HABER

DHA YURT BÜLTENİ-9 

HDP ÖNÜNDEKİ EYLEMDE 59'UNCU GÜN Diyarbakır'da, terör örgütü PKK tarafından kaçırılan çocuklarının bulunmasını isteyen 55 ailenin, HDP il binası önündeki oturma eylemi 59'ncu günde de devam etti.

HDP ÖNÜNDEKİ EYLEMDE 59'UNCU GÜN

Diyarbakır'da, terör örgütü PKK tarafından kaçırılan çocuklarının bulunmasını isteyen 55 ailenin, HDP il binası önündeki oturma eylemi 59'ncu günde de devam etti. 2015 yılında Diyarbakır'ın Hani ilçesinden kaçırılan oğlu Fatih Demir (24) için oturma eylemi yapan anne Sevdet Demir (55), "Varlığımı, her şeyimi oğlum için harcadım. Oğlumu getirsinler bir evim var onu vereceğim. Yeter ki oğlum gelsin, ben çadırda da yaşarım" dedi.
Hacire Akar, 21 Ağustos'ta kaybolan oğlu Mehmet'in (21), HDP'liler tarafından dağa kaçırıldığını söyleyip, 1 gün sonra, partinin Diyarbakır il binası önünde oturma eylemi başlattı. Eylemin 3'üncü gününde ortaya çıkan Mehmet Akar, mahkemece ev hapsiyle cezalandırıldı. Oğluna kavuşup, eylemine son veren Hacire Akar, çocukları kayıp annelere çağrıda bulundu. Akar'ın çağrısıyla harekete geçen çocukları kayıp aileler de 3 Eylül'den itibaren HDP il binası önünde oturma eylemi başlattı. 55 aile, 59'uncu günde de oturma eylemine devam etti.
'ONUNLA HAYALLERİMİZ VARDI, ÇALDILAR'
Anne Sevdet Demir, Diyarbakır'ın Hani ilçesinde bir fırında çalışırken, 2015 yılında terör örgütünce dağa kaçırılan oğlu Fatih Demir için 13 Eylül günü oturma eylemine katıldı. Oğluna kavuşmak için tüm mal varlığını yitirdiğini şu an sadece bir evi kaldığını anlatan anne, Fatih'e kavuşmadan eyleminden vazgeçmeyeceğini söyledi. Demir, "Oğlum için buraya geldim. 5 yıldır oğluma hasret yaşıyorum. Oğlum, fırında çalışırken onu kandırdılar. İlaç verdiler, kitap okutarak onu kandırdılar. Oğlumu benden kopardılar. Oğlumu getirsinler artık. Oğlumun hayatını çaldılar. Onunla hayallerimiz vardı. Bu hayallerimizi çaldılar. Neden bunu bize yaptılar? Varlığımı, her şeyimi oğlum için harcadım. Oğlumu getirsinler, bir evim var onu vereceğim. Yeter ki oğlum gelsin, ben çadırda da yaşarım. Eylemimi sonuna kadar sürdüreceğim. Kimse olmazsa bile, tek başıma sürdüreceğim. Oğlum gelene kadar buradan ayrılmayacağım. Bu saatten sonra kendimle ilgili bir şey düşünmüyorum. Hastalık var bende. Bu yaştan sonra yaşasam ne olur, yaşamazsam ne olur. Oğlum yaşasın o genç" dedi.
'HEPİMİZ SANA SAHİP ÇIKMADAĞIMIZ İÇİN KENDİMİZİ SUÇLUYORUZ'
Gözyaşı içinde oğluna seslenen anne Sevdet Demir, "Fatih, eğer beni dinliyorsan, kurban olayım sana, vallahi çok özledim seni. Yeğenin Abdurahman her gün fotoğrafını öpüp, ağlıyor. Baban da hastalandı. Baban kendini suçluyor. Hepimiz sana sahip çıkamadığımız için kendimizi suçluyoruz. Oğlum dön gel, seni çok özledik. Sensiz hayat bize yok" diye konuştu.
EYLEME KATILAN AİLELER
1- Diyarbakır'ın Eğil ilçesinde oturan Fevziye- Şahap Çetinkaya çifti, 30 Ağustos'tan beri haber alamadıkları, PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını iddia ettikleri oğulları Süleyman (18) için 3 Eylül Salı günü oturma eylemine başladı.
2- Diyarbakırlı Remziye Akkoyun, 4 yıldır kayıp olan oğlu Azad'ın (14) PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını söyleyerek, 3 Eylül Salı günü oturma eylemi başlattı.
3- Diyarbakır'da oturan Rauf- Ayşegül Biçer çifti, 10 aydır kayıp olan tek oğulları Mustafa (18) için 3 Eylül Salı günü oturma eylemi başlattı. Kanser hastası Ayşegül Biçer, oğlunun HDP aracılığıyla PKK'lı teröristlere götürüldüğünü iddia ediyor.
4- Mardinli olan ve Diyarbakır'da oturan inşaat işçisi Celil Begdaş ile eşi Hediye Begdaş, ramazan ayının ilk günü olan 5 Mayıs'ta ortadan kaybolan oğulları Yusuf'un (16) HDP'liler aracılığıyla düğün aracı olarak süslenen minibüsle dağa kaçırıldığını iddia ederek, 4 Eylül akşamı oturma eylemine katıldı.
