HABER

AK Parti 28. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı

Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan: (6) - "Şayet Ermenilere karşı iddia edildiği gibi bir yola başvurmuş olsaydık bugün Avrupa'dan Amerika'ya, Kuzey Afrika'dan Kafkasya'ya kadar geniş bir alanda yaşayan milyonlarca Ermeni'den söz edilemezdi" - "(Saadet Partisi Genel Başkanı Karamollaoğlu'nun sözleri) İstanbul'a taktığımız son gerdanlık olarak gördüğüm Büyük Çamlıca Camisi'ni küçümsemek, gereksiz görmek hangi akılla izah edilebilir, bilmiyorum. Milletimizin bu hezeyan sahiplerine hak ettikleri dersi vereceğine inanıyorum"

Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Şayet Ermenilere karşı iddia edildiği gibi bir yola başvurmuş olsaydık bugün Avrupa'dan Amerika'ya, Kuzey Afrika'dan Kafkasya'ya kadar geniş bir alanda yaşayan milyonlarca Ermeni'den söz edilemezdi." dedi.

Erdoğan, Kızılcahamam Eliz Hotel'de düzenlenen AK Parti 28. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı'nın açılışında konuştu.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu'nun, "Çıkıp hangi akıllının Çamlıca'nın tepesine 60 bin kişilik bir cami yapmak gelir. Bir kere doldursunlar ellerini öperim." şeklindeki sözlerini anımsatan Erdoğan, "Hale bak bu ne tarih bilmezliktir. Sen Sultanahmet Camisi'ni, Selimiye'yi, Süleymaniye Camisi'ni, Yavuz Selim Camisi'ni, Fatih Camisi'ni o zamanın nüfusuna göre acaba nasıl değerlendireceksin? O zaman bunları yapmışlar." tepkisini gösterdi.

Şu anda İstanbul'un 15 milyonu aşkın nüfusunun bulunduğunu ve Anadolu yakasında bir tane selatin camisinin bulunmadığını, önce Mimar Sinan Camisi'ni ardından da Büyük Çamlıca Camisi'ni yaptıklarını aktaran Erdoğan, "Ey zavallılar, bunlar mühürdür, mühür. O boğaza girip o boğazdan çıktığın zaman işte Büyük Çamlıca Camisi'ni göreceksin. Ben inanıyorum ki bunlara oy verenler de herhalde bu sözlerden sonra hesaba çekeceklerdir." diye konuştu.

- "Rahmetli Erbakan Hocamız kalksa herhalde bunu karşılıksız bırakmazdı"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Iğdır, Ardahan, Şırnak gibi illere üniversiteleri götürdüklerini, bunun ilim merkezlerinin gençlerin ayağına gitmesi anlamına geldiğini belirterek, ecdadın da buralara medreseler kurduğunu ve o dönem onlara kimsenin "Ne işiniz var buraya gelip medrese kurdunuz?" demediğini vurguladı.

Erdoğan, "Bu nasıl bir tarih bilmezliktir. Memleketi olan Sivas'ta medreseler var mı, var. Kimse der mi acaba Sivas'ta ne işi var medresenin? Ama öyle bir tarih bilmezlik var ki şu anda rahmetli Erbakan Hocamız kalksa mesela bunun 'hızlı trenin Sivas'a yapacağı tek kolaylık göçü hızlandırmaktır' ifadesinde herhalde bunu karşılıksız bırakmazdı. Bunları söyleyecek kadar maalesef siyasetten de nasibini almamış. Maalesef kalkıp teknolojiden, ileri teknolojiden benim oradaki vatandaşlarımı mahrum etmenin ne yazık ki hesabı içerisine girmiş." dedi.

Hazreti Mevlana'nın "Cahil insan gülün güzelliğini görmez, gider dikenine takılır." sözlerini anımsatan Erdoğan, "İşte tam da bu kafayı tarif eden veciz bir söz." dedi.

- "Büyük Çamlıca Camimizi cuma günü resmen hizmete alacağız"

AK Parti'nin Türkiye'yi daha önce hiç olmayan hızlı trenle tanıştırmış bir parti olduğunu, bugüne kadar bin 213 kilometre hızlı tren hattının hizmete açıldığını söyleyen Erdoğan, Ankara, İstanbul, Sakarya, Kocaeli, Bilecik, Eskişehir, Konya hatlarının bilfiil çalıştığını ve yüzde 90 doluluk oranıyla hizmet verildiğini dile getirdi.

Bunun yanında bin 640 kilometre uzunluğunda yüksek hızlı tren hattının inşasının sürdüğünü ve bunlardan Ankara-Kırıkkale-Yozgat-Sivas güzergahında gelecek yıl yolcu taşımacılığına başlanacağını bildiren Erdoğan, Ankara-İzmir, Bursa-Bilecik-Konya-Karaman Ulukışla, Mersin-Gaziantep hatlarının da birkaç yıla kadar hizmete gireceğini kaydetti.

