HABER

Erdoğan: Muhalefet ateşle oynamasın

Erdoğan: Muhalefet ateşle oynamasın

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AKP Kızılcahamam kampında, muhalefete yüklenerek, "Muhalefet ateşle oynamasın, muhalefet sokakları tahrik ediyor" dedi. Erdoğan, tek millet, tek bayrak, tek vatan yolunda yürüyeceklerini belirtti.

Başbakan Erdoğan, AKP'nin Kızılcahamam'daki kampında 11'inci İstişare ve Değerlendirme toplantısında muhalefet partilerinin hükümetin terörle mücadele politikalarına yönelik eleştirilerine yanıt verdi. Yoğun güvenlik önleminin alındığı toplantıda konuşan Erdoğan ağırlıklı olarak terör ve alınan önlemler üzerinde durdu. Belirli bir strateji çerçevesinde hareket ettiklerini kaydeden Erdoğan, "Amaç terör örgütünün silah bırakmasını sağlamaktır" dedi.

Erdoğan şunları söyledi:

"Ayrıştırıcı temalar üzerine konuşmayacağız. Yunus Emre'nin, Hacı Bektaş-ı Veli'nin, Mevlana'nın diliyle konuşacağız. Aşı Veysel gibi bu uzun ince yolda yorulmadan koşacağız. Komşularımız Ortadoğu, AB ve ABD en azından söylem yönünden Türkiye'nin yanındadır. Ancak dostlarımızın söylemle yetinmeyerek terör örgütünün maskeli faaliyetlerini durdurmalarını bekliyoruz. Sonuca gitmek için çok önemli bir fırsat yakalamış bulunuyoruz. Çok iyi bir fırsat yakalamış durumdayız. Terör örgütü her taraftan sıkıştırılmıştır. Siyasi, askeri ve diplomatik araçları çok iyi yönetmek için toplumsal psikolojinin iyi yönetilmesi gerekiyor"

TAHRİK SİYASETİ İZLEYENLER TERÖRE DESTEK VERİR

Konuşmasında sorunların çözümü için iktidar ve muhalefet aynı safta buluşması gerektiğini kaydeden Erdoğan, "İnsanları dışlamak yerine kazanmalıyız" diye konuştu. Erdoğan, tahrik siyaseti izleyenlerin teröre destek verdiğini de sözlerine ekledi.

MUHALEFET ATEŞLE OYNAMASIN

Başbakan Erdoğan muhalefete yüklendiği konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Muhalefet partilerine sesleniyorum, ateşle oynamayın. Bu mesele siyasi istismara gelmez. İç çatışmadan söz ediyorlar. Eğer bu milleti, bu memleketi gerçekten seviyorsanız bunu telaffuz dahi edemezsiniz. Bütün tecrübeler bundan başka çıkar yol olmadığını bize göstermiştir. Bu sadece ülkemizde değil, tüm dünyada… Terör baskı ortamını sever. Hamaset edebiyatıyla Türkiye'yi bir baskı ortamına sürükleyenler de bunun sonuçlarını iyi düşünmelidirler. Zaman, akıl ve sağ duyuyla hareket etme zamanıdır. Açık ve net söylüyorum, türlü tahrik ve ithamlarla hükümetimizi izlediği strateji gereği mahrem tutulması gereken bazı konuları kamuoyu önünde tartışmaya zorlayanlar sadece terör örgütünün ekmeğine yağ sürdüklerini görmeli ve bilmelidirler. Biz baskılara, siyasi şantajlara boyun eğerek milletimize böyle bir bedel ödetmeyiz. Kimse kurusa bakmasın. Muhalefet partilerine sesleniyorum, ateşle oynamayın. Bu mesele siyasi istismara gelmez. İç çatışmadan söz ediyorlar. Eğer bu milleti, bu memleketi gerçekten seviyorsanız bunu telaffuz dahi edemezsiniz. Soruyorum, kimi neyle tehdit ediyorsunuz? Sokakları tahrik ettiğinizin farkında mısınız?"

-"BİZİM MİLLİYETÇİLİĞİMİZ MÜSPET MİLLİYETÇİLİKTİR"

Başbakan Erdoğan, muhalefet partilerine amaçlarının bu olmasa bile Türkiye'ye yapacakları en büyük kötülüğü "menfi milliyetçilik" söylemini sürdürmek olduğunu belirtti. Erdoğan, "Nara atarak, hamasi nutuklar atarak hiçbir yere varmak mümkün değildir. Gelin bundan vazgeçin. Bizim milliyetçiliğimiz müspet milliyetçiliktir" dedi.
Erdoğan, hakkında kapatılma davası açılan DTP'ye isim vermeden çağrıda bulunarak demokrasi ya da terör arasında bir seçim yapması gerektiği görüşünü yineledi.