5- Gaziantep'te oturan Şevket- Songül Altındaş çifti, vatani görevi için usta birliğine giderken 2 Ekim 2015'te Tunceli'nin Pülümür ilçesinde teröristlerce kaçırılan oğulları Müslüm (24) için 5 Eylül günü oturma eylemi başlattı.
6- Mersin'in Anamur ilçesinde yaşayan Rahime Uymaz, Diyarbakır'ın Lice ilçesinde 28 Temmuz 2015'te eşi ve kızının yanında PKK'lı teröristler tarafından aracından indirilerek, kaçırılan yeğeni polis memuru Sedat Yabalak (34) için oturma eylemine katıldı. Polis Sedat Yabalak'ın hasta annesi Ünzile Yabalak ise 8 Eylül akşamı Diyarbakır'a gelip nöbete başladı. Solunum hastası Ünzile Yabalak'a, PKK'lı teröristler tarafından 23 Eylül 1995'te şehit edilen Astsubay Murat Namdar'ın eşi Yıldız Namdar refakat ediyor.
7- Mardin'in Derik ilçesinden gelen Emine-Şeyhmus Kaya çifti, İstanbul'da polis memuruyken, Muş'ta kardeşinin düğün konvoyuyla memleketine dönerken, Diyarbakır'ın Lice ilçesinde yol kesen PKK'lı teröristler tarafından kaçırılan oğulları Vedat Kaya (28) için 5 Eylül'de oturma eylemine başladı.
8- Malatyalı Sadiye Özbey, 17 Eylül 2015'te Rize'den kendisini ziyarete gelirken Tunceli'nin Pülümür ilçesinde yol kesen PKK'lı teröristler tarafından aracı yakılıp kaçırılan oğlu Astsubay Semih Özbey için 5 Eylül günü oturma eylemine katıldı.
9- Bursa'da yaşarken eşini 17 Ağustos depreminde kaybedince Diyarbakır'a taşınan Meryem Savur, 4 yıl önce PKK'lı teröristlerce kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Fırat (22) için 5 Eylül günü oturma eylemine başladı.
10- Diyarbakırlı Sabiha Balta, 5 yıl önce kaybolan oğlu Arafat'ın (25) PKK'lı teröristlerce dağa kaçırıldığını belirtip, 5 Eylül günü oturma eylemine katıldı.
11- Diyarbakır'ın Dokuzçeltik köyünde oturan Aysel Koyun, 5 yıl önce PKK'lı teröristlerce dağa kaçırıldığını belirttiği oğlu Neşat (22) için 6 Eylül günü oturma eylemine başladı.
12- Diyarbakırlı Güzide Demir, 4 yıl önce PKK'lı teröristlerce dağa kaçırılan oğlu Aziz (20) için 7 Eylül günü oturma eylemi başlattı.
13- Ağrı'nın Eleşkirt ilçesinde 4 yıl önce çobanlık yaparken PKK'lı teröristlerce kaçırıldığı belirtilen Vahit Çur'un (19) anne ve babası Bedirhan-Necla Çur çifti de 7 Eylül günü eyleme katıldı.
14- Diyarbakırlı Hüsniye Kaya, 5 yıldır haber alamadığı ve sonrasında arkadaşlarından Suriye'de olduğunu öğrendiği kızı Mekiye'yi (19) bulmak için 8 Eylül günü oturma eylemine başladı.
15- Ayten-Şadin Elhaman çifti, 2 yıl önce kaybolan oğulları Bayram (21) için 8 Eylül günü oturma eylemine katıldı.
16- İstanbul'da 5 yıl önce HDP Kağıthane ilçe binasına gittikten sonra dağa kaçırıldığını ileri sürülen Yakup Edizer'in (19) anne ve babası Salim ve Saliha Edizer çifti de 9 Eylül günü eylemdeki yerini aldı.
17- Diyarbakırlı Süleyman Aydın, 4 yıl önce terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını belirttiği oğlu Özkan (19) için 9 Eylül günü oturma eylemine katıldı.
18- Diyarbakırlı Mevlüde Üçdağ, 5 yıldır haber alamadığı oğlu Ramazan (22) için 9 Eylül günü HDP önüne gelip eyleme katıldı.
19- Mardinli olan, ancak Diyarbakır'da oturan Salih-Mülkiye Aylu çifti, 22 Mart 2019'da kaybolan ve HDP kongresine katılan M.I. tarafından Irak'ın Metina bölgesindeki PKK'lı teröristlerin yanına kaçırıldığını iddia ettiği oğlu Mehmet (20) için 10 Eylül sabahı oturma eylemine başladı.
20- Aslen Siirtli olan, ancak Ordu'da yaşayan Latife Ödümlü, Dicle Üniversitesi Kimya Bölümü 3'üncü sınıf öğrencisi oğlu Özgür'ün (22), 10 ay önce PKK'lı teröristler tarafından Irak'ın kuzeyine kaçırıldığını söyleyerek, 10 Eylül günü oturma eylemine katıldı.