Erdoğan, "Hizmete açtığımız ve inşa ettiğimiz her hızlı tren projesini ülkemizin aydınlık geleceği için yaktığımız bir ışık olarak görüyoruz. Allah nasip ederse Çamlıca Camimizi de ramazan öncesi, önümüzdeki hafta cuma günü resmen hizmete alacağız." açıklamasında bulundu.

Üniversitelerin Türkiye için yapılan en önemli hizmetlerden bir diğeri olduğunun altını çizen Erdoğan, Türkiye'nin geçmişte her yıl milyonlarca öğrencinin üniversite sınavına girdiği ama pek azının bu imkana erişebildiği bir ülke durumunda olduğunu hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 81 ilin tamamında üniversite açarak gençleri yükseköğrenim için evlerinden binlerce kilometre öteye gitmekten kurtardıklarının altını çizerek, Ardahan Üniversitesinin 5 binin üzerindeki öğrencisi, 317 öğretim elemanıyla Türk gençleri ve 11 farklı ülkeden gelen gençlere hizmet verdiğini söyledi.

- "Çamlıca Camisi'ni küçümsemek, gereksiz görmek hangi akılla izah edilebilir"

"Bay Temel, 'öğretim üyesi yok, öğrencisi yok.' diyorsun. Buyur rakamları veriyorum sana." diyen Erdoğan, Iğdır Üniversitesi'nin 6 bin 500'e yakın öğrencisi, 278 öğretim elemanıyla faaliyetlerini sürdürdüğünü, zor bir coğrafyadaki Şırnak Üniversitesinin 3 bine yakın öğrencisi ve 282 öğretim elemanıyla faaliyet gösterdiğini bildirdi.

Halen devam eden yatırımlar ve projelerle bu üniversitenin yakında öğrenci sayısını ikiye, üçe katlamaya hazırlandığına işaret eden Erdoğan, şunları söyledi:

"Biz ülke genelinde üniversite sayısını 76'dan 130 ilaveyle 206'ya, akademik personel sayısını 70 binden 96 bin ilaveyle 166 bine çıkartmış olmamızla iftihar ediyoruz. Bugün üniversitelerimizde açıköğretim programlarıyla birlikte 8 milyon kendi öğrencimiz, 148 bin de yabancı öğrenci eğitim-öğretim görüyorsa bu ancak takdir edilecek bir tablo olabilir. Hele hele İstanbul'a taktığımız son gerdanlık olarak gördüğüm Büyük Çamlıca Camisi'ni küçümsemek, gereksiz görmek hangi akılla izah edilebilir, bilmiyorum. Milletimizin bu hezeyan sahiplerine hak ettikleri dersi vereceğine inanıyorum."

- "Türkiye'nin diğer pek çok devletin ve toplumun aksine utanacak bir geçmişi yoktur"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'yi özellikle uluslararası alanda sıkıştırmak için kullanılan araçlardan birinin de "Ermeni meselesi" olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Bu konuyla alakalı olarak Türkiye'nin diğer pek çok devletin ve toplumun aksine utanacak bir geçmişi yoktur. Özellikle bin yıllık yurdumuz Anadolu'da hep ahlakımızla, vicdanımızla, irfanımızla, imanımızla ve gücünü bunlardan alan yüreğimizle, bileğimizle var olduk, büyüdük, mücadele ettik. Bir asır önce bu topraklarda yaşananların bir mağduru varsa o da bizim milletimizdir. Balkan Savaşları sırasında ve sonrasında kadınıyla, çocuğuyla, yaşlısıyla 2 milyon kardeşimizi maalesef kurban verdik. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da Rus ve Ermeni işgalleri sırasında yine bir bu kadar daha sivil vatandaşımız katledildi.

Dikkat ediniz, Çanakkale, Sarıkamış, Galiçya, Filistin, İstiklal Harbimiz, terörle mücadele dönemi gibi çok ciddi askeri kayıplar verdiğimiz yerleri saymıyorum. Burada sözünü ettiğimiz kayıplar, tamamen sivil kayıplardır. Ermeni tehciri bir asır önce işte bu büyük acıların önünü kesmek için başvurulan bir yöntemdir yani bir hicrettir. Şayet Ermenilere karşı iddia edildiği gibi bir yola başvurmuş olsaydık bugün Avrupa'dan Amerika'ya, Kuzey Afrika'dan Kafkasya'ya kadar geniş bir alanda yaşayan milyonlarca Ermeni'den söz edilemezdi. Tehcir dönemin zor şartlarında bir keyfiyet değil, bir mecburiyet olarak uygulandığı için elbette ciddi sıkıntılar ve acılar yaşanmıştır. Ama tüm bunların konuşulacağı, tartışılacağı, hakikatlerin aranacağı yer ülkelerin parlamentoları ve yönetim binaları değildir; bu hakikatlerin aranacağı yer arşivlerdir. Bunu yapacak olan da tarihçiler, bilim insanlarıdır."

(Sürecek)

YORUMLARI GÖR ( 0 )
Geri Dön