-SİZ KİMDEN YANASINIZ?-

Erdoğan, "Birlik ve beraberliğimizi, toplumsal barışı tehdit eden asıl tehlike dışlayıcı milliyetçiliktir" dedi. Kimsenin AKP'yi terör örgütüyle veya onun uzantılarıyla gizli ittifak içinde göstermeye hakkı olmadığını söyleyen Erdoğan şöyle konuştu:

"Elimizdeki bütün kartları açmamızı istiyorlar. Allah aşkına siz kimden yanasınız. Terörle mücadelenin nihai amacı terör örgütün silah bırakmasını sağlamaktır. Terörü ortadan kaldırmak için siyasi, askeri, diplomatik bütün araçları belirli bir strateji içinde devreye sokuyoruz. Hepsini zamanına ve zeminine göre kullanıyoruz. Bazı konularda eğer açık konuşmuyorsak stratejik olarak muğlak kalması gerektiği içindir. Terör örgütünün nasıl tehdit ettiğini hep birlikte görüyoruz. Terör örgütü ve onun yandaşları bizim hamlelerimiz boşa çıkarmak için ellerinde ne gelirse yapıyor. Her türlü iftira, tahrik, tehdit, şantaj ve karalamaya başvuruyor. Bunu anlayabiliyoruz. Bölücü, ayrıştırıcı ve dışlayıcı bir dille saldırıyor. Aksini de zaten beklemiyoruz. Onlar bölücülüklerinin gereğini yapıyor, peki ama siz niye bize saldırıyorsunuz?"
Kendilerinin bu konuda siyasi rant peşinde olmadığını belirten Erdoğan, "Böyle ulusal güvenlik konusunda iktidar muhalefet aynı safta buluşamayacaksak nerede ne zaman hangi çizgide buluşacağız?" diye sordu.

Başbakan Erdoğan, muhalefetin söylediklerinin yenilir yutulur olmadığını söyleyerek, susmalarının nedeninin milletin huzur ve selameti için olduğunu ifade etti.

-DÜŞMANLIK DEĞİL KARDEŞLİK DİLİNE İHTİYACIMIZ VAR-

Konuşmasında muhalefeti eleştirmeye devam eden Erdoğan, şöyle dedi:

"İçerde düşman aramak, vatandaşlarımızın bir bölümünü şu ya da bu sebeple sadık olanlar ve olmayanlar diye ayırmak birlik ve beraberliğimize zarar veriyor. Terör örgütünün isteği de zaten bu değil mi? Suça karışanlarsa bunlarla ilgili devletimizin güvenlik kuvvetleri, hakimleri, savcıları gereken takibi yapar, yapıyorlar. Bunun dışında kimsenin kimseyi suçlamaya, kenara itmeye hakkı yoktur, olamaz."

Atatürk'ün en büyük başarısının etnik kökeni ne olursa olsun milletin bütün fertlerini Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığında birleştirmesi olduğunu kaydeden Erdoğan, "Bu bağı özenle korumak zorundayız. Aksi taktirde içerde de tecrit etmeyi başaramayız. Hiçbir vatandaşımızı terör örgütünün propagandasına açık bırakamayız. Onun kucağına itemeyiz. Bizim içerde düşmanlık diline değil, kardeşlik diline ihtiyacımız var"

-VİZYONDAN KALKMIŞ FİLMLERİ BİR DAHA YAŞAMAYIZ-

Erdoğan, herkesin kendini özgürce anayasal düzen içinde ifade edebilmesinin gerekliliğini vurgulayarak, demokrasinin içindekileri dönüştürme gücüne sahip olduğunu söyledi. Demokrasi için gerçek tehlikenin içindekilerden değil dışında kalanlardan geldiğini ifade eden Erdoğan, "Hiçbir sistem dışında kalanlara nüfuz etme imkanına sahip değil. Onun için kimse demokratik zemin dışına itilmesin istiyoruz" dedi.

Erdoğan, isim vermeden DTP'yi de eleştirerek, DTP'nin demokrasiden yana tercih kullanması gerektiğini belirtti. Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Demokrasiye bağlı kalmanın yolu terörü reddetmek ve hukuk düzenine uygun hareket etmektir. Teröre hemhal olarak anayasal düzenle sorunlu olarak ne demokrasi içinde kalınabilir ne demokrasiden medet umulabilir. Demokrasi ve hukukun gereklerini yapmayanların mağduriyet edebiyatı yapmaları dışlanmışlıktan prim yapmaya çalışmaları kabul edilemez. Türkiye ne vizyondan kalkmış filmleri bir daha yaşar ne modası geçmiş rollere göz yumar."

Geri Dön