21- Diyarbakırlı Mehmet Karaman, 1999'da kandırılarak dağa götürüldüğünü belirttiği oğlu Ercan (40) için 11 Eylül'de oturma eylemine başladı.
22- Diyarbakırlı Fatma Akkuş, 28 Ağustos 2015'te kaybolan ve internette terörist kıyafeti giydiği videosunu gördüğü kızı Songül için 11 Eylül'de oturma eylemine katıldı.
23- Erzurum'dan gelen Macide Uslu ile Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesinden gelen Halime Şehitoğlu, 2015'te Diyarbakır'ın Lice ilçesinde yol kesen PKK'lı teröristlerce kaçırılan yeğenleri Sedat Sorgun (28) için 11 Eylül'de oturma eylemine katıldı. Annesi vefat eden Sorgun'un, Van'da vatani görevini yaparken, izinli olarak Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesindeki teyzesi Şehitoğlu'nu ziyaret edip, memleketi Erzurum'daki akrabalarının yanına giderken Lice'de yol kesen PKK'lılarca kaçırıldığı belirtildi.
24- Diyarbakırlı Nihan Çiçek, 2015'te eşinin akrabaları tarafından dağa kaçırıldığını iddia ettiği nişanlı kızı Hatun (23) için 11 Eylül'de oturma eylemine katıldı.
25- Diyarbakırlı Ömer Tokay, 2011'de Şırnak'a pikniğe gidip dönmeyen, 3 yıl sonra da terör örgütüne yakın bir televizyonda gördüğü oğlu Mehmet (22) için 12 Eylül'de oturma eylemine başladı.
26- İstanbul'da yaşayan Şevket-Fatma Bingöl çifti, 2014'te Arnavutköy'de 'Bana iş buldular, işe gidiyorum' diyerek evden çıkıp dönmeyen oğulları Tuncay (19) için 13 Eylül'de oturma eylemi başlattı.
27- Diyarbakır'ın Hani ilçesinde fırında çalışan oğlu Fatih Demir'in (24), 2015 yılında terör örgütünce dağa kaçırıldığını ifade eden anne Sevdet Demir (55), 13 Eylül'de oturma eylemine katıldı.
28- Bitlis'te eşinden boşanan Saliha Mert (42), 2015 yılında dağa kaçırıldığını söylediği oğlu Yetiş Top (23) için 13 Eylül günü Diyarbakır'a gelip oturma eylemine başladı.
29- Bitlis'te yaşayan Ubeydullah Yolaçan, 5 yıldır haber alamadığı oğlu Çetin (31) için 14 Eylül'de Diyarbakır'a geldi. Baba Yolaçan, gelini Gülcemal, torunları Ecrin ve Abdulsamet ile birlikte oturma eylemindeki yerini aldı.
30- Bitlis'in Mutki ilçesinden Diyarbakır'a gelen Hurinaz Omay (83), 24 yıl önce dağa kaçırıldığını söylediği oğlu Rıfat (43) için 14 Eylül'de oturma eylemine katıldı.
31- Bitlis'ten Diyarbakır'a gelen Fadıl Kılıç, Ahlat Üniversitesi öğrencisiyken 3 yıl önce dağa kaçırıldığını öne sürdüğü oğlu Faruk için (25) 14 Eylül'de oturma eylemi başlattı.
32- Elazığ'dan Diyarbakır'a gelen Muhittin Avunan, usta birliğine giderken yol kesen PKK'lı teröristlerce kaçırılan yeğeni Bingöllü Emrah Avunan (24) için 13 Eylül'de oturma eylemine başladı. Emrah'ın annesi Leyla Avunan, babası Bilal Avunan ve akrabaları da 22 Eylül'de oturma eylemine katıldı.
33- Erzurum'un Horasan ilçesinden gelen Mehmet Emin Coşkun (49), Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde 2'nci sınıf öğrencisiyken 29 Aralık 2014'te PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını belirttiği 3 çocuğunun büyüğü olan İbrahim (24) için 15 Eylül'de oturma eylemine başladı.
34- Bursa'dan gelen Türkan Mutlu, 7 yıl önce Balıkesir'de üniversiteyi kazanıp kayıt yaptırmayan ve kandırılarak dağa götürüldüğünü iddia ettiği kızı Ceylan Şeyma Tekin (24) için 16 Eylül akşamı oturma eylemi başlattı.
35- Diyarbakırlı Vahide Sunar, 5 yıl önce Dicle ilçesine gidip PKK'lı teröristlerce kaçırıldığını düşündüğü oğlu Ahmet (22) için 16 Eylül'de oturma eylemine başladı.
36- Ağrılı Salih Gökçe, 5 yıl önce İstanbul'da çalışırken ve askere gitmek üzereyken terör örgütü PKK tarafından kaçırılıp Suriye'ye götürüldüğünü söylediği oğlu Ömer (24) için 17 Eylül'de oturma eylemine başladı.
