HABER

DHA YURT BÜLTENİ -2

  Anaokulu servisinde unutularak ölen Alperen'in acılı babası, kreşlerden sorumlu oldu İzmir’in Çiğli ilçesinde, unutulduğu anaokulu servisinde yaşamını yitiren 3 yaşındaki Alperen’in babası Serkan Sakin, Çiğli Belediyesi’ne ait kreşten sorumlu olarak göreve başladı.

Anaokulu servisinde unutularak ölen Alperen'in acılı babası, kreşlerden sorumlu oldu

İzmir’in Çiğli ilçesinde, unutulduğu anaokulu servisinde yaşamını yitiren 3 yaşındaki Alperen’in babası Serkan Sakin, Çiğli Belediyesi’ne ait kreşten sorumlu olarak göreve başladı. Acısını başka çocuklar için ihmal zinciri oluşmaması yönünde çaba sarf ederek hafifletmeye çalışan Sakin, "Gelmeyen çocuğumuz olunca ailesini arayıp sebebini öğreniniz. Biliyorsunuz Alperen'de böyle bir şey yapılmadı. Yani Alperen'de yapılmayanı yapıyoruz" dedi.
Çiğli'nin Köyiçi Mahallesi'nde, 15 Ağustos 2017 tarihinde meydana gelen olayda, Buket- Serkan Sakin çiftinin oğulları Alperen Sakin, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Çiğli Özel Sevgi Yumağı Anaokulu'na götürülmek üzere bindiği serviste unutulunca yaşamını yitirdi. Acılı aile başka çocukların ölmemesi için yasal mevzuatları araştırdı ve bu konuda uzmanlaştı. Çiğli Belediyesi, Babalar Günü öncesi acılı babayı kreşten sorumlu olarak göreve başlattı. Harmandalı Mahallesi’ndeki belediyeye ait kreşte göreve başlayan Serkan Sakin, amacının kreşlerin çocuklar için daha güvenli hale gelmesini sağlamak olduğunu söyledi. Alperen’in ölümünden sonra büyük üzüntü yaşadıklarını belirten Sakin, davalar ve mahkemeler sonucunda Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu konudaki mevzuatını araştırdıklarını, eksiklerini tespit ederek, uzmanlaştığını söyledi. Sakin, şöyle konuştu:
"Çocuklara karşı, ayrı bir sevdam, sevgim ve hayranlığım var. Bu nedenle bu göreve başladım. Alperen’in ölümü herkesi çok üzdü. Nereye gitsek acımızla tanınıyoruz. Bu üzücü bir şey. Benim oturduğum ilçenin Belediye Başkanı Utku Gümrükçü’yle bağlantıya geçerek kreşlere yönelik projelerim olduğunu ve daha iyisinin nasıl olabileceği yönünde çalışmalarımla yardımcı olmak istediğimi söyledim. Sağ olsun beni kırmadılar. Burada göreve başladık. Çok mutluyum. İşimi de çok seviyorum. Buraya geldikten sonra şunu söyleyebilirim; Benim Alperen’im gitti ama burada dünya kadar Alperen’im var. Bunlar hepsi benim evladım gibi. Hiçbirisinin canı yansın, hiçbirisi düşsün ağlasın tahammülüm yok. Aileler çocuklarına gözleri gibi bakarlar. Biz burada göz bebeğimiz gibi bakıyoruz. Elimizden geldiği kadar değil, daha iyisini yapmaya çalışıyoruz. Alperen’in davasında 'ben ticaret yapıyorum’ diyenleri de gördük. ‘Ben sosyal bir belediye olmanın gerekliliğini yapıyorum' diyenlerle yol alıyoruz."
'ALPEREN’DE YAPILMAYANI YAPIYORUZ'
Alperen’in ölümündeki ihmallerin önüne geçmek ve bu konuda örnek bir kreş olmak istediklerini vurgulayan Sakin, gün içinde 4-5 kez yoklama aldıklarını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Gün içinde çocuklarımız geldiğinde yoklamalarımızı alırız. Hatta dört, beş kez yoklama alırız. Gelmeyen çocuğumuz olunca ailesini arayıp sebebini öğreniniz. Biliyorsunuz Alperen’de böyle bir şey yapılmadı. Yani Alperen’de yapılmayanı yapıyoruz. Sonra çocuklarımızın temizlikleri, yemekleri kontrol edilir. Uyku saatleri çizelgeye uygun olarak kontrol edilir. Çiğli Belediyesi’nin her mahalleye bir kreş projesi var. Bunlar yapıldıktan sonra bu kreşler marka haline gelecek. İnsan sabah evden çıkarken, bazen işe gitmek istemez. ‘Yine mi işe gideceğim’ sendromu yaşayabilir. Ben işime giderken erkenden uyanıyorum. Ben işime huzurlu ve mutlu geliyorum. Sabah onları karşılıyorum. Bazen dersleri bölüp öğretmenlerimizden özür diliyorum, onlarla sohbet ediyorum, çocuklar benim her şeyim. Ben acı bir deneyim yaşadım, bunun altından kalkmak elbette zor oldu. Alperen’im gitti ama burada Alilerimiz, Ayşelerimiz var. Onlar için bir şeyler yapabilmek güzel bir şey. Karınca misali onlar için bir damla su taşıyabilmek benim için büyük onur. Bu görevi bana layık gören belediye başkanımıza çok teşekkür ediyorum. 'Ben babayım' diyen, babalık duygusunu yüreğinde taşıyan herkesin Babalar Günü'nü kutluyorum."
'İLGİ VE SORUMLULUKLA ÇOCUKLARIMIZIN YANINDA'
Çiğli Belediye Başkanı CHP'li Utku Gümrükçü, Alperen'in ölümünün sadece Çiğli ve İzmir’i değil, tüm Türkiye’yi derin bir üzüntü ile ayağa kaldırdığını belirterek, "Konu Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu tarafından da şahsen takip ediliyordu. Kılıçdaroğlu bize ilgilenme ve destek olma talimatı verdi. Biz de bu talimat doğrultusunda bu süreçte en çok yıpranan kişilerden biri olan Alperen’in babası Serkan Sakin’e destek olmak için beraber çalışma dileğimizi ilettik. Serkan Bey de olumlu yanıt verdi ve çocukları çok sevdiğini belirterek belediyemizin okul öncesi eğitim merkezinde görev alma talebini bize iletti. Biz de kendisini, çok sevdiği çocukların yanında olsun diye eğitim merkezimizde görevlendirdik. Serkan Bey büyük ilgi ve sorumlulukla şimdi çocuklarımızın yanında ve görevini en iyi şekilde yerine getirmeye çalışıyor" dedi.

