KADIN

Kendi tasarımlarınızla evinize hayat verin

Kendi tasarımlarınızla evinize hayat verin

Yaşadığım yer benim için önemlidir. Bu önemin dışa vurumu da eşyanın ne kadar pahalı olmasıyla değil, kendi emeğim ve hobilerimle onlara renk katabilmektir benim için.

Bu kez bebek bakımını değil, evdeki dokunuşlarımı anlatmak istedim. Siz de benim gibi farklı ve tamamen kendinize ait tasarımlarla evinizi renklendirmek istiyorsanız, vereceğim örnekleri değerlendirebilirsiniz.

Bir hafta sonu hem eğlenerek hem de verimli zaman geçirerek eşimle birlikte yaptığımız bir duvar dekoru bu tasarım.
Böyle bir çalışma için lazım olan malzemeler oklava, keten iplik, minik şişeler ve bir demet süs çiçeği.
Tüm malzemeleri Eminönü’nden 14 TL’ye satın alabilirsiniz. Keten ipliği oklavaya sarıyorsunuz. Oklavanın 10 eşit parçaya ayırdığınız noktalarından ipleri sarkıtıyorsunuz ve uçlarına şişeleri bağlıyorsunuz. Şişelerin içlerine de çiçekleri parça parça yerleştiriyorsunuz. Hem kendi emeğinizle, hem sevdiklerinizle birlikte aktivite, hem kişiye özel çalışmalar hem de çok uygun fiyata. Bence denemeye kesinlikle değer…

Güneş’e 5 aylık hamileyken stüdyoda çekindiğimiz fotoğraflarla, renkli ve iç içe geçmiş bir çerçeve ile hareketlendirdiğimiz bir tablo var sırada. Benim bayılarak duvarıma astığım bir çalışma! Eşim yukarıdan bana bakıyor, ben de aşağıdan eşime bakıyorum. Yan taraftaki fotoğraflarda da karşılıklı iplerimizi çekiyoruz. Yine bu fotoğrafa gerçeklik katması ve farklılaştırması için, çerçevenin dışına gerçekten ip de astım ben . Böylece hem komik, hem eğlenceli hem de tamamıyla bize ait özgün bir tasarım çıktı ortaya.

Bu gördüğünüz de nikâh şekerimizin hemen yanında (kadeh) tatilde topladığım taşlar. Evimin dekoruna uygun ve bizi yansıtan bir renk kattılar evimize. Tam manasıyla da bütünlüğü yakaladılar. Güneş doğmadan önce bu taşları boyamayı planlıyordum fakat şu an vakit bulamadığım için boyayamadım henüz. Fakat bu şekli ile bile, bildiğiniz taş ama çok da şık duruyorlar.

  1. yıl evlilik hediyem. Dekoru biz hazırlamadık ama yine de sunmak istedim. 2. yılımıza Güneş'le birlikte girdiğimiz için onsuz bir hediye düşünemezdim. Ben de bizi anlatmanın en iyi yolu isimlerimiz diye düşünerek böyle bir dekor istedim.

Güneş’in ilk patikleri perdede. Bu da farklı bir tasarım bana göre. Yine bize özel ve yine kural dışı, özgün bir sunum. Diğer gördüğünüz çerçevelerden biri de eşimin bebeklik fotoğrafı.

Bebeklik fotoğrafı eski zamana ait olduğu için, bütünlüğü yakalaması açısından eski zaman fotoğrafının yanına eskiyi hatırlatan radyo mum, telefon mum ve ısırılmış çikolata defteri ile bütünlüğü sağladım.

Bu çikolata görünümlü defter de fotoğraftaki küçük çocuk için

Veee işte bu da benim çok sevimli bir vazom. Misafirlerimiz de bu vazo falımla en az bizim kadar eğleniyorlar. İçindeki yazıları da vazo sanki gerçekten konuşuyormuş edasıyla yazdım. Mesela “Efendim, duyamadım, bir daha söyler misin?”, “Ve Tanrı çalışmayı yarattı, çalış ki olsun evladım”,”Ooo, bu beni aşar”, “Sen oradan Şule’ye at bir 50’lik, o sana bütün falını söylesin” gibi cevaplar da var :) Sadece evet ya da hayır gibi cümlelerle doldurmadım. İlginç ama cevaplar da gayet isabetli çıkıyor aslında. Bu faldan sonra benden şüphelenen ve irkilenlerin sayısı da artmadı değil yani :)

Burası da bizim sanal kafemiz yani balkonumuz  Dümdüz, dar ve uzun, beyaz taşlı bir balkondu burası aslında.

Biz yine Eminönü’nden aldığımız çim halı, minicik tabure ve minicik ahşap masayla ve sallandırdığımız sevimli ve renkli çiçeklerle, kurumuş patlıcanla, astığımız sazımızla, renkli kapaklı bir dolapla da bütünlüğü sağladık.

Hamilelik dönemimde eşimle Pazar kahvaltısı yapardık burada çocuktan önce. Şimdi tabi pek mümkün değil :(
Her şeyden öte, kendi tasarımlarınızla evinizi renklendirmek gerçekten de stres attırıyor, eğlendiriyor, farklılaştırıyor ve enerjinizi canlı tutuyor.

Bu da yatak odamızın kapısı. Aslında bana ait bir çalışma değil. Bize gelen bir hediyenin üzerinde isimlerimiz yazılıydı. O kadar güzeldi ki atmaya kıyamadım. Odanın bize ait olduğunu ifade edercesine, biraz da espri katsın diye kapıya astım. Aradaki kalp de Güneş gibi ya, tamamıyla bütünlük sağlıyor.

Banyoda bizi gözetleyen bir hatun var :) Sifonu çekmeyi düşünemeyenler için gelsin istedim.

Son olarak da Güneş’in odasındaki farklı detaylar. Çok sevdiğim bir arkadaşımın Güneş için yaptığı bir bez bebek çalışması. Adını da Fatma koyduk.

Bu bebeğin ağzı yok. Çok sevimli, çok şık ve saçlarına bayılıyoruz.

Güneş’in nevresim takımı benim bebekliğime ait ve Güneş uyurken keyif yaptığım sallanan sandalyem.

Kitap okumak o kadar zevkli ki, bilhassa da kış aylarında bitki çayı ya da kahve eşliğinde.

Çok da güzel dinlendiriyor sizi bu keyif kaçamağı… Sandalyemin hemen yanındaki küçük masam ve üzerindeki LOVE yazılı çerçevem. O harfinin içinde de bizim fotoğrafımız.

Bizim evden elimizin değdiği detaylar,
Keyifle kaldık, siz de kalınız 
Sevgiler

instagram.com/sulealkis
info@birannetavsiyesi.com

Dekoratif yastık nasıl yapılır?