Telif hakları tarifelerine tepki

Son güncelleme: 28 Kasım 2004 10:42

ANKARA (İHA) - Eser, icra, yapım ve yayınların kullanılması ve iletilmesi hakkındaki yönetmelik uyarınca, Müzik Meslek Birlikleri'nin umuma açık yerlerde müzik yayınlarına ilişkin telif hakları tarifeleri, esnaf ve tüccarları ayağa kaldırdı.

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Sinan Aygün, yasaya göre, 50 metrekareyi aşan hangi iş yeri, radyo, CD, kaset çalıyor, müzik yayını yapıyorsa, aralarında MESAM, MSG, MÜYAP, MÜYORBİR ve RATEM'in bulunduğu 5 müzik birliğine ayrı ayrı ve değişen oranlarda yıllık telif ücreti ödeyeceğini söyledi. Belirlenen tarifelerin geçmiş yıllardaki yasal boşluk nedeniyle alınmayan telif haklarının telafi edecek şekilde yüksek belirlendiğini kaydeden Aygün, "Bu tarifeler intikam tarifeleridir. Geçmiş dönem hesaplaşmasıdır. Tüccar ve esnaf 5 meslek hanedanlığının dayatmasıyla karşı karşıyadır. Tarifeler inmezse müzik susar. Bu yüksek telif hakkı, tüccarı da esnafı da telef eder" dedi.


Telif hakları meselesinin Türkiye'nin kanayan bir yarası olduğunu, eser sahiplerinin haklarının korunması gerektiğini belirten Aygün, "Biz her şeyi kayıt altına alalım diye mücadele veriyoruz. Müzik Meslek Birlikleri, yüksek tarifelerle kaçak kullanımı teşvik ediyor. Eser sahibine boynumuz kıldan ince. Meslek Birlikleri bu saygıyı kötüye kullanmasın. Müzik meslek birlikleri, telif hakları konusunda sürmekte olan ihtilafları sona erdirmekten uzak, kendilerinin tek yanlı çıkarlarını gözeten tarifeleri belirlemektedirler. Belirlenen tarife ülke gerçekleri ile bağdaşmamaktadır" diye konuştu.

Beş yıldızlı bir otelden, yıllık oda başına, MESAM 40 milyon 698 bin, MSG 18 milyon 600 bin, MÜYOBİR 8 milyon 840 bin, MÜ-YAP 17 milyon 680 bin, RATEM 12 milyon olmak üzere toplam 98 milyon lira para istendiğini kaydeden Aygün, "67 dolara tekabül eden bu rakamın 300 oda ile çarpılması durumunda bir otelden talep edilen para yıllık 20 bin doları aşıyor. Buna otele bağlı restorantlar, discolar, açık alanlar, toplantı salonları dahil değil. Onlardan da ayrıca ücret talep ediyorlar. Oysa Avrupa'daki otellerin ödediği yıllık telif ücretleri yıllık 2-5 bin Euro arasında değişiyor. Kaldı ki, biz odayı 50-100 dolardan pazarlarken, Avrupalı 300-400 dolara satıyor. Böyle tarife olur mu? Konaklama tesisindeki odalar umuma açık mahal olarak kabul edilebilir mi? Odalarda bulunan radyo yada televizyonlar üzerinde meslek birliklerinin hak talebi olabilir mi? Ama oluyor, burası Türkiye deniyor. Konaklama tesislerinde, hem oda sayısı hem umuma açık mahaller üzerinden bedel talep edilmesi kabul edilemez. En hafif ifadeyle bu bir telif terörüdür" şeklinde konuştu.

Beyaz eşya ve müzik materyalleri, enstrümanları satan mağazalarda açık tutulan cihazlardaki müzik eserleri, radyo televizyon yayınları sebebiyle de telif ücreti istendiğine vurgu yapan Aygün, "Buradaki amaç müzik dinletmek değil, tüketiciye cihaz hakkında fikir vermektir. Meslek birliklerinin kendini devlet yerine koyarak uçandan kaçandan telif istemektedir. Ticaret merkezlerindeki tuvaletlerden, çalışma ofislerine kadar, asansörlerden park yerlerine kadar bütün açık alanlar ücretlendirilmiştir. Korsanı önleyelim. Telif meselesini çözelim ama bunu yaparken ticaretin önünü tıkamayalım" diye konuştu.

"KONTAK KAPATIR GİBİ KAPATIRIZ"
Az sayıda da olsa meslek birliklerinin bugüne kadar hukuk ve ceza davası dayatmasıyla sözleşme imzalattığına dikkat çeken Aygün, bu sözleşmeleri imzalamayan çok sayıda işletmelerin de müzik yayınlarına tamamen son verdiklerini söyledi. Telefonda bekleme süresince çalan müziklerden de telif ücreti istendiğini ifade eden Aygün, umuma açık alanda müzik çalmak suçundan binlerce iş yerinin mahkemelik olduğunu, bu iş yerlerinin 50-150 milyar liraya kadar para ve 4 ila 6 yıla kadar hapis cezası ile yargılandıklarını ve çok yakın zamanda Türk adaletinin davalardan kilitleneceği belirtti. Bunun turizme ve ülke ekonomisine zarar verdiğini dile getiren Aygün, "Kontak kapatır gibi radyonun, televizyonun, müzik aletinin düğmesine basar kapatırız" dedi.

Tarifelerde kullanım sıklığına hiç yer verilmediği gibi kullanılan eser başına birim fiyat üzerinden tarife yapılmadığını tüm tarifelerin götürü olarak hazırlandığını kaydeden Aygün, "Tarife, 'ister kullan, ister kullanma bu parayı ödeyeceksin' diyor. Üstelik tüm dünya müziği üzerinden para isteniyor. Beethoven'ın, Mozart'ın, Nirvana'nın, Lois Armstrong'un, Hintli sanatçı Mc Panjabi'nin, Çinli sanatçı Yo Yo Ma'nın, Jennifer Lopez'in telif hakkını da istiyorlar. İstiyorlar da, Sezen'in hakkını Sezen' e, Lopez'in hakkını Lopez'e verecekler mi, ben nereden bileyim? Müzik birlikleri bu sanatçılarının temsilcisi olduklarını dahi kanıtlayamıyorlar" şeklinde konuştu.

İletişim Kurumsal Yardım Üyelik Site Haritası

Copyright © MYNET A.Ş. Telif Hakları MYNET A.Ş.'ye Aittir