Görüntü Dökümü
-----------
- Kreşten görüntü
- Çocuklardan görüntü
- Serkan Sakin ile röportaj
- Genel ve detay görüntü

Haber: Mehmet CANDAN - Kamera: Mücahit BEKTAŞ / İZMİR, (DHA)

====================

Mücahit Öğretmen, öğrencilerinin ikinci babası

İZMİR'in Menderes ilçesindeki Görece Mahallesi'nde bulunan Şehit Mustafa Mutlu Ortaokulu'nda 17 yıldır beden eğitimi öğretmenliği yapan dört yıl önce de müdür yardımcısı olan Mücahit Mengütemür (49) hiç çocuğu olmamasına rağmen öğrencilerinin adeta ikinci babası oldu. Aileler, çocuklarının ergenlik sorunlarının çözümünde ona danıştı, öğrencilerinin yeteneklerini fark ederek, geliştirmelerini sağladı. Milli atlet olan Mengütemür, kurduğu voleybol takımı ile öğrencileriyle çok sayıda kupa kaldırdı. Şimdi mezun ettiği öğrencilerin çocuklarını okutan Mengütemür, baba olmak için çocuk sahibi olmanın gerekmediğini, insanlara iyilik yapmanın, onların hayatlarına dokunmanın da babalık kadar kutsal olduğunu söyledi.
İzmir'in Menderes ilçesindeki Görece Mahallesi'nde eğitim vermekte olan Şehit Mutlu Ortaokulu'na 17 yıl önce ilk beden eğitimi öğretmeni olarak atanan Mücahit Mengütemür (49), hem öğrencinin hem de ailelerin hayatlarında yaptığı değişikliklerle köyde 'baba' olarak anılıyor. İkinci evliliğini yapan ve hiç çocuğu olmayan Mücahit Öğretmen, aba olmak için çocuk sahibi olmanın gerekmediğini savunarak tüm öğrencilerinin çocuğu olduğunu anlattı. Okulda yürüttüğü voleybol çalışmaları ile öğrencilerin ve velilerin sevgisini kazandı. 2002 yılından itibaren her yıl ilçe bazında katıldıkları müsabakalarda okula kupa kazandıran Mücahit Öğretmen, mesleki başarısının yanı sıra öğrencilerin, ailelerin ve hatta tüm köy halkının en büyük destekçisi haline geldi. 17 yıl boyunca birçok öğrenci mezun eden, mezun ettiği öğrencilerinin hiç aksatmadan ziyaretine geldiği Mengütemür, hiç çocuğu olmamasına rağmen yıllar içinde binlerce öğrencinin babası gibi oldu. Mengütemür, baba sevgisi ile yaklaştığı öğrencileri ile ailelerine anlatamadıkları dertlerini paylaşıp, ders aralarında ve okul çıkışlarında okul bahçesinde yorulmak bilmeden voleybol maçları yapıyor. Yıllar önce okula geldiğinde ilk mezun ettiği öğrencilerinden olan Duygu ve Gökhan Kan (26)'ın 7 yaşındaki kızları ve 4 yaşındaki oğulları da şimdi Mücahit Öğretmen'in öğrencisi olmaya hazırlanıyor.
'BİR İNSANA NE VEREBİLDİĞİNİZ ÖNEMLİ, BABALIK BUDUR'
2002 senesinde okulun ilk beden eğitimi öğretmeni olduğunu söyleyen Mücahit Mengütemür (49), baba olmak için çocuk sahibi olmanın gerekmediğini, insanlara iyilik yapmanın, onların hayatlarına dokunmanın da babalık kadar kutsal olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:
