HABER

DHA YURT BÜLTENİ-9

Yeni bir facia yaşanması önlenen hatta onarımdan sonra seferler başladı (EK) 1)YETKİLİLER İNCELEMELERDE BULUNDU Denizli-Aydın arasındaki TCDD'ye ait demiryolu hattında rayların altının sel nedeniyle boşalması sonucu oluşan hasarın giderilmesinin ardından tren seferleri normale döndü.

Yeni bir facia yaşanması önlenen hatta onarımdan sonra seferler başladı (EK)
1)YETKİLİLER İNCELEMELERDE BULUNDU

Denizli-Aydın arasındaki TCDD'ye ait demiryolu hattında rayların altının sel nedeniyle boşalması sonucu oluşan hasarın giderilmesinin ardından tren seferleri normale döndü. Öte yandan bölgeye gelen Buharkent Kaymakamı Güher Sinem Büyüknalçacı ile Belediye Başkanı AK Parti'li Mehmet Erol inceleme yaptı. Zarar gören rayların altının gece başlayan çalışmalar sonucunda tekrar doldurulduğunu ve seferlerin normale döndüğünü belirten Büyüknalçacı, "Gece başlayan çalışmalar sonucunda seferler tekrar başlatıldı. Şükürler olsun bir problem ve kayıp olmadan atlattık. Rayların altı tamamen doldurularak güzel bin çalışma yapıldı. Önemli olan, hasar olmadan atlatıldı. Tamamen doğal afet sonucu meydana gelen bir olaydır. Kanalın taşması sonucu bu bölgedeki arazilerde de hasar var. Gerekli çalışmaları devlet olarak başlattık" dedi.
VATANDAŞ FARK ETMİŞ
Buharkent Belediye Başkanı Mehmet Erol ise, rayların altının sel nedeniyle boşaldığını, makinistin görme şansının olmadığını, olayı kendisinin TCDD'ye ihbarı ettiğini söyledi. Başkan Erol, kendisi arayan Emin Sarıoğlu isimli vatandaşın sel nedeniyle rayların altının boşaldığını söylediğini belirterek, "Olayı fark eden ve bölgeden geçen Emin Sarıoğlu vatandaşımız beni telefonla aradı. Kızıldere çayının üzerinden geçen tren raylarının altının sel nedeniyle boşaldığını söyledi. Ben de hemen TCDD şefini arayarak durumu bildirdim. Makinistin fark etmesi diye bir şey yok. Biz durumu bildirdik. Makinistin görme şansı yok" diye konuştu.
Başkan Erol'u arayan Emin Sarıoğlu ise, karayolunun altını kontrol etmek için tren yoluna geldiğinde rayların altını görünce başkanı aradığını ifade ederek, "Ben 19.00 sıralarında tren raylarının altının sel nedeniyle boşaldığını görünce telefonla başkanı arayarak bilgi verdim. 10-15 dakika sonra tren geldi ve durdu" diye konuştu.
Sel nedeniyle demiryolunun çevresindeki arazilerde hasar oluştu. Arazileri su altında kalan vatandaşlar, belediye başkanı ve kaymakamla görüşerek yardım istedi. Öte yandan seferlerin normale döndüğü hatta, bölgeden geçen trenlerin yavaşlayarak ilerlediği görüldü.

Görüntü Dökümü
---------------------
- Drone çekimleri
- Kaymakam ile röportaj
- Belediye başkanı ile röportaj
- Vatandaşla röportaj
- Genel ve detay görüntü
Haber: Ramazan ÇETİN - Drone: Mehmet CANDAN - Kamera: Tekin GÜRBULAK / AYDIN-DENIZTLI, (DHA)

=====================================================

'Beyaz kod' veren doktor, ölen yaşlı adamdan davacı ve şikayetçi oldu (2)
2)TTB: HEKİMİN GÖREVE DÖNDÜRÜLMESİNİ İSTİYORUZ