37- Batmanlı Cabir Taş, 4 yıl önce tekstilde çalışırken terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını belirttiği, o dönem 14 yaşında olan kızı Ece için 17 Eylül'de oturma eylemine katıldı.
38- Diyarbakırlı Üzeyir Nergiz, 5 yıl önce Kars Kafkas Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde okurken, 2014'te terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırılan kayınbiraderi Osman Etik (29) için 17 Eylül'de oturma eylemindeki yerini aldı.
39- Muşlu Selma Kan, 4 yıl önce Muş'ta terör örgütü PKK'ya katıldığını belirttiği oğlu Onur (28) için 18 Eylül'de oturma eylemine başladı.
40- Şirin Sungur, 2015'te Bingöl'de vatani görevini yaparken memleketi Siirt'e bayram iznine dönerken Diyarbakır'ın Lice ilçesinde yol kesen PKK'lı teröristlerce kaçırılan oğlu Süleyman (24) için 18 Eylül'de oturma eylemine katıldı.
41- Muşlu Halit Altun, 2015'te Malatya'da üniversite öğrencisiyken kaybolan ve terör örgütü PKK'nın elinde olduğunu belirttiği oğlu Muhsin (27) için 19 Eylül'de oturma eylemine başladı.
42- Konya'dan gelen Yıldız Ballı, 2014'te İstanbul Esenyurt'ta tekstil fabrikasında çalışırken kaybolan, PKK'lı teröristlerin kaçırdığını iddia ettiği kızı Yasemin (21) için 19 Eylül'de oturma eylemine başladı.
43- İstanbul'dan Diyarbakır'a gelen Fahrettin Akkuş, 2015'te Sultangazi ilçesinde 19 yaşındayken kaçırıldığını söylediği oğlu Erkan için 20 Eylül'de oturma eylemi başlattı.
44- Kütahya'dan gelen Hatice Levent, 18 yaşındayken, 2015 yılında Bitlis'te üniversite öğrencisiyken terör örgütü PKK tarafından kaçırıldığını belirttiği kızı Fadime için 22 Eylül'de oturma eylemine katıld
45- Muş'tan Diyarbakır'a gelen Güzel Aslan, 5 yıl önce mobilyacıda çalışırken kaybolan oğlu Turan Aslan (26) için 23 Eylül'de oturma eylemine başladı.
46- Batman'dan gelen Zehra Çak, 5 yıl önce kaybolan oğlu Azat Çak (23) için 26 Eylül'de oturma eylemine başladı.
47- İstanbul Sultangazi'den gelen İmmihan Nilifırka, Ege Üniversitesi Gazetecilik bölümü son sınıf öğrencisiyken, 21 Mart 2015'te kaybolan oğlu Mehmet (22) için 27 Eylül'de oturma eylemine başladı.
48- Gaziantep'ten gelen Cennet Kavaklı, 2015'te usta birliğine giderken Tunceli Pülümür yolunda PKK'lı teröristler tarafından kaçırılan asker oğlu Adil Kavaklı (24) için 28 Eylül'de oturma eylemindeki yerini aldı.
49- Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinden gelen Sıddıka Tatlı, Mardin Artuklu Üniversitesi Mimarlık bölümü son sınıf öğrencisiyken 2014'te kaybolan, terör örgütü PKK tarafından dağa kaçırıldığını söylediği oğlu Aziz Tatlı (27) için 29 Eylül'de oturma eylemine başladı.
50- Batman'dan gelen Melike Akdoğan, 14 yaşında lise öğrencisiyken geçen yıl ortadan kaybolan ve dağa götürüldüğünü düşündüğü oğlu Abdulkadir için 2 Ekim'de oturma eylemi başlattı.
51- Ağrı'nın Hamur ilçesinden gelen Süheyla Demir, 2014'te lise 3'üncü sınıf öğrencisiyken PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını belirttiği kızı Hayal için 3 Ekim'de oturma eylemine başladı.
52- Muş'tan gelen Süheyla ve eşi Maşallah Yenilmez, 2015'te Bitlis Eren Üniversitesi Sosyal Hizmetler bölümünde okurken, ortadan kaybolan kızları Sümeyye Yenilmez (24) için 5 Ekim'de oturma eylemine katıldı.
53- Diyarbakır'ın Kulp ilçesinden gelen Menfiye Yıldırım, 2017'de kaybolan, dağa kaçırıldığını öne sürdüğü oğlu Mesut Yıldırım (25) için 5 Ekim'de oturma eylemine başladı.
54- Diyarbakırlı Hatice Ceylan 2015'te, 15 yaşındayken Kur'an kursunda hafızlık okurken kaybolan oğlu Cafer için 8 Ekim günü oturma eylemine katıldı.
55- Ağrı Taşlıçay ilçesi Kumluca köyünden gelen Yasin Kaya, kızı Çiğdem Kaya'nın (21) Ağrı Anadolu Lisesi 2. sınıf öğrencisiyken PKK'lı teröristler tarafından kaçırıldığını söyleyerek 15 Ekim günü oturma eylemine katıldı.