"Yıllar içinde köy halkı beni çok benimsedi. Bu sevgiden kaynaklandı. Onlara ne yapıp ne yapamayacaklarını çok iyi gösterdiğimi düşünüyorum, güvenlerini kazandım. Ben kendim için ne istiyorsam onlar için de aynısını istiyorum. İyi yerlere gelsinler istedim. Spor konusunda yetenekli olan öğrencileri ilerlemeleri için yönlendiriyoruz. Geçenlerde çok mutlu bir haber aldım, voleybol takımımızın kaptanlığını yapmış olan eski bir öğrencim tıp fakültesini birincilikle bitirmiş. Önce babasını sonra da beni aramış, bu mutluluk. Bunu hiçbir şeye değişemem. Öğrenciler ne isterse o oluyorum. Yeri geliyor abi, yeri geliyor abla, yeri geliyor baba, anne. Her türlü, her ihtiyaçlarında beni bulabiliyorlar. Benim telefon numaram bütün köyde vardır, gece sabah fark etmez bana ulaşabiliyorlar. Benim şuan kendi çocuğum yok ama bir sürü çocuğum var burada. Doğum günümü bile hatırlayıp kutlamaya gelen mezun öğrencilerim var. İlla bir insanın kendi çocuğunun olması gerekmiyor. Bir insana ne verebildiğiniz o önemli, babalık budur. O yüzden ben verdiklerimin, yaptığım her türlü fedakarlığın, emeğimin sonuna kadar arkasındayım. Ben böyle gördüm ve böyle olmaya devam edeceğim. Köye ilk geldiğimde okulda hiçbir şey yoktu. Milli atletim ben esasında, voleybol da yan alanım. 2002- 2003 yılında ilk kez voleybol müsabakalarına girdik. O zamandan beri her yıl ilçe bazındaki müsabakalarda kupa kazanıyoruz. Salona gittiğimizde salon sadece bizim köyle doluyor. Yıllar içinde voleybol bizim okulun değişmez ve en heyecan verici etkinliği haline geldi."
BİR NESLİN ÖĞRETMENİ
Mücahit Mengütemür'ün iki öğrencisinin annesi Elif Gümüş, "Mücahit Öğretmenimiz bize çok destek oldu. Oğlumu 8'inci sınıftan, küçük kızımı 2 yaşından beri tanıyor. Kızım şuan 4'üncü sınıfta, seneye Mücahit Öğretmenin öğrencisi olacak. Çok disiplinli bir öğretmenimiz ama çocuklarımız onu çok seviyor. Çocuklara bir baba gibi yaklaşıyor, doğru yolu gösteriyor. Ergenlik dönemlerinde bizim çözemediğimiz sorunları kendisi hallediyor. Biz dışarı gittiğimizde onları arayıp çocuğumuzla ilgilenmelerini isteyebiliyoruz. Bir aile gibiyiz" dedi.
Mengütemür'ün ilk mezun öğrencilerinden olan Duygu Kan, "Biz de burada büyüdük, eşimle aynı sınıftaydık. Şimdi çocuklarımız da Mücahit Öğretmenin öğrencisi oldu. Burada onunla olmak büyük bir şans. Öğrencileri kendi çocuğu gibi sevip benimsiyor. Biz Mücahit Öğretmenin çocukları gibiydik, şimdi bizim çocuklarımız onun torunları gibi oldu. Kızımız 7 yaşında, oğlumuz 4 yaşında. Oğlum Mücahit Öğretmen sayesinde yaşı gelmeden anaokuluna başlamak istiyor" dedi. Okuldan bu sene mezun olacak olan 8. sınıf öğrencisi Mahire Kırım ise, "Mücahit Öğretmen benim hayatıma giren en güzel, en değerli, en önemli öğretmenlerden biri. 9 senedir en iyi öğretmenimiz oldu. İyi günümüzde de kötü günümüzde de bize kol kanat geren bir öğretmenimiz. Okul bizim ikinci evimiz, Mücahit Öğretmen de ikinci babamız gibi" diye konuştu. Köylülerden Mehmet Fikret Kareci ise, "Mücahit Öğretmen'in çayını kahvesini içerim. Çok iyi bir öğretmendir. Mükemmel bir kişiliğe sahip bir arkadaşımız. Köyümüzde gelmiş geçmiş en güvenilir, en her şeyini paylaşabileceğimiz insan. Üniversite 3'üncü sınıfta olan kızım ve 7'nci sınıfta olan kızım onun öğrencisiydi. Çocuklarım bana anlatamadıkları şeyleri Mücahit Öğretmen'e danışıyorlar. Köyümüzde çok büyük bir değer kendisi" şeklinde konuştu.