Türk Tabipler Birliği (TTB) Merkez Konsey Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, Giresun'da, yatalak eşinin evde bakım hizmeti alması ve ilaçlarının temini için sağlık ocağına giden Yusuf Topal'ın (82), tartıştığı doktorun 'beyaz kod' vermesi üzerine gelen polislerce biber gazı sıkılıp, ters kelepçe takıldığı sırada kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdiği, 15 Temmuz Şehitler Aile Sağlığı Merkezi önünde açıklama yaptı.Prof. Dr. Sinan Adıyaman, hekimlerin hastayı görmeden ilaç yazmasının etik olarak ve hukuken yasak olduğunu, bunun da kanunlarla belirli olduğunu belirtti. Adıyaman, "Bu dolandırıcılığa girmektedir, hapis cezası vardır. Bugün İstanbul’da 157 tane hekim arkadaşımız hastayı görmeden reçete yazdıkları için şu an yargılanmaktalar. Diğer illerde de yüzlerce arkadaşımız aynı kaderi paylaşmaktadır. Yusuf Topal’ın ailesinin acılarını da paylaşıyoruz. Acıları acımızdır. Fakat talihsiz bir olay olmuştur. Şunu da söylemek istiyorum ki; bu hekim arkadaşımızın hiçbir gerekçe göstermeden Sağlık Bakanlığı’ndan aranmadan, İl Sağlık Müdürlüğü’nden aranmadan Twitter hesabı ile paylaşılarak açığa alındığının ortaya konması, büyük bir şaibe yaratmıştır. Bunu Türk Tabipler Birliği ve Giresun Tabip Odası olarak kabul etmemiz mümkün değildir. Çünkü hekim arkadaşımız bu şekilde suçluymuş gibi gösterilmeye çalışılmıştır ya da o duruma düşürülmüştür. Sağlık Bakanlığı’na başvuruda bulunduk. Bakanlıktan bu hatalı kararın geri alınmasını ve hekim arkadaşımızın göreve döndürülmesini istiyoruz. Eğer hekime ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddet Türkiye’de büyük boyutlara ulaşmasaydı, belki de bunlar başımıza gelmeyecekti ve burada olmayacaktıkö dedi.
Yusuf Topal’ın kaybının 10 gün önce Şanlıurfa’da hekimin kafasında kırılan taşın bumerang etkisi olduğunu savunan Adıyaman, "Onun için Sağlık Bakanlığı’nı hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddetle ilgili olarak bizlerle işbirliğine davet ediyorum. Beraber ortak bir komisyon kurarak, bunu ele almak istiyoruz. Urfa’da yaptığımız açıklamada bu seneyi ‘Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet yılı’ ilan ediyoruz. Bunun ortadan kaldırılması için de tüm meslektaşlarımızla beraber tüm kuruluşlarla beraber çalışmaya davet ediyoruzö diye konuştu.
SELAMİ OKTAY: 'AÇIĞA ALMA NEDENİ NEDİR?'
Giresun Tabipler Odası Başkanı Selami Oktay da mevzuatların ve yasaların kimi zaman iyi anlatılamadığı ve yetersiz kaldığını ifade ederek daha çok da sağlık çalışanlarının mağdur olduğu olaylarla karşılaştıklarını söyledi. Oktay, şunları dedi:

'Meslektaşım yasa gereği hasta mevcuden bulunmadan ilaç yazamayacağını, bunun suç oluşturacağını söylemiştir. Eğer isterse evde sağlık hizmetinin uygulanacağını söylemiştir. Ancak Sağlık Bakanı yaptığı açıklamasında, doktorun açığa alındığını söylemiştir. Bunun gerekçesi nedir, merak etmekteyiz. Yasaları uygulayıp görmediği bir hastanın reçetesini yazmaması mı, yoksa beyaz kod verip kendisini koruması mıdır?ö
Görüntü Dökümü
--------------------
Tabipler Odası üyeleri detayları
Sinan Adıyaman'ın açıklaması
Selami Oktay'ın açıklaması
Detaylar
Haber-Kamera: Hakan KABAHASANOĞLU GİRESUN-DHA