Görüntü Dökümü
-------------
-Oturma eylemihden görüntü
-Sevdet Demir'in konuşması
-Sevdet Demir'in ağlaması
-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Ahmet ÜN-Nurettin FİDANCAN/DİYARBAKIR,(DHA)

=======================

BURSA'DA, UYUŞTURUCU ŞÜPHELİLERİ ADLİYEDE

Bursa'da, polis ekiplerince düzenlenen uyuşturucu operasyonunda gözaltına alınan 22 kişiden 2'si kadın 5 kişi, adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 4'ü, daha önce çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, 2'si de adli kontrol şartıyla serbest kalmıştı. 11 kişi ise hakkında adli işlem yapılarak, serbest bırakılmıştı.
Bursa Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube ekipleri, uyuşturucu ticareti yaptığı belirlenen kişilere yönelik çalışma yürüttü. Bu kapsamda, kente yüklü miktarda uyuşturucu getirerek, piyasaya sürecekleri belirlenen kişilerin yakalanması için operasyon düzenlendi. Operasyonda 2 kilo 900 gram metamfetamin, 15 gram esrar, 18 ecstasy, 2 hassas terazi, ruhsatsız tabanca ve uyuşturucu ticaretinden elde edildiği öğrenilen bir miktar para ele geçirildi. Gözaltına alınan 22 kişi, emniyete götürüldü. İfadeleri alınan şüphelilerden 11'i, haklarında 'uyuşturucu madde kullanmak' suçundan adli işlem yapılarak, serbest bırakıldı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 4'ü, çıkarıldığı mahkemece tutuklanırken, 2'si de adli kontrol şartıyla serbest kaldı. Emniyetteki işlemleri bugün tamamlanan, 2'si kadın 5 kişi de sabah saatlerinde adliyeye sevk edildi.

Görüntü Dökümü
-------------
-Şüphelilerin adliyeden çıkarılışı
-Şüphelileri taşıyan otobüsün emniyet binasından ayrılması

Haber-Kamera: Mehmet İNAN/BURSA, (DHA)

=======================

RANEPA TEMSİLCİSİ ÇETİN: İPEKYOLU’NU KULLANMAK İSTEYENLER TÜRKİYE VE RUSYA’YA MAHKUM

Rusya Devlet Başkanlığı Akademisi (RANEPA) Resmi Temsilcisi ve Asya Polis Teşkilatı (ASIAPOL) Kurucusu Talat Enveroviç Çetin, Trabzon'da katıldığı, ‘Kültür, Ekonomi ve Güvenlik Boyutlarıyla Stratejik Bir Köprü Olarak İpekyolu ve Trabzon' konulu panelde konuştu. Çetin, İpekyolu’nu kullanmak isteyenlerin Türkiye ve Rusya’ya ellerinin mahkum olduğunu belirterek, "Çin ve Londra’nın da bizim mahalleden geçmekten başka şansı yoktur. Bugün itibariyle eleştirilse de Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın Doğu'nun direnişi ve Batı'ya karşı duruşu konusunda gösterdiği pozisyon, şimdiye kadar gösterilmiş olan en görkemli pozisyondur" dedi.

Trabzon Üniversitesi Rektörlüğü'nce, 'Kültür, Ekonomi ve Güvenlik Boyutlarıyla Stratejik Bir Köprü Olarak İpekyolu ve Trabzon' konulu panel düzenlendi. Mahmut Goloğlu Kültür Merkezi’nde düzenlenen ve moderatörlüğünü Trabzon Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Aşıkkutlu’nun yaptığı panele; RANEPA Resmi Temsilcisi ve ASIAPOL Kurucusu Talat Enveroviç Çetin, Emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin ve Uluslararası Tahkim Hakimi Hasan Türksel, konuşmacı olarak katıldı.

Panelin açılışında konuşan Trabzon Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Aşıkkutlu, Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan, temelleri milattan önce 1’inci yüzyılda atılan İpekyolu olarak da bilinen tarihi ticaret baharat yolunun, geçmişten günümüze Batı ve Doğu medeniyetleri arasındaki ilişkilerde önemli bir rol oynadığını belirtti.

'ARTIK CİN ŞİŞEDEN ÇIKTI'

Panele konuşmacı olarak katılan RANEPA Resmi Temsilcisi ve ASIAPOL Kurucusu Talat Enveroviç Çetin, İpekyolu’nu kullanmak isteyenlerin Türkiye ve Rusya’ya ellerinin mahkum olduğunu kaydetti. Çetin, "Batı yani ve onun güdümündeki Avrupa Birliği ülkeleri, Orta Doğu’da bugün kanayan yara Türkiye, Rusya ve Doğu'da kalan tüm ülkeler, sürekli mücadele halindeydi. Batı sürekli saldırıp, kaynaklara çöküp, Doğu'nun kaynaklarını sömürüp, kendine götürmek istiyordu ve başardı da. İçeride anlaştığı elamanlar buldu, onlara maaşlar ödedi, propaganda yaptı, Batı'yı filmlerle sevdirdi ve herkes Batı yanlısı oldu. Batı'nın kendi ülkelerini sömürmesine neredeyse yeşil ışık yaktı. Ama artık cin şişeden çıktı. Bu cini kimse geri sokamayacak. Yani artık Doğu gözünü açmıştır. Kendi kaynaklarını Batı'ya, ABD’ye ya da tefeci, faizci, kendi bölgesinde savaş çıkartmak isteyen hainlere fırsat vermeyecektir. Hep biz ayetlerde okuduk; ‘Onların bir planı varsa, Allah’ın da bir planı vardır.’ Jeopolitik olarak bu yoldan geçmek isteyenler, iki bin yıl sonra tekrar gündemde. Bu yolu açıp çalışmak için Türkiye ve Rusya’ya elleri mahkum. Yani bölgedeki topraklarımızın, Türkiye ve Rusya topraklarının ne kadar kıymetli olduğunu herhalde en iyi şimdi bu yoldan geçmek isteyen ABD’liler, Batılılar çok iyi anlamışlardır" diye konuştu.