Görüntü Dökümü
---------
-Mücahit Mengütemür'ün öğrencileri ile dersteyken görüntüleri
-Okuldan genel ve detay görüntüler
-Voleybol kupalarından görüntüler
-Velilerle, mezun öğrencilerle, şuanki öğrencileri ile röp.
-Mücahit Mengütemür ile röp.
-Genel ve detay görüntüler

Haber: Melis KARAKUZULU, Kamera: Tekin GÜRBULAK/İZMİR, (DHA)

====================

Cezaevi firarisi: Kaderde Bursa manzarasında uyurken yakalanmak da varmış

Bursa'da hakkında 9 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan ve cezaevi firarisi olduğu belirlenen Gökhan Ş. (34), polis tarafından otomobilde uyurken yakalandı. Gökhan Ş. polislere, "Kaderimizde Bursa manzarasında uyurken yakalanmak da varmış, burası çok sessiz bir yer, beni nasıl buldunuz?" dedi.
Olay, merkez Osmangazi ilçesi Dağ Yolu'nda meydana geldi. Osmangazi Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri, geçen ay Bandırma Açık Ceza İnfaz Kurumu'ndan firar ettiği belirlenen Gökhan Ş.'yi, dağ yolunda otomobilde arkadaşı Ahmet U. (36) ile birlikte uyurken yakaladı. 5 ayrı suç kaydı olan, hakkında kesinleşmiş 9 ay hapis cezası olan Gökhan Ş. ile Ahmet U., gözaltına alındı. Polisleri karşısında gören Gökhan Ş., "Kaderimizde Bursa manzarasında uyurken yakalanmak da varmış, burası çok ıssız bir yer, beni nasıl buldunuz?" dedi.
Şüphellierin araçlarında ve üstlerinde yapılan aramalarda 500 gram metamfetamin, 15 gram bonzai, 3 ecstasy hap, 12 gram kokain, 2 ruhsatsız tabanca ve başka kişilerin adına düzenlenen 2 sahte kimlik ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından ardından sevk edildikleri adliyede mahkemeye çıkarılan şüphelilerden Gökhan Ş. tutuklandı, Ahmet U. ise adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

Görüntü Dökümü
-----------------------------------
- Ekiplerin araç içerisinde arama yapmasından görüntüler
- Araçtan uyuşturucu ve silah bulunmasından görüntüler
-Şüphelilerin adliyeye sevk edilmesinden görüntüler
Dosya Adı:1406zanli
Süre: 02.40 Boyut: 299 MB
Haber : Serkan AKKUŞ
Kamera : Semih ŞAHİN/BURSA,(DHA)