===================================================

3)KÖYLÜLER, MADEN SONDAJINI ÖNLEMEK İÇİN NÖBETİ SÜRDÜRDÜ

SİVAS'ın Divriği ilçesine bağlı Mursal köyünde geçen hafta altın madeni için sondaj yapmaya gelen şirket yetkililerini köye almayarak tepki gösteren köylüler, sondajın başlayacağı günün sabahında köy girişinde nöbet tuttu. Köye gelen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sivas Milletvekili Ulaş Karasu köylülere destek verdi.
Sivas merkeze 180, Divriği ilçesine ise 28 kilometre uzaklıkta bulunan Mursal köyünde Maden Tetkik Arama (MTA) Genel Müdürlüğü'nün girişimleriyle Yuva ve Attepe bölgelerinde başta altın olmak üzere maden araması için sondaj yapılması kararı alındı. Kararı uygulamak için geçen hafta perşembe günü Mursal köyüne gitmek isteyen MTA yetkilileri köyde toplanan kalabalığın tepkisiyle karşılaştı. Cuma günü yeniden aynı girişimde bulunan MTA yetkilileri köy girişinde biriken kalabalığı görünce köye girmekten vazgeçti. Sondajın bugün yapılması kararlaştırıldı.
Sondajın başlayacağı bugün de köylüler sabah erken saatten itibaren köy girişinde toplandı. Ancak bölgedeki durumu takip eden ekipler sondaj için köye bugün de gelmedi.
CHP Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, Divriği İl Genel Meclis Üyesi Sadık Güller ile köylülerin avukatı Abdullah Korkmaz da bölgeye gelerek halka destek verip bilgilendirdi. Avukat Abdullah Korkmaz, köyde hukuksuz hiçbir işleme izin vermeyeceklerini söyledi. Korkmaz "İdarenin yapmış olduğu bir işlem var. İdare, maden arama sondajı yapmak istemektedir. Maden arama yasasına göre maden arama hakkını ruhsat alan kişiler yapabilir ama şunu yapması gerekir. Şahısların arazileri var ise bunlardan muhakkak izin ya da muvafakatname alması gerekir. İzin ya da muvafakatname almadan idare dahil, devlet dahil kimsenin taşınmazından geçemez, sondaj yapamaz. Yaptığımız araştırmaya göre şu anda yapılan işlemde herhangi bir şekilde kamulaştırma, intifak alma gibi resmi işlemler yapılmamıştır. Burada bir nevi hukuksuzluk vardır. Biz de bu hukuksuzluğun önüne geçmek amacıyla buraya gelmiş bulunuyoruz. Sizden ricamız taşınmazınızdan, özel mülkiyetinizden geçecek kişilerin geçmesine izin vermeyin. Ben de gerekirse önlerine duracağım. Kesinlikle karar olmadan, işlem olmadan geçmelerine izin vermeyeceğiz. Ancak kamulaştırma işlemi yaptıktan sonra bu işleme devam edebilirler. Sizden ricamız buraya geldiklerinde herhangi bir şekilde taşkınlık yapmamanız, hukuka uygun bir şekilde hareket etmemeniz. Yapacağınız her eylemin neticesi size, bizlere zarar verecektir. Bu mesele Mursal meselesi değil, Divriği meselesidir" dedi.
CHP Sivas Milletvekili Ulaş Karasu ise "Bu topraklar bizim. Bu topraklara sahip çıkmak da bizim en doğal hakkımız. Tabi ki bunu yasalar içerisinde gerçekleştireceğiz. Bunu kanun içinde gerçekleştireceğiz. İmar barışları açıp, imar aflarında özel yasalar çıkarıp İstanbul'da, Ankara'da yaşayan vatandaşlarımızı köylere dönmek için teşvik edenler, teşvik ettiğini iddia edenler ne yazık ki köylerde insanların yaşam alanlarını yok ediyorlar. Burası sadece Mursallılar'ın değil tüm Divriği'nin yaşam alanı. Tüm Divriği'nin içme suyunun, sulama suyunun gittiği bölge. Burada özellikle sondajlar ekolojik dengeye ciddi zararlar verecektir. Bizler bunun hukuksal tüm mücadelesini avukatlarımız aracılığıyla vereceğiz. Coğrafyamıza sahip çıkacağız." ifadelerini kullandı.
Daha sonra köye gelen jandarma yetkilileri de köylüler ile bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından Divriği İl Genel Meclis Üyesi Sadık Güller köylülere hazine arazilerinde sondaj yapılabileceğini ancak araçların özel mülklerden geçişine izin vermeyeceklerini söyleyerek güneşin altında saatlerce bekleyen köylülere evlerine gitmeleri konusunda uyarıda bulundu. Köylüler ise kısa süreli bekleyişin ardından evlerine dağıldı.

Görüntü Dökümü:
----------------------
-Köyden görüntüler
-Köy girişinde nöbet tutan köylüler
-CHP Milletvekili Karasu ve avukatların ziyareti
-Avukatın açıklaması
-Milletvekilinin konuşması
-Detaylar

Haber-Kamera: İrfan ÖZŞEKER-Hakan KALELİ/DİVRİĞİ (Sivas), (DHA)

===================================================

4)ÇERMİK'TE TARİHİ GELİNCİK DAĞI ETEKLERİNDE YANGIN

DİYARBAKIR'ın Çermik ilçesinde tarihi Gelincik Dağı eteklerinde bağ ve bahçelerin bulunduğu ormanlık alanda çıkan yangında, yüzlerce dönüm bağ, bahçe ve meşelik alan kül oldu. Yangına, yol olmadığı için orman ve belediye itfaiye arazözleri ile yangına müdahale etmeye çalışıyor.

