Kronik prostatit hastalığı erkekleri depresyona sokuyor!

Neredeyse şeker hastalığının görülme oranıyla aynı hale gelen kronik prostatit hastalığı erkekleri ciddi anlamda depresyona sokmaya başladı. Nedeni tam olarak bilinmese de göbek altı, penis ve yumurtalarda ağrı olması bu hastalıkla tanışmamızı sağlayan göstergeler arasında. Üroloji Uzmanı Op. Dr. Berk Karataş, bu hastalığın öneminden şikayetlerine kadar en önemlisi de kullanılan tedavi yöntemleri konusunda önemli noktalara değindi.

Kronik prostatit hastalığı erkekleri depresyona sokuyor!

Kronik Prostatit Hastalığının Önemi

“Kronik prostatit” olarak bilinen hastalık tablosu, günümüzde “prostatit sendromu” ya da “kronik pelvik ağrı sendromu” (KPAS) olarak adlandırılıyor. Kronik prostatit hastalığının toplumdaki görülme sıklığı %11 civarında. Bu oran şeker hastalığının görülme sıklığı ile neredeyse aynı. Görüldüğü gibi verilere de baktığımızda ciddi bir toplumsal sorun olduğunu ifade etmek yanlış olmaz.

En sık da 50 yaş altı erkeklerde görülüyor. Fakat artık 50 yaş üstü erkeklerde de sık sık görülmeye başladığını söyleyebilirim. Hastalık yaşam kalitesinin bozulmasına neden oluyor, kişiyi depresyona sokuyor. Hatta hastayı yalnızlığa iten ciddi bir hastalık haline gelmeye başladı.

Kronik Prostatitin Nedeni

Aslında nedeni tam olarak bilinmiyor. Bakterilerden tutun da ufak travmalara kadar birçok teori ortaya atılıyor. Dolayısıyla net bir sebep bulmak da mümkün olmuyor. Böyle olunca da çoğunlukla tahminler ile devam etmek zorunda kalıyoruz.
Şikayetler

Hastalarımızdan gelen en sık şikayet genelde ağrı oluyor. Özellikle testisler (yumurta) ile makat bölgesinde (perine denilen yerde) ağrı olması en sık görülen ağrı şekli. Peniste, göbek altında, yumurtalarda da ağrı görülebilir. Sık ve sancılı idrar yapmak en sık görülen ikinci şikâyet. Kişilerde devamlı idrar hissi olması çok belirgindir. Bunların dışında kişiden kişiye değişen çok sayıda şikayet olabilir.

Tanı

Tanı için iyi bir muayene, şikayetleri değerlendirme formları, mesane fonksiyonlarını değerlendirmek için ultrason ve üroflow büyük önem teşkil ediyor. Yapılan araştırmalar kronik prostatit tanısı konulan hastaların %50 sinde başka bir hastalık tespit edildi. Bu nedenle iyi bir inceleme yapılmalı.

Tanıda 4 KAP testi çok önemli. Bu teste göre kronik prostatit sınıflandırması yapılmalı ve ona göre tedavi planlanmalı. 4 kap testinde;
1. Ön idrar.
2. Orta akım idrar.
3. Prostat masajı ile alınan prostat salgısı.
4. Masaj sonrası alınan idrar örneği incelenerek mikroskobik inceleme ve kültür.
4 Kap testine ayrıca seminal (sperm testi) sıvı incelemesinin de eklenmesi daha yüksek oranda tanıya varılmasına olanak sağlıyor.

Sınıflandırma

Yapılan testlere göre sınıflandırma yapılır. Hastaların %95 i genelde sınıf III ‘de yer almaktadır. Maalesef tedavisi en zor grupta bu gruptur.
I. Akut bakteriyel prostatit
II. Kronik bakteriyel prostatit
III. Kronik nonbakteriyel prostatit/Kronik pelvik ağrı sendromu
a. IIIa. Enflamatuar
b. IIIb. Nonenflamatuar
IV. Asemptomatik enflamatuar prostatit

Tedavi Yöntemi

Nedenlerinde bahsettiğim gibi sebebi tam net olmadığı gibi tedavisi de net değil. Yani “Şu tedaviyi yaparsak hastalık geçer” diyemeyiz. Tedavide her alternatifi kullanmak gerekir. Çünkü bir hastaya iyi gelen bir yöntem diğer hastaya iyi gelmeyebilir. Bu nedenle ben tüm hastalara birden fazla tedavi kullanıyorum.
Kullandığım yöntemler;
- Ağızdan ya da prostat içine antibiyotik tedavisi
- Alfa-blokör tedavisi
- Antiinflamatuar tedavi
- Bitkisel tedavi; Quarcetin, Serenea repens
- Prostat masajı ve ısı tedavisi
- Manyetik şok dalga tedavisi
- Lipus (düşük yoğunluklu ultrasonik tedavi)
- Pelvik masaj
- Pelvik taban kasları egzersizleri
- Yaşam tarzı düzenlemesi

Op. Dr. Berk Karataş
Üroloji Uzmanı

www.berkkaratas.com
https://www.instagram.com/opdrberkkaratas/
https://www.facebook.com/drberkkaratas/

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Okuyucu Yorumları 0 yorum
Tüm Yorumları Görmek İçin Tıklayın
Diğer Haberler