===================

Görme engelli küçük Duru'nun kitap sevinci

Aydın'ın Söke ilçesindeki Söktaş 75. Yıl İlkokulu'nun evde eğitim alan, görme engelli öğrencisi 7 yaşındaki Duru Avşar, yüzme havuzuna girme hayalini 'Çocuk Yazarlar Projesi' kapsamında 'Gerçekleşen Dileğim' adı altında hikayeleştirdi. Avşar'ın henüz görme engellilerin kullandığı Braille alfabesini bilmemesi nedeniyle annesinin kağıda döktüğü 13 sayfalık hikayesi, Kaymakamlık tarafından kitap olarak bastırıldı.
Söke'de yaşayan Aysel ve Murat Avşar çiftinin iki çocuğundan küçüğü olan Duru Avşar, yüzde 100 görme engelli olarak dünyaya geldi. Şu an 7 yaşında olan Duru'nun, anaokulunun ardından annesinin isteği ile 2018- 2019 Eğitim Öğretim Yılı'nda, Söktaş 75. Yıl İlkokulu'na kaydı yaptırıldı. Ancak eğitimine yine annesinin isteği üzerine evde devam edildi. 3 öğretmen sırasıyla evlerine gelerek küçük Duru'ya her gün ders verdi. Başarılı bir öğrenci olan Duru Avşar, Söke Kaymakamı Tahsin Kurtbeyoğlu ve Söke İlçe Milli Eğitim Şerafettin Yapıcı tarafından ortaklaşa düzenlenen 'Çocuk Yazarlar Projesi'ne de katılıp, annesinin de desteğiyle hikaye yazdı. Bugüne kadar yüzmek için hiç havuza girmeyen Duru Avşar'ın, bu hayalini konu alan 'Gerçekleşen Dileğim' adını verdiği 13 sayfalık hikayesi, kitap olarak basıldı. Söke Kaymakamlığı tarafından Avşar'ın hikayesinin yanı sıra 'Çocuk Yazarlar Projesi'ne katılan diğer 472 öğrencinin hikayeleri de tek tek kitap haline getirildi. Avşar, azmiyle öğretmenleri, ailesi ve arkadaşlarının takdirini topladı.
ÖĞRETMENLERİ ÇOK SEVİYOR
Evde yıl boyunca Avşar'a Türkçe dersi veren öğretmeni Huriye Can Özkan, "Duru ile bu yıl tanıştım. Evde eğitimi bizden alıyor. Kaymakamlık ve Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından çocuk yazarlar projesi yapıldı. Bu projeye Duru'nun katılmasını ailesinden istedik. Kitap okuyamıyor ama kitap okunurken dinlemesini çok seviyor. Çok sayıda kitabı var bunları bizlere okutuyor. Oda bu projeye annesinin desteği ile yazdığı kitapla katıldı. Resim konusunda da arkadaşları yardımcı oldu. Güzel bir eser ortaya çıkardık" dedi. Sınıf öğretmeni Mürşide Arıkan Demir de "Duru için haftada 8 saat matematik ve fen bilgisi dersine geliyorum. Görme engellilerle ilgili eğitim almadığımız için Duru'ya ders vermeye geldiğimizde çok tedirgindik. Gönüllük esası ile yaptığımız bir iş. Ancak, Duru'nun eğitime olan isteği ve okuma azmi bizi çok motive etti. Bu şekilde bir yılı tamamladık. Benim hayatımda da çok büyük etkisi oldu. Yıl sonunda çok büyük bir ilerleme sağladığımızı gördüm. Kendisinin ailesinin ve bizlerin büyük emeği var" diye konuştu.
OKULUNDA DARBUKA İLE GÖSTERİ SUNDU