Bugün saat 12.30 civarında henüz belirlenemeyen bir nedenle, Sinek çayının geçtiği vadi üzerinde başlayan yangın, rüzgarın da etkisi ile kısa sürede büyüyerek geniş alana yayıldı. Bağ ve bahçe sahiplerinin müdahalesine rağmen, yangın kısa sürede daha da geniş bir alana yayıldı.Yangının, kuru otların alev almasıyla etkili olduğu ve yayıldığı öğrenildi. Orman ve belediye itfaiye arazözleri, karadan gidebildiği yere kadar giderek, kısıtlı olarak yangına müdahale ederken, bağ ve bahçe sahipleri küreklerle yangın söndürme çalışmalarına destek verdi.

Yangının, yer yer kendiliğinden söndüğü, zaman zaman da alevler parlayarak diğer alanlara sıçradığı görüldü. Yangın söndürme çalışmaları sürerken, yüzlerce dönüm bağ ve bahçe ile meşelik alanın yanarak kül olduğu belirtildi. Yangının çıktığı alanın üzerinde yer alan Sinek mahallesi sakinleri de, alevlerin evlere sıçramaması için evlerin yakınlarını kazarak kuru otlardan temizledi. Yangın, tarihi Gelincik Dağı eteğinde başlayan yangın, dağın diğer tarafına kadar sürüyor, yangın dağın zirvesine çıkmaması için ekiplerin başlattığı çalışmalar sürüyor.

FOTOĞRAFLI

Levent BOZTEPE/ÇERMİK (Diyarbakır), (DHA)

===================================================

(ÖZEL)

5)5 YILDA 200 METRELİK RULOYA 6 BİN MISRALIK ŞİİR YAZDI

MALATYA Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde teknisyen olarak görev yapan Nurettin Başyiğit (45), 5 yılda 6 bin mısralık şiir yazdı. Başyiğit, 200 metrelik rulo halinde ve 15 kilo ağırlığında olan şiiri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hediye etmek istediğini söyledi.Malatya'da yaşayan, Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde teknisyen olarak çalışan Nurettin Başyiğit, 2013 yılında 'Bir candır, cennettir benim ülkem' başlığıyla şiir kaleme almaya başladı. Şiirini 15 kiloluk 200 metrelik naylon broşüre yazan Başyiğit, son 5 yılda ülkede yaşananları mısralara döktü. Her kıtanın kenarına Türk bayrağı ekleyen Başyiğit, 'Nereden nereye diye başlar hikaye' dizesiyle başlayan ve 6 bin mısrayı bulan şiirini tamamlayınca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hediye etmek istediğini söyledi. Başyiğit, "2013'te, Ramazan ayının ilk gününde başladım. Şiirlerimin arasında farklı bir şiir eklemek için 'Ne yapayım?' düşüncesiyle böyle bir isim verdim. Gelişmeler oldukça 15 Temmuz ve ondan sonraki gelişme süreçlerini işledim. 4 ana başlık olarak yazdım şiiri. 'Rabia'mızı temsilen. Birincisi cumhuriyet tarihimiz ve ondan öncesi. İkincisi orta kısım illerimizin tanıtımı. Üçüncü kısım 15 Temmuz süreci. Dördüncü kısmı da Recep Tayyip Erdoğan'la 16 yıllık bir Türkiye'nin aldığın yolu özetledim. Tek isteğim bu şiiri hayranı olduğum Cumhurbaşkanımıza verebilmek" diye konuştu.
Görüntü Dökümü:
----------------------
- Şiirden görüntü
- Nurettin Başyiğit röp.
- Şiir rulosundan görüntü
- Evin koridorunda şiir rulosunu açması
- Mısralardan detay görüntü
- Başyiğit'in şiir yazması
- Genel ve detay görüntüler
Haber-Kamera:Taha AYHAN-MALATYA-DHA)
GÖRÜNTÜ BOYUTU: 455 MB