'ERDOĞAN'IN BATI'YA KARŞI DURUŞU EN GÖRKEMLİ POZİSYONDUR'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Doğu'nun direnişi ve Batı'ya karşı duruşu konusunda gösterdiği pozisyonun, şimdiye kadar gösterilmiş olan en görkemli pozisyon olduğunu kaydeden Çetin, şunları söyledi:

"Türkiye’nin zaten küçük ve orta ölçekli işletme seviyesinde olan bir sanayisi var. Bu sanayisi ağır sanayi sahibi ve ucuz maliyetli olan Çin mallarıyla nasıl rekabet edecek? ‘Bir yandan biz davul ve zurnaları çalarak bir kuşak yol gelsin geçsin, bütçenin yarısı kadar para alalım’ diyoruz, ama parayı kim verecek? Nereden alacağız? Eğer bu bizim topraklarımızdan transit geçip Londra’ya varacaksa, bizi bir tek kullanıp geçecek. Bu hem Rusya, hem de bizim için geçerli. Dolayısıyla burada zurnanın zırt dediği yer; Doğu-Batı üzerine yürüyor. Eğer biz bu iş için her metreküpten para alacaksak, aynen boru hattı gibi bir kuşak, bir yolun da geçtiği her şeyden, uçandan, kaçandan, yürüyenden para alırız. Yani bu mallar bizde gümrük olmasa bile, başka yerden geçse bile Osmanlı İmparatorluğu’nda olduğu gibi yeni vergi sistemiyle kiloyla geçenden kilo, ton ile geçenden ton, metreküp ile geçenden metreküp parası alırız. Türkiye ve Rusya eğer bu hakkı olan jeopolitik vergiyi almazsa, bu malları bırakmayacaktır. Çin’in ve Londra’nın da bizim mahalleden geçmekten başka şansı yoktur. Bu jeopolitik konumumuzdan dolayı tarihte yediğimiz kazıkların acısını çıkarmak için bir fırsat bulmuş durumdayız. Bugün itibariyle eleştirilse de sayın devlet başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doğunun direnişi ve batıya karşı duruşu konusunda gösterdiği pozisyon, şimdiye kadar gösterilmiş olan en görkemli pozisyondur.”

PEKİN: TÜRKİYE İPEKYOLU PROJESİNE HAZIR

Panele konuşmacı olarak katılan Emekli Korgeneral İsmail Hakkı Pekin de, Türkiye’de son 10-15 senede çok büyük yatırımların yapıldığını ifade ederek, şunları söyledi:

"Türkiye çok büyük köprüler, oto yolları, hızlı trenler ve daha yapılacaklar da var ama bütün bu altyapıyı hazırladı. Türkiye bütün hazırlıkları bitirdi. Belki bazı insanlar ‘bu kadar yol, köprüye gerek var mı?’ diye söyleyebilir, ama sonuçta Türkiye bir transit ülke ve Türkiye üzerinden çok büyük bir pazar faaliyeti yapılacak. Önümüzdeki 10-15 yıl içerisinde başlayacak ve Türkiye şu andan itibaren buna hazır durumda. O yüzden bu yapılanlara bu gözle de bakmamız gerekiyor. Sadece Türkiye’nin ihtiyaçları için değil, Doğu'dan gelecek çok büyük miktardaki mal ve hizmetin bizim üzerimizden Avrupa’ya, Londra’ya kadar gitmesini sağlayacak bir sistem kuruluyor. Bunun için limanlara ulaşım, demiryolları, oto yollar, tüneller, köprüler gibi hem ülkeyi Doğu'dan Batı'ya, Kuzey'den Güney'e, Güney'den Kuzey'e bağlayacak önemli bir altyapı yatırımı gerekiyor. Türkiye bu konuda İpekyolu projesine şu anda hazır."

TÜRKSEL: İPEKYOLU BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ

Paneldeki son konuşmayı yapan Uluslararası Tahkim Hakimi Hasan Türksel, İpekyolu'nun hayata geçirilmesiyle milli gelirin katbekat artacağına dikkat çekerek şunları kaydetti:

"Güvenliğin altındaki en büyük etken ekonomi. Ekonomi olmazsa hiçbir şey olmuyor. Biz Özbek atasözü der ki; ‘evrende iki yol var. Gökyüzünde Samanyolu, yeryüzünde İpekyolu.’ Kısacası bu. İpekyolu bizim için çok ama çok önemli. İpekyolu hayata geçirildiğinde uzmanlar ‘iki katı’ diyor. Biz ve arkadaşlarımız da en az üç katı milli gelirin yükselmesini bekliyoruz. Yıllık 1 katrilyon dolar gibi bir bütçeye talip olan Türkiye’nin Trabzon’dan ne alacağını hesap edin. Hesap ortada. Neden Avrasya İpekyolu’nun önünü kesmek istediklerini bu rakamlar anlatıyor. Bir adım ötesini söylüyorum, 15 Temmuz hain darbenin gerçek sebebi de aslında İpekyolu’dur. FETÖ’nün sahipleri Avrasya İpekyolu’nu yaptırmamız için bu darbeyi desteklediğini söylesem çok abartmış olmam. Onlar düğmeye bastılar. Çünkü biz Avrasya projesinde olmamalıydık. Çünkü biz Osmangazi, Marmara, Yavuz Sultan Selim’i, hızlı trenleri yapmamalıydık. Ama devlet aklı, devletin istikameti, hükümetin de başarılı operasyonuyla şükürler olsun ki adım adım Avrasya’ya geçiyoruz. Adım adım 1 katrilyon dolara doğru gidiyoruz.”

Yapılan konuşmaların ardından Rektör Prof. Dr. Aşıkkutlu, panelistlere plaket verdi. Panel anı fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

FOTOĞRAFLI
Görüntü Dökümü
-------------
-Konuşmacıların görüntüleri
-Panelden detaylar

HABER KAMERA: Tolga SAĞLAM/TRABZON, (DHA)

==========================

ALAŞEHİR'İN CENNET ELMASI KURUSUNA İÇ PİYASADA TALEP İKİYE KATLANDI

Manisa'nın Alaşehir ilçesinde, cennet elmasının kurusuna iç piyasada talep 2 kat artınca üreticiler talebe yetişmek için eskiden evlerin terasları, balkonları ve bahçelerinde kuruttukları cennet elmaları için artık sera kurmaya başladı. Alaşehir'de ilk kurutma serası üretici Hüseyin Yılmaz tarafından Kavaklıdere Mahallesi'nde kuruldu. Kuru incire alternatif olan cennet elmasında kurutma sezonunun yeni başlaması nedeniyle ihracaat için ise henüz bir bağlantının yapılmadığı bildirildi.
Manisa'da çekirdeksiz Sultaniye üzümünün en fazla üretildiği ilçe olan Alaşehir'de üreticiler alternatif ürünlere yöneliyor. Trabzon hurması, Akdeniz hurması, cennet hurması adıyla da bilinen cennet elması yetiştiren üreticiler, bölgeye has aroması ve lezzeti sayesinde yetiştirdikleri ürünlere olan talebin arttığını açıkladı. Alaşehir'de toplam 5 bin dönüm alanda yıllık ortalama 20 bin ton cennet elması yetiştiriliyor. Bunun ortalama 7 bin tonunu ise 500 dönümlük alanda cennet elması yetiştiren kırsal Kavaklıdere Mahallesi karşılıyor. Kavaklıdere Mahallesi'ni ise Horzumalayaka, Horzumembelli ve Horzumkeserler mahalleleri takip ediyor. Alaşehir'de üretilen cennet elmalarının yüzde 75'i kurutulurken, kalanı yaş olarak piyasaya sunuluyor. Bu yıl geçmiş yıllara oranla yüzde 20-25 civarında rekolte yüksekliği beklenen cennet elmasında, kalitenin de çok iyi olması üreticinin yüzünü güldüyor. Alaşehirli üreticiler, 4 yıl önce cennet elmasında umduklarını bulamayınca, elllerinde kalan ürünlerini kurutarak da satmaya başladı. Kurusu Türk kahvesinin yanında ikram edilmeye başlanan cennet elmasına ilgi, iç piyasada her geçen gün artarken, dış piyasadan da taleplerin artışının başladığı bildirildi. Yaşı kalitesine göre kilosu 3 ile 3.5 TL arasında değişen fiyatlar satılan cennet elmasının kurusu ise 30 ile 40 TL arasında fiyatlara alıcı buluyor. Üretici mahsülünü yaş yerine daha çok kurutarak satmayı tercih ediyor. Rusya, Ukrayna ve Sırbistan gibi ülkelere ihraç edilen cennet elması için kurutma sezonunun henüz yeni başlaması nedeniyle ihracat için yeni bağlantıların yapılmadığı belirtildi. Geçen yıla göre iç piyasada 2 kat daha fazla sipariş alan cennet elması kurusu için üreticiler, talebe yetişmek için çalışırken, eskiden evlerin terasları, balkonları ve bahçelerinde kurutulan cennet elmaları için artık seralar kurulmaya başlandı. Cennet elması üreticisi ve pazarlamacısı Hüseyin Yılmaz, Kavaklıdere Mahallesi'nde kurduğu 200 metrekarelik serada modern bir şekilde cennet elması kurutmaya başlayarak, yöre üreticisine öncülük etti. Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu Kavaklıdere Mahallesi'ni ziyaret edip, dalından cennet elması hasadı yaptı, üretici Hüseyin Yılmaz serasını gezip bu ürünün kurutulmasını yerinde görüp, bilgi aldı. Alaşehirli üreticiyi sera tipi kurutma ile tanıştıran Hüseyin Yılmaz, "Cennet elmasını sera da kurutmaya başlayarak daha sağlıklı ve kaliteli ürün almayı hedefledim. Böylelikle ürünü doğrudan gelen güneş ışınları ve tozdan korumuş oldum. Cenenet elmasını kurutmak hava şartlarına göre 20 ile 45 gün gibi bir süre alabiliyor" dedi.
VİTAMİN DEPOSU
Cennet elmasının A, B ve C vitamini bakımından zengin bir meyve olduğunu belirten Yılmaz, "Kansızlığa faydası olur, sindirim sistemini düzenler. Sindirim sorunu olanların bu meyveden bir tane yemeleri yeterli. Çok büyük antidoksan özelliği var. Çok besleyici lif oranı yüksek bir meyve. Normal bir insanın bir günde alabileceği kaloriyi bir tek cennet elmasından alabilir. Kalite tat ve beslenme özelliği olarak birçok meyveden önde olduğunu idida ediyorum" diye konuştu.
'PAZAR SIKINTISI YAŞIYORUZ'
Cennet elmasının gıda sektöründe tanımlanmaması nedeniyle satışında ve pazar bulmakta sorunlar yaşadıklarına dikkati çeken Yılmaz, şöyle devam etti:
"Devlet büyüklerimizden meyvemizin tanımlanmasını istiyoruz, Meyvemiz tanımlandığında pazar sorunumuz, büyük ölçüde ortadan kalkacaktır. Biz de kendi çapımızda Türk ekonomisine bir katma değer sağlamak için çalışıyoruz. İlgili kurumlardan ve devletimizden destek bekliyoruz. Vatandaşlarımızın bu meyveye karşı çok büyük bir ilgisi var. Tüketilmek için uygun bir meyve. Üreticilerimiz de meyvenin üretilmesi için büyük gayret harcıyor. Devlet desteği olduğu zaman üretim ve kalitenin daha da artacağını inanıyoruz. Sultaniye üzüme alternatif bir ürün olan cennet elması bölgemizde yeni bir sektör oluşturdu. Cennet elması toplama, soyma, bağlama ve asma yeni oluşan iş kollarından oldu. Özellikle kadınlar bu alanda daha fazla iş bulabiliyor. Bir kişi günde ortalama 500-600 kilogram cennet elması toplarken, 150 kilogram elma soyabiliyor.

'BOL SU İSTEYEN ZAHMETLİ BİR MEYVE'
Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Ökzücüoğlu, cennet elmasının bol su isteyen, bakımı çok zahmetli bir meyve olduğunun altını çizip, "Meyvelerin daha iri olması için bol su verilmesi gerekiyor. Yılda 2-3 kez ilaçlama ile ürün elde edilebilir. En büyük tehlikesi Akdeniz sineğidir. Bu sene çok şükür yok. Ürün kailteli ve rekolte iyi. Bu ürün hem iç piyasada hem de ihracatta kullanıyor. Bildiğiniz gibi bağırsaklarımız artık ikinci beyin olarak algılanıyor. Bu lifli gıda bağırsaklara çok faydalı bir ürün. Cennet elmasını Rusya'ya ihraç ediyoruz, ayrıca iç piyasada yaş ve kuru olarak tüketiliyor. Ürünler önce tarladan toplanıyor, sonra soyulduktan sonra iplere bağlanıp seriliyor. 5 ile 7 kiogram yaş cennet elmasından 1 kilogram kuru meyve elde ediyoruz. Bu ürün artık Türkiye'nin literatürüne geçti. Kavaklıdere Mahallesi'nde de kadınların iş kolu haline geldi. Üreticilerimiz bu sene ürünlerden memnun" dedi. Alaşehir ve yöresinde yetişen cennet elmalarının değişik bir aroması olduğunu vurgulayan başkan Öküzcüoğlu, "Bu bölgede kullanılan yayla suyu, derelerden gelen suların kullanılması. Suların meyveye uygun olması. Ayrıca bu bölgenin mikrokliması da bu meyve için çok uygun ve özel" diye konuştu.
Aynı zamanda kendisinin diş hekimi de olyduğuhu hatırlatan Baykan Öküzcüoğlu, "27 yıl diş hekimliği yaptım. Protez kullananlar kuru incir yediğinde, zorluk çekiyor. Ama bu meyve kuru incirden daha lezzetli ve kaliteli. Diş protezi kullananlar bu ürünü rahatlıkla tüketebilirler. Biz de belediye olarak bize düşen görevleri yerine getirmeye hazırız" dedi.

Görüntü Dökümü
-------------
-Cennet elması toplama ve kurutulmak üzer soyma, bağlama, asma aşamalarından görüntü
-Cennet elması kurutan işçilerle röp.
-Sera kurutma sistemi kuran cennete alaması üretici ve pazarlamacısı Hüseyin yılmaz ile röp.
-CHP'li Alaşehir Belediye Başkanı Ahmet Öküzcüoğlu'nun kurutma serasını gezmesi
-Belediye Başkanı Ahmeat Öküzcüoğlu ile röp.
-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Nurettin DOĞAN / ALAŞEHİR (Manisa), (DHA)

Geri Dön