Müzik öğretmeni Engin Tutar da Duru ile yıl boyunca haftada bir ders işlediklerini belirterek, şöyle devam etti:
"Başlangıçta melodika üzerinde çalışmaya başladık. Burada amacımız onların kendi alfabesindeki harfleri parmak hassasiyetiyle doğru bir şekilde bulabilmesiydi. Bunu Duru ile başardık. Daha sonra onun vurmalı çalgılara olan ilgisini öğrendik. Vurmalı çalgılarla ilgili çalışmalar yaptık. Darbukayı şu an orta seviyede çalabiliyor. Hatta okulumuzda gösteri bile sundu. Çok başarılı bir öğrenci olduğunu söyleyebilirim."
'KIZIM İÇİN İŞİMİ BIRAKTIM'
Anne Aysel Avşar, kızının doğuştan görme engelli olduğunu, sol gözünün ameliyatla alınıp, içine protez gözün yerine oturması için bilye yerleştirildiğini, 7 aylıktan itibaren görsellik için bir dizi ameliyat geçirdiğini, ilerleyen yaşlarla protez gözün takılacağını ve tamamen görme engelli olduğunu anlattı. Kızımın eğitimi için çalıştığım fabrikadan 2016 yılında ayrıldım. O yıl anaokulunda eğitime başladı ve orada 'İstiklal Marşı'nı En güzel Okuma' yarışmasında 3'üncü oldu. Eğitim zamanı geldiğinde evde eğitime başvuruda bulundum. Evde Türkçe, Fen Bilgisi, Müzik ve Matematik eğitimi alıyor. Öğretmenlerimiz konusunda çok şanslıyız. Kızımın kendini göstermesi için çok büyük destek verdiler. Duru'nun buradaki eğitim hayatı bitiyor. Görme engelliler okulundaki eğitimine başlayacak. Denizli'ye kızımın okulu için taşınacağız ama okulun yatakhanesinin kapandığını üzülerek öğrendik. Benim veremediğim eğitimi orada alabileceğini düşünüyorum. Onun için çok şeyden vazgeçtik. Kızıma desteği olan herkese çok teşekkür ediyorum" diye konuştu.
'O SÖYLEDİ, BEN YAZDIM'
Kızının eli kolu olduğuna vurgu yapan anne Avşar, "Kızımın yazdığı kitap benim de gerçekleşen dileğimdi. O ders işlerken havuza götürmediğimi fark ettim. Havuzu derste sorarak çok merak ettiğini söylemiş. Çocuk yazarlar projesi için kızımın anlattıklarını ben kağıda döktüm. Çünkü şu an kendi alfabesini kullanıp, yazamıyor. Yazılan kitap, kızıma bu eğitim döneminden bir hatıra kaldı" dedi.
Duru Avşar ise, "En sevdiğim ders müzik. Diğer dersleri ve öğretmenlerimi de çok seviyorum. Kitap yazmak gerçekleştirdiğim bir dileğimdi. Havuzu merak etmemi kitabımda anlattım. Büyüyünce Türkçe öğretmeni olmak istiyorum" dedi.
Avşar, karnesini alıp, öğretmenleri ile vedalaşırken duygu dolu anlar yaşandı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ
--------
-Görme engelli Duru Avşar'ın kitabı ile görüntüsü
-Evde eğitim alan Duru Avşar'ın öğretmenleri ile karnesini aldıktan sonra vedalaşması
-Duru Avşar ile röp.
-Anne Aysel Avşar ile röp.
-Avşar'ın öğretmenleri Huriye Can Özkan, Engin Tutar, Mürşide Arıkan Demir ile röp.
-Genel ve detay görüntüler

Haber: Burhan CEYHAN - Kamera: İslam KELEŞ / SÖKE (Aydın), (DHA)

===================

Bıçaklı gaspçıyı dövmesi ele verdi

Adana'da Nazan K.'ye (48) bıçak çekerek çantasını gasp eden Mustafa Y.'yi (24) boynuna yaptırdığı sevgilisinin adı olan dövmesi ele verdi.
Olay, Seyhan ilçesi Akkapı Mahallesi'nde meydana geldi. İddaya göre, evine gitmekte olan Nazan K.'nin yanına yaklaşan motosikletli şüpheli bıçak çekerek çantayı istedi. Şüpheli, Nazan K.'nın çantasını alarak kaçtı. Olayın ardından Nazan K. bağırarak çevredekilerden yardım istedi. Nazan K. ihbar üzerine gelen polislere, gaspçının boynunda dövme olduğunu söyledi. Gasp Büro Amirliği ekipleri, zanlıyı yakalamak için çalışma başlattı. 10 dakika sonra kolunda dövme olan Mustafa Y.'yi durduran polis yaptığı aramada şüphelinin üzerinde Nazan K.'ya ait cep telefonu, 70 lira ve 1 çeyrek altını buldu. Gözaltına alınan Mustafa Y. sorgulanmak üzere polis merkezine götürüldü. Gasp edilen eşyalarda sahibine teslim edildi.
Mustafa Y. sorgusunun ardından adliyeye sevk edildi.

Görüntü Dökümü
-------
- Zanlının adli tıp biriminden çıkarılması
- Polis aracına bindirilmesi
- Detay

SÜRE:49" BOYUT:90 MB

Haber:Çağlar ÖZTÜRK-Kamera: ADANA,(DHA)

===================

Oğlu ve gelini tarafından sokağa atılan çiftin dramı

Adana'da oğlu ve gelini tarafından sokağa atıldıklarını öne süren Celal (63) ve Rahime Soykuzugüdenli (63) çifti, bir inşaata sığındı. Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı görevlileri, çiftin uygun bir eve yerleştirileceğini söyledi.
Celal ve Rahime Soykuzugüdenli çifti, yaşlılığa bağlı sağlık sorunları nedeniyle bir süre önce oğullarının yanına taşındı. Bir süre sonra çift, oğullarına, gelinlerinin kötü davrandığını söyledi. İddiaya göre oğulları, çifti evde istemedi. Bunun üzerine Soykuzugüdenli çifti, eşyalarını bir kamyonete yükleyerek Seyhan ilçesinde, inşaat halindeki bir apartmanın giriş katına sığındı. Çiftin yardımına çevre esnafı koştu. Soykuzugüdenli çiftine yiyecek veren esnaf, durumu polise bildirdi.
Yürümekte zorluk çektiğini belirten Celal Soykuzugüdenli, oğlu ve gelini tarafından sokağa atıldığını söyleyerek, "Şu halimize bakın, onlardan biraz destek istedik. Yaşlıyız, ben yürüyemiyorum, eşim hasta. Bu halimizde bizi sokağa attılar. Babalar günü yaklaşıyor, böyle bir zamanda bir insan babasının annesini sokağa atar mı? Buradan gençlere sesleniyorum, anne ve babanızın kıymetini iyi bilin" diyerek gözyaşı döktü.
Rahime Soykuzugüdenli ise, eşine piknik tüpü ile yaptığı çayı ikram ettikten sonra, "Gelinimizi bize çok kötü davranıyor. O hakaretleri kaldıramadık. Oğluma söyledim, o da bir şey yapmadı" dedi. Gelen polis ekipleri, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı görevlilerine haber verdi. Bakanlık görevlileri, Soykuzugüdenli çiftinin, uygun bir eve yerleştirileceği bilgisini verdi.

Görüntü Dökümü
-------------
- İnşaat halindeki apartman grişinde kalan çift
- Polisin konuşması
- Apartmandan pan görüntü
- Yaşlı çift ile röp.
- Çiftin genel ve detay görüntüleri

SÜRE:04'10" BOYUT:461 mb

Haber:Çağlar ÖZTÜRK-Kamera: ADANA,(DHA)

==================

100 yıllık kovanlarda bal üretimi yapıyorlar

Sakarya’nın Hendek ilçesinde Keremali yaylasında 100 yıllık ağaçların içi oyularak yapılan kara kovanlarda bal üretimini yapılıyor.
Hendek’te, 3 arkadaş 100 yıllık kara kovanlarda bal üretimi yapıyor. Havaların ısınmasıyla birlikte Keremali yaylasında Orman Bölge Müdürlüğü’nden alınan izinlerin ardından yer tahsis eden arıcılar, 170 kovan ve 10 adet 100 yıllık kara kovan ile üretime başladı. Geçmişte ağaç içlerinin oyulmasıyla elde edilen ve kara kovan olarak tabir edilen 100 yıllık kovanlarda üretime devam ettiklerini belirten Muhammet Altuntaş, "Bu kovanlar 100 yıllık. Arkadaşımızın dedelerinden kalma. O zamanlar ağaç köklerini oyarlar ve bu şekilde kovan yaparlardı. Daha sonralarda kovana geçildi. Akasya, ıhlamur, kestane ve çeşitli çiçek ürünlerini arılar toplar, bizde bu peteklerin yardımı ile onlardan sağarak alırız." dedi.
Organik olmasından dolayı balın büyük ilgi gördüğünü belirten Kemal Akyıldız, "Rize Çayeli’nde bulunan arı peteklerini alarak Hendek Keramali yaylasına getirdik ve diğer arkadaşlarla beraber arıcılık işi yapıyoruz. Kara kovanlarımız var 10 tane. Dünyanın hemen hemen en iyi balı üretilir bunlarda. Organik olması ve tamamen katkısız olmasından dolayı ilgi büyük." diye konuştu.

Görüntü Dökümü
---------
Kovanlardan görüntü
Peteklerden görüntü
Röportajlar

Haber-Kamera: Aziz GÜVENER/SAKARYA, (DHA)

Geri Dön