"Enflasyon oranları kaygı verici"

İSTANBUL(ANKA)- TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, Türkiye'nin AB'de önyargılar, eksik ve yanlış bilgiler etrafında şekillenen bir tarım ülkesi olarak algılandığını, siyasetçilerin önyargıları körüklediğini vurguladı.

AB tam üyelik süresinde başta 301 ve vakıflar yasası gibi simgeleşmiş konular olmak üzere bu reform sürecinin kesintisiz devamını savunduklarını, Kıbrıs sorununda da çözüm yoluna gidilmesi için uğraş verdiklerini belirterek, Türkiye'nin AB ülkelerindeki lobi çalışmalarının yetersiz olduğunu savundu. Yalçındağ, "AB'nin ekonomik bütünleşme temeline dayanan çoğulcu ve demokratik ilkeler etrafında kurulan, bir oluşum yerine kültürel yönden homojen, dışa kapalı bir yapı olarak algılayan siyasetçiler bu önyargıları körükleyerek işi içinden çıkılmaz hale getirmektedirler" diye konuştu.

TÜSİAD, "Avrupa Birliği üyeliği yolunda Türkiye'nin tanıtımı: TÜSİAD örneği" başlıklı raporunu düzenlediği basın toplantısıyla tanıttı. Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayati Yazıcı'nın da katıldığı toplantının açılış konuşmasını yapan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, Türkiye'yi AB üyesi ülkelere tanıtmak amacıyla gerçekleştirdikleri lobi faaliyetlerini anlattı.

Yalçındağ, TÜSİAD'ın ve diğer sivil toplum örgütlerinin diploması olarak değerlendirilebilecek bu çalışmalarının Türkiye'nin AB ile katılım müzakerelerinin resmen başlamasının ardından yeni bir boyut kazandığını vurguladı. Müzakerelerin siyasal reformlar, müktesebat uyumu ve sivil toplum diyalogu temel ayakları üzerinden sürdürüleceğini belirten Yalçındağ, Türkiye'nin siyasal reformlar alanında önemli mesafeler kat ettiğini kaydetti. Yalçındağ, "Günümüzde de başta 301 ve vakıflar yasası gibi simgeleşmiş konular olmak üzere bu reform sürecinin kesintisiz devamını savunuyoruz. Bunların yanında Kıbrıs gibi süreci tıkayan ve kendine özgü bir nitelik arz eden sorunların da çözüm yoluna girmesi için uğraş veriyoruz" dedi.

-"SİYASETÇİLER ÖNYARGILARI KÖRÜKLÜYOR"-
Yalçındağ, Türkiye'nin AB üyeliği konusunda Avrupa kamuoylarında belirli şüphelerin bulunduğunu dile getirerek, Türkiye'nin bu anlamda bir imaj sorunu yaşadığını söyledi. Türkiye ile ilgili olarak bilinenlerin önyargılar, eksik ve yanlış bilgiler etrafında şekillendiğini aktaran Yalçındağ, Avrupa kamuoylarının önemli bir bölümünün Türkiye'yi turistik özellikleri de bulunan az gelişmiş, Ortadoğu coğrafyasındaki bir tarım ülkesi şeklinde aldığını dile getirdi. Yalçındağ, "AB'nin ekonomik bütünleşme temeline dayanan çoğulcu ve demokratik ilkeler etrafında kurulan, bir oluşum yerine kültürel yönden homojen, dışa kapalı bir yapı olarak algılayan siyasetçiler bu önyargıları körükleyerek işi içinden çıkılmaz hale getirmektedirler" diye konuştu.

AB ülkelerinde yapılan anketlerde Türkiye'nin AB üyeliğine yönelik Avrupa kamuoyu desteğinin arzulanan düzeye çıkmadığına dikkat çeken Yalçındağ, bu verileri son genişleme dalgasının yarattığı sosyoekonomik sorunlar ile birlikte düşünüldüğünde Türkiye'nin üyelik sürecinin zorlu olacağını ortaya koyduğunu ifade etti.
Yalçındağ, Türkiye'nin AB üyeliğinin müzakerelerin başarıyla tamamlanmasının ardından bazı üye ülkelerde referandumlarla halk oyuna sunulacağını dile getirerek şöyle konuştu:

"Onay işlemini parlamentolarından gerçekleştirecek ülkelerde de mevcut siyasal partiler kendi ulusal kamuoylarını dikkate almak zorunda kalacaklar. Sürecin üçüncü ayağında doğru bir iletişim stratejisiyle yürütülecek çalışmalar vasıtasıyla Avrupalı dostlarımızın kalplerinin ve beyinlerinin kazanılması temel hedef olmalıdır. Türkiye'nin Avrupa'nın ilke, değer ve normlarını uyumlu modern bir toplum, sanayileşmiş bir ekonomi, özgürlüklerin ve hukukun üstünlüğünün temel alındığı demokratik bir ülke olduğunun kanıtlanması Türk insanının kültürel değerlerinin Avrupa kültürüyle bağdaşabilecek ve onu zenginleştirebilecek nitelikte olduğunun gösterilmesi önümüzdeki dönemde hayati önem arzetmektedir."

TÜSİAD olarak Avrupa'daki siyasetçi, bürokrat, akademi ve iş çevreleriyle; kanaat önderi karar alıcı kesimlerle yürüttükleri lobi nitelikli ilişkileri bu konuda yeterli olmayacağını gördüklerini aktaran Yalçındağ, bu çalışmaları yürütmek amacıyla TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ümit Boyner başkanlığında "Yurtdışı iletişim komisyonu" oluşturduklarını bildirdi. Yalçındağ, bu faaliyetler için gerekli mali kaynağı sağlamak amacıyla da yurtdışı iletişim fonu oluşturduklarını kaydetti.
Yalçındağ, konuşmasını "Konunun ülkemizin AB yolculuğu için kritik öneminin altını bir kez daha çizmek istiyorum. Ancak unutmamalıyız ki, eğer biz AB üyeliğinin gerektirdiği siyasal ve yasal reformları yerine getirmezsek ne kadar profesyonelce yürütülürse yürütülsün halkla ilişkiler faaliyetlerinin bu eksikliği telafi etmesini bekleyemeyiz" dedi. (ANKA)