=====================================================

6)NİĞDE’DE FASULYE HASADI BAŞLADI

TÜRKİYE’de fasulye üretiminde 3’üncü sırada yer alan Niğde’de hasat başladı.
Merkeze bağlı Karaatlı Kasabası’nda Çiftçi Sefa Sönmez’e ait fasulye tarlasında Türkiye’nin ilk fasulye hasadı gerçekleştirildi. Niğde Ziraat Odası Genel Sekreteri İbrahim Uygun, fasulye üretiminde Niğde’nin söz sahibi olduğunu söyledi. Türkiye'de fasulye üretiminde Niğde’nin 3’üncü sırada yer aldığını belirten Uygun, “Fasulyenin ilk hasadı Karaatlı kasabasında başladı. Yaklaşık olarak Niğde genelinde 93 bin dekar alanda üretim gerçekleşiyor. 34 bin ton bir rekolte beklemekteyiz. Geçen yıl 80 bin dekar alanda yaklaşık 25- 28 bin ton civarında bir üretimimiz vardı. Geçen yıl ortalama olarak rekolte yüksekti, bu yıl yağışlardan dolayı rekolteden düşüklük bekliyoruz. Geçen sene fasulye 3,5 TL’den alıcı bulsa da sonradan 2,80 TL’ye geriledi. Ortalama 3 liradan bir alıcı buldu. Bu yılda çiftçimizin umudu 3,5 TL ile 4 TL arasında pazar piyasasının oluşmasını umut ediyor. 2017 TÜİK verilerine göre Niğde üretimde 3’üncü sırada yer aldı. Bu yıl da tahminlere göre 2 veya yine 3’üncü sırada yer alacağını umut ediyoruzö dedi.
Çiftçi Sefa Sönmez ise, “100 dekarlık alana kuru fasulye ekimi yaptım. Erken ekim yaptığım için hasat da ona göte erken oldu. Yaklaşık dekara 350 kilo verim bekliyoruz. Maliyetlerimiz kilo hesabı olarak 2,5 TL ile 3,5 TL’yi buluyor. Geçen sene dekardan 450 kilo civarında verim aldık. Bu sene biraz düştü. Fiyatlarda çiftçiler olarak 4 lira gibi bir beklentimiz var. Piyasalar nasıl olur, tam bilemiyoruzö diye konuştu.

Görüntü Dökümü
--------------------------
- Fasulye hasadı yapan işçilerden görüntü
- Fasulyeden görüntü
- Fasulye tarlasından görüntü
- Çiftçi Sefa Sönmez ile röportaj
- Niğde Ziraat Odası Genel Sekreteri İbrahim Uygun ile röportaj
- Detay görüntüler

SÜRE:03'42" BOYUT: 248 MB

Haber-Kamera:Ali KADI/NİĞDE,(DHA)

===============================================

7)BEYİN ÖLÜMÜ GERÇEKLEŞİNCE ORGANLARI BAĞIŞLANDI

AYDIN'ın Nazilli ilçesinde, evinde kendini asıp, intihar girişiminde bulunan, tedaviye alındığı hastanede 5 gün sonra beyin ölümü gerçekleşen 32 yaşındaki Cem D.'nin (Durmuş) böbrekleri ve karaciğeri bağışlandı. Bağışlanan organların uygun hastalara nakledileceği belirtildi.

Nazilli'de 5 gün önce evinde kendini asan Cem D., durumu fark eden yakınlarının haber vermesiyle kaldırıldığı Nazilli Devlet Hastanesi Anestezi Yoğun Bakım Ünitesi'nde tedaviye alındı. Tedavisinin 5'inci gününde Cem D.'nin beyin ölümü gerçekleşti. Nazilli Devlet Hastanesi Organ Nakli Koordinatörü Uzm. Dr. Onur Yeşildağ ve Anestezi Uzmanı Dr. Cüneyt Karaçancı, ailesiyle organ bağışı konusunda görüştü. Ailenin onayının alınmasının ardından Cem D.'nin nakle uygun bulunan karaciğeri ve böbrekleri, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Tıp Fakültesi Organ Nakli Merkezi'nden gelen ekip tarafından ameliyatla alındı. Cem D.'nin karaciğeri ve sol böbreği ADÜ'ye, sağ böbreği ise İzmir'deki Ege Üniversitesi Hastanesi'ne götürüldü. Organların, uygun bulunan 3 hastaya nakledileceği belirtildi.

Görüntü Dökümü
----------------------
- Nazilli Devlet Hastanesi ayaktan giriş bölümünden görüntü
- ADÜ'den gelen organ nakli ekibinin hastaneye ve ameliyathaneye gelişleri
- Organ taşıma çantasından görüntü
Haber- Kamera: Bahattin ALBAYRAK / NAZİLLİ (Aydın), (DHA)

====================================================

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Geri Dön