. evre: Yürüme güçlüğü orta şiddete geçer.
5. evre: Parkinson hastalığının son evresidir. Bu evre hastalar için artık son noktadır. Belirtiler çok fazla olur. Yürüyüş kısıtlandığı için hasta hayatına tek başına devam edemez, ihtiyaçlarının karşılanması için başka birisine gereksinim duyar.

PARKİNSONA HANGİ BÖLÜM BAKAR?

Hastalığın tanısı ve tetkikleri için gidilmesi gereken bölüm nörolojidir. Beyin ve sinir sistemiyle alakalı hastalıkların tedavisi için çalışan nöroloji bölümü, parkinson hastalığıyla da ilgilenir.

PARKİNSON TEDAVİSİ NASIL YAPILIR?

Görsel 2

Yaşam kalitesini ciddi şekilde düşüren bir hastalık olan parkinsonun net bir tedavisi yoktur. İlk olarak hastalığa ilişkin tanı konur ve sonrasında hangi evrede olunduğuna, ortaya çıkan problemlerin saptanmasına çalışılır. Akabinde bir tedavi programı planlanır.

1. İlaç tedavisi
Parkinson ilaçları, dopamin salgısı azaldığı için yok olan sinir hücrelerini tekrar yapılandırmak amacıyla kullanılır. İlacın bedene etki etmeye başlamasıyla birlikte dopamin etkisi ortaya çıkar. Ayrıca ilaçlar hastalığın ilerlemesini de durdurur.

2. Fizik tedavi ve rehabilitasyon
Parkinson hastaları için fizik tedavi ve rehabilitasyon da son derece önemlidir. Tedavi sürecinde parkinson egzersizleri ile birlikte hastalığın vücutta oluşturduğu negatif belirtilerin etkisinin azaltılması ve bedenin güçlendirilmesi amaçlanır. Yürümede ve denge kurmada yaşanan zorluğu ortadan kaldırmak için uygulanan fizik tedavi yöntemlerine ek olarak konuşma güçlüğünü ve el yazısındaki bozukluğu gidermek için de çeşitli yöntemler uygulanabilir.

3. Cerrahi müdahale
Hastalığın son evrelere gelmesi halinde mecburi olarak ameliyat gerçekleştirilebilir. Çok tercih edilmeyen ameliyat yöntemi, beyne gerçekleştirilecek cerrahi müdahalelerin risk teşkil etmesi sebebiyle son çare olarak tercih edilir. Tek taraflı belirtiler olması halinde yakma işlemi, çift taraflı etki varsa parkinson beyin pili uygulamaları ile hastalık tedavi edilmeye çalışılır.

4. Bitkisel yöntemler
Parkinson hastalığına iyi gelen bitkiler ile de hastalığın bazı etkilerini azaltmak mümkündür. Bu yöntemler tek başına tedavi etmeye yardımcı olmasa da uzman tarafından önerilen tedavi uygulamasına yine uzmanın onayıyla destekleyici bir şekilde eklenirse güzel sonuçlar gösterebilir. Hastalığa iyi gelen bazı bitkiler şunlardır.

Tarçın: Hastalığın tedavisinde kesin bir sonuç ortaya çıkarmasa da önemli bir destekleyicidir. Ancak aşırı tüketiminden kaçınılmalıdır.
Bakla yaprağı: Hastalığın vücutta bıraktığı olumsuz etkileri azaltmaya yardımcı olur. Bakla, yaprağıyla birlikte tüketilebilir.
Kuru üzüm: Normal meyve olarak ya da kuru bir şekilde tüketilebilir.

PARKİNSON HASTALIĞI ÖLÜMCÜL MÜDÜR?

Başta yaşlılar olmak üzere yetişkin insanlarda Alzheimer hastalığından sonra en sık rastlanan ikinci hastalık olan parkinson, sinir hücrelerindeki tahribat neticesinde meydana gelir, buna bağlı olarak dopamin salgısının azalmasıyla sinir hücrelerinin yavaş yavaş bozulması söz konusu olur. Sinirler arası iletişimde bir yavaşlık ortaya çıkar ve başta el, kol olmak üzere motor sinir hücrelerinin faaliyet gösterdiği bölümlerdeki hakimiyet kaybedilmeye başlanır. Titreme ve denge kaybı gibi problemlerin ortaya çıktığı bu hastalık öldürücü bir etkiye sahip değildir. Ama günlük işleri yapamaz hale gelen hastalar bazı durumlarda yemek bile yiyemeyecek hale gelebilir. Dolayısıyla ilerlemiş parkinson hastalığında hasta için hayat çok zor hale gelir ve yaşam standartları ciddi anlamda düşebilir.

PARKİNSON HASTALARI NE KADAR YAŞAR?

Parkinson hastalığı ömrün kısalmasına herhangi bir etki etmez. Uzmanlar hastalık yüzünden ömrün kısalmasının söz konusu olmadığını fakat hastalığın yaşam kalitesi üzerinde doğrudan bir etki sahibi olduğunu vurguluyorlar. Yani parkinson hastaları hayat kısalığı anlamında herhangi bir sorun yaşamazken yaşam kalitesi açısından ciddi sıkıntılar çekebilirler. Hastanın yaşam kalitesini normalleştirmek için parkinson kaşığı gibi maddeler ile bazı iyileştirmeler yapılabilir.

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler